<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?><rss version="2.0"><channel><title>Onlinetim Fıkraları</title><description>Binlerce Fıkralar Onlinetim Ayrıcalığı ile Sizlerle </description><link>http://fikra.onlinetim.com</link><language>tr-TR</language><item>
<title>Gelişme</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gelisme.html</link>
<description>yeni uzman olmuştu. kasabada muaynehane açtı. birkaç gün sonra biri geldi, onu doğuma çağırdı. ertesi gün eve dönen doktoru, karısı merakla karşıladı: &lt;br&gt;
- nasıl oldu?&lt;br&gt;
- ah sorma, hiç iyi değil. Çocuk ters geliyordu. forsepsle almak zorunda kaldım. fakat bir türlü çıkmadı, parçalandı. bir saat sonra da annesi öldü. &lt;br&gt;
- vah vah, zavallı baba kimbilir ne kadar perişandır? &lt;br&gt;
- o da öldü. &lt;br&gt;
- anlayamadım... nasıl o da öldü? &lt;br&gt;
- forsepse dayanmış, bütün gücümle çekiyordum. Çocuğun bacağı kopunca bütün ağırlığımla arkaya düştüm. adamcağız arkada duruyormuş. başı duvara çarptı, beyin kanamasından öldü. &lt;br&gt;
bir hafta sonra doktoru yine doğuma çağırdılar. geç saatte yorgun argın dönünce, karısı: &lt;br&gt;
- doğum nasıl oldu? diye sordu.&lt;br&gt;
doktor: &lt;br&gt;
- gelişme var karıcığım. bugün babayı kurtardım...</description>
</item><item>
<title>Huzur İçinde Yat</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Huzur_Icinde_Yat_.html</link>
<description>donna'nın dördüncü sınıf öğrencileri geçmişte gördüğüm sınıflardan farklı değilmiş gibi görünüyorlardı. Öğrenciler beş sıra olarak sıralanmiş altı sırada oturuyorlardı. Öğretmen masası en önde öğrencilere bakıyordu. panoda öğrencilerin çalışmaları asılıydı. bir çok açıdan geleneksel bir ilkokul havası hissediliyordu. yine de sınıfa ilk girdiğimde bir şey bana farklı görünmüştü. belirli bir heyecan söz konusuydu. donna, emekliliğine sadece iki yıl kalmış, michigan'da küçük bir kasaba öğretmeniydi. ayrıca benim tarafımdan bölge çapında düzenlenmiş personel geliştirme projesine gönüllü olarak katkıda bulunuyordu. eğitim sürecinde öğrencilerin kendilerini iyi hissetmeleri ve yaşamlarının sorumluluğunu üstlenmeleri baz alınıyordu. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
donna'nın işi eğitim sürecine katılmak ve sunulan kavramları uygulamaya koymaktı. benim işim ise, sınıf ziyaretleri yapıp, uygulamaya hız kazandırmaktı. arka sıralardan birine oturdum ve izlemeye koyuldum. bütün öğrenciler birşeyler yazıp karalıyorlardı. benim yanımda oturan on yaşındaki kız öğrenci kağıdını "ben yapamam" cümleleriyle doldurmuştu. "futbol topunu kaleye gönderemem." "üçlü sayılarla bölme işlemi yapamam. "debbie'nin beni sevmesini sağlayamam." &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sayfanın yarısı dolmuştu ve yazmaktan bıkmışa benzemiyordu. kararlılıkla ve ısrarla yazmaya devam ediyordu. Öğrencilerin defterlerine bakarak sıraların arasında yürümeye başladım. hepsi de cümleler yazıyorlar ve yapamadıkları şeyleri tanımlıyorlardı.  "on atış üst üste yapamam." "sol alanda vuruş yapamam." "bir kurabiye ile yetinemem." o anda egzersiz bende merak uyandırdı. Öğretmene ne olup bittiğini sormaya karar verdim. yanına yaklaşınca öğretmenin de yazmakla mesgul olduğunu gördüm. en iyisinin rahatsız etmemek olduğuna karar verdim. "john'un annesini zorla veliler gününe getiremem." "kızımdan arabaya benzin koymasını isteyemem." "alan'dan bileğini değil, kelimeleri kullanmasını isteyemem." Öğretmenin ve öğrencilerin "yapabilirim" türü olumlu cümleler kurmak yerine neden böyle bir olumsuzluğa saplandığı düşüncesine karşı savaş verirken oturduğum sıraya geri döndüm. yeniden etrafımı izlemeye koyuldum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Öğrenciler bir on dakika daha yazmaya devam ettiler.  Çoğu kağıtlarını doldurmuş, başka kağıda geçmişti. donna, "elinizdeki kağıdı bitirin, ama başka bir kağıda geçmeyin." diye seslenerek egzersizin sonuna geldiklerini vurguladı. Öğrencilere kağıtlarını ikiye katlamalarını ve teslim etmelerini söyledi. Öğrenciler kağitlarını öğretmen masasının üzerindeki boş ayakkabı kutusunun içine koydular. bütün kağıtlar toplanınca donna kendi kağıdını da kutuya koydu. kutunun kapağını kapadı. kutuyu kolunun altına aldı ve kapıdan çıkıp koridorda ilerledi. Öğrenciler öğretmenin peşinden giderken ben de öğrencilerin peşine takıldım. koridorun ortasında yürüyüş tamamlandı. donna güvenlik odasına girdi ve elinde bir kürekle dışarı çıktı. bir elinde kürek bir elinde ayakkabı kutusu öğrenciler arkasında bahçenin en uzak köşesine doğru yol aldılar. ve kazmaya başladılar. "yapamam" cümleciklerini gömeceklerdi! &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kazma işlemi yaklaşık on dakika sürdü, çünkü bütün öğrenciler sırayla kazıyorlardı. Çukur bir-bir buçuk metre olunca kazma işlemi sona erdi. "yapamam" cümlecikleri kutusu çukurun dibine kondu ve üzeri toprakla örtüldü. otuz bir tane on - on bir yaş çocuğu, yeni kazılmış çukurun başında bekleşiyorlardı. her birinin bir metre aşağidaki kutunun içinde en az bir sayfa süren "yapamam" cümlecikleri vardı. Öğretmenin de öyle.  donna, "kızlar, erkekler elele tutuşun ve başınızı eğin." diye seslendi. Öğrenciler sözüne uydular. Çukurun başında halka oluşturdular, elleriyle sımsıkı bir bağ oluşturdular. başlarını öne eğip beklemeye başladılar. donna konuşmasına başladı: &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"arkadaşlar, bugün burada 'yapamamlar' anısına toplandık. yeryüzünde bizimle birlikteyken bir şekilde hepimizin hayatına girdi; kimimizinkine az, kimimizinkine çok... adı her okulda, her toplantı salonunda, hatta beyaz saray'da bile anıldı. 'yapamamlar'ı sonsuz uykusuna göndermeye karar verdik. erkek ve kız kardeşleri 'yapabilirim', ?yapacağim' ve 'yapıyorum' hayatlarına devam ediyorlar. onlar 'yapamamlar' kadar ünlü, güçlü ve kuvvetli değildirler. belki birgün sizin de yardımınızla dünyaya ayak izlerini bırakabilirler. İnsallah, 'yapamamlar' huzur içinde yatarlar. İnsanlar onlar olmaksızın hayatlarına devam edebilirler.  amin!" &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bu methiyeyi dinlerken öğrencilerin hiç birinin bugünü unutamayacaklarını düşündüm. bu aktivite oldukça sembolik bir anlam taşıyordu. gerek bilinçten, gerekse bilinç dışından asla silinmeyecek bir beyin egzersizi gibiydi. ?yapamam? cümlecikleri yazmak, onlari gömmek ve methiye dinlemek... bunların hepsi de öğretmenin gayretleri ile gerçekleşmişti. methiyenin sonunda öğrencilerini etrafında topladı ve onları sınıfa götürdü. ?yapamamlar?ın ebediyete intikalini keklerle, patlamış mısırlarla ve meyve sularıyla kutladılar. kutlamaların bir parçası olarak, donna kalınca bir kağıttan mezar taşı kesti. en üste ?yapamam?ı, en alta o günün tarihini yazdı. kağıttan yapılmış mezar taşı o yılın anısına donna'nın sınıfına asıldı. nadiren de olsa öğrencilerden biri unutup, ?yapamam? dediğinde donna bunu gösterdi. Ögrenciler de böylece ?yapamamlar?ın öldüğünü hatırlayıp, yeni cümle kurmak zorunda kaldılar. donna'nın öğrencilerinden biri değildim. o benim öğrencilerimden biriydi. yine de o gün ben ondan ömür boyu unutamayacağım bir ders aldım. Şimdi yıllar geçmesine rağmen, ne zaman ?yapamam? gibi bir cümle duysam, dördüncü sınıf öğrencilerinin düzenlediği cenaze merasimi gelir aklıma. ben de öğrenciler gibi ?yapamamlar?ın öldüğünü anımsarım. &lt;br&gt;
 &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>balgam</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/balgam.html</link>
<description>5 çocuk aralarında anlaşmışlar balgamımızla bu camı kim kırabilir diye iddaya girmişler.1.tükürmüş kıramamış ikinci birincinin balgamınıda yalayıp kendi balgamına eklemiş o da tükürmüş başarılı olamamış 3.de 2.nin attını yalayıp kendi balgamı ile birleştırmiş tükürmüş ama oda kıramamış en sonuncu üçününde balgamını ağzına almış kendininkinide katmış ağzı kapanmıyormuş.diğer çocuklar evin sahibini görüp kaçmışlar adam çocuğu görüp sormuş Çocuk yutkunarak:hİÇ amca demiş</description>
</item><item>
<title>Benim inşallah</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Benim_insallah.html</link>
<description>nasrettin hoca birgün camın önünde havaya bakıp hanımına yarın hava iyi olursa tarlaya gidip tarlayı süreceğini kötü olursada evde kalıp evi boyayacağını söylemiş.bunun üzerine hanımı hocaya;&lt;br&gt;
bey;deki inşallah&lt;br&gt;
hoca hanıma;&lt;br&gt;
ya inşallahı maşallahımı var demiş&lt;br&gt;
iyi olursa tarlaya kötü olursa boyaya.&lt;br&gt;
sabah olmuş hava çok güzel hoca tarlanın yolunu tutmuş.derken karşıdan gelen bir jandarma ekibi görmüş.jandarma hocaya yaklaşıp bi köyü sormuş.hocada;&lt;br&gt;
orası çok uzak ancak 2 günde gidebilirsiniz ve oraya araba işlemez demiş..bunun üzerine jandarma hocayı da alıp köyün yolunu tutmuş.hoca istemesede mecburen yola koyulmuş.jandarmayı götüren hoca 2 günde eve gelmek için yollarda çile çekmiş.derken kanter içinde  eve ulaşmış.&lt;br&gt;
kapıyı çalmış.&lt;br&gt;
hocanın karısı;kim o  demiş&lt;br&gt;
hoca;&lt;br&gt;
benim inşallah...</description>
</item><item>
<title>hayvanlar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/hayvanlar.html</link>
<description>bir gün  adamın  biri  papaganı  ile  maça  gider  o zamaanlarda  kilolu  bir  futbolcu  varmış  oda  sahaya  çıkınca  herkes  &amp;lt;şişko çıktı  sahaya&amp;gt; &lt;br&gt;
diye  tezavrat  yaparlar   ardından  bizimki   kaleye  şut   çeker   ve  top  kalenin  yanından  geçer  bu  kez  taraftar  &amp;lt;sıyırdıda   geçti  &amp;gt;diye  bagırır  ve  maç   biter  ve adm  yine   paganı  yanına  alarak  uçaga  biner  ve  uçak  düşer  bu  kezde   uçagın  düştügü  yere   çocuklar  gelir  veşöyle  derler  &amp;lt;benzini bitti  yere  düştü&amp;gt;diye  tekerleme  yaparlar   buarada  bizim   papagan  bunları  ezberlemektedir   aradan  uzun  bir  zaman geçer  ve  papaganı  bir  gazino  sahibi  &lt;br&gt;
alır  ve  papaganı  gazinonun baş  köşesine   koymuştur  her  neyse  şişman  bir  bayan  sahneye  çıkar  ve  bizim   papagan   başlar&lt;br&gt;
&amp;lt;şişko çıktı  sahaya&amp;gt;  der bayan  sinirlenir  ve  papagana  birtabak  fırlatır ve   tabak  papaganın  yanından  geçer  papaganda tekrar&lt;br&gt;
mırıldanır   &amp;lt;sıyırdıda  geçti&amp;gt;diye  bukez  kadın  sinirlenir  ve  bayılır   papagan  tekrar  mırıldanır  &lt;br&gt;
&amp;lt;benzini  bitti  yere  düştü&amp;gt;&amp;lt;benzini  bitti  yere  düştü&amp;gt;</description>
</item><item>
<title>Başın Sağolsun Dursun</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Basin_Sagolsun_Dursun.html</link>
<description>dursun evlendiğinden beri karısı çok konuşmaktadır. bu konuyu temel'e anlatmış. dursun:&lt;br&gt;
- ula temel, ben bu kariyi öldürürüm.&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
- Öldür, bana ne.&lt;br&gt;
neyse, dursun sonunda sinirine hakim olamaz ve karısını öldürür. sonra temel hemen dursunun yanına koşar ve:&lt;br&gt;
- ula dursun ne yaptın, neden öldürdün?&lt;br&gt;
dursun:&lt;br&gt;
- ula çok sinirlendim, artık dayanamadım.&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
- neyse, başın sağolsun, ölen ile ölünmez...</description>
</item><item>
<title>Ceza</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ceza.html</link>
<description>temel almanya da polis memuruymuş. birgün bisiklete binen bir papaz kırmızı ışıkta geçmiş &lt;br&gt;
temel papaza &lt;br&gt;
- kırmızı ışıkta geçtiniz size ceza keseceğim&lt;br&gt;
demiş. &lt;br&gt;
papaz &lt;br&gt;
- sen ne diyorsun benim sağ kolumda isa sol kolumda meryem var demiş. &lt;br&gt;
temel &lt;br&gt;
- ya demek bisiklete üç kişi binmişsiniz ha size daha fazla ceza kesmek zorundayım&lt;br&gt;
demiş.</description>
</item><item>
<title>Laz</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Laz.html</link>
<description>temel bir gün denize gider. denizde boğulmaya başlayınca &lt;br&gt;
- beni kurtarana 1 milyar beni kurtarana 1 milyar &lt;br&gt;
deyip yardım istiyormuş.&lt;br&gt;
tabiki bunu bir adam kurtarır ve hastaneye götürür. temel taburcu olduğunda temelden 1 milyarını ister temelde adama derki:&lt;br&gt;
- biz lazuk laftan anlamazuk attuk sana bi kazuk haydee alasmarladuk.</description>
</item><item>
<title>Atın ölümü</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Atin_olumu.html</link>
<description>oğlumu bakkala gönderdim siğara getir diye.o da paranın üzerine çikolata alıp gelir.Çıkıştım:&lt;br&gt;
oğlum çikolata zararlı demedimmi?hazırcevap:&lt;br&gt;
aman babaaa sen sigarayla ben çikolatayla atın ölümü olsun arpayla.</description>
</item><item>
<title>Oldu oldu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Oldu_oldu.html</link>
<description>temel uzun yol kamyon söförüdür ve 3 günlük yorucu bir yolculuktan eve dönmektedir.temel yorgundur fakat fadimeyide çok özlemistir.fadimeye telefon açar. fadime, 2 saat kadar sonra evdeyim seni çok özledim ama çokta yorgunum sen suyu sobanin üstüne koy isit oldu oldu olmadi çay demleriz.</description>
</item><item>
<title>Ben Sana Mecburum</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ben_Sana_Mecburum.html</link>
<description>ben sana mecburum bilemezsin &lt;br&gt;
adını mıh gibi aklımda tutuyorum &lt;br&gt;
büyüdükçe büyüyor gözlerin &lt;br&gt;
ben sana mecburum bilemezsin &lt;br&gt;
İçimi seninle ısıtıyorum.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ağaçlar sonbahara hazırlanıyor &lt;br&gt;
bu şehir o eski İstanbul mudur? &lt;br&gt;
karanlıkta bulutlar parçalanıyor &lt;br&gt;
sokak lambaları birden yanıyor &lt;br&gt;
kaldırımlarda yağmur kokusu &lt;br&gt;
ben sana mecburum, sen yoksun! &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sevmek kimi zaman rezilce korkudur &lt;br&gt;
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur &lt;br&gt;
tutsak ustura ağzında yaşamaktan &lt;br&gt;
kimi zaman ellerini kırar tutkusu &lt;br&gt;
birkaç hayat çıkarır yaşamasından &lt;br&gt;
hangi kapıyı çalsa kimi zaman &lt;br&gt;
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
fatihte yoksul bir gramafon çalıyor &lt;br&gt;
eski zamanlarda bir cuma çalıyor &lt;br&gt;
durup köşe başında deliksiz dinlesem &lt;br&gt;
sana kullanılmamış bir gök getirsem &lt;br&gt;
haftalar ellerimde ufalanıyor &lt;br&gt;
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem &lt;br&gt;
ben sana mecburum, sen yoksun! &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
belki haziranda mavi benekli çocuksun &lt;br&gt;
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor &lt;br&gt;
bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden &lt;br&gt;
belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun &lt;br&gt;
bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor &lt;br&gt;
belki körsün kırılmışsın telâş içindesin &lt;br&gt;
kötü rüzgâr saçlarını götürüyor. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ne vakit bir yaşamak düşünsem &lt;br&gt;
bu kurtlar sofrasında belki zor &lt;br&gt;
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden &lt;br&gt;
ne vakit bir yaşamak düşünsem &lt;br&gt;
sus deyip adınla başlıyorum &lt;br&gt;
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin &lt;br&gt;
hayır başka türlü olmayacak &lt;br&gt;
ben sana mecburum bilemezsin... &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>havuç varmı?</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/havuc_varmi?.html</link>
<description>tavşanın biri bir dün bir manava gitmiş ve demişki&lt;br&gt;
tavşan:havuç varmı?&lt;br&gt;
adam:yok&lt;br&gt;
tavşan:peki havuç varmı?&lt;br&gt;
adam:yok&lt;br&gt;
tavşan:o zaman havuç varmı?&lt;br&gt;
adam:yoook&lt;br&gt;
tavşan:havuç varmı?&lt;br&gt;
adam:yok be yok bak bidaha havuç varmı dersen seni kulaklarından çiviyle duvara asarım&lt;br&gt;
tavşan:peki çivi varmı?&lt;br&gt;
adam:yok&lt;br&gt;
tavşan:ozaman havuç varmı?.....</description>
</item><item>
<title>papaz-oflu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/papaz_oflu.html</link>
<description>bizim oflu koyun bırınde ımamlık yapmaktadır koyde bı adam vardır camıye hıç gelmeyen ve ona sorar sen neden camıye gelmıyon dıye adam şu cevabı verir şu karşıkı kılısenın papazı s*kersen gelirim tabi oflu düşünür memlekete musluman kazandırmak gorevimiz der ve kılıseye gider ıceri girer kımse yok ısa nın heykelın onune geldiginde bi ses duyar  ve arkasıan saklanır papaz gelir dua etmeye başlar tabı bızım oflı fırsatı kacırırmı hemen seslenır eyyyy papaz tabı paapz sasırı eyyy paapz don senı sıkıcem der olurmu isa hazretlerı der oflu karşımı gelıyon bana der papaz caresiz doner bizim oflu işi görur tekrar heykelın arkaya saklanır o arada bı kız gelır papaz efendı gunah cıkarıcam der papaz anlat kızım ne oldu şeyy papaz efendı sevgılım benı öptude ay kızım senınde düşündün şeye bak ısa bıle got s*kmeye başladı sevgılın senı öpse ne olur&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Borç Takma</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Borc_Takma.html</link>
<description>adamın biri bir internet kafeye borç takar ve adam yüklü miktarda taktığı borcu ödememek için uzun bir zaman aralığı internet kafeye uğramaz. son zamanlara doğru sadece kafenin önünden geçer... ve bir gün bakar içerde arkadaşları var pasta kola var... bakmış olacak gibi değil düşünmüş " lan burda bir doğum günü kutluyorlar benim borç aklına bile gelmez... diyerek"  dalar içeri &lt;br&gt;
 ve "obaaa neyi kutluyoruz laan" &lt;br&gt;
İnternet kafenin sahibide..&lt;br&gt;
"senin yıllık borcunu kutluyoruz demiş" &lt;br&gt;
herkez altına etmiş...</description>
</item><item>
<title>temel ile nasrettin hoca</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/temel_ile_nasrettin_hoca.html</link>
<description>bir gün temel şarkı cd'si almış.nasrettin hoca namaz cd'si almış.temel ile nasrettin hoca yorulmuş.İkisi bir otlukta oturmuş.nasrettin hoca ve temel'in cd'leri karışmış.bunlar eve gitmiş.nasrettin hoca namazınyerine şarkı söylemiş.temel ise şarkı yerine ezan okumuş.</description>
</item><item>
<title>Tanrım Bi Dinle!!</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Tanrim_Bi_Dinle!!.html</link>
<description>avrupa ve amerika'da 2-9 yaş çocuklara tanrı'ya ilişkin düşüncelerini sormuşlar. dinsel eğitimin bir parçası olarak çocuklara tanrı'ya bir mektup yazın ve duygularınızı isteklerinizi anlatın demişler.. ve işte cevaplar:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
1. sevgili tanrı, şu andaki eksiklerimi yazıyorum: yeni bir bisiklet, bir kimya seti, köpek, film makinesi, beyzbol eldiveni. hepsini gönderemezsen birazı da olur. seni seven eric --5 yaşında-&lt;br&gt;
not: noel baba'nın olmadığını biliyorum.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
2. canım canım tanrı,&lt;br&gt;
astronotları öyle yukari firlatip firfir döndürmelerinden ödüm kopuyor. n'olur onların bizim evin çatısına düşmelerine izin verme.&lt;br&gt;
dostun norman --4.5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
3. sevgili tanrım,&lt;br&gt;
insanlarin ölmelerine izin verip yenilerini yapmak yerine neden elindekileri tutmuyorsun? &lt;br&gt;
jane --6 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
4. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
lütfen bana bir midilli gönder. senden şimdiye kadar hiçbir şey istemedim. bunu da herhalde unutmazsın.&lt;br&gt;
bruce --4 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
5. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
babam çok aksi. onu bu huyundan vazgeçirmeni istiyorum. ama lütfen canını yakma. &lt;br&gt;
sevgilerle.&lt;br&gt;
martin --5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
6. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
bulutlardan biri yüzünü öyle korkunç yaptı ki ödüm koptu. nolur söyle ona bir daha öyle yapmasın.&lt;br&gt;
ellen --3 yaşynda-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
7. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
sahiden var mısın? bazıları buna inanmıyor: eğer varsan gecikmeden bir şeyler yapmanda fayda var.&lt;br&gt;
harriet ann --6 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
8. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
eğer hiç kimse bilmeyecekse iyi olmanın ne yararı var?&lt;br&gt;
mark --8 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
9. tanrı'cım,&lt;br&gt;
Üst kattakiler durmadan bağıra çağıra kavga ediyorlar. bence yalnızca çok iyi arkadaşların evlenmesine izin vermelisin.&lt;br&gt;
nan --5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
10. sevgili tanrım,&lt;br&gt;
ne diye bu kadar çok insan yarattın. başka bir dünya daha yapıp fazlalıkları oraya koyamaz mısın?&lt;br&gt;
j.b. --7 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
11. tanrım,&lt;br&gt;
insanlara ruhları her zaman doğru mu dağıtıyorsun? yanlış yapabilirsin.&lt;br&gt;
audrey --8 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
12. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
sen tuhaf ne yaparsan yap herkes hayran oluyor; ama ben ufacık bir şaka bile yapsam yiyorum fırçayı.&lt;br&gt;
jodie --6.5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
13. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
bizi hiç merak etme çünkü bizimkiler çok dindar.&lt;br&gt;
teddy --9 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
14. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
bende senin dışında bütün liderlerin resmi var. &lt;br&gt;
norman --6 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
15. tanrım,&lt;br&gt;
Şişman olunca kimse senin arkadaşın olmak istemiyor.&lt;br&gt;
billy jean --9 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
16. sevgili tanrım,&lt;br&gt;
oğlanlar kızlardan daha mi üstün? biliyorum sen de onlardansın ama gene de dürüst olmaya çalış.&lt;br&gt;
sylvia --5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
17. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
kitabını okudum ve beğendim. bütün o fikirler nereden geldi aklına?&lt;br&gt;
john --8 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
18. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
zürafaların görünümünü isteyerek mi böyle yaptın, yoksa yanlışlıkla mı oldu?&lt;br&gt;
norman --4 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
19. tanrım,&lt;br&gt;
İncil'de neden hiç karının adi geçmiyor? yoksa İncil'i yazarken daha evlenmemiş miydiniz?&lt;br&gt;
larry --6 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
20. sevgili tanrım,&lt;br&gt;
tamam incil'de öbür yanağını çevir dedin biliyorum; ama kardeşim gözüme vurunca ne yapacağım?&lt;br&gt;
sevgiler, teresa --5 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
21. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
tanrı oldugunu nasıl bilebildin?&lt;br&gt;
charlene --3 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
22. sevgili tanrı,&lt;br&gt;
senin yaşına geldiğimde tıpkı senin gibi olmak istiyorum. tamam mı?&lt;br&gt;
tommy --4 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
23. sevgili tanrım,&lt;br&gt;
eger tanrı ben olsaydım bu kadar iyi olmazdım. bunu aklından çıkarma.&lt;br&gt;
michelle --6 yaşında-&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
alıntıdır</description>
</item><item>
<title>Harama uçkur çözmem</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Harama_uckur_cozmem.html</link>
<description>bir arkadaşımım başından geçen olay. aynen aşağıdaki gibi gelişir.&lt;br&gt;
pazarlamacılık yapan arkadaş hacı olan il toptancısına malın tümünü bırakmaya onbeş gün sonrada para tahsiline gelir. satıcı ile alıcı hacı baba ile aralarında o kadar dostluk oluşur ki... hacı baba düşkün olduğunu itiraf ader karşı cinse ama.&lt;br&gt;
-ben asla harama uçkur çözmem...diye yöre diliyle her defasında belirtir.arkadaşda 'adam hacı yahu tabiiki harama uçkur çözmek ne demek!'diye düşünür. alış veriş aylarca devam eder, birgün akşamüstü gelir pazarlamacı hacıbabanın yanına,&lt;br&gt;
-kal babam der hacı yemeğe gider eğleniriz.&lt;br&gt;
reddetmek olmaz kalır, dükkanı kapatırlar bir ciğercide yemeklerini yerler,akşam epey olmuştur.hacı baba pazarlamacı olan arkadaşa &lt;br&gt;
-gel biraz eğlenek. der gazinoya götürür.bizimki şaşkındır.ama hacı baba belirtmeden edemez.&lt;br&gt;
-ben harama uçkur çözmem.. diye.&lt;br&gt;
gazinoya girer girmez kızlar etrafını kuşatır bunların.'hacı baba geldiii.. hacı baba geldiii... diye. arkadaş der:&lt;br&gt;
-hacı baba bu ne.. hani sen harama uççç.&lt;br&gt;
hacı baba bizimkinin sözünü keser.&lt;br&gt;
-evlat. ben... her .ma uçkur çözmem bunu bil..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Adını Sen Koy</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Adini_Sen_Koy.html</link>
<description>aşığın biri bir gün çok sevdiği birisinin peşinden fethiye yollarına düşmüş. ne mi olmuş fethiye'ye 94 km. kala kendi aracıyla d-100 karayolundan şarampole yuvarlanmış. aracı pert olan aşık araçtan kurtarma ekiplerinin yardımıyla çıkartılmış ve yaşaması mucize denilen genç bir mucizeye imza atmış. 2 gün komada yattıktan sonra ayağa kalkmış ve 1 haftada kendini toparlamış. Şu an ne yaptığını biliyor musunuz. kısa süreli hafıza kaybı geçirdiği için hafızasını güçlendirmeye çalışıyormuş.</description>
</item><item>
<title>Sör Heykeli</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Sor_Heykeli.html</link>
<description>nam-ı kemal fransiz arkadaşıyla bir gün fransayi gezerken bakmışlarki bir sör heykelinin altında türk bir elinde bir parca ekmek sarılmış ekmeği yiyor diger eliylede mikini tutuyor, fransız hemen atılır ve nam-ı kemale doner &lt;br&gt;
bak ustad sizin türklerin haline bizim sör heykeli dahi sizin türklerin rezilliğini gösterir gibi duruyor.&lt;br&gt;
nam-ı kemal hemen atılır derki, &lt;br&gt;
yok üstad bizim türk ekmegi yiyor sizin sörde bir parça ekmek istiyor, bizim türkde alda mikimi ye diyor.</description>
</item><item>
<title>Bir Daha Olmaz</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bir_Daha_Olmaz.html</link>
<description>askerden yeni dönmüş bir adam evde balkonda karısıyla otururken uyanık imam minareden onlara seslenerek hey hop ne yapıyorsunuz der:adam ne yapıyoruz ki der imam:ya çok ayıp şeyler insan evin içinde yapar der.adam kötü bir sey yaptıgımız yok der.imam:burdan oyle gorunmuyo der istiyosan gelde bak adam mınareye cıkar ve bakar o arad imam karısını üstüne cıkmış tepiniyor.adam he valla doğru söylüyo imam der haklısın imam efendi bi daha olmaz der hahahhahah</description>
</item><item>
<title>Dedemin Mezarı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Dedemin_Mezari.html</link>
<description>Çocuğun birini annesi et alsın diye kasaba göndermiş, çocuk o paraya karı **km*ş sonra dedesinin mezarına gitmiş, d*şş*klarını bıçakla kesip annesine vermiş. akşam olmuş çocuk ellerini kaldırarak;  &lt;br&gt;
- ''dedemin d*şş*ğı in aşağı''.</description>
</item><item>
<title>Sahte para</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Sahte_para_.html</link>
<description>marketin birine bir turist gelmis bir seyler almis, sonra türk parasi &lt;br&gt;
çikaramamis dolar uzatmis kasadaki adama. &lt;br&gt;
adam para sahte mi degil mi diye kuskuya düsmüs. paranin orasina burasina &lt;br&gt;
bakmis.evirmis çevirmis anlayamamis sahte olup olmadigini. &lt;br&gt;
bakmis böyle olmayacak parayi sirada bekleyen temel'e uzatmis. &lt;br&gt;
'bir de sen bak hele' demis.&lt;br&gt;
temel paranin bir altina bir üstüne bakmis sonra masanin üstüne atmis &lt;br&gt;
ve 'bu para sahte' demis. &lt;br&gt;
herkes sasirmis, nasil anladin bu kadar çabuk demisler. &lt;br&gt;
temel de: 'bunun üstünde atatürk resmi yok' demis.</description>
</item><item>
<title>Günah Çıkartma</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gunah_cikartma.html</link>
<description>temel'le dursun gezerlerken bir kilisenin önünden geçerler. temel, dursun'a "ula dursun 5 dakika bekle bi günah çıkartayım". temel kiliseye girer papaz gelir. "söyle evladım ne günah işiledin?" temel: "zina işledim". &lt;br&gt;
papaz: "kiminle".&lt;br&gt;
temel: "sanane ya çıkar günahımı gideyim".&lt;br&gt;
papaz: "ha felanca adreste bir karı var onunlamı zina ettin".&lt;br&gt;
temel: "yoo".&lt;br&gt;
papaz: "ha felanca yerde bi karı var onunlamı iş tutuyon".&lt;br&gt;
temel: "yoo"&lt;br&gt;
papaz: "felanca adreste bir kumarbaz var eve gitmiyo onun karıyımı beceriyon".&lt;br&gt;
temel: "yok ya sanane çıkarsana günahımı gideyim".&lt;br&gt;
papaz:" Çıkarmıyom lan yürü git"&lt;br&gt;
temel'i görünce dursun: uyy temel kardeşum tertemiz oldun günahlarından kurtuldun değilmu."&lt;br&gt;
temel:" yok ula günahlarumdan kurtulmadum ama çok sağlam 3 tane adres aldum"..</description>
</item><item>
<title>O Afrika'da</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/O_Afrikada.html</link>
<description>temel bir gün dertli dertli içiyormuş meyhanede. &lt;br&gt;
"ne bu hal" demiş dursun. &lt;br&gt;
"boş ver" demiş temel de. dursun ısrar etmiş biz arkadaş değil miyiz diyerek. temel dayanamamış "ama kimseye anlatma.. hani ben bir zaman afrika'ya gitmiştim ayı avlamaya. "hatırladım bayağı da dönmemiştin" demiş dursun... &lt;br&gt;
"günler sonra buldum en sonunda avlayacak bir ayı ama tam ateş edecekken tüfek bozuldu. ben de kaçarken uçurumdan aşağı düştüm." &lt;br&gt;
"eeeee" demiş dursun "sonra..." &lt;br&gt;
"her tarafım kan revan içinde komaya girmişim. sonra ayı beni yuvasına götürdü. yaralarımı yaladı, balla, sütle besledi beni, iyileştikten sonra da bana tecavüz etti aylarca" demiş. &lt;br&gt;
"buna mi üzülüyorsun, takma kafanı ya bak bu kadar zaman geçti. Çoluk çocuğa karıştın, mutlu bir hayatin var" demiş durmuş. &lt;br&gt;
temel; "bu da hayat mi be birader... o afrika'da, ben burada"</description>
</item><item>
<title>kalıb</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kalib.html</link>
<description>temel bigün g.eve gitmiş kızlara bakmış sarışınlardan birini beyenmiş anlaşmışlar sarışın 3.kattaki odasına cıkmasını soylemiş temel cıkarken ikinci katta kapısı açık bir oda bakmışki içeride iri yarı bir adam üstündede 18,20yaslarında çıtır kıpırdamadan oturuyolar,odayacıkmış bekliyo 5dk olmuş yok 10dk olmuş  yok aşğıya inmeye karar verir inerken ikinci kattaki odanın kapısı yine açık bakmış bi kıpırtı yok o sırada sarışının geldiğini görmüş odaya cıkmışlar temel meraktan çatlıcak işe başlamadan önce sormuş 2. kattaki odadakiler niye hareket etmeden duruyolar sarışın,o demiş yeni düştü kalıba soktuk.</description>
</item><item>
<title>Hayalet</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Hayalet.html</link>
<description>bir gün bitane cin hotele gelmis. demiski: bitane oda istiyorum.resepsiyonist demiski: bitane odamiz var ama icinde hayalet var.bosver ben yatarim demis.odaya gitmis tam yatarken hayalet demiski ben seni yicem kitir kitir yicem derken korkusundan cam dan assa atlamis ölmüs.sonra bitane alman gelmis demiski:bitane oda istiyorum demis:reseptionist demiski bitane odamiz var ama hayaletli.olsun ben yatarim.tam yatarken ben seni yicem diye hayalet bariyo.korkusundan camdan assa atlamis ve ölmüs.en son temel gelmis demiski ben bir oda istiorum.reseptionist demiski bitane odamiz var ama hayaleli.temel demiski hayalet yoktur.odaya girerken gine o sesgelmis.temel icene bakmis en son dolap kalmis dolapi acarken maymun muza diyoki ben seni yicem kitir kitir yicem.</description>
</item><item>
<title>Lazlar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Lazlar.html</link>
<description>karadenizdeki ayakkabıların içinde ne yazıyormuş ? &lt;br&gt;
Önce parmaklar &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
karadenizdeki kola şişelerinin altında ne &lt;br&gt;
yazıyormuş ? &lt;br&gt;
diğer taraftan açınız . &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
lazlar ağaç dikiyorlarmış. başlarındaki görevli &lt;br&gt;
ise lazlara : &lt;br&gt;
yeşiller yukarı, yeşiller yukarı! &lt;br&gt;
laz niye yazı yazarken eldiven takar ? &lt;br&gt;
elyazısı tanınmasın diye.</description>
</item><item>
<title>Bir Karafatmanın Dramı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bir_Karafatmanin_Drami.html</link>
<description>dün gece yine ölümle burun buruna geldim. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kendime bir zarar geleceginden degil ama karim cemile ne yapar sonra. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
biz aksam yemegimizi genelde saat 11-12 gibi yerdik, ama ev sahiplerimizin &lt;br&gt;
misafiri geldiginden geç vakitlere kadar oturup yatmadilar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
neyse ki konuklarin gitmesiyle birlikte uykuya daldilar. bir süre&lt;br&gt;
ortaligin sakinlesmesini bekleyip, yiyecek toplamaya basladim.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bugün misafirler geldigi için menü çok zengindi. pasta ve börek kirintilarina &lt;br&gt;
bayiliriz. her neyse ben nevaleyi toplarken birden mutfagin isigi yandi &lt;br&gt;
ve "aaaaaa! karafatma" diye bir ses duydum.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
salak adam, ben bir erkegim fatma da nereden çikti. benim adim ismail. böyle &lt;br&gt;
seyler delikanliyi bozar. hadi beni karimla karistirdin diyelim. sen ne kadar &lt;br&gt;
korkak bir adamsin. benim kaç katim büyüklügünde olmana ragmen bu bagiris da ne böyle? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
o korkunç sesin kesilmesiyle birlikte, sanki ben ona bir bok yapmisim gibi beni &lt;br&gt;
kovalamaya basladi. inanin o kadar da dikkat ediyorum, tabak, çanak, bardak &lt;br&gt;
üzerinde dolasmamaya çünkü bu dingilin karisi çok titiz. bazen diyorum ki bu &lt;br&gt;
giciklarin misafiri geldiginde git ortalarda dolas böylelikle utanilacak duruma &lt;br&gt;
düssünler. ama yapamiyorum iste. ne olursa olsun, ekmek yedigin tekneye kötü &lt;br&gt;
gözle bakmamak gerekir. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ben eve geldigim ilk yillari hatirliyorum da ne güzeldi o günler. rahmetli &lt;br&gt;
kayinbabam ve kayinvalidem beni evlerine kabul etmislerdi. o zamanlar rahattik,&lt;br&gt;
çünkü ev sahibimiz riza amca kördü. bu sebeple evin her yerinde serbestçe&lt;br&gt;
dolasabiliyorduk. hatta riza amcayla ayni sofrada yemek yedigimiz günlerde &lt;br&gt;
oldu. gerçi bizleri görebilseydi nasil davranirdi bilmem ama o hep yüregimizde yasayacak. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
riza amcanin durumu pek iyi sayilmazdi, memur emeklisiydi. bu evde rahmetli &lt;br&gt;
karisininmis, bu yüzden yiyecek konusunda bu kadar fazla seçenegimiz yoktu. &lt;br&gt;
ama daha mutlu ve huzurluyduk. riza amca bir gün görünmez kazaya kurban gitti. &lt;br&gt;
gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
riza amcanin topraga verildigi gün biz de oradaydik. karsi komsusu osman zeki &lt;br&gt;
bey bize geldiginde ceketini asmisti. biz de bunu firsat bilip ceketin cebine &lt;br&gt;
girdik. ardindan osman zeki beyle birlikte mezarliga dogru yola koyulduk. riza &lt;br&gt;
amcanin üç tane oglu vardi ama bugüne kadar sadece nüfusta gözüküyorlardi. &lt;br&gt;
hayirsizlar daha ilk günden evi satisa çikardilar. evi su anda oturan adam ve karisi satin aldi. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
eve ayak basmalariyla kayinbabam ve kayinvalidemi öldürmeleri bir oldu. adam &lt;br&gt;
sonra igrenerek cansiz bedenleri kagida sararak çöpe atti. sanki kendisi çok &lt;br&gt;
temizmis gibi. halbuki tuvaletten çiktiktan sonra ellerini yikamadigina &lt;br&gt;
defalarca sahit oldum. simdilerde kendine üzerinde rahmetli kayinvalidemin &lt;br&gt;
resmi olan bir ilaç almis, durmadan üzerimize sikip duruyor. kayinvalidem &lt;br&gt;
sultan hanim gençliginde fotomodel oldugu için bu tür ilaçlarin üzerinde resmi &lt;br&gt;
bulunuyor. hatta bir iki reklam filminde de oynamisti. ama evlenince mecburen &lt;br&gt;
birakti. Çünkü kayinbabam tam bir osmanli erkegiydi. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bugüne kadar rahmetli riza amcanin anisina bu evde oturduk, artik daha fazla &lt;br&gt;
dayanacak halimiz kalmadi. ese dosta haber saldik. kendimize göre bir ev bulur&lt;br&gt;
bulmaz tasinacagiz buradan. belki de sizin evinize yerlesiriz hayat bu belli mi olur?&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Meraba İsmet</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Meraba_Ismet.html</link>
<description>birgün kemal paşa toplantıya gitmiş. fıkra bu ya, birşey unutup eve dönmüş. latife hanım anadan doğma bir vaziyette karşılayınca çok sinirlenip sormuş:&lt;br&gt;
-nedir bu halin?&lt;br&gt;
-kırmızı elbisemi arıyordum.&lt;br&gt;
bunun üzerine paşa dolabı açmış ve bağırarak;&lt;br&gt;
-aha kırmızı elbise, aha kırmızı elbise, aha kırmızı elbise, meraba İsmet, aha kırmızı elbise...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Deli ile maymun</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Deli_ile_maymun.html</link>
<description>bir gün delinin biri pastaneye girmiş. adama  bana çorba getir demiş. adam ise üzgün olduğu söyleyip çorba bulunmadığını belirtmiştir. deli adam sonra oradan ayrılıp hayvanat bahçesine gitmiştir. orada bir maymunla tanışmıştır.maymun ile konuşurken deli adamın arkadaşı gelmiştir. o sıradada maymunun elinde muz vardır. deli adamın arkadaşı deli adama demiştir ki elinden muzu alalım. deli adamın verdiği cevapta şudur; naaah alırsın. maymun gözünü açtı...</description>
</item><item>
<title>Adam değiliz</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Adam_degiliz.html</link>
<description>trabzon da bir asker ocağında komutan bağırmış : &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-oradan üç adam gelsin de bana yardim etsin! &lt;br&gt;
-ses yok! &lt;br&gt;
-Üç adam gelsin dedim. &lt;br&gt;
-ses yok &lt;br&gt;
-bana bakin! Üç adam gelsin dedim! &lt;br&gt;
askerlerden biri çıkışmış : &lt;br&gt;
-komutanım, biz adam değiliz, biz laziz laz!</description>
</item><item>
<title>Simitçi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Simitci.html</link>
<description>simitçinin biri bir gün mahalle mahalle dolaşırken balkondan bakan oldukça yaşlı bir kadın onu evine davet eder. kadın çok zenğin fakat yalnızmış ihtiyacını gidermesi için simitçiye bir teklifte bulunmuş.&lt;br&gt;
- "hergün gelir beni *ikirsen seni krallar gibi yaşatırım" demiş. simitçiye bu teklif oldukça cazip gelmiş. hergün kadına gelip *ikiyormuş kadında tabii simitçiye bol paralar verip güzel güzel giydiriyomuş. simitçi bu işe iyi alışmış. bir gün yine kadının yanına gelmiş simit tezğahını kadının evindeki merdivenin altına bırakıp yukarıya çıkmış. karıyı yine bir güzel halletmiş. kadın para verip adamı yollamiş. tezgahını almaya eğildiğinde adamın aklına güzel bir fikir gelmiş. tezğaha bir tekme atıp elini cebine koyarak dışarıya çıkmış ve&lt;br&gt;
- "*ikici *ikici" diye bağırmış...</description>
</item><item>
<title>Ulan Kazım...</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ulan_Kazim....html</link>
<description>cindy crawford ve asım bir gemi kazası neticesinde ıssız bir adaya düşerler. ne yapsınlar can sıkıntısı sabah akşam sevişirler. ancak bir süre sonra asım bu durumdan zevk almamaya başlar.&lt;br&gt;
tabii cindy çıldırır. asıma ne olduğunu sorar. asım da sıkıldığını söyler. cindy asıma yalvarır. ne isterse yapacağını söyler, fakat asım istemez cindy her türlü fantaziyi, her türlü pozizyonu deneyebilirsin yeterki sevişmemize devam edelim ve ne istersen yapabilirsin der..  asım da tamam der ve cindy'i erkek gibi yapmaya karar verir. bunun saçlarını kısacık keser ve kesilen saçalardan bıyık yapar. kendi kıyafetlerinden verir ve ona aksam sahile gelmesini söyler. akşam olmuş asım masayı baştan aşşağıya döşemiştir. masada rakı, mezeler anlıyacagınız bi kuş sütü eksik. herşey tamamdır. cindy tam bi erkek gibi olmustur. asım cindy'i  yanına çağırır oturmasını söyler.  birer kadeh rakı içtikten sonra cindy'nin omzuna elini koyup şöyle der..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"ulan kazım, bir aydır cindy ile sevişiyorum desem inanmazsın".!!!!</description>
</item><item>
<title>Hacker Temel</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Hacker_Temel.html</link>
<description>sayin mesaji alan kİŞİ,&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Şu anda bir türk laz virüsü almış bulunuyorsunuz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
biz, trabzon-türkiye'de henüz yeterli teknolojik&lt;br&gt;
imkanlara sahip olmadığımızdan, bu bir manuel&lt;br&gt;
virüstür.&lt;br&gt;
lütfen, kendi hard diskinizdeki bütün dosyaları&lt;br&gt;
kendiniz silerek yok ediniz ve bu mail bildiğiniz&lt;br&gt;
herkese gönderiniz.&lt;br&gt;
bize yardımcı olduğunuzdan dolayı çok teşekkür ederiz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hacker temel</description>
</item><item>
<title>Sigara</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Sigara.html</link>
<description>70 yaşındaki temelin nefes borusunda rahatsızlığı vardı.&lt;br&gt;
- doktoru günde kaç sigara içtiğini sorunca:&lt;br&gt;
- kırk elli tane içeyruz.&lt;br&gt;
doktor &lt;br&gt;
- sigarayı bırakırsanız 100 yaşına kadar yaşarsınız.&lt;br&gt;
- toksan yaşına kadar yaşamak istesem günde kaç sigara içepilirum?</description>
</item><item>
<title>Ruh</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ruh.html</link>
<description>biz üniversiteyegiderken birgün bizim evde ruh çağırdık ama arkadaşlardanbiri buruha inanmıyordu vebuduruma kızan ruh kıza yarın sana tavla oynamaya gelcem der kızda alaycı bir tavir çay iztermisinder ruh bu duruma işe kızar yarın olur kız okula gitmez.ruhun gelmesini bekler inanmasada  gelmesini bekler.tavlayı çıkarır ve bir süre sonra kapı çalar gelen kızın teyzesidir.kızteyzesiyle çay içer ve teyzesi bu tavla nedir diye sorar kız boşver teyze uzun hikayeder ve tavlayı kaldırmaya kalkar ama teyzesi izin vermez biz oynıyalımder.kızla teyzesi ile tavla oynarlar tavla bitince teyzesi gider ve kıza bir telefon gelir arayan teyzesinin kocasıdır.kızım teyzen trafik kazası yaptı sana hemen söylemek istemedim ve bugün teyzen öldü kızın korkudan dili tutulur ve gelen teyzesinin kılığına giren bir ruhtur ve kız şu an tımarhanede</description>
</item><item>
<title>Sonbahar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Sonbahar.html</link>
<description>sarı ile kırmızının bütünleştiği ay &lt;br&gt;
yapraklar dökülüyor teker teker vay &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir ney gibi inliyor ağaçlar &lt;br&gt;
dallarda büyük bir hüzün var &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Çünkü mevsim sonbahar &lt;br&gt;
bir yerlerden bir yerlere gidiş var &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sadece yapraklar mıdır dökülen &lt;br&gt;
İnsanın ömrü değil midir asıl biten &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sarı ile kırmızının bütünleştiği ay &lt;br&gt;
yapraklar dökülüyor teker teker vay &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Internatıonal..!!!</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/International..!!!.html</link>
<description>hakim sanığa sorar: &lt;br&gt;
uluslararası kaçakçılıkla suçlanıyorsunuz, ne diyeceksin bakalım. &lt;br&gt;
sanık sakin bir ifadeyle cevap verir: &lt;br&gt;
"tamamen iftira efendim. biz fenerliyiz. uluslararası ne işimiz olabilir ki bizim"</description>
</item><item>
<title>Nasreddin Hocanın Yalanları</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Nasreddin_Hocanin_Yalanlari.html</link>
<description>nnasreddin hoca eve gelmiş patküt diye sesler çıkmış.karısı ona bakmış&lt;br&gt;
 - "hoca ne oldu"&lt;br&gt;
demiş.hoca:&lt;br&gt;
 - "takkem düştü"&lt;br&gt;
karısı demiş:&lt;br&gt;
 - "eh be hoca"&lt;br&gt;
demiş.&lt;br&gt;
 - "takkeden okadar çok ses çıkarmı?é&lt;br&gt;
nasreddin hoca:&lt;br&gt;
 - "takkenin altında bem vardımé&lt;br&gt;
demiş. daha sonra yan komşu gelmiş. hocadan kazanı istemiş:&lt;br&gt;
 - kazan sizlere ömüré&lt;br&gt;
demiş. komşu:&lt;br&gt;
 - "nasıl ölür?&lt;br&gt;
demiş.hocada demişki:&lt;br&gt;
 - "kazan fincan doğurmuştuda sana fincanı vermiştik unuttunmu?"&lt;br&gt;
komşuda hocaya:&lt;br&gt;
 - yalancı"&lt;br&gt;
deyip çıkmış. bir tane yasef efendi diye yahudi biri  varmış.&lt;br&gt;
 - "İki yosunu seviyem hoca efendi bende bir altın var şunu bozuver"&lt;br&gt;
hocada:&lt;br&gt;
 - "ver şunu"&lt;br&gt;
demiş. bunu çok düşüğe bozarım"&lt;br&gt;
demiş. yasef'de çocuklar evde aç bekliyolar"&lt;br&gt;
demiş. hoca:&lt;br&gt;
 - "olmaz bozamam"&lt;br&gt;
demiş.&lt;br&gt;
 - "hadi bi beşkuruş ver"&lt;br&gt;
demiş. hoca yine:&lt;br&gt;
 - "bozamam"&lt;br&gt;
demiş. yasef efendide sinirle çıkmış.</description>
</item><item>
<title>400 ADIM</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/400_ADIM.html</link>
<description>bir baba oğulher abah koşuya gider,400 adım yürürlermiş.birgün hava fırtınalı imiş.böyle olunca&lt;br&gt;
evin içinde 400 adım atmışlar.tuzluğu evde unutmuşlar.oğul zar zor 800 adımı tamamlamış.kahvaltılarını yapmışlar.baba kalk gidiyoruz demiş.oğul ben bu gece korulukta kalacağım der ve kanaepeye uzanarak uyur.</description>
</item><item>
<title>Dalgın Doktor</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Dalgin_Doktor.html</link>
<description>hemşire klinikte masasında uyukluyor, doktor masasında bir tıp kitabını okuyordu.&lt;br&gt;
doktorun karısı sessizce içeri girdi, kocasına arkadan yaklaştı, sıkı sıkı sarılıp öptü.&lt;br&gt;
doktor kadının elinden kurtulmaya çalışarak;&lt;br&gt;
?- görüyorsun ki çalışıyorum sevgilim!? dedi. &lt;br&gt;
?-daha yarım saat önce çılgınca seviştik.Şimdi biraz da çalışmama izin ver..!?&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Motorsiklet</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Motorsiklet.html</link>
<description>temel birgün istanbul'a gider çok çalışır kazanır memleketine dönerken bir motorsiklet alır ve memlekete motorsikletle gider ve köyüne gelir akşam kavede dursun'a der temel hadi gel bir tur atak der dursun'da peki der ve bunlar gezmeye başlarlar temel dursun'der ki haçem bak dursun karşıdan yanyana iki motorsiklet gelii ben onların ikisinin arasından geçecem der halbuku karşıdan bir araba gelir ve temel araba'ya gümm!......</description>
</item><item>
<title>Küçük Nazlı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kucuk_Nazli.html</link>
<description>küçük nazlı 19 yaşındadır ve tek isteği üniversite sınavını kazanmaktır.fakat salaktır.İlk sene sınavlara çok çalışır fakat salak olduğu için kazanamaz.babası mustafa amca onu döver sonra çok çalışır ikinci girişinde odtÜ tuvalet bölümünü kazanır.onun gibi salak olan arkadaşları gökçe,didem onlarda odtü tuvalet bölümüne girerler.küçük nazlı çok çalışır ve tuvalet işinin piri olur.herkes tuvaletini ona temizletir.5 yıl sonra tuvalet işinden trilyonlar kazanır.ve bir iş kurar ne olduğunu tahmin edin;tuvalet malzemeleri ltd.&lt;br&gt;
 10 yıl sonra çok çalışır üniversite sınavında oxford'u kazanır tabii artık koca karı olmuştur.fakat çok parası olduğu için kanalizasyonlar genel müdürü ile evlenir.adam yakışıklıdır.fakat salaktır......3 yıl sonra adam bok yoluna gider.yani ölür.nazlı dul kalır.</description>
</item><item>
<title>Kunduracı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kunduraci.html</link>
<description>tımarhanedeki deliler doktorlar tarafından muayene  edilmektedir.hastalara doktorlar tarafından değişik sorular sorulur.delilerden bir tanesi mantıklı cevaplar verir ve doktorlar onun akıllanmış olabileceğini düşünürler.doktorlardan biri sorar.-hastaneden çıkınca ne iş yapmayı düşünüyosun?kunduracıyım efendim.-bana bir ayakkabı dikermisin?-tabi efendim der ve doktorun ayak ölçüsünü alır.ayakkabının modelini rengini vb bilgileri alır vedalaşır tam çıkmak üzereyken doktora dönerek efendi bir şey sormak istiyorum.dotor buyur evladım deyince.-ayakkabınızın topuğunu arkaya mı yoksa öne mi istersiniz deyince doktor sen daha akıllanmamışsın gir içeriye der ve deli tımarhaneden çıkamaz.</description>
</item><item>
<title>Suçlu ve Yargıç..</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Suclu_ve_Yargic...html</link>
<description>yargıç:&lt;br&gt;
- altı kadın, sekiz çocuk olmak üzere toplam ondört kişiye tecavüz etmekle suçlanıyorsun. bir diyeceğin var mı?&lt;br&gt;
suçlu:&lt;br&gt;
- İnsanları seviyorum, sayın yargıç.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>O lokum değil benim pokum</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/O_lokum_degil_benim_pokum.html</link>
<description>temelle dursun birgün trenle istanbula geliyorlarmış.yolda temelin boku gelmiş.trende de iki tuvalet varmış.biri pırıl pırıl,diğeri çok pismiş.temel ilk önce temiz tuvalete yönelmiş ama girmemiş.başkaları kullansın demiş.sonra pis tuvalete yönelmiş,çökmüş.cebinden poşeti çıkarıp içine sıçmış.sonra camdan dışarı atmış.bir adam poşettekileri lokum zannetmiş. &lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
o lokum değil benim pokum demiş.</description>
</item><item>
<title>Balık hafızası</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Balik_hafizasi.html</link>
<description>İki balık büyük bir akvaryumun ortasında karşılaşmışlar.         biri diğerine:&lt;br&gt;
- ya ben seni bi yerden tanıyor muyum? demiş.&lt;br&gt;
diğeride:&lt;br&gt;
- İmkansız, akvaryum çok büyük, sahi ben ne diyordum.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Kapak</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kapak.html</link>
<description>İki deli çölde seyahat ediyormuş. bir vahada durup yanlarındaki yemekleri yemeye karar vermişler. delilerden biri su içerken cam şişesinin kapağını açıyor, içince geri kapatıyormuş. bunu sürekli tekrarlayınca yanındaki neden böyle yaptığını sormuş. o da "eğer şişe düşüp kırılırsa içindeki su dökülmesin diye" demiş.</description>
</item><item>
<title>orgazm</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/orgazm.html</link>
<description>İki karadenizli otobüs şoförü günlük muhabbetlerini ederken, söz eşlerini nasıl becerdiklerini anlatmaya gelir ve biri anlatmaya başlar; &lt;br&gt;
- ''ya bizim hatunu öyle çevirdim böyle devirdim'' falan filan... diğeri hayretler içinde dinlerken kafasına takılanıda sormadan edemez; &lt;br&gt;
- ''yahu cemal abi o kadar iş edeysun karıya peçi orgazm olayi'mi?''.&lt;br&gt;
cemal; &lt;br&gt;
- ''organizma nedir daa sibop ayarı gibi bişey'mi?''...</description>
</item><item>
<title>Banu alkan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Banu_alkan.html</link>
<description>afrodit eski model chevrolet marka otomobilini satmaya karar verir. en&lt;br&gt;
yakın dostuna bu fikrini söyler. yakın dostu banu alkana;&lt;br&gt;
- ''banucuğum senin araban 200 bin kilometrede çok eskimiş kimse almaz'' demiş. &lt;br&gt;
Üzülen banu alkan ne yapacağım diye dostuna danışmış. dostuda;&lt;br&gt;
- ''benim tanıdığım bir usta var git ona kilometreyi düşürsün''.&lt;br&gt;
banu alkan tamirhaneye gider. usta kilometreyi 10 bine düsürür. aradan bir hafta geçer. arkadaşı banu alkana;&lt;br&gt;
- ''ne oldu hallettin'mi sattınmı'' demiş. &lt;br&gt;
banu alkanda;&lt;br&gt;
- ''yok ya vazgeçtim arabam daha 10 bin kilometrede satarmıyım hiç'' demiş...</description>
</item><item>
<title>Büyük Mucit</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Buyuk_Mucit.html</link>
<description>- kardeşim bir sabun yaptı; tam dört metre boyunda iki metre eninde.&lt;br&gt;- kaldıramadıktan sonra neye yarar?&lt;br&gt;- kaldırmaya gerek yok canım. banyo yapacağı zaman duşun altına girer, sonra gelip sabunun üstünde yuvarlanır!</description>
</item><item>
<title>Terzi Testiye Düştü</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Terzi_Testiye_Dustu.html</link>
<description>vaktiyle şehir kapısında dükkanı olan bir terzi vardı. bu terzi  çiviye bir testi asmıştı. huy bu ya; ne zaman şehirden bir cenaze çıkarılsa, terzi o testiye bir taş atar ve her ay sonunda testideki taşları çıkarıp sayar, böylece o ay kaç kişinin öldüğünü hesaplardı. İşi bitince testiyi bir ay sonra boşaltmak üzere tekrar çivisine asardı.&lt;br&gt;aradan bir süre geçti ve tesadüfen terzi ölüverdi. bir müşteri terzinin dükkanına geldi ama onun ölümünden haberi yoktu. komşusuna terzinin nerede olduğunu sordu.&lt;br&gt;komşusu soğukkanlı cevap verdi:&lt;br&gt;- terzi testiye düştü!</description>
</item><item>
<title>cimo dayı.</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/cimo_dayi..html</link>
<description>cezaevinde cimo dayı adlı bir mahkum yaşarmış.cimo dayının yemedigi halt işlemedigi şuç yatmadıgı cezaevi kalmamış.sonunda cimo dayının tahliye zamanı gelmiş.her kez çıkarken cimo dayının elini öpmeye baslamış cimo dayı biraz sinirli heybetli bir çıkış yaparak:benim yatagımı sakın toplamayın!içlerinden biri:niye cimo dayı'diye sorar.cimo dayı:'2 güne kadar gelecegim gardaşlar!oradakiler hep beraber:niyee cimo dayı diye sorarlar.oda gardaşlarım 20 yıl önce dışarıda bir namussuz bırakmıştım onuda temizleyip geri dönecegim.aradan 2 gün geçer 3 gün gecer 1hafta gecer cimo dayı yok.1 ay sonra cimo dayı çıkar gelir ve derki:geri verin lan benim yatagımı gavşaklar!herkes şaşkın bir şekilde :cimo dayı hani sen bu adamı temizleyip aramıza gelecektin şimdi yanmı çiziyosun der.cimo dayı heybetli bi şekilde cevap verir:hadi lan dürzüler 20 sene önce dışarıda 1 namussuz vardı şimdi heryer namussuz dolmuş!!!</description>
</item><item>
<title>Rahatsız</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Rahatsiz.html</link>
<description>afrika yolculuğundan dönen bayan, arkadaşına anlatıyormuş:&lt;br&gt;
- sorma şekerim... ormanda gezerken yamyamlar beni yakalamaz mı!&lt;br&gt;
- deme! vallahi ölürüm! sonra ne yaptılar?&lt;br&gt;
- reislerine götürdüler. reis bana "ya kazana girmeyi kabul edersin, ya benimle yatmayı." dedi. ne yapayım? ben de çorba olmaktansa yatmayı tercih ettim.&lt;br&gt;
- kim bilir ne acı çekmişsindir.&lt;br&gt;
- Çekmez olur muyum şekerim. herifin yatağı öyle rahatsızdı ki..&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Çetin</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/cetin.html</link>
<description>ameliyathane kapısında dört dönen adama, hemşire müjdeyi vermiş: &lt;br&gt;
- beyfendi bir oğlunuz oldu! &lt;br&gt;
adam sevinçle haykırmış: &lt;br&gt;
- yaşasın, ismi Çetin olacak, oğlum benim! &lt;br&gt;
hemşire biraz yüzünü ekşiterek adamın yanına gelmiş ve: &lt;br&gt;
- ancak Çetin'in bir kolu yok, demiş. &lt;br&gt;
adam üzülerek: &lt;br&gt;
- olsun ben Çetin'im için herşeyi yaparım, onu gösterin bana, demiş. bunun üzerine hemşire: &lt;br&gt;
- ama Çetin'in diğer kolu da yok, demiş. &lt;br&gt;
adamın afallaması sürerken hemşire sayıvermiş:&lt;br&gt;
- ve Çetin'in bacakları da yok , üstüne üstlük gövdesi de yok... &lt;br&gt;
adam dayanamamış: &lt;br&gt;
- yeteeer, Çetin'imi gösterin bana diyerek ameliyathaneye dalıvermiş. ameliyat masasının başına geldiğinde bir bakmış ki Çetin sadece bir gözden ibaret. adam dumura uğramış bir halde: &lt;br&gt;
- Çetin'im Çetin'im diyebilmiş. &lt;br&gt;
bunun üzerine ameliyatı yapan doktor adama yaklaşmış elini omzuna atarak: &lt;br&gt;
- beyfendi Çetin sizi göremez, o maalesef kör...</description>
</item><item>
<title>Kızınızla İlgilenin</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kizinizla_Ilgilenin.html</link>
<description>bir anne ile kızı geziyormuş, bir mağzaya girmişler, mağza büyük ama çok az eşya varmış, ses yankı yapıyormuş .annesi sorumluyla konuşuyormuş &lt;br&gt;
kız:&lt;br&gt;
- anne çok sıkıştım &lt;br&gt;
demiş.&lt;br&gt;
anne:&lt;br&gt;
- bekle işim var &lt;br&gt;
demiş.&lt;br&gt;
kız o anda çıkartmış ses yankı yapmış müşteriler kaçmış.&lt;br&gt;
annesi kızına vurmuş &lt;br&gt;
- niye yaptın &lt;br&gt;
demiş.&lt;br&gt;
kız:&lt;br&gt;
- anne benle ilgilenen yoktu sen sohbetine devam et  bende şunu bitiricem.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>dilek</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/dilek.html</link>
<description>bir gun alman,ingiliz ve turk yuzmeye gider.yuzmede baya bir yuzdukten sonra, bakarlarki karsilarinda bir melek duruyor,ve onlara diyor ki &lt;br&gt;
- suya hoplamadan önce bir dilek dileyin der.&lt;br&gt;
alman hoplar ve &lt;br&gt;
-kola der.havuz,kolaya döner bol bol icer.&lt;br&gt;
ingiliz hoplar ve &lt;br&gt;
-icki der,havuz ickiyle dolar ve bol bol icer.&lt;br&gt;
turke gelince tam hoplayacaginda aya kayar ve &lt;br&gt;
-shitt der.havuz *okla dolar.</description>
</item><item>
<title>Şiş</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sis_.html</link>
<description>okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı: &lt;br&gt;
- oğlum ne oldu gözüne? düştün mü yoksa? &lt;br&gt;
- hayır düşmedim. arkadaşım orhan'la dövüştük. ben de yarın onun gözünü şişireceğim! annesi yatıştırmaya çalıştı: &lt;br&gt;
- sakın ha! dövüşmek iyi birşey değil. ben sana yarın pasta çörek vereyim. arkadaşına da ver, barışın. güzel güzel oynayın olmaz mı? &lt;br&gt;
- olur anneciğim, barışırız. ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü. &lt;br&gt;
annesi merakla sordu: &lt;br&gt;
- yine ne oldu? &lt;br&gt;
- arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!</description>
</item><item>
<title>Duygunun laneti</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Duygunun_laneti.html</link>
<description>herşey duygunun 1. sınıfta okula başlamasıyla olmuştu.duygu okula ilk geldiğinde arkadaşları onun farklı olduğunu sezmiş ve bunu ancak 8. sınıfta yaptıkları şu olayla kanıtlamış oldular.bir gün her zamanki gibi duygu okula gelmişti.okuldan bunalmış ve yapıcak bi şeyleri kalmamış 8-a ilk hatayı ogün yaptı ve duyguyla dalga geçerek eğlenmeyi tercih etti.duygu ilk seferde sadece yapmayın demekle yetindi.fakat 8-a sınıfı buna aldırmayarak dalga geçmeye devam etti.duygu bu seferde sadece ağlamakla yetindi.ama 8-a sınıfı bu duygusal gibi görünen kızın aslında bir yaratık olduğunu nerden bilebilirdiki?bu nedenle dalga geçmeye devam ettiler.fakat o saatten sora herşey kontrolden çıkmış duygunun laneti bütün sınıfı etkisi altına almıştı.o andan sora saatler durmuş adeta farklı bi dünyada yaşıyor olmuştu 8-a ve bu dünyada da duygunun o yaratık yüzüyle karşılaşmışlardı.onu ilk gören berk gördüklerinin şöle anlatıyordu."kıpkırmızı bir yüz kısa denilebilecek bir boyu vardı".sanki bizim ona yaptıklarımızın nefretini kusan ağlamaklı suratı gözümün önünden gitmiyor bir daha kimseyle dalga geçmiyeceğim.İnanın ki bu olayı bizzat yaşadık daha fazlası olduğundan da hiç şüpheniz olmasın!!!</description>
</item><item>
<title>kıtlarsa kıtlasın</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kitlarsa_kitlasin.html</link>
<description>erzurumun has dadaşlarımızdan biri şehrin en büyük caddesi cumhuriyet caddesinde yürümektedir.&lt;br&gt;
karşıdan gelen sosyete bir bayanın üstünde tilki kürkünü görünce irkilir.&lt;br&gt;
bütüm yardımseverliği ile kadının yanına koşar ve..;&lt;br&gt;
-baci baci boynan İt dolanmış, diye uyarır.&lt;br&gt;
kadın dadaşımızın alay ettiğini sanar...;&lt;br&gt;
-hadi oradan pis, terbiyesiz adam diye çıkışınca dadaşımız,&lt;br&gt;
-veey sanki benene, kıtlarsa kıtlasın sanki benene gardaşım.&lt;br&gt;
diye sitem eder...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Penisilin</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Penisilin.html</link>
<description>birgün soğuk algınlığı şikayetiyle doktora giden bir arkadaş,sırası gelince doktorun odasına girer.&lt;br&gt;
doktor:&lt;br&gt;
- evladım geç üzerindekileri cıkar,ben geliyorum' &lt;br&gt;
der. Çekingen bir tavırla soyunmaya başlayan arkadaş doktoru beklemeye başlar. doktor birkaç dakika içinde gelir. elinde o sırt dinlemeye yarayan aletlerden bir tanesi vardır. arkadaşa doğru eğilir sırtını dinlemeye başlar. aynı zamanda hastasına:&lt;br&gt;
- evladım penisilin dokunuyomu?&lt;br&gt;
diye sorar arkadaş apar topar eşyalarını toplar ve odayı terketmeye teşebbüs eder. niye mi akıllı arkadaşımız doktorun dediğini&lt;br&gt;
"penisim dokunuyor mu"&lt;br&gt;
anlamış:)</description>
</item><item>
<title>Doğuran kazan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Doguran_kazan.html</link>
<description>hoca komşusundan ödünç bir kazan alır kazanı verirken içine bir kazan yerleştirir  .komşusu sorar:&lt;br&gt;
-bu ne&lt;br&gt;
-senin kazan doğurdu der hoca da&lt;br&gt;
komşu çok sevinir &lt;br&gt;
ardan bir kaç gün geçer .hoca yine komşusuna gider&lt;br&gt;
1 2 gün kullanmak için kazanı ister&lt;br&gt;
komşusu &lt;br&gt;
- hay hay  baş üstüne der kazanı sevinerek hocaya verir.&lt;br&gt;
aradan oldukça uzun bir zaman geçer.&lt;br&gt;
komşu kazanı geri gelmeyince çediklerini giyer&lt;br&gt;
hocanın evine gider,sorar:&lt;br&gt;
-bizim kazan ne oldu&lt;br&gt;
-sizin kazanmı,sizlere ömür,der hoca.&lt;br&gt;
komşu şaşırır&lt;br&gt;
-aman hocam kazan bu nasıl ölür &lt;br&gt;
-komşum yine saçmaladın kazanın doğurduna inanıyorsunda öldüne inanmıyorsun.&lt;br&gt;
&lt;b&gt;sadık köksoy&lt;/b&gt;</description>
</item><item>
<title>o benim b...</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/o_benim_b....html</link>
<description>temel almanyada oteldeyken büyük tuvaleti gelir.bizim laz temel otelde tuvalet olmadığını düşünür ve çarşafa sıçar bunu saklamasını düşünüp onu pencereden dışarı atar ve alttan geçen bir alman&lt;br&gt;
adamın kafasına şlaps.. diye yapışır &lt;br&gt;
alman-"ohoh bu turk lokumm"&lt;br&gt;
temelde yukardan seslenir-&lt;br&gt;
"o benim bokum bokum"</description>
</item><item>
<title>küçük seyfi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kucuk_seyfi.html</link>
<description>adamın biri kahveye çok mutlu şekilde gitmiş.herkese de çay ısmarlamış.doğal olarak kahvedekiler bu mutluluğun sebebini sormuşlar.adam"ya sormayın geçen benim büyük oğlanı evlendirdim bir gelin aldım şeyi kocaman.ben *iktim, büyük oğlan*ikti,ortanca oğlan *ikti, küçük oğlan *ikti,bizim seyfi varya o bile *ikti."seyfi dediğide 2 aylık bebek.neyse 1 ay sonra bir daha mutlu şeklde gelir.adam bu kez ortanca oğlanı evlendirmiştir.yine küçük seyfi dahil kızı götürürler.1 ay sonra bu sefer küçük oğlanı evlendirir.adam yine der ben *iktim,büyük oğlan *ikti,ortanca oğlan *ikti, küçük oğlan *ikti, bizim seyfi varya o bile *ikti.sonra 1 ay sonra gelir moral sıfır.kahvedekiler sorar hayırdır ne oldu.adam başlar anlatmaya.sormayın geçen benim kızı evlendirdim bir damat aldım malı koskocaman.beni *ikti,büyük oğlanı *ikti,ortanca oğlanı *ikti,küçük oğlanı sikti,bizim seyfi varya öldü öldü.</description>
</item><item>
<title>temel</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/temel.html</link>
<description>temel  kalabalık  bir  gece  kulübünde  karısını  aramaktadır   ve   bir  adama  çarpar  ve   temel  derki  kusura  bakma  karumu  arayrimda   telaşdan  oldu  der  &lt;br&gt;
adam:  bende  karımı  arıyorum  der  hadi  gel   beraber  arayalım   der  &lt;br&gt;
temel:  senin  karı  nasıl  biri  der  &lt;br&gt;
adam:uzun  boylu   mini  etekli   yeşil  gözlü  sarışın  biri eee  senin  karı  nasıl  birider  &lt;br&gt;
temel:  boşver  benim karıyu   hadi  seninkinu  arayalim  da   der</description>
</item><item>
<title>devenin başı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/devenin_basi.html</link>
<description>temel çölde devesiyle birlikte gidiyormuş. derken temelinki dikelmiş bakmış olacak gibi değil geçmiş devenin arkasına indirmiş donu tam sokacak... deve başını çevirip temele ters ters bakmış,&lt;br&gt;
tamel korkmuş, hemen donu toplamış, yola koyulduktan bir müddet sonra gene temelinki dikelmiş, geçmiş devenin arkasına indirmiş donu tam sokacak... deve gene ters ters bakmış temel gene korkmuş.&lt;br&gt;
bunlar mağraların oldugu bir yerden geçiyolarmış bir mağradan bir ses gelmiş hemen mağraya yönelmişler temel bakmış ki çırıl çıplak bi kadın elleri kolları bağlı. kadın "beni kurtar ne istersen yaparım" demiş temel kadını kurtardıktan sonra kadın sormuş "ne istiyorsun söyle ne istersen yaparım" demiş. temel demiş: "yaw şu devenin başını tut da bi sikeyum daa""</description>
</item><item>
<title>fıkra</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/fikra.html</link>
<description>naptın</description>
</item><item>
<title>M__A__F__Y__A</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/M_A_F_Y_A.html</link>
<description>bir gün temel uçakta gidiyolarmış.attırma yarışını girmişler alman bir çay kaşşıgı ingiliz bir su bardagı temel hemen bir kova yanaştırın demiş.napacun uşaaam kovayı demiş.getir getir demiş.neyse getirmişler temel çekmiş çekmiş bir kovayı nerdeyse dolduruyomuş bir parmaklık yer kalmış hani doldururdun demiş ler yukarıya bakın demiş bakmışlar ne mutlu türküm diyene yazıyomuş...</description>
</item><item>
<title>İntikam</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Intikam.html</link>
<description>saat sanırım 12 ydi. sahildeki dalgaların sesi çok etkileyiciydi. Çok güzel bir yer buldum burada biraz yüzmek dalgaların sesini dinlemk istiyordum. usulca patikadan aşağıya indim. 5 dk olmuştuki bir sesle irkildim. beraber sahile inmiş bir çift olduklarını gördüğümde bir an için rahatlamışlardı. farklı düşüncelere dalmıştım hemen oradan uzaklaştım. onları rahatsız etmek istemiyordum. ama sesleri&lt;br&gt;
bana yaklaştıkça kızın sesi tanıdık geliyordu. olamaz dı bu imkansız dı bu benim sevgilim di. ne yapacağı şaşırdım elim ayaklarıma dolanıyordu. sinirlenmiştim sanki 5 dk önceki insan değildim zaten olamazdım. bir hamle yapıp onlara saldırmak istedim.. sonra bir el silah sesi duydum. evet ayağından vurulan erkek acı içinde kıvranıyordu. kim vurduğunu göremiyordum. sevgilim koşmaya başladı. kaçıyordu. bir silah sesi daha duyuldu. sevgilim yere yığılmıştı hareketsiz oluşundan ne olduğu anlaşılıyordu. erkekten yapma yalnış anladın sesleri yakarışları çıkıyordu. o an yerimden fırladım onu ben öldürmek istiyordum. nasıl yaptım bilmiyorum ama koşarak çıktım bulunduğum kuytu köşeden. onu ben öldüreceğim diye haykırdım. karşımda duran 20 yaşlarında çok güzel bir kızdı. yemşeşil gözleri sarı saçlarıyla önümde duruyordu. Öylece bakakaldı. ve tek silah&lt;br&gt;
sesi daha duydum. ağlamaya başladı. bunu yapmamalıydı. diyordu. anlatmaya başladı onu çok sevmiştim diye.. İnanamadım aynı kaderi paylaştığım kız benden daha cesur çıkmıştı. ona olanları &lt;br&gt;
anlattığımda bana çok ilginç olarak baktı inanmıyordu. sanki erkeklerden artık nefret ediyordu. masum gözlerinde sevgiden eser yoktu. silah elindeydi. ve ayağıma bir el ateş etti. kurşun&lt;br&gt;
dayanılmaz acı veriyordu. az önce olanlar benim başıma gelmek üzereydi. nasıl kurtulabilirdim diye düşünüyordum. dengesini kaybettiği belliydi. hiç bir şey onu engelleyemezdi. tam ona doğru hamle yapmak üzereyken başka bir silah sesiyle irkildim diğer ayağımdan vurulmuştum. Öyle kalakaldım&lt;br&gt;
gelen kasaba polisiydi. yaklaştığında az önceki masum kız tam bir tiyatro oyuncusuydu. olanları öyle farklı anlattı öyle şekilde anlattıki ben bile inandım. Şu anda hapisteyim ve sanırım çok uzun süre&lt;br&gt;
daha burada kalacağım. oysa kimbilir hangi erkekten intikam alıyor...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>İntikam</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Intikam.html</link>
<description>saat sanırım 12 ydi. sahildeki dalgaların sesi çok etkileyiciydi. Çok güzel bir yer buldum burada biraz yüzmek dalgaların sesini dinlemk istiyordum. usulca patikadan aşağıya indim. 5 dk olmuştuki bir sesle irkildim. beraber sahile inmiş bir çift olduklarını gördüğümde bir an için rahatlamışlardı. farklı düşüncelere dalmıştım hemen oradan uzaklaştım. onları rahatsız etmek istemiyordum. ama sesleri&lt;br&gt;
bana yaklaştıkça kızın sesi tanıdık geliyordu. olamaz dı bu imkansız dı bu benim sevgilim di. ne yapacağı şaşırdım elim ayaklarıma dolanıyordu. sinirlenmiştim sanki 5 dk önceki insan değildim zaten olamazdım. bir hamle yapıp onlara saldırmak istedim.. sonra bir el silah sesi duydum. evet ayağından vurulan erkek acı içinde kıvranıyordu. kim vurduğunu göremiyordum. sevgilim koşmaya başladı. kaçıyordu. bir silah sesi daha duyuldu. sevgilim yere yığılmıştı hareketsiz oluşundan ne olduğu anlaşılıyordu. erkekten yapma yalnış anladın sesleri yakarışları çıkıyordu. o an yerimden fırladım onu ben öldürmek istiyordum. nasıl yaptım bilmiyorum ama koşarak çıktım bulunduğum kuytu köşeden. onu ben öldüreceğim diye haykırdım. karşımda duran 20 yaşlarında çok güzel bir kızdı. yemşeşil gözleri sarı saçlarıyla önümde duruyordu. Öylece bakakaldı. ve tek silah&lt;br&gt;
sesi daha duydum. ağlamaya başladı. bunu yapmamalıydı. diyordu. anlatmaya başladı onu çok sevmiştim diye.. İnanamadım aynı kaderi paylaştığım kız benden daha cesur çıkmıştı. ona olanları &lt;br&gt;
anlattığımda bana çok ilginç olarak baktı inanmıyordu. sanki erkeklerden artık nefret ediyordu. masum gözlerinde sevgiden eser yoktu. silah elindeydi. ve ayağıma bir el ateş etti. kurşun&lt;br&gt;
dayanılmaz acı veriyordu. az önce olanlar benim başıma gelmek üzereydi. nasıl kurtulabilirdim diye düşünüyordum. dengesini kaybettiği belliydi. hiç bir şey onu engelleyemezdi. tam ona doğru hamle yapmak üzereyken başka bir silah sesiyle irkildim diğer ayağımdan vurulmuştum. Öyle kalakaldım&lt;br&gt;
gelen kasaba polisiydi. yaklaştığında az önceki masum kız tam bir tiyatro oyuncusuydu. olanları öyle farklı anlattı öyle şekilde anlattıki ben bile inandım. Şu anda hapisteyim ve sanırım çok uzun süre&lt;br&gt;
daha burada kalacağım. oysa kimbilir hangi erkekten intikam alıyor...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Zıyan olmasın</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ziyan_olmasin.html</link>
<description>bir gün adam karısına de ki, karıcım bugun senle fantazi yapalım karısıda der tamam.adam der ki,&lt;br&gt;
ben şu yatağa uzanıp malı kaldıracağım sen de koşarak gel üstüne atla demiş,kadın soyunup koşarken birden ayağı takılıp aşağı çöp tenekesinin içine düşmüş bunu gören nam-ı (namık) kemal yukarı seslenerek der ki , ula bu daha s*kilirdi niye attın neyse ben götürüyümde ziyan olmasın</description>
</item><item>
<title>NAMIK KEMAL</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/NAMIK_KEMAL.html</link>
<description>adam ın bİrİ bİr gÜn karisiyla fantazİ yaŞamak İster ve karisin derkİ: ben Şu yataĞa uzanip mali kaldirayim sen koŞarak gel ÜstÜne atla  karisi: tamam der bİraz sakar olan kari koŞarken ayaĞi takilir ve camdan aŞaĞi ÇÖp tenekesİne dÜŞer ve oradan gecen namik kemal kadini ÇÖp tenekesİnden cikararak yukari kocasina seslenİr ula bu da ha s*kİlİrdİ nİye attin</description>
</item><item>
<title>kayserili</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kayserili.html</link>
<description>kayserilin birisi bir gun babasindan para ister baba 5milyon versene der&lt;br&gt;
babasi:ne 4 milyonmu napacan 3milyonu 2milyon neyine yetmiyo al su 1milyonu 500yuzunu geri getir</description>
</item><item>
<title>Sakıp Sabancı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Sakip_Sabanci.html</link>
<description>sakıp sabancı'ya bir gün demişler ki: &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"ağa bu dünyada her şey senin için güllük &lt;br&gt;
gülistanlık. nereye baksak her tarafta &lt;br&gt;
senin şirketleri, fabrikaları görüyoruz. marsa, yünsa, lassa, toyotasa... burada işin iş. ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?.." &lt;br&gt;
sakıp ağa gülmüş: &lt;br&gt;
"merak etme, öte yanda da işimiz sağlam. bir tarafımızda isa, diğer tarafımızda musa..."</description>
</item><item>
<title>Kızartma</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kizartma.html</link>
<description>bizim temel karakolda başkomiserdir. bir gün bir kadın gelir:&lt;br&gt;
- komiser bey komiser bey! kocama tavuklu bezelye yapacaktım ... ben onu haşlayana kadar kocamı markete bezelye almaya gönderdim. gidiş o gidiş gelmedi... ben ne yapacağım?&lt;br&gt;
komiser temel kadına hiç bakmadan:&lt;br&gt;
- en eyisi siz o tavuğu kizartma yapin. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>BURASI KERHANEMİ</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/BURASI_KERHANEMI.html</link>
<description>temelle fadİme bİrgÜn fadİmenİn babasini evİne gİtmİŞler neyse orada kalmaya karar vermİŞler geceleyİn temel fadİmeyle sevİŞmek İstemİŞ fadİme hayir olmaz burasi babamin evİ deyİnce temelde burasi babanin evİde bİzİm ev cerhanemİdur demiş.</description>
</item><item>
<title>mamili</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/mamili.html</link>
<description>mamişli naber</description>
</item><item>
<title>Fadime'den e-posta</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Fadimeden_e_posta.html</link>
<description>Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan dursun'la karısı, florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler.&lt;br&gt;
eşi, dursun'dan önce gider florida'ya ve ertesi gün için dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona bir e-posta gönderir. fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için, dursun yerine, bir gün önce karısı ölen temel'e gider. yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan temel, bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır. zaten çok üzgün olan temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan temel'e yardım için koşuşturmaya başlar.&lt;br&gt;
temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir:&lt;br&gt;
"sevgili kocacığım,&lt;br&gt;
bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... seni dört gözle bekliyorum..." (karın)&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>FADİME'DEN E-POSTA...</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/FADIMEDEN_E_POSTA....html</link>
<description>Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan dursun'la karısı, florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler.&lt;br&gt;
eşi, dursun'dan önce gider florida'ya ve ertesi gün için dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona bir e-posta gönderir. fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için, dursun yerine, bir gün önce karısı ölen temel'e gider. yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan temel, bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır. zaten çok üzgün olan temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan temel'e yardım için koşuşturmaya başlar.&lt;br&gt;
temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir:&lt;br&gt;
"sevgili kocacığım,&lt;br&gt;
bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... seni dört gözle bekliyorum..." (karın)&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Kurşunsuz</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kursunsuz.html</link>
<description>&lt;br&gt;
birgün bizim temel arabasıyla yokuş yukarı çıkarken araba aniden durmuş.temel arabadan inip arabadaki sorunu iyice incelemiş ve sonunda sorunun benzinin bitmesinden kaynaklandığını bulmuş.hemen arabanın benzin deposunun bulunduğu yere gidip işemeye başlamış.oradan geçen adam temel'in işediğini görmüş.adam temel'e şormuş? &lt;br&gt;
-bu yaptığın normalmi &lt;br&gt;
temel&lt;br&gt;
-hayır kurŞunsuz...</description>
</item><item>
<title>Mezar Taşı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Mezar_Tasi.html</link>
<description>bir kadın varmış ve kadında bakireymiş.&lt;br&gt;
yıllar geçmiş kadın bakire olarak ölmüş.&lt;br&gt;
temel'de mezarcıymış. temel kadının mezar taşının üstüne şöyle bir yazı yazmış:&lt;br&gt;
"hiç kullanılmadan iade edilmiştir"&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>sefer vonitli</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sefer_vonitli.html</link>
<description>temelle dursun olmuşlar astronot bulari yollayacaklar uzaya tabii bunlarda son akşam demişler bi hayin içelim almışlar içkiyi mezeyi başlamışlar uzay üstünde içmeye bular içmiş kafa olmiş milyar tutmuş bunların içkileri de bitmiş temel demiş dursuna ya ağabey demiş bak içerlere içmeye bişeyler varmi dursunda içerleri karıştırıken tutmiş roketun yakitini getirmiş kafa milyar tabii aynen bunu içmişler bi zaman sonra ayrılmışlar birazdam temelin midesi olmuşl bi acayip demiş ya dursuni bi arayayim aramiş dursuni demiş ya ağabey benim içerlerim bi acayip oldu çok hayin gaz yaptı o soradan ne içtik acayip osurmağum geldi dursun da demiş ya ağabey demiş sakın osurma ben şu an tokyodayim</description>
</item><item>
<title>ohh</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ohh.html</link>
<description>adamın biri marifetleri olan(konuşan)hayvanlara çok meraklıymış.birgün şehre böyle hayvanların satıldığı bir pazar açılmış.adam bu pazardaki hayvanları incelerken birden bir at görmüş.sahibine"nedir bunun marifeti?" diye sormuş.sahibide""oh"dersen yürür,"oh oh"dersen koşar,"amin"dersen duru demiş.adam denemek için atı satın almış.Üstüne binmiş ve"oh" demiş.at yürümeye başlamış.adam "oh oh" demiş at koşmaya başlamış.adam"oh oh "dedikçe at hızlanıyormuş.böyle giderlerken bir uçuruma yaklaşmışlar.adam atın nasıl durduğunu unutmuşve dua etmeye başlamış.tam uçurumun kenarına geldiklerinde adamın duası bitmiş ve amin demiş ve at anında durmuş.adamda kurtulduğuiçin"ohh"demiş ve atla beraber uçurumdan aşağıya yuvarlanmışlar.</description>
</item><item>
<title>ölü tamirci</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/olu_tamirci.html</link>
<description>bir Ölüden yardım: 17 ağustos depreminde ve sonrasında meydana gelen bir çok olayı televizyon ve gazetelerden tanık olmuşsunuzdur. ben de televizyonda seyrettiğim bir olayı size anlatmak istiyorum. depremden sonra bir çok insan evsiz kalmış ,ailesini yitirmiş ve yardıma muhtaç hale gelmişti işte böyle bir durumda hayır severler hemen bölgelerdekilerin yardımına koşmuştu. İstanbul'da oturan orta halli bir ailenin çocuğu olan mustafa babasının arkadaşının yardım göndermek istediğini bölgedeki insanların her türlü yardıma muhtaç olduğunu duyunca ve de babasının yoğun ısrarlarına dayanamayınca arabasının bakıma vermekten vazgeçip hemen yola koyulmak üzere hazırlıklara başladı fakat bilmediği bir şey vardı arabasının çok önemli bir kusuru vardı ve bu kusur onu ölüme bile ???ürebilirdi. İnsanlara yardım etmek için arabayı bakıma sokmadan gittiği için bu arızayı öğrenememişti. ve yola çıktı hiç durmadan gidiyor ve içinde insanlara yardım etme hazzını hissediyordu. yolda arıza gittikçe arttı fakat arıza arabanın tekerlerinde olduğu ve çok hissedilir olmadığı için farkına varamadı. hava karamak üzereydi lastiğinin kabaklaştığının farkına vardı hemen indi arabasının arkasına gitti ve yedek lastiği aradı daha fazla yük alabilmek için çıkardığını hatırladı ve kahroldu kim bilir kaç insan bu yardımı dört gözle bekliyordu. birden yolda tamirci elbisesi giymiş bir adamın geldiğini gördü ve de elinde bir lastiğin olduğunu adam az ileride lastiği patlamış birine ???ürdüğünü söyledi. mustafa ona derdini anlattı adam istersen bu lastiğini sana verebilirim ben daha sonra yine getiririm dedi . ve tamirci arabaya lastiği taktı arabanın tekerlerindeki hayati derecede önemli arızayı da görüp onardı. mustafa isterse onu gideceği yere kadar bırakabileceğini söyleyecekti ki arkasını döndüğünde adamın olmadığını gördü hayretler için yola devam etti yaklaşık 5 dakika gitti veya gitmedi bir kazanın olduğunu ve içinden çıkarılan cesedin kendisine yardım eden kişi olduğunu gördü çevredeki adamlara sordu ve kazanın yaklaşık 1saat kadar önce gerçekleştiğini öğrendi adeta nutku tutulmuş kul sıkışmış ve hızır yetişmişti.</description>
</item><item>
<title>siyah şey</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/siyah_sey.html</link>
<description>zamaniyle bizde ruhlara cinlere meraklıydık. aslında bunu yazmak istemiyodum ama paylasmak istedim... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
yaklasık 6 sene once ben 15 yasındaydım ve arkadaslarla her zamanki gibi evin onunde oturup muhabbet edecektik.bende hemen assaga indim. assaga indigimde bir cocugu korkutuyolardı.bende buna katıldım ve bu apartmanda gizlice biri oldu ve bizde onu duvarların arasına gomduk dedik ve ruhunun hep gezindigini ve herkesin cok korktugunu solemistik. tabi cocuk aklıyla inandı buna bizde bunu korkutmaya calısıyoruz. bunlar evin arkadasında yururlerken ben dısarı cıkardıgım muzik setinin kolonlarıyla mikrofon dan cıkardıgım garip garip sesleri assagıdakilere dinletiyorum... cocuk olesine korkmustuki bunu bilmeyen baska cocuklarda buna inanmaya baslamıstı. bizde bunun devam etmesi icin yan blogun bodrum katına bir yer hazırladık ve sanki insan olusu varmıs gibi duruyodu arkadaslarda duvarların arkasından yerlere cam lar atıyoar icerde cıkan sesler yankılanıyodu...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
artık butun mahallenin cocukları buna inanmıstı. hepsi olamaz bole bir sey diyodu. sonunda bir aksilik cıkmadan aksamı getirmistik. bu arkadaslardan bir grubu yine assaga ineceklerdi. İnanmıslardı ama gece ne olacagını merak ediyolardı. gece biz bunların buraya gidecegini ogrendik ve arkadaslarla bir sey yapamayacagımız icin kara kara dusunmeye basladık cunku oyunumuz ortaya cıkacaktı. cardakta oturuyoduk o sırada kapkara bir sey onumuzden gecti biz ya kedi ya kopek dedik bunun icin. en sonunda karar aldık. gizli saklanma yerimize gidecektik. bu bos bir evdi apartmanın zemin katı panjurdan giriyoduk. eve girmistik isıkları acmaya calsıtık ama yanmadı ve birden onumuzden yine o siyah sey gecti.İnanamamıstık kedi degildi kopek olsa saldırırdı. cok urkmustuk. o sırada cıglıklarla arkadasları bizi aramaya basladılar biz bize bir oyun oynadıklarını dusunduk. fakat oyun degilmis assaga indiklerinde bodrumun ısık alan camları kırılmaya baslamıs ve duvarların icinden sesler gelmeye baslamıs.bizde buna inanmayıp assaga indik. ve gordugumuz sey sonunda bizide korkutmutu.orada bir sey ler fazla idi ve bunu bir insan bizden habersiz yapamazdı anahtarlar bizde idi.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
oradaki masa ve bıcak.resmen kanlıydı ve o sırada iceriden dısarıya yine o siyah sey cıktı. artık altımıza dolduracaktık. kactık en iyisi herkezin evlerine gitmesiydi. evlere gittik.ben durmadan dua ediyodum. en sonunda anneannem bizde kaldıgı icin bende salonda yatacagımdan esyalarımı aldım ve salona gittim. uyumak icin gozlerimi kaptıgımda bir ses duyuyodum. bunlar sanki birinin bana dogru yurudugu sanki yaklastıgı gibi ayak sesleriydi gozumu actım ve sesler kesildi.tekrar gozumu kapdıgımda yine bana bir sey ler yaklasıyo gibiydi ama cok hızlı sekilde gozumu actık. dayanamıyodum cıglık atacaktım en sonunda bildigim butun dua ları okudum ve uyudum.fakat cagre etmedi resmen icimden bir ses kesinlikle dua etme ve gozunu acma diyodu. dayanamamıstım birden cıglıkla kalktım ve iceriye kostum. o gun abimin yanında yattım. fakat oburgun uyandıgımda bulusma yerinde bir seyler olmustu. sabah o ısık girmeyen evde onlarca göz ve insan golgesi sesler duymuslardı. hepimiz delirmis gibiydik. İyilesene kadar cıkamadık bir yere. sondan biz bu oyunu yaptıgımızda birilerinin ruh cagordıgını ogrendik. ve bir daha bole bir sey yapmamaya soz verdim...</description>
</item><item>
<title>ölüler</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/oluler.html</link>
<description>bana İlgİnÇ geldİ bİ okuyun bakalim.&lt;br&gt;
bundan bir yada iki ay onceydi. mersinde oturdugmuz icin mersinin yerlileri olarak yaz geldimi yaylaya giderizki serin havalarda rahat olalim diye. bu yaz yine yaylaya gitmistik. bizim ev namrun (camliyayla) da ve en guzel yerinde. yalniz tek kotu yani evin yaninda bir mezarlik vardi ve bazi geceler mezarliga bazi insanlar gelirdi. bu olaylari yazarken su anda meazrliga burdan iki kisinin girdigini rahat gorebiliyorum. olaylar soyle baslamis... bundan yillar once bir araba dolusu genc surat denemeleri yaparken onlerine bir iki cocuk cikmis e bunlara carpmislar. fakat ani manevra yaptiklari icin hem couklar olmus bunlarda yol disina cikip bir agaca carpmislar. bu gencler birer yil arayla olmusler ve her yil her ay kazanin gerceklestigi gun ve saat vakti gelince mezarliga gelirlermis. bunlari bana koyun imami anlatti. yine bir gece onlari izliyordum. ve birinin bana baktigini hissettim. perdeyi hemen kapadim ve yatmak icin karimin yanina gittim. ertesi gun arabamin caminin kirik oldugunu gordum. ama hicbir yerde cam parcasi yoktu. ertesi gece yine izledim ve bu sefer iki tanesi bana bakiyordu. cok korkmustum . olenlerin ruhlari icin fatiha okudum dua ettim olmadi. sabah kalktigimda arabamin ustunde bir hirka buldum. bu ogun kazada olen cocuklardan birine ayitmis. aradan bir kac gun gecti ve mezarliga gittim. ve mezarlarin uzarinde iki tane kutu vardi. birinin ustunde benim arabanin kirilmis camlari birisinde ise benim saclarim. bu olayi hocaya anlattim. 'oglum sen buyuk gunah islemissin bu yaptigina kizmis olacaklar' dedi. eve gittigimde gorduglerim beni dehsete dusurdu. arabamin elfreni cekilmis ve mezarlarin uzerine itilmisti. kapilarin kilitli oldugundan adim gibi emindim. anahtarlar cebimde ve camlarida yaptirmistim. arabam ise o iki cougun mezarlarinin ustunde duruyordu. ogunden sonra bir daha ailemle oraya gitmedim. ve siz siz olun asla olulerin islerine burun sokmayin.</description>
</item><item>
<title>yamyam</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/yamyam.html</link>
<description>baba oĞul yamyam ormanda gezerken sariŞin 90 -60-90 bİr kadina rastlarlar oĞul aman baba der hemen eve gÖtÜrÜp yİyelİm der baba dur oĞlum bunu eve gÖtÜrÜp annenİ yİyelİm der</description>
</item><item>
<title>BURASI KERHANEMİ</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/BURASI_KERHANEMI.html</link>
<description>temelle fadİme bİrgÜn fadİmenİn babasini evİne gİtmİŞler neyse orada kalmaya karar vermİŞler geceleyİn temel fadİmeyle sevİŞmek İstemİŞ fadİme hayir olmaz burasi babamin evİ deyİnce temelde burasi babanin evİde bİzİm ev cerhanemİdur demİŞ</description>
</item><item>
<title>Burası Çerhanemidur</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Burasi_cerhanemidur.html</link>
<description>temel'le fadime birgün fadimenin babasının evine gitmişler. neyse orada kalmaya karar vermişler. gece temel fadime'yle sevişmek istemiş.&lt;br&gt;
fadime&lt;br&gt;
- hayır olmaz burası babamın evi&lt;br&gt;
deyince;&lt;br&gt;
temel de&lt;br&gt;
- burası babanın evi de bizim ev çerahanemidur da&lt;br&gt;
demiş.</description>
</item><item>
<title>Nez</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Nez.html</link>
<description>nez mayo giyerse ne olur ? - mayonez</description>
</item><item>
<title>siyah varlık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/siyah_varlik.html</link>
<description>arkadaşlar birebir başımdan geçen bi olayıda ben paylaşıyım artık inanırsınız inanmassınız orası size kalmış...orta 2. sınıftayken ben dedemle beraber aynı evde kalıyodum ev okula çok yakındı genelde okuldan çıktığımızda arkadaşlarla bize gelip salona bi pota asmıştım bütün gün basket maçı yapardık gene evde takılıoruz bi gün kulağı çınlasın can diye bi arkadaş şimdi askerde birden koridorum sonunda birini gördüğünü sööleyip kapıyı açıp ayakkabılarını almadan evden fırladı arkasından napıo bu die baktım apartmanda bağırıyo orda biri var die arkasından diğer arkadaş fırladı bende alelacele anahtarı filan aldım bunun ayakkabılarını filan aldım ve fırladım...bizim burda bi park var oraya gittik oturduk adam konuşamıo ööle dondu ama ben tabi korkmuş durumdayım sonuçta bizim ev...neyse bu pardüseli kowboy şapkalı siyahlı bi adam gördüğünü iddaa edip durdu sonra bunlar gittiler fakat ben tırstığımdan eve giremedim ve apartman önünde dedemi beklemeye başladım sonra dedemle beraber girdik ben ona çaktırnadan evi kontrol ettim ama hiç kimse yoktu (benim aklımda eve hırsız girdiği vardı) neyse ben o günden sonra dedemin yanında yatmaya başladım felaket tırsmış ve etkilenmiştim bu olaydan...bu olay geçtikten 2 hafta kadar sonra bi gece ter içinde uyandım baktım dedem uyuyo aranın ışığını hep açık bırakırdık yorganı şööle üstümden bi attım kafayı kaldırdım (yaw gözlerim yaşardı gene) koridorun orda uzun pardüseli şapkalı simsiyah biri vardı ben hemen yorganı üstüme çektim kafamı örttüm o an ezan sesini duydum ama aklım orda kaldı yavaşça açtım yorganı baktım artık yoktu....bu olayı birebir yaşadım inanan yada inanmayan olabilir saygı duyarım ama dediğim gibi ben bu olayı yaşadım ve etkisinden çok uzun zaman kurtulamamıştım....</description>
</item><item>
<title>Kan Damlıyor</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kan_Damliyor.html</link>
<description>amerika'da bir baba ve oğlu beraber bir karavan yolcuğuna çıkmışlar. alternatif bir tatil yapmayı planlıyorlarmış. belli bir yol güzergahı  çizmedikleri için macera olsun diye anayoldan sapıp, dar bir yola girmişler. bayağı bir yol gittikten sonra çöl gibi bir yere varmışlar. etrafta in cin top oynuyormuş. bu sırada adam benzinlerinin azaldığının farkına varmış. hemen haritayı açıp en yakın yerleşim yerini aramışlar. karavan bir süre daha gittikten sonra, benzin bittiği için yolda kalmış.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
baba kasabaya gidip benzin alıp geleceğini söylemiş. ancak çocuk bulundukları yerden hiç hoşlanmamış. babasına kendisini de götürmesi için yalvarmış. ancak adam çocuğun onu yavaşlatacağını düşündüğü için, karavanın kapısını kilitleyeceğini ve kısa sürede döneceğini söyleyerek çıkmış. cep telefonunu da çocuğa bırakmış. Çocuk korku içerisinde beklemeye başlamış. bir saat geçip babası geri dönmeyince paniğe kapılmış. bir zaman sonra, karavanın tavanından "pıt pıt pıt" diye sesler gelmeye başlayınca telefona sarılıp, eyalet polisini aramış. on dakika sonra kasaba şerifi karavana ulaşmış. Şerif ve yardımcıları kapıyı kırarak açmışlar. Çocuk dışarıya çıkar çıkmaz babasının kasabaya gittiğini, ama çok geç kaldığını nefes nefese anlatmaya başlamış. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ama şerif çocuğa bakacağına karavanın altında durduğu ağaca bakıyormuş. sonra yardımcısına "Çocuğu buradan uzaklaştırın" deyince, çocuk arkasını dönüp ağaca bakmış ve düşüp bayılmış. meğer karavanın üzerine pıt pıt diye damlayan, ağacın dalına asılmış olan babasının kafasız cesedinden akan kanın sesiymiş.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Dön Bakalım</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Don_Bakalim.html</link>
<description>bir lunaparkın gece bekçisi olarak işe başlayan bir vatandaşımız, bir gece çok sıkılmış ve "bari oyuncaklara binip eğleneyim diye" düşünmüş. hep  binmek istediği ama bir türlü fırsat bulup da binemediği zincirli sandalyeleri gözüne kestirmiş. hani şu sekolin denilen zincirle yukarıdan bağlı olup dönmeye başlayınca merkez-kaç kuvvetiyle dışarı doğru açılan bi oyuncak vardır ya; işte ona. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
vatandaş sandalyeye oturmuş, eline aldığı uzun bir çubukla aletin şalterini açmış. Şalter iner inmez zincir dönmeye başlamış. İçini çocuk gibi bi sevinç kaplamış. Çığlıklar atıp, klasik zincir ayılıkları yapmaya başlamış. dönmüş, dönmüş, dönmüş... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
otomatik olarak duracağını sandığı zincir, bir türlü durmuyormuş. doğal olarak bir süre sonra vücudu isyan etmeye başlamış; başı dönüyor, midesi bulanıyormuş. sonuçta sabaha kadar dönmüş durmuş. sabah mesaiye gelen lunapark çalışanları cesedini hala dönmekte olan zincirde bulmuşlar. yapılan otopside, bekçinin beynindeki denge merkezi damarlarının patlaması sonucu beyin kanamasından öldüğü ortaya çıkmış.</description>
</item><item>
<title>İntikam</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Intikam.html</link>
<description>saat sanırım 12 ydi. sahildeki dalgaların sesi çok etkileyiciydi. Çok güzel bir yer buldum burada biraz yüzmek dalgaların sesini dinlemk istiyordum. usulca patikadan aşağıya indim. 5 dk olmuştuki bir sesle irkildim. beraber sahile inmiş bir çift olduklarını gördüğümde bir an için rahatlamışlardı. farklı düşüncelere dalmıştım hemen oradan uzaklaştım. onları rahatsız etmek istemiyordum. ama sesleri&lt;br&gt;
bana yaklaştıkça kızın sesi tanıdık geliyordu. olamaz dı bu imkansız dı bu benim sevgilim di. ne yapacağı şaşırdım elim ayaklarıma dolanıyordu. sinirlenmiştim sanki 5 dk önceki insan değildim zaten olamazdım. bir hamle yapıp onlara saldırmak istedim.. sonra bir el silah sesi duydum. evet ayağından vurulan erkek acı içinde kıvranıyordu. kim vurduğunu göremiyordum. sevgilim koşmaya başladı. kaçıyordu. bir silah sesi daha duyuldu. sevgilim yere yığılmıştı hareketsiz oluşundan ne olduğu anlaşılıyordu. erkekten yapma yalnış anladın sesleri yakarışları çıkıyordu. o an yerimden fırladım onu ben öldürmek istiyordum. nasıl yaptım bilmiyorum ama koşarak çıktım bulunduğum kuytu köşeden. onu ben öldüreceğim diye haykırdım. karşımda duran 20 yaşlarında çok güzel bir kızdı. yemşeşil gözleri sarı saçlarıyla önümde duruyordu. Öylece bakakaldı. ve tek silah&lt;br&gt;
sesi daha duydum. ağlamaya başladı. bunu yapmamalıydı. diyordu. anlatmaya başladı onu çok sevmiştim diye.. İnanamadım aynı kaderi paylaştığım kız benden daha cesur çıkmıştı. ona olanları &lt;br&gt;
anlattığımda bana çok ilginç olarak baktı inanmıyordu. sanki erkeklerden artık nefret ediyordu. masum gözlerinde sevgiden eser yoktu. silah elindeydi. ve ayağıma bir el ateş etti. kurşun&lt;br&gt;
dayanılmaz acı veriyordu. az önce olanlar benim başıma gelmek üzereydi. nasıl kurtulabilirdim diye düşünüyordum. dengesini kaybettiği belliydi. hiç bir şey onu engelleyemezdi. tam ona doğru hamle yapmak üzereyken başka bir silah sesiyle irkildim diğer ayağımdan vurulmuştum. Öyle kalakaldım&lt;br&gt;
gelen kasaba polisiydi. yaklaştığında az önceki masum kız tam bir tiyatro oyuncusuydu. olanları öyle farklı anlattı öyle şekilde anlattıki ben bile inandım. Şu anda hapisteyim ve sanırım çok uzun süre&lt;br&gt;
daha burada kalacağım. oysa kimbilir hangi erkekten intikam alıyor...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>3 harfliler</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/3_harfliler.html</link>
<description>İnanmayan arkadaşlara örnektir..bu olay askerde başımdan geçti.askerde çavuştum yani nöbet tutma olayım yoktu.usta birliğine yeni gelen adanalı bir çocuk vardı.Çok sakin ama neşeli bir çocuktu.neyse geldikten yaklaşık bir ay sonra buna nöbet yazmışlar.ama taburun en sakat yerinde karanlık,adamı kesseler farkında olmaz kimsenin.yanınada üst devre bir devremi vermişler.tabi benim devre başlamış uyumaya bunuda dikmiş nöbete.1 saat sonra taburda bir karışıklık bir panik silah sesleri geliyor onun tuttuğu nöbet kulesinden.Çocuğu zar zor getirdiler koğuşa.bağırmalar titremeler gözlerini patlatıp bir noktaya bakmalar..arkadaşa cinlerin düğününü gördüğünü söylemiş tepenin eteğinde.İlk baş hava değişimine gitmek için numara yapıyor dedim ama gözlerimle bir şeyleri görmeden önce..Çocuk cılız zayıf bir şey ama 3 kişi yatakta zor tutuyoruz adamı yatakta.kendini boğmaya çalışıyor acaip acaip bir şeyler mırıldanıyor,gözleriyle odada sanki bir şey varmış gibi onu takip ediyor.ama ona gerçekten inanmamın tek bir sebebi vardı.uyumaya başladığı zaman aniden ellerini boğazına götürdü.kendini boğmaya çalışıyor.nerden esti bilmiyorum içimden 3 kulluvallah bir elham okudum ama kimseye farkettirmeden.Çocuğun gözleri kapalı elini dudaklarına götürdü ve bana sus işareti yaptı.başımdan sanki kaynar sular döküldü..o gün bugündür yatmadan önce mutlaka bu duaları okurum.İster inanın İster inanmayın.ama gercek..onlar her yerde...</description>
</item><item>
<title>kıbrıstaki olay</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kibristaki_olay.html</link>
<description>her sene kıbrıs'a giderdim eskiden. maraş kapalı bölgesi vardır. evler kıbrıs harekatı sonrası kaçan rumların. kimse oturmuyor şimdi o bölgede-evlerde. deniz kıyısında bir ev vardı. 3 katlı-biri çatı katı. muhteşem bir evdi, bahçesinde bir süs havuzu ve tanrı heykelleri vardı. o eve bayılırdık, yaşımız 13-14 tam korku filmi yaşları yani-gerçi ben 6 yaşımdan beri izlerim ve sonuç ortada işte.... &lt;br&gt;
neyse, askerler nöbet tutardı çevrede. gizlice girerdik evlere, korkardık. her girdiğimizde mutlaka biri çığlık atardı gezimizin ortalarında, biz de paldır küldür dışarı atar kendimizi sonra çığlığı atan arkadaş kimse ona girişirdik.&lt;br&gt;
bir gün yine girdik bu eve. sessiz, sakin aydınlık ortam. öğlen saatleri. gezerken yine bir şey oldu dışarı kaçıştık. kaçarken arkama döndüm, bir arkadaşın arkasında şapkalı bir adam gördüm ama sadece şapkayı gördüm ve alnının bir kısmını. tam arkadaşın arkasına denk gelmişti sanki. arkadaşın boyu uzundu zaten. siyah fötr bir şapka ve bir alın görebildim. bahçeden çıktık. soluklandık. ben su merkete gittim dondurma mı ne alacaktım. döndüğümde "arkadaşlar inanmayacaksınız ama ben bir adam gördüm arkamızda" dedim. ikisi gülmeye başladı, biri onlara dönüp "bakın işte bakın!" dedi. meğer bizim diğer arkadaşta mutfakta bir kadın görmüş, üzerinde hizmetçi elbisesi olan. o nedenle kaçışmışız. birbirimizin gördüklerinden haberimiz yoktu. ama ikimiz de bir şeyler gördüğümüzü iddia ediyorduk. arkadaş cidden gördü mü bilemem ama ben o şapkayı...en azından o şapkayı gördüğümden eminim. yine de bilemem tabi. belki gözleri görmediğime şükretmeliyim yalnızca. veya gözlerin olması gereken siyah derin çukuları...</description>
</item><item>
<title>siyah varlık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/siyah_varlik.html</link>
<description>arkadaşlar birebir başımdan geçen bi olayıda ben paylaşıyım artık inanırsınız inanmassınız orası size kalmış...orta 2. sınıftayken ben dedemle beraber aynı evde kalıyodum ev okula çok yakındı genelde okuldan çıktığımızda arkadaşlarla bize gelip salona bi pota asmıştım bütün gün basket maçı yapardık gene evde takılıoruz bi gün kulağı çınlasın can diye bi arkadaş şimdi askerde birden koridorum sonunda birini gördüğünü sööleyip kapıyı açıp ayakkabılarını almadan evden fırladı arkasından napıo bu die baktım apartmanda bağırıyo orda biri var die arkasından diğer arkadaş fırladı bende alelacele anahtarı filan aldım bunun ayakkabılarını filan aldım ve fırladım...bizim burda bi park var oraya gittik oturduk adam konuşamıo ööle dondu ama ben tabi korkmuş durumdayım sonuçta bizim ev...neyse bu pardüseli kowboy şapkalı siyahlı bi adam gördüğünü iddaa edip durdu sonra bunlar gittiler fakat ben tırstığımdan eve giremedim ve apartman önünde dedemi beklemeye başladım sonra dedemle beraber girdik ben ona çaktırnadan evi kontrol ettim ama hiç kimse yoktu (benim aklımda eve hırsız girdiği vardı) neyse ben o günden sonra dedemin yanında yatmaya başladım felaket tırsmış ve etkilenmiştim bu olaydan...bu olay geçtikten 2 hafta kadar sonra bi gece ter içinde uyandım baktım dedem uyuyo aranın ışığını hep açık bırakırdık yorganı şööle üstümden bi attım kafayı kaldırdım (yaw gözlerim yaşardı gene) koridorun orda uzun pardüseli şapkalı simsiyah biri vardı ben hemen yorganı üstüme çektim kafamı örttüm o an ezan sesini duydum ama aklım orda kaldı yavaşça açtım yorganı baktım artık yoktu....bu olayı birebir yaşadım inanan yada inanmayan olabilir saygı duyarım ama dediğim gibi ben bu olayı yaşadım ve etkisinden çok uzun zaman kurtulamamıştım....</description>
</item><item>
<title>VİTRİNİ BOZMA</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/VITRINI_BOZMA.html</link>
<description>erzurumlu admın biri istanbul sokaklarında gömleğinin üsten iki düğmesi açık şekilde yürüyormuş. ordan geçen bir bayan erzurumlunun göğsünde ki kılları görünce şaşırmış. erzurumlunun yanına yaklaşarak göğsünüzden bir tane kıl alabilirmiyim demiş.erzurumlu dur bacı vitrini bozma koltuk altını göstererek depo dan vereyim demiş.</description>
</item><item>
<title>Korkulu Memduh</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Korkulu_Memduh.html</link>
<description>bir 2001 gecesiydi.ali amcam ve memduh dayım gelmişti.kapıyı çalmışlardı.ve babam sabaha kadar üşümüştü.bize evin soğuk olduğunu söyleyip duruyordu.biz de araştırdık bir de baktık ki kapı yok.ve içeri soğuk giriyor.demiştim ya memduh dayımgil kapıyı çaldı diye.</description>
</item><item>
<title>Kizilderili Avi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kizilderili_Avi.html</link>
<description>amerika'da günün birinde hükümet her bir kizilderili'nin kellesini getirene veya derisini yüzene 100dolar ödül koymus.bu haberi dönemin mecmualarinda okuyan temel ve dursun nasilsa burda is yok gidip kizilderili avlayalim bu iste iyide para var hesabi gemiyle amerika'ya dogru yola koyulurlar...aylar süren yolculuktan sonra arizona cölüne kadar gelirler ve bu civarda ava cikmaya karar verirler derken 1gün olur, 3gün olur, 1hafta olur, 1ay olur ama henüz tek bir kizilderiliyle bile karsilasmazlar...&lt;br&gt;
      yine böyle bi günün sonunda cadirlarini kurup yorgun-argin uyurlar,sabahleyin ilk uyanan temel olur yavasca yerinden kalkar, cadirin kapisini aralayip yeni dogmakta olan günese dogru bakip saga-sola gerilirken bide ne görsün.... tüm cadirin etrafinda binlerce kizilderili... temel o heyecenla bi kosu cadirin icine geri döner ve yüksek sesle baslar bagirmaya...&lt;br&gt;
"-ula dursun kalk, kaalk uyan paranin .mina koyduk kaalk!!!"</description>
</item><item>
<title>Kilot</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kilot_.html</link>
<description>iki tane kilot bir birleriyle karsilasiyorlar.&lt;br&gt;
biri digerine:&lt;br&gt;
- tatilemi gittin?&lt;br&gt;
digeri:&lt;br&gt;
- yok, neden ne oldu ki?&lt;br&gt;
digeri:&lt;br&gt;
- bronzlasmissin</description>
</item><item>
<title>Iyi Geceler</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Iyi_Geceler.html</link>
<description>Çocugun biri okuldan gelmiş. dersini yapmiş, yemeğini yemiş, televizyona bakmış ve sıra uykuya gelmiş.&lt;br&gt;
annesi bunu yataga yatirmis. cÇocuk:&lt;br&gt;
- anneciğim uyuyana kadar kitab okuyabilir miyim?&lt;br&gt;
anne:&lt;br&gt;
- tamam oku, ama uyuduktan sonra okumak yok.</description>
</item><item>
<title>elalem</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/elalem.html</link>
<description>bir karı koca sevişiyormuş kapı çalmış adam kapıyı açmış ama çıplak olarak yalı teys-ze varmış teyze ekmek istemş sonra teyzeyi bir güzel sikmiş karısı içeri gelince &lt;br&gt;
-beni bile götten sikmedin elelemin karısını zarını patlatcan hayvan demiş</description>
</item><item>
<title>Pisirik Osman</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Pisirik_Osman.html</link>
<description>Üc kafadar kahvede otururken birisi havali havali digerlerine gecen hafta basindan gecen bir olayi anlatmaya baslamis; &lt;br&gt;
abi gecen hafta bir kiz ayarladik, ben s*ktim, mehmet s*kti, bizim pisirik osman varya o bile vurdu mala.&lt;br&gt;
aradan bir hafta gecer, bizimkisi yine anlatmaya baslar. abi gecen hafta ayarladigimiz kiz vardiya der bu hafta kiz kardesi de geldi, ben s*ktim, mehmet s*kti, bizim pisirik osman inanmiyacaksiniz ama yine mala vurdu der.&lt;br&gt;
neyse aradan bir hafta daha gecer, yine ayni kahvede karsilasirlar. bizimkisinin hali perisan, digerleri dayanamiyarak sorar. oglum ne bu halin ne oldu sana?&lt;br&gt;
bizimkisi anlatmaya baslar. abi gecen hafta ayarladigimiz kizlar vardiya der, bu hafta abisi bizi basti. beni s*kti, mehmeti s*kti, bizim pisirik osman varya maelesef sizlere ömür y*raga dayanamadi</description>
</item><item>
<title>Bende Ayse</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bende_Ayse.html</link>
<description>bir evin tuvaletinde bir hayalet varmis iceri gireni korkutuyormus. ali tuvalete girmis ve hayalet:&lt;br&gt;
- ben hayalet et ve kandan.&lt;br&gt;
ali hemen kacmis ve ablasina anlatmis. ablasi tuvalete gitmis ve hayalet:&lt;br&gt;
- ben hayalet et ve kandan.&lt;br&gt;
ayse:&lt;br&gt;
- bende ayse s*k ve *md*n...</description>
</item><item>
<title>Bende Ayse</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bende_Ayse.html</link>
<description>bir evin tuvaletinde bir hayalet varmis iceri gireni korkutuyormus. ali tuvalete girmis ve hayalet:&lt;br&gt;
- ben hayalet et ve kandan.&lt;br&gt;
ali hemen kacmis ve ablasina anlatmis. ablasi tuvalete gitmis ve hayalet:&lt;br&gt;
- ben hayalet et ve kandan.&lt;br&gt;
ayse:&lt;br&gt;
- bende ayse s*k ve *md*n...</description>
</item><item>
<title>düşünme biçimi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/dusunme_bicimi.html</link>
<description>matematik öğretmeni ilkolkul çocuklarına sormuş:&lt;br&gt;
- ağaçta beş kuş var.birini vurdum kaç kaldı?&lt;br&gt;
ahmet hemen:&lt;br&gt;
-hiç kalmaz. çünkü sesten hepsi uçar demiş.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
öğretmeni bunun üzerine:&lt;br&gt;
- olmaz öyle şey, diye cevap vermiş.&lt;br&gt;
burası matematik dersi 5 taneden biri vurulursa 4 tane kalır ama düşünüş biçimini beğendim.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ahmet fena halde hırslanmış:&lt;br&gt;
- bende birşey sorabilirmiyim öğretmenim demiş.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
öğretmende sor bakalım demiş.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ahmet:&lt;br&gt;
-3 kadın dondurma yiyor, biri ısırarak, biri yalayarak, biri emerek yiyor.bunlardan hangisi evli?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
öğretmen kızarıp bozarmış.sonunda:&lt;br&gt;
- bilemem demiş.-emen mi?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ahmet cevabı yapıştırmış:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-yoo, parmağında alyansı olan. ama düşünüş biçiminizi beğenmedim...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>ding dong</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ding_dong.html</link>
<description>bikadınla bi adam sevisirlerken kapı calınmıs.kadın;''kocam geldı'' deyıp adamı perdenın arkasına saklamıs.yanlız adamın miki perdenın arasından dısarı cıkık haldeymıs.kadının kocası koltuga oturmus oturur oturmazda adamın mıkı gormus''-hanım bune''demıs kadın ''-yenı zıl demıs''adam''-dur bıdeneyelım zılı demıs'' mikin basına sonsurat vurmus sesyok bıdaha vurmus ses yok bıdaha bıdaha artık mikin bası mosmor olmus bu sırada perdenın arkasındakı cıkıp ''dıng dong mına k*dugum ding dong ''demis</description>
</item><item>
<title>baba bu nedir?</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/baba_bu_nedir?.html</link>
<description>bir gün bir adam yatak odasında sikiyle oynarken oğluna yakalanır..oğlu babasına:"baba o elindeki nedir?"diye sorar babasıda:"oğlum bunu fareleri öldürmek için kullanıyorum." çocukta babasına:"baba fareleri sike sike mi öldüreceksin."der....</description>
</item><item>
<title>müslüm baba</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/muslum_baba.html</link>
<description>hakan taşıyan basın toplantısında muhabirlere &lt;br&gt;
- ''ben bu arabesk piyasasının yeni peygamberiyim'' &lt;br&gt;
demiş. bunun üzerine gazateciler müslüm gürses'in yanına giderek hakan taşıyan'ın röportajından bahsetmişler.  muhabir &lt;br&gt;
- '' müslüm bey hakan taşıyan arabesk piyasasının yeni peygamberi olduğunu iddaa ediyor bu konuda ne diyorsunuz?'' &lt;br&gt;
müslüm:&lt;br&gt;
- "ben öyle bir peygamber yolladığımı hatırlamıyorum!!'' :)</description>
</item><item>
<title>Dondurma Yiyen Kadınlar.</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Dondurma_Yiyen_Kadinlar..html</link>
<description>matematik öğretmeni ilkokul çocuklarına sormuş.&lt;br&gt;
-ağaçta 5 kuş var.birini vurdum kaç kaldı.&lt;br&gt;
ahmet hemen:&lt;br&gt;
-hiç kalmaz. Çünkü sesten hepsi uçar, demiş.&lt;br&gt;
Öğretmeni bunun üzerine:&lt;br&gt;
olmaz öyle şey, diye cevap vermiş.&lt;br&gt;
burası matematik dersi.5 taneden biri vurulursa 4 tane kalır. ama düşünüş biçimini beğendim.&lt;br&gt;
ahmet fena halde hırslanmış:&lt;br&gt;
-bende birşey sorabilirmiyim öğretmenim, demiş.&lt;br&gt;
sor bakalım. 3 kadın dondurma yiyor, biri ısırarak, biri yalayarak,biri emerek yiyor.bunlardan hangisi evli.&lt;br&gt;
Öğretmen kızarıp bozarmış. sonunda:&lt;br&gt;
-bilemem, demiş.- emenmi?&lt;br&gt;
ahmet cevabı yapıştırmış:&lt;br&gt;
-yoo, parmağında alyansı olan.ama düşünüş biçiminizi beğenmedim.</description>
</item><item>
<title>DENEME</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/DENEME.html</link>
<description>bir gun delıler kacmaya karar vermısler.bır plan hazırlamıslar.yerı kazarak kacıcaklarmıs.İlk ten bir denemek ıstemısler belkı tutmaz dıye.neyse bunlar kazarak kacmıslar.delılerın bası:&lt;br&gt;
"arkadaslar plan tutuyor hadı yenıden denıyoruz", demıs.     (kastamonulu emre)</description>
</item><item>
<title>İlk önce kaçanlar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ilk_once_kacanlar.html</link>
<description>bir gün doktor.bir masaya 1 kavanoz dolusu böcek koyar, diğer bir kavanoza zeytin koyar.&lt;br&gt;
doktor:&lt;br&gt;
"yiyin bakalım da karnınız doysun" der.&lt;br&gt;
delilerin ikisi zeytin dolusu kavanozu açıp yemeye başlar. diğer deli ise böcek dolu kavanozu açtıktan sonra yemeye başlar ve diğer delilere:&lt;br&gt;
- İlk önce kaçanları yiyelim diğerleri yerinde nede olsa" der.</description>
</item><item>
<title>Miyav dedik ya</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Miyav_dedik_ya_.html</link>
<description>İki deli, akılhastahanesinden kaçmaya karar vermişler. gece vakti hızlı bir şekilde duvardan atlayarak&lt;br&gt;
boşluktaki tarlaya çıkmışlar. tellerin arasından sürünerek ilerlerken bir bekçi bunların hışırtısını duymuş.&lt;br&gt;
hemen bağırmış:&lt;br&gt;
-kim var orada?&lt;br&gt;
delilerden biri hemen:&lt;br&gt;
-miyaw, miyaww diye seslenmiş. huşırtıyı kedinin çıkardığını zanneden bekçi tam geri dönecekken deliler yine&lt;br&gt;
sürünmeye başlamışlar ve yine bir hışırtılar başlamış. bekçi hemen dönmüş ve bağırmış:&lt;br&gt;
-kim var orada?&lt;br&gt;
İyice sinirlenen deli:&lt;br&gt;
miyaw dedik ya len demiş</description>
</item><item>
<title>30 Yıl</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/30_Yil.html</link>
<description>40 yaşlarındaki kadın kalp krizi nedeniyle hastaneye yatırılmıştı.kendinden geçmis durumdaydı. doktorlar kurtarmak için çilgınlar gibi uğraşıyordu..tam bu sırada tanrı kadına göründü. &lt;br&gt;
-"yanına geliyorum tanrım," diye inledi kadın.&lt;br&gt;
-"hayır," diye cevap geldi yücelerden,"daha önünde 35 yıl, 2 ay, 8 gün var..."&lt;br&gt;
kadın nihayet kendine gelmişti. doktorlar mutluydu. kadın daha da mutluydu. &lt;br&gt;
biraz iyileşince kesenin ağzını açtı. &lt;br&gt;
yüzünü gerdirdi.liposuction yaptırdı.göğüserini silikonla dikleşirildi.kadının ısrarlarına dayanamayan hastane yönetimi bir kuaförün gelip saçlarını platine boyamasına izin vermişti.artık bomba gibiydi kadın. kendini çok iyi hissediyordu. &lt;br&gt;
hayatının kalan bölümünü mutlu bir biçimde geçirmeye hazırdı.nihayet taburcu oldu. &lt;br&gt;
dışarıya çıkıp temiz havayı içine çekti. &lt;br&gt;
taksiye binmek üzere caddenin karşısına geçerken bir ambulans çarptı kadına.&lt;br&gt;
vahimdi durumu. derin karanlığa doğru kayarken sordu:&lt;br&gt;
-"ulu tanrım, sen her şeyi daha iyi bilirsin, ama hani önümde daha 35 yıl vardı?"&lt;br&gt;
tanrı'nin cevabı şöyle oldu: &lt;br&gt;
-"tanıyamadım..." &lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>cin</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/cin.html</link>
<description>yeni evlenenbir çift balayı için bir otele gider.golf oynarken topları arka tarftaki eski bir evin camını kırar çift orada duran adamdan özür diler.adam :&lt;br&gt;
ben size teşekkür ederim,ben bir cinim beni buradan kurtardınız ikinizinde bir hakkı var.&lt;br&gt;
erkek:bir villa ve dilediğim kadar para der.cin elini şıklatır tamam der.&lt;br&gt;
kadın:bende aynısını istitorum der.&lt;br&gt;
cin tamam der.sonra cin bir şartım var der.bu gece karınla yatıcam der.erkek düşünür nasıl olsa cin bişey olmaz der.cin kadını siker ve kadınada bu yaşta adam hala cinlere inanıyor.</description>
</item><item>
<title>şeytan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/seytan.html</link>
<description>adamın biri bir gun çolde üç devesıyle   ileliyomus gunler aylar geçmis adama cok azmıs devenın bırını sıkmıs.allahım seytana uydum benı affet demısyoluna devam etmıs sonra dayanamamıs diğer deveyide sikmis.allahım seytana uydum benı affet demıs ilerlemis.daha sonra dayanamayıp son deveyide sikmiş.allahım seytana uydum benı affet demıs.en sonun da setan cıkmıs karsına:ulan orospu cocugu sikiyon sikiyon sucu benım ustume atıyon demıs.</description>
</item><item>
<title>sarhoş</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sarhos.html</link>
<description>seni seviyorum aşkım</description>
</item><item>
<title>Yirmilik</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yirmilik.html</link>
<description>temel bir gün dursunun acele acele bir yere gittiğini görür ve sorar:&lt;br&gt;
-dursun nereye böyle acele acele&lt;br&gt;
-sorma temel karım hastalandı. hastahanede yatıyor şimdi. ben de ona ilaç almaya gidiyorum.&lt;br&gt;
-karın kaç yaşında ki? diye sorar temel.&lt;br&gt;
-40 yaşında. neden sordun?&lt;br&gt;
-ohooo hiç sıkma canını dursun 2 yirmilik yaptırıver gitsin.</description>
</item><item>
<title>galatasaraylı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/galatasarayli.html</link>
<description>kadının biri kocasının futbolfan başka şey düşünmesinden artık bezmiş...hiç onla ilgilenmezmiş..hatta hiç ilişkiye girmemeye başlamışlar..adam harbi bir galatasaraylıymış.kadın bir gün komşusuna olanları anlatmış.komşusu ise ona:"yatarken fenerbahçe formasını giy belki ilişkiye girer."der..kadın akşam bunu uygular ve yatarken fenerbahçe formasını giyer..adam yataken bunu fark eder ve kadını ile ilişkiye girer komuşuna olanarı anlartır..adam artık her gece karısıyla ilişkiye girer artık kadın bezer komuşuna anlatır komuşuda ona:"akşam galatasary formasını giy belki artık senin istemez."der.kadın bunu uygular ve akşam adam karısının giydiği galatasaray formasını gülerek.karısına bağırarak:biz adamı böle sike sike gatasaraylı yaparız."der..</description>
</item><item>
<title>tren</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/tren.html</link>
<description>temel ile ayşe sevişecek yer ararlar.temel sakin yer  biliyorum der. ayşeyi tren yoluna götürür.sevişmeye başlarlar.ikiside artık boşalmak üzereyken tren gelir kazaya sebep olurlar.bunun üzerine mahkemelik olurlar hakim temele sorar. neden tren geldiğinde kaçmadınız kazaya sebep oldunuz .temel sakin bir şekilde sayın hakimim ayşe geliyordu ben geliyordum tren geliyordu ikimizde fren tutamazdık nasıl olsa tren freni tutar</description>
</item><item>
<title>s..kime göre hoca</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/s..kime_gore_hoca.html</link>
<description>adam beş vakit namazında niyazın da ve ramazanda da orucunda gene bir ramazan vakti oruçlu eve gelmiş mutfakta yemek hazırlarken birde bakmış komşu kadın pencerede ve çıplak bakmamaya çalışmış ama olmamış sonunda dayanamayıp çalmış kapısını ve çözmüş uçkurunu akşam teravih namazından sonra hocanın yanına gitmiş utana sıkıla olanları anlatmış ve sormuş&lt;br&gt;
-hocam söyle bakalım benim orucum bozulurmu?&lt;br&gt;
hoca da; &lt;br&gt;
-olurmu evladım büyün şeytanlık o kadında seni baştan çıkarmış orucun bozulmaz allah onu bilidiği gibi yapsın. &lt;br&gt;
aldığı cevaptan memnun adam ertesi gün de aynı olayı yaşamış yine hocaya sorduğunda aynı cevabı almış bu böyle sürüp giderken birgün yolda arkadaşına rastlamış arkadaşıda sormuş;&lt;br&gt;
-uzun zamandır gözükmüyorsun neler yapıyorsun diyince adam cevaplamış&lt;br&gt;
-ne yapayim İŞ gÜÇ namaz nİyaz bİrde s.kİme gÖre hoca buldum yaŞayip gİdİyorum.</description>
</item><item>
<title>Söylediler ve Öldüler</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Soylediler_ve_olduler.html</link>
<description>kim bekleyecek lan şimdi yeşil ışığın yanmasını!!!&lt;br&gt;
 bak şimdi nasıl baklıklama atlayacağım...&lt;br&gt;
 gönder,gönder ben tutarım!!!&lt;br&gt;
 ay!ne cici!isırır mı?&lt;br&gt;
 geel,geel,sağ yap geel...&lt;br&gt;
 yapma abi şeytan doldurur...&lt;br&gt;
 yav bu prizde elektrik var mı?&lt;br&gt;
 aa! abi acaip seri bu araba ya...&lt;br&gt;
 olum eşek şakası yapmayın bee!!!&lt;br&gt;
 hala karlı mı gösteriyor hanım?&lt;br&gt;
 aa...nevzat bak abim geliyor...&lt;br&gt;
 hocam ne olur son bir soru daha sorun...</description>
</item><item>
<title>sabret karıcım</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sabret_karicim.html</link>
<description>evli bir çift hergün ilişkiye giriyorlarmış kadın birgün bana ütü almazsan sen le birdaha ilişkiye girmem demiş ve adam ütü almak için bir beyaz eşya bayisine gitmiş ve cebinde ütü alacak kadar parası yokmuş ve ölece baka vermiş mazgaza sahibi adamın ütü alamayacagını anlayınca dalga geçmek için adamı çagırmış gel adam sen bu ütüyü sikinle kaldır ütüyü sana verecem demiş adam kabul etmiş ve başarmış eve gelmiş karısına vermiş ütüyü.ogün karısıyla ilişkiye girmemiş aradan 4 gün geçmiş hala adamda tık yok kadın dayanamayıp sormuş bey neden artık ilişkiye girmiyoz demiş adam sabret karıcım bi buzdolabı var onuda alıyım ......</description>
</item><item>
<title>profesör</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/profesor.html</link>
<description>adamın biri balonla seyahate çıkmış.bir ara öyle bir fırtına öyle bir fırtına ki,balon almış başını gitmiş.bizim ki kayıp,nerde oldugunu bilmiyor,nasıl ögrenebilirim acaba diye dusunurken bir bakmış aşağı ,patika yoldan bir bisikletli gidiyor.seslenmiş hemen:&lt;br&gt;
  -arkadaş bakar mısın?&lt;br&gt;
 evet demiş adam,buyrun.&lt;br&gt;
 bizim ki&lt;br&gt;
  -ya demiş ben nerdeyim acaba söylermisiniz.&lt;br&gt;
 adam gülmüş,&lt;br&gt;
  -ha ha ha.nerde olacaksınız,tabi ki balondasınız demiş.&lt;br&gt;
 bizim ki şaşırmış,biraz da kızmış tabii.&lt;br&gt;
  -allah allah,demiş&lt;br&gt;
  -balonda oldugumu biliyorumda kardeşim,balon nerede onu soruyorum   demiş.&lt;br&gt;
   adam;&lt;br&gt;
  -bunu bilemeyecek ne var,havada tabi ki demiş.&lt;br&gt;
 bizimki iyice çileden çıkmış,ama merakta etmiş ve demişki adama;&lt;br&gt;
  -afedersiniz.size bir şey daha sormak istiyorum&lt;br&gt;
  -buyur sor&lt;br&gt;
  -siz profesör müsünüz?&lt;br&gt;
 bu defa adam şaşırrmış ve&lt;br&gt;
  -evet ama nerden bildin demiş&lt;br&gt;
  -ne olacak demiş bizimki.&lt;br&gt;
 söylediklerinin hepsi doğru ama boş demiş boş...&lt;br&gt;
  profesorlere İthaf olunur....&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Şapkacı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sapkaci.html</link>
<description>sapka satarak gecinen bir adamin yolu birgun bir ormana dusmus... &lt;br&gt;
bi sure yurudukten sicaktan ve yorgunluktan bunalmis, bir agacin altina oturmus,&lt;br&gt;
sapkalarla dolu sepetini de yere koymus, ve uykuya dalmis... &lt;br&gt;
birkac saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanmis.. bir de&lt;br&gt;
bakmis ki yanindaki sepet bombos,&lt;br&gt;
sapkalar gitmis..!! bir de kafasini kaldirip agaca bakmis ki,&lt;br&gt;
agacin dallarinda bi suru maymun, her birinin kafasinda adamin sapkalari.... &lt;br&gt;
adam dusunmeye baslamis:&lt;br&gt;
"ben simdi napicam, sapkalari bu maymunlardan nasil alicam...?".. &lt;br&gt;
dusunceli bi sekilde kafasini kasirken bi bakmis maymunlarda adamin taklidini &lt;br&gt;
yapiyolar kafalarini kasiyolar... &lt;br&gt;
adam ellerini havaya kaldirmis , maymunlar da aynisini yapmislar.. &lt;br&gt;
derken adam napicagini bulmus.. kendi basindaki sapkasini cikartip yere&lt;br&gt;
atmis, tabi maymunlar da kafalarindaki sapkalari hemen yere atmislar.. adam &lt;br&gt;
boylece butun sapkalari toplayip sepetine koymus... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
aradan 50 yil gecmis... artik adamin bir torunu varmis, o da dedesi &lt;br&gt;
gibi sapka saticisi olmus... &lt;br&gt;
gunlerden birgun onun da yolu ayni ormana dusmus. hava yine cok sicakmis &lt;br&gt;
ve genc adam bir agacin altina oturmus, sapkalarla dolu sepetini yanina koymus &lt;br&gt;
ve uykuya dalmis.... bir saat sonra uyanmi bir de bakmis sepetin icinde sapkalar yok?!?!.. &lt;br&gt;
derken tuhaf sesler duymus bir de kafasini kaldirmis ki agacin ustunde bi suru &lt;br&gt;
maymun, hepsinin kafasinda birer sapka.... &lt;br&gt;
adam dusunmus: "dedem yillar once bana bir hikaye anlatmisti... &lt;br&gt;
napicagimi cok iyi biliyorum.... &lt;br&gt;
"adam kafasini kasimaya baslamis, maymunlar da aynisini yapmislar... &lt;br&gt;
adam ellerini havaya kaldirmis, maymunlar da ellerini kaldirmis.... &lt;br&gt;
ve adam gulumseyerek kendi basindaki sapkayi cikarmis yere firlatmis. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
o anda maymunlardan biri agactan inmis, adamin yere attigi sapkayi kapmis, &lt;br&gt;
adama da bi tokat atmis ve :&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"sadece senin mi deden var lan hiyar!!..??" demis. &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Aile Terbiyesi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Aile_Terbiyesi.html</link>
<description>kadının biri üç tane kızını üç tane erkekle üç odaya kapatacakmış.onlara daha öncesinden bir teklifte bulunmuş.kızlarına:&lt;br&gt;
-hepinizin kapısını dinleyeceğim en seksi sesi çıkaranı o adamla evlendireceğim.demiş.&lt;br&gt;
kadın odaları kilitlemiş ve sırayla her odayı tek tek dinlemeye başlamış.birinci odadan inanılmaz zevkli dakikaların geçtiğini anlatan sesler geliyormuş.ikinci odadan hayvani duyguların daha ön planda olduğunu anlatan sesler geliyormuş.üçüncü odadan ise tek bir ses bile yokmuş.kadın kızlarını tek tek dinlemiş ve üçüncü odadaki çekingen olan kızına merakla sormuş:&lt;br&gt;
-kızım senin odandan neden hiç ses gelmiyordu?&lt;br&gt;
kızı:&lt;br&gt;
-anne sen dememiş miydin ağzında birşey varken konuşma diyen?&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Yaşlı Kadın ile Meşe Ağacı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yasli_Kadin_ile_Mese_Agaci.html</link>
<description>kuraklık o yıl, new jersey?in yemyeşil çayırlarını kahverengine&lt;br&gt;
çevirmiş ve tüm new jerseylilerin gurur kaynağı yüzyıllık dev ağaçların yapraklarının zamanından önce dökülmesine neden olmuştu.&lt;br&gt;
kuraklığın kırküçüncü gününde, küçük bir kentin yoksullar mahallesinden geçen tom greenfield adlı genç bir tarım uzmanı, tozlu yolda bir kova suyu sürüklercesine taşıyan yaşlı bir kadına rastladı.otomobilinin camını indirdi veyaşlı kadına seslendi:&lt;br&gt;
?sizi gideceğiniz yere kadar götürebilir miyim, bayan??&lt;br&gt;
yaşlı kadın teşekkür etti ve bir kilometre kadar geride kalan evini işaret etti:&lt;br&gt;
?zaten şu kadarcık bir yoldan geliyorum? dedi ve yüz metre ötedeki&lt;br&gt;
dev bir meşe ağacını göstererek &lt;br&gt;
?zahmet etmenize gerek yok...? dedi.iki üç adımlık yolum kaldı. &lt;br&gt;
greenfield, kadının bir kova suyu ne yapacağını merak etti. onu arkasından izledi. yaşlı kadının, zorlukla taşıdığı kovayı&lt;br&gt;
bahçenin uzak bir köşesindeki büyük meşe ağacına kadar sürükleyip,&lt;br&gt;
sonra da kovadaki suyla meşe ağacını suladığını görünce, hem hayran kaldı,hem de şaşırdı. yanına yaklaştı ve sordu:&lt;br&gt;
?bu ağacı sulamak için mi o bir kova suyu bir kilometre öteden taşıdınız? güçlükle kaldırdığınıza göre kova galiba çok ağırdı.? yaşlı kadın, genç adama gülümseyerek baktı.&lt;br&gt;
?tam 81 yaşımdayım. bu ağaç ise, yaşamdaki tek dostum.&lt;br&gt;
küçük bir kızken arkadaş olmuştum onunla. Şimdi hiçbiri yaşamayan&lt;br&gt;
tüm arkadaşlarımla bu ağacın çevresinde, bilseniz ne oyunlar oynadık,&lt;br&gt;
onun gölgesinde nasıl dinlendik... bu ağaç kurursa ne yaparım, ben?&lt;br&gt;
tarım uzmanı genç adam, yüzyıllık dev meşe ağacına uzun uzun ve &lt;br&gt;
dikkatlice baktı. deneyimli gözü, ağacın giderek kurumakta olduğunu görmekte gecikmedi. yaşlı kadın, meşe ağacıyla arkadaşlığını anlatmayı sürdürdü:&lt;br&gt;
?annem beni dövdüğü ya da azarladığı zaman bu ağaca tırmanırdım,&lt;br&gt;
onun kollarına sığınırdım? dedi. ?nişanlım, parmağıma nişanı ağacın altında taktı.benim için böylesi anılarla dolu olan bu ağaç için, bir kilometre öteden bir kova su taşımamı gerçekten çok mu görüyorsunuz??&lt;br&gt;
yaşlı kadın ertesi gün elinde su kovasıyla yine meşe ağacına giderken,ağacın çevresinde beş altı işçinin çalışmakta olduğunu gördü.kovayı yere bıraktı ve işçilere doğru koşarak&lt;br&gt;
?bırakın ağacımı? diye bağırdı.&lt;br&gt;
?dokunmayın benim ağacıma...? &lt;br&gt;
işçilerin başındaki adam kasketini çıkardı ve yaşlı kadınısaygıyla selamladı:&lt;br&gt;
?ağacınıza kötü bir şey yapmak için değil,onu kurtarmak için geldik, hanımefendi? dedi.&lt;br&gt;
?ağacınızın köklerinin çevresinde kanallar açtık ve onları tankerimizin deposundaki suyla doldurarak, ağacınızı bol bol suladık.? &lt;br&gt;
yaşlı kadın su tankerinin üzerinde yazılı olan ?greenfield fidanlığı? adına takıldı. &lt;br&gt;
?fakat ben sizi çağırmadım ki?? dedi.&lt;br&gt;
?kim gönderdi sizi buraya?? &lt;br&gt;
adam, saygılı tavrıyla yanıt verdi: &lt;br&gt;
?bizi buraya gönderen kişi, adını söylemedi efendim? dedi. &lt;br&gt;
yaşlı kadın, yeterli suya kavuşan arkadaşı meşe ağacının altında durdu dün sohbet ettiği genç adamı anımsamıştı, işçilerin tek tek ellerini sıktıktan sonra uzaklaşan kamyonun arkasından yaşlı gözlerle baktı.</description>
</item><item>
<title>ÇÖL</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/coL.html</link>
<description>cemal,kemal,ali,veli çölde gezintiye çıkarlar.yollarını kaybederler.nereye gittiklerini bilmeden giderler.çok susarlar onlerine koca bir küp su çıkar.veli hepsini içer.gitmeye devan ederler.çok acıkırlar ve onlerine koca bir tepsi yemek çıkar.veli koşar ve hepsini yer.daha sonra önlerine bi çuval dolar ve bir at çıkar.veli dolarları alır ve kaçar.diger üç arkadaş çölden kurtulur ve bir lokantaya giderler.sıçana kadar yerler ama hiç paraları yoktur.adam hesabı getirir. kemal der:abi bizim hiç paramız yok&lt;br&gt;
adam:o zaman sizi s....kecemi.&lt;br&gt;
o zaman ali veliyi arar ve olanları anlatır.veli bomba,tabanca,taramalı,makineli ne tür savaş malzemesi varsa alır ve gelir ve der:onu s..kmeyin beni s..kin</description>
</item><item>
<title>çok kötü gün</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/cok_kotu_gun.html</link>
<description>karneleri aldıktan sonraki gün sitede arkadaşlarla buluşup internet kafeye gittik,o gün çok ters şeyler oldu oturduğum bilgisayar birden kapandı ve açılmamıştı internet kafeci bilgisayarcı çağırıcakyı numaramı aldı bozulmuşsa parasını alcaktı sonra akşam sitede arkadaşlarla gece oturuyorduk babam bi arkadaşıyla buluşmuştu ve geri geldiği vakit ben aşağıdaydım ve bisikletimde aşağıdaydı babam arabayla bisikletimi hurdaya çevirdi (bisiklet yolun ortasındaydı) araba mahvoldu ve babam bana çok kızdı sonra gece arkadaşlarla sitedin köşesindeydik tek işık kaynağı da bozulmuştu bütün gün yaşadıklarımdan dolatı ağlıyordum.arkadaşlar teselli etmeye çalışıyorlardı ertesi gün sabahı evde kimse yoktu cepten aradığımda kimsenin telefonu açık değildi ve kahvaltı yapmamaıştım ve çok açtım internet kafeye gittim sahibi çekap sonucu verem olduğunu ve bilgisayarın bozulduğunu söyledi.parasını istedi babam eve geldi ve abimin öldüğünü söyleyerek ağlıyordu o günlerden beri hiç sevinemedim hala öyleyim yardım edin bunu babamla yazdık durumumuz çok kötü borçlar falan babam çok içiyordu halada öyle arkadaşlarım siteden taşındı ve 1 kişi kaldı ben hergün camdan düşüyorum gibi hissederek yatakta çok ani hareketler yapıyorum size hayatta iyi şanslar ben bittim bunlar gerçek 2003 yılı teketekte çıkmıştım</description>
</item><item>
<title>Gözlük Tak</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gozluk_Tak.html</link>
<description>dershanene bir sınıfın camı kirlenmiştir Öğrenciler hademeyi camı silmesi için sınıfa çağırırlar.hademe camı temizler öğrencilerden bir tanesi hademeye takılmak için:- gözüme girdin der. hademenin cevabı yeri yerinden oynatır:-gÖzlÜk tak da dÜŞmeyeyİm</description>
</item><item>
<title>Yanıkları atma</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yaniklari_atma.html</link>
<description>temel ile dursun amerika'da itfaiye teskilatina girerler, yangin ihbari alinir.&lt;br&gt;
Çok katli bir binada kreste yangin çikmistir. itfaiyeci merdiveni çalismaz.&lt;br&gt;
temel yukari çikar. dursun asagida kalir..&lt;br&gt;
temel asagida bekleyen dursun'un kucagiına çocuklari atmaya baslar. temel atar, dursun tutar, kaldirima koyar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken besinci zenci çocukdur..&lt;br&gt;
temel birakir, dursun yakalamak için kollarini açmaz. Çocuk paat yerde.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
tekrar at, tut kenara koy, tut at kenara koy. temel yine zenci çocuk atar dursun yine tutmaz. &lt;br&gt;
Çocuk paat gene yerde..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
dursun yukari bagirir:&lt;br&gt;
"yaniklari atarak vakit kaybetme.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Mehter Takımı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Mehter_Takimi_.html</link>
<description>günün birinde cennetin kapıları hızla çarpılmaya başlamış.sanki gök gürlermişçesine.cennetin nöbetçisi seslenmiş -kim ooo .dışardakiler cevap vermiş bizizzz İstanbul'u feth eden fatih'in yigitleriyizz.cennetin nöbetçisi hemen buyrun diyerek içeriye almış.aradan 40 yıl geçmiş ve herşey yolunda giderken kapılar aynı şiddetle çarpılmaya başlamış.ve cennetin bekçisi yine aynı soruyu sormuş -kim ooo.dışardakiler yine aynı cevabı vermiş bizizzz İstanbul'u feth eden fatih'in yigitleriyizz.bekçi inanmamış tabii.hadi leyn demiş onlar geleli 40 yıl oluyo sahtekerler diye çıkışıp bunlara kapıyı açmamış.bu kez dışardakiler karşılık vermiş -biz mehter takimiyiz ancak gelebilldiiik!</description>
</item><item>
<title>Yangında Yağmur Aracı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yanginda_Yagmur_Araci.html</link>
<description>bir otelde yangın çıkmış:&lt;br&gt;
 bu otelin en üstünde temel, dursun ve kemal üçü kalmış.&lt;br&gt;
 dursun, eline aldığı şemsiyeyle aşağı fırlamış.&lt;br&gt;
 kemal:&lt;br&gt;
 -hey! o şemsiyeyi neden bizimle paylaşmıyorsun?demiş.&lt;br&gt;
 dursun:&lt;br&gt;
 -senin gözlerin kör mü?diye bağırmış. &lt;br&gt;
 kemal:&lt;br&gt;
 -artık doktora gidip göz kontolü yaptırsam iyi olur, demiş.&lt;br&gt;
kemal, diğer şemsiyeyi alıp otelden atlamış ve kurtulmuş.ve temel otelin en üstünde yalnız kalmış.&lt;br&gt;
 birden "gÜmmm" diye bir ses gelmiş.&lt;br&gt;
 bir bakmışlar temel yere yapışmış.&lt;br&gt;
 temel'e sormuşlar:&lt;br&gt;
 -ne oldu.bir şeyin var mı?&lt;br&gt;
 temel:&lt;br&gt;
 -bir şeyim yok.&lt;br&gt;
 temel:&lt;br&gt;
 -dolapta şemsiye yoktu ama yağumrluk vardı.</description>
</item><item>
<title>TEMBEL</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/TEMBEL.html</link>
<description>iki arkadaş istanbul üniversitesinde okuyolar bunun biri istanbullu biri antepli tam okul kapanmaya yakın son sınavlarını oluyorlar. sınav sonuçlarıda okul kapandıktan on beşgün sonra açıklanacak. antepli arkadaş ailesine çok düşkün olduğundan eve gelmesi icap eder ve arkadaşına derki ya kardeş ben gideyim memleketime sen bana sınav sonuçlarını sana zahmet telefonla bildirirmisin der. tabi arkadaşı tamam elbette bildiririmder. antepli aman ha telefona babam veya annem çıkarsa 1 zayıftan kalmışsam 1 mehmetin selamı var dersin anlarımki 1 dersden kalmışım 2 mehmet dersen anlarımki 2dersden kalmısım 3 dersen 3 dersden kalmışımdır tamammı tamam. aradan onbeş gün gecer çocuk arar şans buya telefona babası çıkar çocuk başlar ya amca ben işte filan filanın okuldan arkadaşıyım size söyleyeceklerimi iletirmisiniz der babasıda tabi oğlum oğlumun arkadaşısın neden iletmeyeyim. dayı oğlunuza söyleyin muhammet ümmetinin ona selamı var...</description>
</item><item>
<title>kayıçı 18</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kayici_18.html</link>
<description>dördüncü murat zamanında derki murat karada  içki içmek yasaktır  ve sandalcının biri devamlı içki içmeye devam eder murat bunu duyar ve vezirinide alarak normal bir vatandaş gibi kayığa biner adam hareket edince ,içki içmeye başlar murat sorar içki içmek yasak değilmi? diye oda cevap verir karada yasak denizde değilki der murat'ada içki ikram eder murat içer ve biraz sonra ben dördüncü murat buda vezirim der adam da cevaplar hadi lan bir duple verdim biriniz vezir biriniz padişah oldunuz şişeyi versem biriniz allah biriniz peygamber olursunuz der</description>
</item><item>
<title>Ada</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ada.html</link>
<description>nam_ı kemal ile bir arkadaşı gemide yolculuk ediyorlarmış. arkadaşı son derece palavrayı seven biriymiş.   nam-ı kemala dönüp demişki;&lt;br&gt;
-hiç unutmam yine böyle bir gündü denizde fırtına çıktı. gemi batmak üzereyken ben geminin yan tarafından bir *ıçtım bir *ıçtım bir ada oluştu gemidekiler  üzerine çıkıp kurtuldular demiş. nam-ı kemal bunun altında kalırmı oda anlatmaya başlamış;&lt;br&gt;
-benimde öyle bir  deneyimim oldu gemi batmak üzereyken bende *ikimi çıkarıp karşı kıyıya uzattım herkez üzerinden karşıya geçerek kurtuldu demiş.&lt;br&gt;
bunun üzerine arkadaşı itiraz etmiş ve  nam-ı kemal e"hadi ordan" demiş.&lt;br&gt;
nam-ı kemal  sinirlermiş ve arkadaşına dönerek " o *öte bu *arak az bile demiş.</description>
</item><item>
<title>dünya savaşı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/dunya_savasi.html</link>
<description>adamın biri hanallık yapıyor ve çalıştığı iş çok yorucuymuş &lt;br&gt;
akşam eve geldiğinde bitkin bir halde birde karısını tatmin etmeye çalışıyormuş &lt;br&gt;
yine bir akşam yorgun argın geç saatte eve gelir ve yatmak için yatak odasına girer yatağa yatar yatmaz karısı  bey bey! iki düşman var öldürde öyle uyu der tabi adam çaresiz karısıyla ilişkiye girer işi bitince uyumak için arkasını döner fakat oda ne karısı&lt;br&gt;
-bey bey 2 düşman daha öldür der tabi adam bitkin bir şekilde tekrar karısıyla birlikte olur &lt;br&gt;
tam uyuycak yine aynı şeyler bir kaç defa daha olu vakit sabah olmaktadır adam bitmiş kaçar yataktan çocuğunun odasına çocuğu uyanır ve ne oldu baba diye sorar babası &lt;br&gt;
yok birşey oğlum ananın a.ında dünya savaşı çıktı</description>
</item><item>
<title>KADINLARIN ASKI</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/KADINLARIN_ASKI.html</link>
<description>ben avusturyada yasiyorum.&lt;br&gt;
ben bir dj"im.&lt;br&gt;
bir gün yine viyana millenium city"ye eserlerimden bir kac tane patlatmak icin gitmistim.beni dinleyenler arasinda bir kisi cok hosuma gitti.o kadar güzeldiki, yesil gözlü,sari sacli,üstünde bir gömlek ve mini etek vardi.gömlegin üsten 2 dügmesi acikti.neredeyse gögüsleri tam görükecekti.mini etegide cok kisa ama ben yukaridan baktigim icin tam göremiyordum.konserden sonra yanina gidip konusurum diye düsündüm ama yaninda 3 erkek 2 de kiz vardi.herhalde biride onun erkek arkadasi diye düsündüm.gitmeyim dedim ama ben bir sanatciyim herkesle konusabilirim diye birsey geldi aklima.konser sonunda yanina gittim.o sirada sahneye eko fresh cikmisti.dans edenler,hip-hop yapanlar.ben onun yanina gidince oda bana yaklasip beni ve müzigimi cok begendigini söyledi.bende ona tesekkür edip onunda cok güzel oldugunu söyledim.sonra ona dans etmeyi teklif ettim kabul etti.dans ederken bir yandanda tanistik.o zaten beni biraz taniyordu.sonra o kendini bana tanitti.ismini ögrenmeyi basardim.&lt;br&gt;
"karina"&lt;br&gt;
sonra dans ederken gözüme gömleginin cok acik oldugu takildi.sütyenini net görebilmek mümkündü bir adanda sok oldum o heyecanla titremeye basladim karina"da bunu farketti bana bakarak gülümsedi ben kipkirmizi olmustum.sonra ayrilma zamani geldi, diger üc arkadasi geldi.bana gitmesi gerektigini söyledi.bende onu yemege davet ettim yarin saat 6"da.&lt;br&gt;
sabah oldu cok sik olmam gerekiyordu üstümü giydim ve arabaya atlayip restaurant"in yolunu tuttum.saat 6"da demistik saat 6:00 oldu daha gelmedi.tam kalkacagim sirada geldigini gördüm.dünkünden dahada güzeldi.gelip özür diledi konustuk dün yanindakinin erkek arkadasi olup olmadigini sordum "hayir sadece arkadasim"dedi.&lt;br&gt;
cok sevinmistim.elbisesi bu kezde cok dardi.hem cok hosuma gidiyor hemde cok kiskaniyordum.saat 9 oldu iki saat oturmustuk.gitmesi gerektigini söyledi.2 saat 2 dakika gibi gelmisti bana.yarin ne yapacaksin diye sordum.okula gidecegini söyledi.onu okuldan alabilecegimi söyledim sevindigini gözlerinden anladim kabul etti.gece hep inu düsündüm "keske simdi yanimda olsa"diye hayal ettim bir türlü sabah olmuyordu dakikada bir saate bakiyordum.sonra uyuya kalmisim okuldan cikmasina 20 dakika kalmis hemen atlayip yanina sürdüm.okuldan cikarken sanki herkes ona bakiyordu cok kiskanmistim.bana ne yapacagimizi sordu.bende istersen bana gidelim buluruz birseyler dedim.ilk önce biraz korktu sonra kabul etti.ona türk kahvesi ikram ettim aci ama güzel oldugunu söyledi.hemen yan yana oturuyorduk.kendimi tutamadim bir anda elim onun bacagina gitti.oda utanmisti bende.Özür diledim hic konusmadi.sonra sanki özür dileyen ben degilmisim gibi dokunmalarimi artirdim hic rahatsiz olmusa benzemiyor ama biraz korkuyordu.ister istemez konu sex"e geldi.ona bakire olup olmadigini sordum bakireyim dedi.biraz sasirdim viyanada 17 yaindaki birinin daha bir erkekle beraber olmamasi imkansiz gibi birseydi.sonra agizindan laf almaya calistim."yani ben ilk olacagim"dedim.utandi.sonra birazcik daha ileriye gittik ve artik o bir anlamda benim olmustu.o gecede bende kaldi.bir gün sonra annesiyle biraz tartismis.annesi o gün disariya cikmasina izin vermemis beni aradi ve bunlari söyledi.cok üzüldüm.bir gün sonra bulustuk.bana hata yaptigimizi birbirimizi daha cok az tanirken sex yaptigimizi söyledi,bende bunun farkindaydim.artik hep beraberdik annesi bana güveniyor bazende bende kaliyordu.avrupada bir erkekle bir kizin sex yapmasi cok normal karsilaniyor.her zaman beraberdik.beni annesinden cok görüyor eve bir günde 2 saat gidiyor yada gitmiyordu.sonra babasinin fransadan döndügünü beni onunla tanistirmak istedigini söyledi.onlara gittik oturduk biraz konustuk sonra karina"nin kiz kardesi janena geldi oda ablasi gibi cok güzeldi.ister istemez gözüm janena"e takiliyordu oda bunu farketmisti.inanilmaz birsey bir etek giymisti sanki hic yok altindan tangasini net görebiliyordum.beni cok etkilemisti.izin istedi caylari tazelemeye gitti.bende arkasindan tuvalet bahanesi ile ciktim onu cok begendigimi söyledim cok sasirdi.birsey söylemeden iceriye gitti.babasi o gün orda yatmam icin cok israr etti.kabul ettim.herkes yatinca janena aklima takildi ne güzeldi bacaklari,teni.hic ses yapmadan janena"in odasina girdim yatmis yorgan acilmis bacaklari görüküyordu kendimi tutamadim ona sarilmaya öpmeye basladim.sonra uyandi önce bagiracakti sonra sustu.biraz korkmustu.cok hosuna gidecegini söyledim o gece beraberdik o sirada annesi geldi bizi o halde gördü hic birsey söylemeden cikti.sabah oldu cok korktum eger karina"ya söylerse diye cünkü karina!yi seviyordum.annesi ne bana nede janene"e bir kelime etmedi.kahvaltidada hic konusmadi.sonra karina"ya anlatmis benden ayrildi cok özür diledim cünkü onu seviyordum ama kabul etmedi ne kiz kardesini nede beni affetti en son intihar haberini aldim bende intihari düsündüm ama basaramadim cünkü ben onu onun beni sevdigi kadar sevmemisim ben daha korkakmisim.kadinlar severse sonuna kadar severmis.</description>
</item><item>
<title>Asd</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Asd.html</link>
<description>ingilterede araba fren sistemleri fuarı düzenlenir.100m ileri bir çizgi çizilir ve ev sahibi ingilizatlarcıtroenine derken 60-120/180 tam çizgiye 3cm kala dururve iner insanlara döner ve işte westinghouse der.hemen italyan atladığı gibi ferrarisine 60-80/240tam çizgiye 1cm kalır.ve iner insanlara döner ve abs,abs der.aradan biraz zaman geçer ve bizim temel atlar hacı muratına 60-80/90 araba başlar kıç atmaya çizgiyi geçer,ve bir ağaca kondurur durur.iner ve döner insanlara derki işte asd asd nedir diye sorarlar temele temelde cevap verir anasını siksen durmuz.</description>
</item><item>
<title>*rospu çocukları</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/*rospu_cocuklari.html</link>
<description>ingiliz alman ve temel amerikadan yola çıkmışlar londra'nın üzerinden geçerken ingiliz kendini aşağıya atmak istemiş ama tutmuşlar ve kendini neden atmak istediğini sormuşlar oda benim annem londrada fahişelik yapıyor ölmek istiyorum demiş münih'in üzerinden geçerken alman kendini aşağıya atmak istemiş ama izin vermemişler sen neden kendini atmak istiyorsun demişler almanda benimki daha beter benim annem ve kız kardeşim münih te fahişelik yapıyor demiş istanbuldan geçerken temel aşağıya atlamak için atak yapmış ama onuda yakalamışlar senin kimin fahişe demişler sen neden ölmek istiyorsun demişler oda benim hiçbirşeyim fahişe değil ama bu kadar *rospu cocuklarıyla beni aynı uçakta görürlerse rezil olurum demiş</description>
</item><item>
<title>yılan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/yilan.html</link>
<description>bir gün bir adam gölden su içerken yılan gelir ve adama bakar adam su içmeye devam eder bir süre bakışırlar yılan tıslayarak adamın üstüne gelir adam derki görmüyormusun su içene yılan bile karışmaz der yılan cevap verir ve henüz bize öyle bir bilgi gelmedi yakaladığını sok dediler der.....</description>
</item><item>
<title>Alman vatandaşı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Alman_vatandasi.html</link>
<description>uzun cabalar sonucunda alman vatandasligina kabul edilen genc,&lt;br&gt;
babasina surpriz yapmak icin sevinc icinde eve kosmus:&lt;br&gt;
- babaaa, bak alman vatandasiyim artik...&lt;br&gt;
birinci kusak milliyetcilerden olan baba cok sinirlenir:&lt;br&gt;
- ulan soysuz, hangi yuzle gider de alman vatandasi olursun, diye&lt;br&gt;
gurlerken oglunun suratina bir de osmanli tokadi askeder... kosa kosa geri donen oglan bir yandan da soyle soyleniyormus:&lt;br&gt;
- su hale bak yaa, alman vatandasi olali bir saat gecmedi turklerle basim belaya girdi...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>zebra fil</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/zebra_fil.html</link>
<description>yine bir gün bu istihbarat örgütleri arasında bir yarışma düzenlenmiş yarışma kurallarına göre afrikanın bir çölünde en çabuk zebra bulan yarışmayı kazanacakmış. tüm örgütler hazırlanmış ve yarışma startı verilmiş. 10 dakika geçmeden israil mossad bir zebrayla gelmiş. hemen ardından kgb ve hemen ardından cıa gelmiş ama mitten ses çıkmıyormuş. aradan iki gün geçmiş ve jüri tam mitten umutkesildi diyerek diskalifiye edecekmişki uzakta bir karaltı görünmüş mit elinde bir fille geliyormuş. jüri hemen ayaklanarak bu ne biz sana zebra bul dedik sen bize fil gtirdin demiş. bunun üzerine mit öncelikle hayvana bir sorun bakalım demiş. hayvana sen nesin diye sorulunca fil başlamış ağlamaya ve anlatmay "abi allah belamı versinki ben zebrayım wallaha bak yemin ediyorum" demiş. bundan işkillenen cia neden getirmek bu kadar sürdü demiş ve mit " bulalı çok oldu ama türke öğretmek zamanımı aldı...</description>
</item><item>
<title>jet sky</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/jet_sky.html</link>
<description>tatile gelen kadın deniz kenarına iner  sahilde kimse yoktur biraz güneşlenip denize girdikten sonra sıkılır ve jet sky'e binmek ister gelir jet sky kiralanan yere ve etrafta temeli görür herhalde budur ilgili şahıs diyerek &lt;br&gt;
beyfendi jet si..ci sizmisiniz &lt;br&gt;
temel etrafına bakar o bayandan başka kimseyi göremez &lt;br&gt;
ve cevap verir &lt;br&gt;
hayır ama vaktiniz varsa yavaş yavaş si..kerim</description>
</item><item>
<title>eskıya</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/eskiya.html</link>
<description>bi grup eskiya bir köyü basmıs ve bu köyün turkiyenin en namuslu köyü olarak nam saldıgınıda biliyorlar. eskiyalar tum koyluleri meydanda toplamıs kadınların gözlerini baglamıslar erkekleride soyup sıraya sokmuslar.kadınlara demislerki kocasının penisini eliyle tanıyanın hayatını bagıslicaz demisler yoksa ölüceksiniz.bu arada eskiyalarda soyunup erkeklerin arasında sıraya geçmişler.&lt;br&gt;
ilk kadın gözleri kapalı sıranın basından itibaren erkeklerin penisini ellemeye baslamıs&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- bu benim koca degildir&lt;br&gt;
-bu benim koca degildir&lt;br&gt;
-bu benim koca degildir&lt;br&gt;
-bu bizim köyden degildirrr. :)</description>
</item><item>
<title>Müdahele</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Mudahele_.html</link>
<description>hakim kaynanasını dövmekten sanık bir adamın &lt;br&gt;
muhakemesine bakıyordu.Şahitlere sordu: -bu adamı kaynanasını &lt;br&gt;
döverken gördün mü? -gördüm efendim. -neden müdehale &lt;br&gt;
etmedin? -neden müdehale etmeyim hakim bey ... yardıma &lt;br&gt;
ihtiyacı yoktu ki evire çevire dövüyordu!.... &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>benimki senden salak</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/benimki_senden_salak.html</link>
<description>İkİ komutan bİr gÜn 7.ve8. bÖlÜkten İkİ salak askerİ yanina ÇaĞirir.ve bunlari test ederler.1.komutan benİmkİ Çok salak der 2.komutanda benİmkİ sendende salak der askerlerİ ÇaĞirirlar 1.komutan askerİne derkİ gİt halana sor sen evdemİsİn deĞİl mİsİn sor der.2.komutangİt pazardan 100 bİne ne bulursan al gel der ve İkİsİ Çikar yola bunlar yolda konuŞurlar ve 1.asker derkİ benİm komutan Çok salak der ne eve gİdecem telefon varya der 2.askerde benİmkİ senİnkİndedenne salak der 100 bİne gİt sen al (pezevenk)der ve gerİ dÖnerler...</description>
</item><item>
<title>Nerde nerde..</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Nerde_nerde...html</link>
<description>bir gün meshur sosyete partilerinden birinde, bir yarisma düzenlenir ve sunucu: Önümüzde duran ve icinde her cesit vahsi su canlisinin bulundugu bu havuzdan kim karsidan karsiya yüzerek gecerse, bir ev ve lüks bir araba kazanacak.. kalabaliktan ses yok.. Ödülü artirmaya karar veren sunucu: kim havuzu yüzerek karsidan karsiya gecerse, bir ev, bir araba ve 200 bin dolar para kazanacak.. yine ses yok.. sunucu bu defa ödülü, bir ev, bir araba, 200 bin dolar para ve yaninda da bitane ibne diye aciklayinca, slaaps diye bir ses duyulur ve bir kisi havuzda cirpina cirpina yirtici balik ve timsahlardan kurtularak karsi tarafa gecer ve hemen: nerde,nerde diye bagirmaya baslar. sunucu: ne ariyorsunuz efendim diye yaklasir adama. adam: hani o ipne nerde diye bakinir etrafina. sunucu: o kadar ev araba ve para kazandiniz efendim ipneyi napacaksiniz deyince, yarali adam: ben sizin verdiginiz ipneyi degil, beni havuza iten ipneyi ariyorum...</description>
</item><item>
<title>tiyatro</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/tiyatro.html</link>
<description>iki isveçli bir tiyatro salonu açmışlar ama kimse gitmemiş birinin aklına bir fikir gelmiş tiyatroyu bu akşam bedava yapacaklardır bu sefer salon tıklım tıklım dolmuş tiyatro bittiğinde herkes dışarı çıkmaya çalışmış ama kapı kapalıymış ve kapıda çıkış 10 siterlin yazıyordur</description>
</item><item>
<title>Sadık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Sadik.html</link>
<description>bir avcı diğerine sordu: &lt;br&gt;
köpeğinizi satın almak istiyorum ama sadık mıdır? &lt;br&gt;
-hem de fazlasıyla sadık. size bu konuda yüzde 100 garanti verebilirim. &lt;br&gt;
-nasıl bu kadar emin olabilirsiniz? &lt;br&gt;
Şimdiye kadar 5 kere sattım. her seferinde de geri geldi. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>bal sürmüş</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/bal_surmus.html</link>
<description>bir gün bir adam ormanda kaybolur ve karanlıkta ilerlerken bir kilise görür&lt;br&gt;
halini anlatıp başrahipden geceyi geçirmek için izin alır&lt;br&gt;
akşam yemeğini yerler ve adam gösterilen odaya yatmaya gider&lt;br&gt;
gecenin ilerleyen saatlerinde çişi gelen adam kalkar ve tuvaleti aramaya başlar bu arada bir odanın kapısını açtığında yarıçıplak halde dolaşan bir kadın görür hemen uzaklaşır şaşkın adam başka bir odanın kapısını açtığında daha da hayretler içinde daire yapmış aletleri dışarıda tepelerinde dönen bir sineğe bakmakta olan rahipleri görür daha şaşırmış halde olan adam başka bir odada da *arağından tavana asılmış bir rahip görmezmi neyse adam işini bitirip odasına döner&lt;br&gt;
sabah olunca daha fazla dayanamaz ve kahvaltıda başrahibe gördüklerini anlatarak sorar başrahip cavaplar:&lt;br&gt;
--o gördüğün kadın bizim ihtiyaçlartımızı karşılamak için burada o gördüğün sinek hangi rahibin *ikine konarsa o gece o kadınla beraber olur&lt;br&gt;
--peki *ikinden tavana asılı olan rahip&lt;br&gt;
--o *ruspu çocuğu *ikine bal sürermiş yeni farkettik...</description>
</item><item>
<title>em em üfle üfle</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/em_em_ufle_ufle.html</link>
<description>çok zengin ve yaşlı adam karısı öldükten bir müddet sonra cinsel ihtiyacını karşılamak üzere geneleve gider&lt;br&gt;
burada bir kadınla konuşup kendisinin oral sexden hoşlandığını anlatır kadın kabul eder ve odya çıkarlar&lt;br&gt;
kadın adamın aletini çıkarıp anlaştıkları gibi oral sex yapmaya başlarlar&lt;br&gt;
ancak adam periyodik olarak &lt;br&gt;
--em em üfle üfle der&lt;br&gt;
neyseki iş biter adam çıkarıp kadına yüklüce para verir ve gidecekken kadın :&lt;br&gt;
--afedersiniz ama bir şey sorabilirmiyim der&lt;br&gt;
--tabii buyrun &lt;br&gt;
--neden ilişki esnesında sürekli em em üfle üfle dediniz&lt;br&gt;
--hanımefendi der adam o kadar kuvvetli emiyordunuz ki her seferinde çarşaf *ötüme kaçıyordu...</description>
</item><item>
<title>Haline Şükret</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Haline_sukret.html</link>
<description>dursun, çok feci bir trafik kazası geçirir... koma halinde hastaneye kaldırırlar. tedavi olurken kendine gelir. yatağında bakar ki bir kolu yok... hepten morali bozulur, asabileşir. bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:&lt;br&gt;
-ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi!&lt;br&gt;
diye bağırıp çağırır. kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. doktorlar başına toplanır, bakarlar dursun ciddi, başlarlar nasihata:&lt;br&gt;
-bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. sonra beterin beteri var. geçen yıl temel de kaza geçirdi. onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak.&lt;br&gt;
dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede temel'i bulur. bir de bakar ki, temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...&lt;br&gt;
bizim dursun'un kafası karışır ve hayretle temel'e yaklaşır:&lt;br&gt;
-ula temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... derken, bizim temel patlar:&lt;br&gt;
-ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. sırtım fena halde kaşuniyi... patlayrum.  &lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>haline şükür</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/haline_sukur.html</link>
<description>dursun, çok feci bir trafik kazası &lt;br&gt;
geçirir... koma halinde hastaneye kaldırırlar. tedavi olurken kendine gelir. yatağında bakar ki bir kolu yok... hepten morali bozulur, asabileşir. bir taraftan da hastaneyi birbirine katar:&lt;br&gt;
-ben tek kolla nasıl yaşarım şimdi!&lt;br&gt;
diye bağırıp çağırır. kendini hastanenin penceresinden atıp intihar edeceğini söyler. doktorlar başına toplanır, bakarlar dursun ciddi, başlarlar nasihata:&lt;br&gt;
-bak evladım, insan tek kolla da yaşayabilir, ölmediğine şükretsene. sonra beterin beteri var. geçen yıl temel de kaza geçirdi. onun iki kolunu birden kesmek zorunda kalmıştık... ama o senin gibi bağırıp, hastaneyi birbirine katmadı. Şimdi de gül gibi yaşayıp gidiyor. İnanmazsan git de bak.&lt;br&gt;
dursun, bir an sakinleşir, gider yukarı mahallede temel'i bulur. bir de bakar ki, temel'in hakikaten iki kolu kesik ama, temel bahçede kıvır kıvır oynuyor, hem de nasıl oynuyor...&lt;br&gt;
bizim dursun'un kafası karışır ve hayretle temel'e yaklaşır:&lt;br&gt;
-ula temel, eyi ki seni gördüm, yoksa hayatum gideyidi. ula bizim bi kolumuz kesildi diye intihar edeceğidum. ama senin, iki koli kesik vaziyette, hem de bi dansöz gibi oynamana karşı teselli oldum... Şu dünyanın haline bak, benum tek kolum kesildi diye intihar edecek kadar beyinsuzum, sense iki koli yok göbek ataysun... derken, bizim temel patlar:&lt;br&gt;
-ula sen manyak misun, ne göbek atmasi. sırtım fena halde kaşuniyi... patlayrum.  &lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>suyu ısıt</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/suyu_isit.html</link>
<description>kadının biri papağan almak üzere petshop'a gitmiş.kadın satıcı ahmet beye:eve geldiğimde beni karşılayacak,halimi hatrımı soracak bir papağan almak istiyorum demiş.ahmet bey'de kadına istediği özelliklere sahip papağanı satmış.kadın papağanı eve götürüp sormuş:eve geldiğimde beni nasıl karşılayacaksın?papağan:'hoşgeldin orospu' demiş.kadın bozulmuş;bak bir daha soruyorum,beni nasıl karşılayacaksın?papağan yine'hoşgeldin orospu' deyince kadın sinirlenmiş ve papağanı aldığı yere götürmüş.Şikayetini iletmiş.ahmet bey'de;siz papağanı bana bırakın,ben onu adam ederim,sabahta gelir alırsınız demiş.adam bir kazan dolusu suyu kaynatmış,papağanın kafasından tutmuş ve sormuş;sahibin gelince onu nasıl karşılayacaksın?papağan:'hoşgeldin orospu' demiş adam papağanı kaynar suyun içine sokmuş.ve bu işlem sabaha kadar devam etmiş.en sonunda hayvan akıllanmış.ve kadın papağanı almaya dükkana gelmiş.alıp eve götürdüğü papağana sormuş:gelince beni nasıl karşılayacaksın diye.'hoşgeldiniz  hanımefendi' demiş hayvan.peki demiş kadın ben bir bayan arkadaşımla gelirsem?'hoşgeldiniz hanımefendi,hoşgeldiniz hanımefendi' demiş papağan.peki ben bir erkek arkadaşımla gelirsem demiş kadın.papağan:hoşgeldiniz hanımefendi,hoşgeldiniz beyefendi.peki demiş kadın,ben eve iki erkek arkadaşımla gelirsem?papağan:ahmet suyu ısıt bu karı harbi orospu!</description>
</item><item>
<title>İmam-Papaz</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Imam_Papaz.html</link>
<description>günün birinde imam ile papaz bir uçak kazasında ıssız bir adaya düşmüşler.aradan günler haftalar geçmiş bunları aramaya gelen hiç kimse olmamış. aradam 1 ay geçtikten sonra papaz dayanamamış ve imama : 'İmam efendi gel seninle bir anlaşma yapalım.bir gün sen beni diğer günde ben seni beceriyim.'&lt;br&gt;
İmam baktı günler başka türlü geçmiycek 'tamam' demiş. &lt;br&gt;
İmam: 'yanlız bir şartım var günde sadece 1 defa deniycez başka yok. papaz kabul etmiş. papaz:'hadi ben başlayayım bu gün.'&lt;br&gt;
İmam: 'tamam hadi başla ama unutma ilk denemede yapamazsan bu günkü hakkın yanıyor unutma.&lt;br&gt;
donları indirmişler papaz imamın *tüne tam yükleniceği anda...&lt;br&gt;
İmam: ya isa demiş. papaz saygısından hemen donları toplamış ve o günkü hakkını doldurmuş. ertesi gün sıra imamda. İmam tam yüklenicek papaza... &lt;br&gt;
papaz : ya muhammed demiş. bu sefer de imam toparlanmış saygısından. ertesi gün sıra papazda yine. durum yine aynı şekilde papaz niyetlendiği anda imam ya meryem demiş. papaz yine toplanmış. &lt;br&gt;
İmamın canına artık tak etmiş. yarın ne olursa olsun bu papazı *ikecem demiş. ertesi gün imam:'hadi papaz efendi geç bakalım şöyle önüme demiş. papaz sırıtarak geçmiş imamın önüne. İmam malı çıkartmış yüklenicekken...&lt;br&gt;
papaz : 'ya allah'&lt;br&gt;
İmam : 'yaa bismillaaaaahhh' ............</description>
</item><item>
<title>okuduklarınıza inanın</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/okuduklariniza_inanin.html</link>
<description>bİr gÜn arkadaŞim ve annesİnİn arkadaŞlari cİn ÇaĞirmiŞlar.geldİĞİnde herkes korkudan vazgeÇmİŞ ve cİn onlara:'benİmle dalgami geÇİyorsunuz'demİŞ.sonra herks evİne gİtmİŞ. ertesİ gÜn kadanin kocasi İŞe gİtmİŞ, kadinda bahÇeyİ temİzlİyormuŞ sonra cİn kocasinin kiliĞina gİrerek ayaklari ters bİr Şekİlde gelmİŞ ve ne var ne yok herŞeyİ yikip,daĞimiŞ. ertesİ gÜn kalktiklarinda vÜcutlarinda İlgİnÇ yaralar varmiŞ!sİz sİz olun denemeyİn ve bana İnanin bu gerÇek,kollarindakİ yaralari gÖrdÜm...</description>
</item><item>
<title>sperm yarışı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sperm_yarisi.html</link>
<description>bir gün roma olimpiyat stadında en fazla sperm çıkarma yarışması düzenlenir.bu yarışmada türkiye yi namık kemal temsil etmektedir.İlk olarak fransız çıkar uğraşır uğraşır tartarlar 2 kilo gelir.spiker anonsla duyurur.peşine İngiliz çıkar uğraşır o da 5 kilo çıkartabilir.spiker yine anons eder.sıra bizim n.kemal egelmiştir.tam o sırada bir anons gelir.konuşan bizim n.kemaldir."yüzme bilmeyenler lütfen stadı terk etsin".</description>
</item><item>
<title>Köpek</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kopek.html</link>
<description>temel'in bir köpeği var ve bu köpek goril avcısı evlerinin yakınlarındaki gorillerden rahatsız olan insanlar temele başvuruyolar.birgün bir goril ağaçta temelin köpeği ağacı sallıyo gorili düşürüp sike sike öldürüyo.bir tane daha şikayet yine temel gidiyor köpek ağacı sallıyo goril düşüyor yine sikip sikip öldürüyor.daha sonra bir goril şikayeti daha köpek ağacı sallıyo goril düşmüyo sallıyo düşmüo sallıyo düşmüyo.temel bakıyo bu iş böyle olmuycak ben ağaca çıkıyorum eğer goril düşerse bişey yapmayın ben düşersem köpeği vurun.</description>
</item><item>
<title>eskıya</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/eskiya.html</link>
<description>bi grup eskiya bir köyü basmıs ve bu köyün turkiyenin en namuslu köyü olarak nam saldıgınıda biliyorlar. eskiyalar tum koyluleri meydanda toplamıs kadınların gözlerini baglamıslar erkekleride soyup sıraya sokmuslar.kadınlara demislerki kocasının penisini eliyle tanıyanın hayatını bagıslicaz demisler yoksa ölüceksiniz.bu arada eskiyalarda soyunup erkeklerin arasında sıraya geçmişler.&lt;br&gt;
ilk kadın gözleri kapalı sıranın basından itibaren erkeklerin penisini ellemeye baslamıs&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- bu benim koca degildir&lt;br&gt;
-bu benim koca degildir&lt;br&gt;
-bu benim koca degildir&lt;br&gt;
-bu bizim köyden degildirrr. :)</description>
</item><item>
<title>Yapıyo yapıyor unutuyo</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yapiyo_yapiyor_unutuyo.html</link>
<description>70lerinde bir adam ve bu adamın bir oğlu varmış.bir gün oğlu bakmış adam kendisine iyice yük oluyo onu evlendirmeye karar vermiş ve adama 20lerinde güzel bir kadın almış.bu adamla kadın evlenip gerdek gecesine girmişler.oğluda rahatsız etmemek için adamla kadını bırakmış.Öbürsü gün oğlu akşam üstüne doğru babasının evine gelmiş ama bakmış ses soluk yok.tam ambulans çağırmaya hazırlanırken genç kadın kendini yaka paça yatak odasından dışarı atmış.oğlu hemen sormuş:&lt;br&gt;
"ne oluyor odada babam iyi mi?"&lt;br&gt;
kadın:&lt;br&gt;
"İyi iyi hatta sandığımdan daha iyi."&lt;br&gt;
oğlu:&lt;br&gt;
"peki sen niye bu haldesin?saatlerdir yatak odasındasınız;"&lt;br&gt;
kadın&lt;br&gt;
"yavrum adam bunak,*ikiyo *ikiyo unutuyo!"</description>
</item><item>
<title>HOCA</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/HOCA.html</link>
<description>bİr gÜn bİr kÖye yenİ tayİn edİlen hoca kÖylÜ kizlarindan bİrİne aŞik olmuŞ.babasindan İstemİŞ kizi babasi da vermemİŞ.ertesİ gÜn ezan okumak İÇİn camİye gelen hoca geÇmİŞ mİkrofonun baŞina ses ayarlarini falan yapmiŞ İŞte.sonra demİŞkİ: &lt;br&gt;
_bu ezani sevİp de kavuŞamayanlar İÇİn okuyorum.allahu ekber allahu ekber....</description>
</item><item>
<title>temel ile arkadaşı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/temel_ile_arkadasi.html</link>
<description>temel ile arkadaşı balık tutmaya gitmişler temel öyle bir ibneymiş kii...&lt;br&gt;
olataları atmışlar suya buyuk bir balık yakalmışlar bu arada oltanın uçları birbirine karışmış temel demiş  birbirimizi sikelim kim daha çok bagırttırısa balıgı o alır demişş arkadaşı tamam demiş temel sikmiş sikmiş arkadasını temel bagırtıramamış tam arkdası sikecekmi temel demiş bi balıgı sen den mi kıskanacam al senin olsun balık demişş</description>
</item><item>
<title>inanmassın ki</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/inanmassin_ki.html</link>
<description>adamın birinin babasından kalma bi evi varmış. karısıyla birlikte bu evde yaşıyorlarmış. neyse birgün dede yadigarı yatak odasındaki dolap bozulmuş. her tren geçtiğinde dolap inatla açılıyormuş. adam tamirci çağırıp dolabı defalarca yaptırsa da kar etmemiş. neyse adam evden çıkmış kadında dolabın azizliğine uğramış. gene bozulan dolabı yaptırmak için herzamanki tamirciyi çağırmış. tamirci: yenge ben dolabın içine giriyim tren geçince dolabın neresinde hata olduğunu anlarım demiş. kadın:tamam kardeş diyip işine bakmaya başlamış. o ara bi evrağını unuttuğunu hatırlıyana adam eve gelmiş, bi bakmış evde erkek ayakkabıları. kadın da yorulmuş az yatağa uzanıyım demiş, yatak odasına bi girmiş:kimi aldın eve *altak!! demiş. adam karısına söz hakkı vermeden gidip dolağın kapısını açmış, bi bakmış tamirci dolabın içinde. sormuş: ne işin var len senin burda! tamirci adama yalvarır gözlerle bakarak: abi tren bekliyom desem inanmassın!!!</description>
</item><item>
<title>anahtar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/anahtar.html</link>
<description>kralın bir birgün ordusuyla birlikte sefere çıkacakmış ama güzeller güzeli karısını düşünüyormuş.acaba kime emanet etsemde gözüm arkada kalmasa.. diye kara kara düşünürmüş.karısıda bir güzel ki herkesin gözü var.kral sefer gidince  ya karısını biri kaparsa diye endişe içinde düşünürken en sadık vezirini yanına çağırmış.&lt;br&gt;
    bak verizim, biliyorsun ben sefere çıkacağım ama karımı kimselere güvenipte bırakamıyorum ama sana güveninm sonsuz,bu yüzden karıma bekaret kemeri yaptırdım ve anahtarınıda sana bırakıyorum amaaa üç ay içinde dönmezsem bilki ölmüşümdür işte o zaman bu anahtarla bekaret kemerini açabilirsin  ve karıma sen sahib olabilirsin ..demiş.hınzır vezir çok şaşırmış ve telifi  hemen kabül etmiş..&lt;br&gt;
    ertesi sabah erkenden kral ordusuyla birlikte sefere çıkmak üzere yola koyulmuş..bir bakmış kan ter içinde bir adam atıyla hızla kendine doğru geliyor.kral birde ne görsün gelen verizi değilmi.&lt;br&gt;
-hayrola vezir birşeymi oldu karıma yoksa?&lt;br&gt;
_yok yüce kralım karınıza birşey olmadı ama bana yanlış anahtarı vermişsiniz!....</description>
</item><item>
<title>onu ben göndermedim</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/onu_ben_gondermedim.html</link>
<description>akıl hastanesinde deliler bir arada oturuyorlarmış,bir den kapı küsek bir sesle açılmış ve içeri başka bir arkadaşları gelmiş bağırarak yaşasın rüyamda gördüm tanrı beni peygamber ilan etti diye kendisi gibi deli olan arkadaşları sormuşlar nasıl oldu diye,deli oldu işte nasıl olduysa şimdi son peygamberiniz benim artık bana inanın bana güvenin dediklerimi yapın sizlere dogru yolu göstereceğim derken tam o sırada yine çok büyük bir şiddetle tekrar kapı çarparak açılmış ve bagırarak sakın ona inanmayın o yalancı sizi kandırıyor düzenmaz peygamber falan değil diyer deliler sormuş nerden biliyorsun sen,neden inanmayalım o peygamber olmadığına demişler?&lt;br&gt;
Çünkü onu ben göndermedim...</description>
</item><item>
<title>küçük kız</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kucuk_kiz.html</link>
<description>kadının biri üç kızınıda aynı gün evlendirir ve kendi oturdugu apartmana kızlarını yerleştirir.ilk gece gerdek gecesidir ve gece kızlarını kontrol etmek için kapıları dinler.kızların ikisindende sevişme sesi gelir fakat küçük kızından hiçbir ses duymaz.merak eder tekrar dinler yine hiçbir ses gelmez.derken sabah olur annesi kıza sorar:&lt;br&gt;
_kızım yatıp uyudunuzmu hemen.hiç sesin cıkmıyodu &lt;br&gt;
 kız gayet soguk tavrıyla&lt;br&gt;
_anne sen ağzında bişey varken konuşma demezmiydin hep&lt;br&gt;
der</description>
</item><item>
<title>kuru fasulye</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kuru_fasulye.html</link>
<description>trabzon tarım toplantısında herkes yaptığı yeni şeyleri anlatıyordu.sıra temele gelince"kuru fasulyeye gül aşıladık"yelleninci gül kokayı</description>
</item><item>
<title>RUHLARIN BAYRAMI</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/RUHLARIN_BAYRAMI.html</link>
<description>saat.onİkİydİ.mezarliktan.sesler.gelİyordu&lt;br&gt;
ve.ogÜn.meĞer ruhlarin bayramiymiŞ aİlem&lt;br&gt;
mezarliĞa gİrdİĞİnde bÜtÜn ÖlÜler yerdeymİŞ&lt;br&gt;
ve oradanuzaklaŞtk eve geldİĞİmİzde Şeytana benzeyen yaratik elİmİze not birakip kayboldu  ve notta bİrdaĞa bİzİ rahatsiz eder&lt;br&gt;
senİz bİttersİnİz yaziyordu</description>
</item><item>
<title>Papaganin Inadi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Papaganin_Inadi.html</link>
<description>zengin bir adamin, konusan, akilli bir papagani varmis. kis aylarina yaklasilirken adam kömür siparisi verecekmis. telefon acarken, papagan da onu izliyormus. bizim papagan bu numarayi aklinda tutarak bi seytanlik yapmaya karar verir. ertesi gün siparis oldugu üzere kömür kapinin önüne dökülür. aradan bir iki gün sonra, tekrar kömür geldigini gören adam itiraz eder ama nafile mecburen alir. bi kac gün sonra tekrar kömür gelince adam isin papaganin basinin altindan ciktigini anlayarak, onu uyarmaya karar verir;&lt;br&gt;
- eger bi daha bunu tekrarlarsan seni kanatlarindan duvara civilerim ona göre..&lt;br&gt;
ertesi gün kapinin önüne kömür gelir bi kamyon daha.&lt;br&gt;
bunun üzerine adam papgani kanatlarindan duvara civiler.&lt;br&gt;
duvarda civilenmis duran papagan, basini az sola cevirince yaninda carmiha cakili duran isa heykelini görünce: gülerek "yoksa sende mi kömür siparisi verdin" der.</description>
</item><item>
<title>Koç Burcu (21 Mart- 20 Nisan)</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Koc_Burcu_(21_Mart_20_Nisan)_.html</link>
<description>bu burcun insanının en belirgin özelliği cesur olmasıdır.o kadar cesurdurlar ki, enflasyonu yüzde binbeşyüzlere fırlatacağını bile bile, her hangi bir partiye üst üste iki kere oy verebilir; sırf afet bir kadın diye aids' li bir hatunla yatabilir; şeriatçı ve küfürbaz bir milletvekilinin karşısına atatürk posteriyle çıkabilir; reha muhtar' ın sunduğu bir haber programını sonuna kadar izleyebilir; azar işiteceğini bile bile minibüs şoföründen o anda çalmakta olan müslüm abisinin kasetinin sesini kısmasını isteyebilir ve en tehlikelisi ise genç yaşlarında evliliği düşünebilir. bu burcun erkekleri seks düşkünü iken, kadınları seksapel düşkünüdürler. bu burcun kadın ve erkeği yanyana gelmeye görsünler, hemen chat yapmaya başlanır. koç erkekleri, ne olur ne olmaz diyerek daha şimdiden 10 koli viagra stoku yapmışlardır. bu on koli viagranın bir gün kullanılma ihtimaline karşılık olarak koç kadını da kendisine on tane spiral taktırmıştır.    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
koç burcu erkekleri çok meraklıdırlar ve çoğu maceraları karakolda biter. Örneğin, yağmurlu bir bahar gününde gitttikleri topkapı müzesi' nde, sırf alarmın çalışıp çalışmadığını öğrenmek için kaşıkçı elması' nın bulunduğu bölüme çekiçle vururlar.   &lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
koç burcu kadınları sevgiye çok önem verirler(bilindiği üzere diğer burçlar sevgiye zerre kadar önem vermezler) ve çok kıskançtırlar. ya benimsin ya toprağın, derler.    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
koç burcu mensuplarının diğer özelliklerine gelince:    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
uğurlu günü : sallanmayan salı    &lt;br&gt;
uğurlu devesi : yok deve!    &lt;br&gt;
uğurlu ayakkabısı : spor ayakkabısı    &lt;br&gt;
uğurlu dizisi : koçluğun hikayesi    &lt;br&gt;
uğurlu tv sunucusu : uğur dündar    &lt;br&gt;
tuttuğu takım : Şereflikoçhisarspor    &lt;br&gt;
uğurlu taşı : beşiktaş    &lt;br&gt;
seyahat ettiği otobüs firması : en hakiki koç kurizm    &lt;br&gt;
hayata veda etttiği mevsim : kurban bayramı    &lt;br&gt;
sevdiği film : pamuk prenses ve 7 koç gibi delikanlı    &lt;br&gt;
burcun ünlüleri : Şereflikoçhisar, engin koç, gülcihan koç, koç turizm, koç bank, koç' ero, koç' aklama, malkoÇoğlu    &lt;br&gt;
en büyük hatası : ecele gitmek amacıylan acele etmek    &lt;br&gt;
en büyük arzusu : puan ve averaj farkıyla lider olmak    &lt;br&gt;
en sevdiği müzik : marşlar ve oyun havaları    &lt;br&gt;
en sevdiği tornavida : yıldız tornavida    &lt;br&gt;
en hoşlandıkları vapur hatttı : Üsküdar- harem arası    &lt;br&gt;
sevdiği su : gül suyu    &lt;br&gt;
en sevdikleri sigara : sigara böreği    &lt;br&gt;
tercih ettiği yüzme stili : boynuzlama    &lt;br&gt;
gezmekten hoşlandığı yer : konya ovası    &lt;br&gt;
sevdikleri gıda maddesi : koç yumurtası    &lt;br&gt;
en beğendikleri şiir klibi : ben sevdim mi koç gibi severim    &lt;br&gt;
tersinden okumasını en çok sevdikleri kelime: Çok    &lt;br&gt;
sevdikleri aktris : hülya koç' yiğit    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
2005 yilinda sİzİn aÇinizdan neler olacak: herhangi bir suçtan yiyeceğiniz ceza için hiç üzülmeyin, aslanlar gibi medya arkanızda olacak. tanrılar kurban istediği zaman, yine ilk akla gelen siz olacaksınız. Şimdiye kadar türkiye sizden gurur duyarken, 2005 ortalarından itibaren hicap duymaya başlayacak.</description>
</item><item>
<title>Kılçık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kilcik.html</link>
<description>adamın bir çok kılçık biri imiş uçakta seyahat ederken hostese seslenmiş, &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-bana bir bardak su verirmisin demiş,&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-hostes adama suyumuz yok,ama kola,ayran,gazoz,limonata,verebilirim demiş,&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-adam olmaz ben su istiyorum diye inat etmiş,hostes doğru pilotun yanına gitmiş.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-adamın biri tutturdu illa su isterim,ben başka bir şey içmem,ne yapayım der.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-pilotta kızım git bir bardağa işe,sonrada soğut adama ver,der-hostes pilotun dediğini aynen yapar.adam suyu birdikişte içer ve şapur şupur yalanmaya başlar.hostese sağol der.25-30 dakika sonra  adamım canı tekrar su ister,hostesi yanına çağırır.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-bana bir bardak su daha verirmisiniz der.hostes yine pilotun yanına gider durumu anlatır.pilot yine kızım aynı tak tik işe soğut ver gitsin der.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-hostes iyide bende kalmadı der. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-pilot ver şu bardağı deyip bardağa işer.hostes soğutup adama verir.adam bir dikişte içer ve gzını buruşturur &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-bu ne böyle çok mayhoş der.hostes gülümseyerek &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-kusura bakmayın,deminde getirdiğim kuyu suyu idi,bu boru suyu ondandır...</description>
</item><item>
<title>Erotik saz</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Erotik_saz.html</link>
<description>bir gün arkadaşlar toplanır saz söz derken ahmet saz çalmaya başlar biraz çaldıktan sonra &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-hüseyin ; ya sen saz çalarken *ikim kalktı ahmet der bunu evdeki arkadaşına anlatır oda bende dinleyeyim der oda dinler onunda *iki kalkar bunlar merak ederler ve psikolağa giderler &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-doktor bey der ahmet ben saz çalarken arkadaşlarımın *iki kalkıyor nedendir acama der doktor tıbben bunun bir açıklaması yok ama birde burda çal der ahmet çalar oradakilerin gene *iki kalkar doktor derki oğlum gayet normal *mcık gibi çalarsan tabiki kalkar...</description>
</item><item>
<title>inek de ğil</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/inek_de_gil.html</link>
<description>adamın biri yoda inek görmüş &lt;br&gt;
-adam mölemiş &lt;br&gt;
-inek boşunamöleme ben inek dili bilme buzağyım</description>
</item><item>
<title>Bana Gözyaşı Borcun Var</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bana_Gozyasi_Borcun_Var.html</link>
<description>adam genç kadına seslendi:&lt;br&gt;
- bana gözyaşı borcun var!&lt;br&gt;
genç kadın sordu:&lt;br&gt;
- nasıl öderim?&lt;br&gt;
adam gözlerini kırptı;&lt;br&gt;
- haydi gülümse!&lt;br&gt;
gülümsedi genç kadın. adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi. ve mendilini özenle katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu. &lt;br&gt;
bir demet mor sümbül vardı kadının elinde.&lt;br&gt;
İkisi de bahar kokuyordu...&lt;br&gt;
biri ilkbahar, diğeri güz.&lt;br&gt;
adam, seslendi yine;&lt;br&gt;
- bana mutluluk borcun var!&lt;br&gt;
genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu:&lt;br&gt;
-nasıl ödeyebilirim?&lt;br&gt;
heyecanlandı adam&lt;br&gt;
- haydi yat dizlerime!&lt;br&gt;
genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca. &lt;br&gt;
adam, şefkatle saçlarını taramaya başladı kadının.&lt;br&gt;
saçları, güneşe ve yağmurlara hasret hiç yaşanmamış baharlara benziyordu. Çaresizliğini ördü sırasıra.&lt;br&gt;
sonra saçının her teline, mutluluğun çığlıklarını bağladı adam. &lt;br&gt;
yetmedi, gizli düğüm attı... ağladı.&lt;br&gt;
hava kararmak üzereydi. dışarıda yağmur yağıyordu delice. &lt;br&gt;
adam, sürekli borç defterlerini kurcalıyordu. &lt;br&gt;
genç kadının gözlerinin içine baktı;&lt;br&gt;
- bana yürek borcun var!&lt;br&gt;
borcunun farkındaydı sanki genç kadın, şaşırmadı.&lt;br&gt;
- bu borcumu nasıl ödeyebilirim?&lt;br&gt;
adam kollarını uzattı&lt;br&gt;
- haydi tut ellerimi!&lt;br&gt;
sümbül kokusu sinmiş ellerini uzattı genç kadın. &lt;br&gt;
elleri öyle sıcaktı ki, eriyiverdi bütün borcu avuçlarının içinde.&lt;br&gt;
genç kadın gitmek üzereydi.&lt;br&gt;
adam son kez seslendi;&lt;br&gt;
- bana can borcun var!&lt;br&gt;
kadın irkildi;&lt;br&gt;
- can mı?&lt;br&gt;
sigarasından derin bir nefes çekti adam;&lt;br&gt;
- evet... can borcun var. sensizlik öldürüyor beni!&lt;br&gt;
hoşuna gitti sözler kadının&lt;br&gt;
- peki bu borcumu nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsun?&lt;br&gt;
adam, biraz daha yaklaştı;&lt;br&gt;
- yum gözlerini!&lt;br&gt;
hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini. &lt;br&gt;
adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu&lt;br&gt;
kadının titreyen dudaklarına.&lt;br&gt;
- bu ne şimdi yaptığın? diyerek çattı kaslarını kadın...&lt;br&gt;
adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. kekeledi; &lt;br&gt;
- hayat öpücüğüydü!&lt;br&gt;
kısa bir sessizliğin ardından bu kez kadın öptü adamı şehvetle... &lt;br&gt;
adam, şaşırdı;&lt;br&gt;
- ya senin bu yaptığın neydi?&lt;br&gt;
genç kadın kapıya yöneldi;&lt;br&gt;
- veda öpücüğü! &lt;br&gt;
kalan borçlarına karşılık, yürek dolusu çaresizlik &lt;br&gt;
ve bir de mor sümbüllerini masanın üzerine rehin bırakıp gitti genç kadın. &lt;br&gt;
adam koştu peşinden sümbülleri geri verdi kadına.&lt;br&gt;
- ne olur iyi bak umut çiçeklerime, solmasınlar...&lt;br&gt;
genç kadın sümbülleri aldı:&lt;br&gt;
- merak etme, gün aşırı sularım çiçeklerini! &lt;br&gt;
adam sevindi:&lt;br&gt;
- güneşe, suya gerek yok. gülümse yeter!&lt;br&gt;
kadın gözden kaybolurken haykırdı adam,&lt;br&gt;
- umutlarımı kefil yaptım. unutma, bana aşk borçlusun!&lt;br&gt;
haykırışı yağmura karıştı.&lt;br&gt;
kadın, yağmuru hissetmeyen kalabalığa...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>1 tanemi var ?</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/1_tanemi_var_?.html</link>
<description>adamın biri *aşaklarından ağrı çektiğinden dolayı doktora gider.muayene ve tetkikler sonunda doktor da şaşırır ve beyefendi sizde 4 tane *aşak var der.bu durumda süper bir sex gücüne sahipsiniz der ve bizimkinin koltukları kabarmış bir şekilde doktor çıkışı bir bara gider.bara oturur ve 1-2 hatun keserken,yanına izmandut gibi,hayvani vücudu olan bir zenci oturur.zenciye bakarak : hey dostum sendeki ve bendeki *aşakların toplamı 5 ediyor biliyor musun ? der.zencide umursamaz bir tavırla cevap verir : neden sende 1 tane mi var ?</description>
</item><item>
<title>DELİNİN MAL BEYANI</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/DELININ_MAL_BEYANI_.html</link>
<description>delİnİn mal beyani &lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
1-avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen &lt;br&gt;
2-gökyüzünde bir bulut &lt;br&gt;
3-bitlis'te beş minare &lt;br&gt;
4-biri yazlık, biri kışlık iki platonik sevgili &lt;br&gt;
5-büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın &lt;br&gt;
öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı &lt;br&gt;
6-islıkla da çalınabilen dört anonim türkü &lt;br&gt;
7-palandöken'de bir palan, iki döken &lt;br&gt;
8-kastamonu'da üç kasto &lt;br&gt;
9-Üç fay hattı &lt;br&gt;
10-bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma &lt;br&gt;
11-dünyada mekan &lt;br&gt;
12-ahirette iman &lt;br&gt;
13-denizde kum &lt;br&gt;
14-uzayda yerçekimsizlik &lt;br&gt;
15-bir çuval gazoz kapağı &lt;br&gt;
16-bir kibrit kutusu sigara izmariti &lt;br&gt;
17-on sekiz saç biti &lt;br&gt;
18-biri İngilizce 6 adet küfür &lt;br&gt;
19-yirmi tane boş naylon poşet &lt;br&gt;
20-sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht &lt;br&gt;
21-bir sürü saç sakal, kıl, tüy, yün &lt;br&gt;
22-uç ayrı parkta, üç ayrı belediyeye ait, üç ayrı &lt;br&gt;
banka reklamlı bank &lt;br&gt;
23-bir ayakkabı çekeceği &lt;br&gt;
24-İki büyük taş kütlesi &lt;br&gt;
25-bir adet ağaç gölgesi &lt;br&gt;
26-Üç kuş kanadı sesi &lt;br&gt;
27-bir sürü kedi köpek &lt;br&gt;
28-bir marmara denizi &lt;br&gt;
29-camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci &lt;br&gt;
30-her akşam karıştırılan dört çöp bidonu &lt;br&gt;
31-Çalıp çalıp kaçılan beş tane melodili apartman zili &lt;br&gt;
32-nakit 15 lira &lt;br&gt;
33-anne babadan kalma yarısı yaşanmış bir ömür&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>temel ile dursun güney kutbunda</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/temel_ile_dursun_guney_kutbunda.html</link>
<description>temelle dursun birgün güney kutbuna giderler yolda arabaları bozulur yola yürüyerek devam ederlerken.İkiside çok üşür ısınmak için bişey düşünmeye başlarlar.temel dursuna birbirimizi sikersek ısınırız der.dursunda kabul eder ama ilk ben der.dursun başlar sikmeye 10 -20 dakka sıra temele geçer temel bi başlar 1-2-3 saat dursunda kısık bir ses tonuyla temel ısınıyorsn bişey demeyrum ama sikiyosan çok ayıp edeysun der.</description>
</item><item>
<title>sallama kan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sallama_kan.html</link>
<description>temel birgün vampirlerin olduğu bir bara gitmiş. şöyle bir etrafına bakmış. gördüklerine inanamamış. herkes bardak bardak kan içiyor. temelin bişey içmediğini gören barmen; temelin vampir olmadığından şüphelenmiş ve diğerlerinide toplayıp temelin yanına gelmişler.barmen:                               _ sen neden kan                              içmiyorsun? yoksa sen vampir değilmisin?temel:                                                _ tabiki vampirim. demiş&lt;br&gt;
ve cebinden kanlı bir orkid çıkarıp:  &lt;br&gt;
_ ben sallama kandan başka içmem.demiş&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>yerli</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/yerli.html</link>
<description>iki samimi arkadaş olan idris ile temel bir gün afrika da balta girmemiş bir ormana düşerler bir süre çevreyi dolaşırlar ve yerlilerle karşılaşırlar yerliler cok saldırgan davranır ve bizim usakları kovalamaya baslarlar temel ile idris ilk gördükleri ağaca tırmanmaya baslarlar tam o esnada temel idrise bir tekme idris aşağı da kalır ve yerliler idrisi yakalar ve bir güzel s*kerler , ertesi gün olur yerliler yine kovalarlar ve idris yine aşağıda kalır ve yine yerliler idrisi bir güzel s*kerler.ertesi gün yine aynı şeyler yaşanır ve idris bu durumdan hiç memnun değildir ve kendi kendine derki yarın ne olursa olsun ağaca ben çıkmalıyım.ertesi gün olur yereliler artık dadanmışdır yine gelirler bizim uşakları kovalamaya başlarlar idris temel den önce davranıp hemen ağaca cıkar yerliler bu sefer temeli yakalarlar ve tam s*kecek iken aralarından biri derki  durun hep aşağıdakini s*ktik birazda yukarıdakini s*kelim</description>
</item><item>
<title>Temel- japon</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Temel_japon.html</link>
<description>japonun biri rize'de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmus: &lt;br&gt;
-var mi aranizda delikanli, varsa çiksin disari! temel kapiya dogru yürümüs: &lt;br&gt;
- Çikiyorum ulan, görelim bakalim erkekligini! birkaç dakika sonra temel agzi burnu dagilmis bir vaziyette kahveye geri dönmüs. pesinden de japon kasilarak içeri girmis. temel'i göstererek: &lt;br&gt;
- ona toyokumi ustanin "katakori" teknigiyle vurdum. ertesi gün japon yine gelmis. yine meydan okuma. yine temel'den rest. ve birkaç dakika sonra kapida yine agzi burnu dagilimis bir temel! ve pesinden kasilarak yaptigi oyunu açiklayan japon: &lt;br&gt;
- ona kuyotomi ustanin "kihotomi" teknigiyle vurdum. ertesi gün yine ayni hikaye: dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmis temel ve her gün degisik bir stil kullanan japon: &lt;br&gt;
- ona toyohama'nin "kimanto" teknigiyle vurdum. &lt;br&gt;
- ona tiyotoki'nin "kohimato" teknigiyle vurdum. bu böylece bir hafta devam etmis. ve sekizinci gün japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmus.japonun restini gören yine temel olmus tabii. birkaç dakika sonra herkes surati dagilmis bir temel beklerken bu defa japon her tarafi kanlar içinde kapida belirmis! temel de hemen arkasindan girmis içeriye, japon'u göstererek gülümsemis: &lt;br&gt;
- ona toyota'nin krikosuyla vurdum.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Cok guzel olur</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Cok_guzel_olur.html</link>
<description>karne gunu gelmistir, herkes karnesini almistir. ogretmen karneyi mehmet'e verirken soyle der:&lt;br&gt;
- bu karne, babasin beyaz saclara sebeb olacak.&lt;br&gt;
mehmet:&lt;br&gt;
- o zaman cok guzel olur hocam, cunku babam 3 senedir karpuz gibi kel.</description>
</item><item>
<title>Bir Sonraki Ayrılık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bir_Sonraki_Ayrilik.html</link>
<description>bir sonraki gece... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
birer birer gittiler yaşamımdan. herbiri ayrı bir yaraydı , her biri ayrı bir yaşanmışlık, güzel ve çirkindiler, umutları, umutsuzlukları vardı, sevdaları vardı, en önemlisi insandılar , insan olmayı ve insanları seviyorlardı. ben onları öylece seviyordum. yanımdalarken kırıyordum onları, bazen küçük düşürüyordum , kendimi yükseltiyordum. oysa paylaşılmışlıkların en güzelini yaşıyordum onlarla . kurgu değildi bu, sıralı hayaller silsilesi değildi, kandı, etti , duyguydu tümüyle. Önceleri bebim için tutunacak birer daldılar, hiçliğimi eriten çokluğumdular , sonraları sevdamdılar . &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sabah... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
güneş penceremi tırmalıyordu artık. ben geceden kalma mutluluklarınmı süzerek güne umutlu başlama kavgasındaydım . yaşam sürecinin bir basamağını daha yılgın ve durağan atlamaya hazırlanıyordum. geçmiş belleğimde dingin bir tutarlılıkla mıhlanıp kalmıştı. bu yaşadığımız günlerin ne denli kepaze olduğunu mırıldanıyordum. İçimde acı tadı vardı ayrılıkların, yalnızlıkların .boşluğu kucaklayan kollarımda yorgunluk ve yitikliği aynı anda yaşıyordum .geleceği bilmiyordum ve bu beni yaralamıyor aksine kamçılıyordu . dört elle olmasa da yaşama bağlanmamı sağlıyordu . İleriye dönük planlar yapmıyordum , dilidmde hep aynı dizeyi gezdiriyordum ; "que sera sera" . hoşuma gidiyordu bu. ama kadercilik değildi benimkisi , sadece hoşuma gidiyordu. Çünkü bir bakıma doğruydu , olacak olan olurdu ve bu yabancı dildeki karşılığı içimi ısıtıyordu. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
dünü artık unutup beynimin ücra bir köşesine itmenin zamanı gelmişti. bana yararı yoktu hatırlamanın . unutmak ; o ne büyük bahtiyarlıktı. ve çoğu insan kendini irdelemek yerine bu büyük zenaati kullanarak mutluluğa erişiyordu. ama benim için yine de eşidi yaşamamaktı. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
evden çıktığımda kör bir vaktiydi sabahın ve körlük sanki tüm şehri sarmışcasına insanlar da yitik bir şeylercesine ararcasına , kör topal ilerilyorlardı caddelerde, birtaz sonra her biri işyerlerine, okullarına varacak ve akşama kadar yaşama ara vereceklerdi. Çünkü yazarın dediği gibi yaşam gecenin konusuydu, tek kalmanın ve içkinliğin konusuydu , gündüzün ve hengameli bir kalabalığın değil . bu bir anlamda rahatlatıyordu insanları, işteyken sayılar ya da dosyalarla uğraşıyor , kimisi yük taşıyor, kimisi araba sürüyor ve akşama evlerine döndüklerinde rahat bir yorgunlukla uykuya dalıyorlardı ve bu ebedi istirahat provalarını habersizce yaptıktan sonra kendilerini ertesi güne aktarıyorlardı. ben de bu yığınsal kalabalığa katılarak hızla yolumu eritmeye başladım. kafamı hiçbir şey üstünde yoğunlaştıramıyor , sadece yürümekle yetiniyordum . belki de bu benim mola verişimdi . anlamsız bir rahatlıkla öylece ilerliyordum her sabah ve hergün yaptığım gibi işle ilgili ve birbiriyle ilintisiz bir sürü şeyi kafamdan hızla geçirirp sonuçta hiçbir yere varamamanın huzurunu yaşıyordum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
mola... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
İşe geldim artık. rutin selamlaşmalardan sonra masama oturdum. birkaç kişi gelip bir şeyler analttılar . boş bir anlayışlılıkla suratlarına baktım . ne anlattıklarını biliyordum , dinlemem de gerekmiyordu aslında ama büyük bir dikkatle dinliyormuş gibi yapıyordum . hepsi dinlenilmiş olmanın ve onaylanmanın sevinciyle ayrıldılar yanımdan , ne büyük huzurdu onaylanmak. dosyanı çıkardım , birşeyler yazdım , rutin , sıradan hep yazılagelen şeyler .ezberlenmiş roller gibi rahatça akıyorlardı kağıda . değişik olaylar olmasını bekliyordum . ufak bir renkti aradığım. ama yaşantımız ömylesine tek renk hale gelmişti ki o renk dışındaki rtenklere şüpheyle bakmaya da alışmıştık . siyahın bile tek tonu vardı bizim için , versiyonları değil sadece kendisi ilgilendiriyordu bizi. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bu karmaşa içerisinde daha fazla renge tahammülümüz kalmamaıştı sanki. zaten varolan o tek renk bile yeterince korkutuyordu bizi . daha büyük korkulara katlanamazdık , yaşantımızı diğer renklerle kirletemezdik . oysa yıllar sonra kirlenmenin güzel olduğuna dair reklamlar yapılacaktı . &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
etrafımı boş gözlerle süzdüm . bir arkadaşla göz göze geldik . yine aynı sevimil bakşlar ve baş eğmeler . ne kadar tanıdık bir yaşamdı bu , bana aitmiş gibi . cidden benim miydi bu yaşam ? telefon çaldı . bir ses evecenlikle "doktora gidiyorum , eve geç kalacağım" dedi. tamam bile demedim , gereksizdi çünkü . yemek vaktine kadar öylece oturdum , birkaç imza attım , birkaç demlik çay içtim , sigaramı hiç ettim onunla birlikte . ne iyi .... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
yemekten dönünce gazete okudum . kuponaları seyrettim . kesmek külfet ama seyretmesi zor değil . keşke "kuzate" diye bir gazete çıksa ve ben kuponları öylece seyretsem . ne haber , ne köşe yazısı , ne salya sümük duygu pazarlayıcıları, hiçbiri, bu tek renk hayatımızı kirletmese. ama ben bunlarla avunabilecek miyim? mutlu olmam şart mı? gazeteleri karıştırdım. kışırtısı beynimi zonklatıyor. devam ettim , bir ara telefon çaldı. sonra "sizi arıyorlar" dediler. büyük bir üşengeçlikle yarimdemn kalktım . ses tanıdık ve sadece bir cümle "gidiyorum"... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Öğle vakti... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
telaşla kapattım telefonu. rengim değişmişti. hızla çıktım işyerinden . koşasım geldi ama yapamadım , çok istedim ama adımlarım ihanet etti bana . ( kış , rüzgar her şeyi itekliyor. yolda iki kişi öylece yürüyordu rüzgara aldırmadan. Üşüyorlardı ama elleri ceplerinde değil . dar bir yola sapıp dik bir yokuşa çıktılar. sonra bir koruluk . Şaraplarını çıkarıp sessiz çığlıklarla yudumladılar. yanlarından birkaç kişi geçti , bakıp gülümseyerek. sonra şişeleri bitiyor ve birisi yuvarlana yuvarlana , diğeri onu kaldırmaya uğraşarak ilerliyorlar. sonra keskin bir soğuk , uzun bir yürüyüş ve sahne sona eriyor.) &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
aklımdan hep paylaşımlarımız geçti. İnatla itekliyorum onları ama gitmediler. gitmelerini istemiyordum aslında . bağırıyorum , duymuyorlar , yıtıyorum kaldırımları karşıma dikiliyorlar , ağlıyordum. İskeleye geldim şimdi , etrafı kolaçan ederek. gideceğim yolu bulunca hizla ilerledim. orada , ileirde duruyordu . sırtı bana dönük . adınlarımı ağırlaştırdı. , bu süreyi uzatır diye. yavaşça yaklaşıp sırtına dokundum . donuk gözlerle baktı. susutuk. yırtıcı ve korkunç bir sessizlikti bu. sokak boyunca ilerledik , durdu. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"sana söylenecek çok şey yok dostum. gidiyorum , çünkü bu aklayacak beni. gidiyorum , çünkü kalırsam yoklaşacağım . ağlamayacağım , göz yaşlarımı harcamayacağım. son anımız salyalı sümüklü olsun istemiyorum . biliyorsun gönlümüzde acılara daha çok yer var. İleride ellerimiz yine kavuşacak , kuvvetle sarılacağız birbirimize . o güne değin ağlamak yok , sevinçten ağlayana kadar ağlamak yok , dostum , gidiyorum." dedi . &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
birşey söyleyemedim , boğazımdaki çığlık taşamadı dışarı. "Öyledir , dost , öyledir." dedim. kucaklaştık ve yönlerimiz ayrıldı , belki sonsuza dek . ama bu incitmedi bizi . kırgınlığımızı ve haykırışlarımızı kalbimize gömdük . ağlamadık , çünkü ağlamak yaralayacaktı bizi. güldük ve isyanla boyun eğdik , güpegündüz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
İlk değil , son da .... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
artık kayboldu gözden ve ben yıllar sonra ilk kez gözlerimden akan yaşaş şaşarak ve aydınlığımızı elimde güneşe eş tutuarak işimin yolunu tuttum . o gitti ve güçlüler hep terk edenlerdir sözü geldi aklıma , güldüm. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
akşam... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
körpe mutlulukları daha başta yitirmenin ve umutlarımızı kararsız sabahlara ötelemeninne denli zor olduğunu ikimiz de biliyorduk artık . devinen bir korkaklık içinde uykulu bir sanal yaşamın kıpırdanışlarını içimize akıttık. dün günlerin en güzeli gibi görünse de henüz yaşamadıklarımızın da mutluluklara gebe olduğunu umuyorduk. ama kendi dünyalarımızda bunu ne denli gerçekleyebileceğimizden habersisizdik. ve bilmek işime gelmiyordu. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
İkimizin de içimize sığmayan dünyalarımızı ortada bir yerelerde buluşturmayı umuyorduk . bir bağlamda başarmıştık da bunu . ama yine de olamamıştı . İki ayrı insandık , iki ayrı dünya . düşlerimiz ve sevdalarımız vardı birbirine teğet , o özgürlüğü seçti ben sadece ipimi uzattım , fark buradaydı. hayat bir sonraki ayrılığa kadar yeni bir yara açmıştı kalbimde ve zaman buna çare olacaktı , umut ediyordum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>ben de babayım</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ben_de_babayim.html</link>
<description>bildiginiz gibi bazi hristiyanlar papazlara 'father-peder-baba' derler. komunist rejim zamaninda rusya'dan zar zor kacip new york'a yeni gelen salamon, metro'da bir papazin yanina oturmus. o gune kadar hic papaz gormedigi icin de sormus &lt;br&gt;
'af edersiniz efendim, sizin gomleginizin yakasi neden ters?' &lt;br&gt;
papaz 'cunku ben bir pederim' demis. &lt;br&gt;
salamon 'ben de bir babayim ama gomlegimin yakasi ters degil. &lt;br&gt;
neden siz yakanizi ters takiyorsunuz?' diye yine sormus. &lt;br&gt;
papaz biraz dusunmus ve 'beyim ben bir cok insanin pederiyim' demis. &lt;br&gt;
salamon 'benim de cok cocugum var. tam 4 kizim ve 4 oglum var. ama yakam ters degil' diye cevap vermis. &lt;br&gt;
papaz 'ben yuzlerce, binlerce hatta milyonlarca insanin babasiyim' deyince salamon gulmus ve &lt;br&gt;
'beyim' demis 'ben sizin yerinizde olsam yakami ters takacagima pantalonumu ters giyerdim'</description>
</item><item>
<title>dünya savaşı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/dunya_savasi.html</link>
<description>temelin sex düşgünü bir karısı vardır &lt;br&gt;
temel bir kargo şirketinde hamal olarak çalışmakta ve hergün eve geç gelmektedir aynı zamanda çok yorucu bir iştir temelin işi&lt;br&gt;
yine bir akşam geç saatlerde eve gelir ve yatağa girer karısı daha uyumamış ve temeli beklemektedir temel &lt;br&gt;
,uyy daha uyumadunmu &lt;br&gt;
yok uşağum amımda düşman var seni bekledim onları öldürürmüsün der ve sex yapmaya başlarlar tabi iş bittikten sonra temel uyumak için sırtını döner fakat karısı tekrar &lt;br&gt;
uyy uşağum birkaçtane daha geldi der ve temelle yine sexe koyulur bu seferde bittikten sonra temel yine uyumak için döner sırtını tabi karısı tekrar temel düşmalar geldi der ve tekrar ilişkiye girerler bir kaç kez daha tekrarlanır bu olay temel bitkindir ve cocukların odasına kaçar ve kapıyı kilitler büyük çocuk uyanır ve  babasına sorar ne oldu diye temel&lt;br&gt;
ananizun aminda dünya savaşi çiktu uy uşağum&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>ev ödevi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ev_odevi.html</link>
<description>bir gün öğretmen çocuğa ödev vermiş;&lt;br&gt;
-evdekilerden birer kelime alıcaksın yarın buraya geliceksin ve bana sööliceksin&lt;br&gt;
-tammam, öğretmenim&lt;br&gt;
çocuk eve gitmiş babasına demişki basna bi kelime sööle baba!!babası o anda maç seyrediomuş babası salak salak salak demiş daha sora annesine gitmiş annesi sana programını seyrediomuş anneside sana sana sana demiş daha sora abisine gitmiş abisi tarzancılık oynuomuş aaaa ben tarzan demiş abiside daha sorra ablasına gitmiş ablası telefonla konuşuomuş gelemem kuaföre gitmem lazım demiş daha sora sabah öğretmen aliye sormuş ali;&lt;br&gt;
-salak salak salak&lt;br&gt;
-sen onları kime dedin bakıyım&lt;br&gt;
-sana sana sana&lt;br&gt;
-sen kendini ne zannediosun&lt;br&gt;
-aaaa ben tarzan&lt;br&gt;
-yrü bakıyım müdüre gidiyoruz&lt;br&gt;
-gelemem kuaföre gitmem lazım</description>
</item><item>
<title>freni olan dursun</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/freni_olan_dursun.html</link>
<description>temel ile fadime nişanlılarmış, yerleri yok, arkadaşlarından da bir türlü ev bulamamışlar. elele tarlada yürürken temel dönmüş ve fadime'ye yumulmuş, o heyecanla yattıkları yerin tren rayı olduğunu görememişler. baslamışlar sevişmeye... derken uzaktan tren geliyor. makinist bir bakıyor rayların üzerinde 2 insan.. sireni çekiyor.. temelle fadime tınmıyor, 100 m kala tekrar çekiyor gene kaçmıyor bizimkiler, 50m..30m derken imdat frenini çekiyor makinist... vagonlar birbirine giriyor çok büyük maddi hasar var... hemen fadime ile temel'i suç üstü mahkemesine çıkarıyorlar... hakim: ya kardeşim treni görmedin mi sireni duymadın mı ? temel: duyduk hakim bey -ula niye kaçmadınız o zaman?.... -valla hakim bey bir baktım ben geliyorum , fadime geliyor, tren geliyor...... dedim ki "freni olan dursun.."&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Özel kurbağa</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ozel_kurbaga.html</link>
<description>hoş bir bayan, uzunca bir yolculuktan sonra oteldeki odasına çekilmiş, yatmaya hazırlanırken, birden komodinin üzerinde duran kurbağayı görünce irkilmiş, korkmuş, derhal resepsiyonu arayarak: "odamda bir kurbağa var hemen gelin" demiş. görevli: "efendim o kurbağa özeldir ve bayanları mutlu etmek için odaya konmuştur, denemek isterseniz, bacaklarınızın arasına koyun!" diye cevap vermiş. kadın şaşırmış, ama merak ta etmeye başlamış, denemeye karar vermiş, kurbağayı bacaklarının arasına koymuş...kurbağada hiç hareket yok...tekrar resepsiyonu aramış:"bu kurbağa anlattığınız şeyi yapmıyor!" "hemen geliyorum" demiş adam, içeri girdiğinde bayan yatağın üzerine uzanmış halde merakla beklemekte.. adam kızgın bir sesle kurbağaya seslenmiş: "bak son kez nasıl yapılacağını gösteriyorum ona göre.....&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Kalıba oturttuk</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kaliba_oturttuk.html</link>
<description>adam geneleve gelir.parada anlaşır.kadın&lt;br&gt;
--- 2inci katta 14 noya çıkınız.&lt;br&gt;
merdivenleri çıkarken gözü kapısı aralık odaya takılır.. zenciyatağın kenarında oturuyor.kucağında&lt;br&gt;
da çok genç bir kız . hiç bir hareket yok.&lt;br&gt;
 İki saat sonra aşağıya inerken merakından bakmış ki kapı gene aralık ve zenci ile kız kıpırdamadan&lt;br&gt;
duruyorlar.patroniçeye sormuş.&lt;br&gt;
--- odadaki çift neden hareketsiz duruyorlar.&lt;br&gt;
--- kız yeni düştü de kalıba oturttuk....</description>
</item><item>
<title>Tazemiyim</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Tazemiyim.html</link>
<description>balıkçı: canlı bunlar canlı....&lt;br&gt;
yaşlı kadın: oğlum! tazemi ?&lt;br&gt;
--- canlı diyorum ya anneciğim.&lt;br&gt;
--- ben de canlıyım ama bak bakalım &lt;br&gt;
     tazemİyİm.....</description>
</item><item>
<title>Hayat Sofrası</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Hayat_Sofrasi.html</link>
<description>filozof öğrencisine yeni bir ders vermek için yanına çağırır.Öğrencisi merakla yanına gelir.ortada&lt;br&gt;
hazırlanmış bir masa ve çok uzun saplı kaşıklar&lt;br&gt;
vardır.merakla sorar ama cevap alamaz.filozof ilk&lt;br&gt;
grubun yemeğe gelmesi için işaret verir.10 kişilik&lt;br&gt;
grup içeri girer ve hemen masada yerlerini alırlar.Çok&lt;br&gt;
aç olduklari içinmi,yoksa bedava buldukları yiyecekten&lt;br&gt;
daha fazla yemek içinmi bilinmez; saldırırcasına yemeye&lt;br&gt;
başlarlar! ancak yemeklerin çoğu yere ve masaya&lt;br&gt;
dökülür.ortada yenecek yemek kalmamıştır ama kimsede&lt;br&gt;
doymamıştır.onlar gider. tekrar bir masa hazırlanır ve&lt;br&gt;
yine çok uzun saplı kaşıklar konur masaya.diğer grup&lt;br&gt;
cağırılır.gelen ikinci grup,sakin bir şekilde masaya&lt;br&gt;
oturur,herkes kaşığıyla aldığı yemeği karşısındakine&lt;br&gt;
uzatır.yemek bittiğinde ise herkes doymuş ve etraf&lt;br&gt;
tertemizdir.&lt;br&gt;
   filozof öğrencisine döner ve der ki; &lt;br&gt;
yasami boyunca kendinden baskasini dÜŞÜnmeyenler,hayat sofrasindan aÇ kalkmaya mahkumdur!&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Mutluluk Nerede?</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Mutluluk_Nerede?.html</link>
<description>ailesini ve kendisini seven hiç kimsesi olmayan bir yetim kızla ilgili çok güzel bir masal vardır. kendini çok ama çok üzgün ve yalnız hissettiği bir gün, çayırda yürürken, bir çalıya küçük bir kelebeğin takıldığını görür.&lt;br&gt;
kendini kurtarmak için çabaladıkça, dikenler onun narin bedenini daha çok hırpalar. küçük yetim kız dikkatle kelebeği kurtarır. uçup gitmek yerine,kelebek güzel bir periye dönüşür. kız gözlerine inanamaz.&lt;br&gt;
peri, kıza, "senin essiz iyi kalpli davranışın için, sana bir dilek dileme hakkı veriyorum."der.&lt;br&gt;
kız bir an düşünür, sonra "mutlu olmak istiyorum." der.&lt;br&gt;
peri "peki" der, ona doğru eğilir ve kulağına fısıldar. sonra da ortadan kaybolur.&lt;br&gt;
kız büyüdüğü sürece, ondan daha mutlu kimse yoktur. herkes ona mutluluğunun sırrını sorar. o ise gülümser ve "sırrım, küçük bir kızken iyi kalpli bir periyi dinlemiş olmamdır."der.&lt;br&gt;
yaşlanıp, ölüm döşeğine düştüğünde, komşuları etrafına toplanırlar. sırrının da onunla birlikte yitip gitmesinden korkmaktadırlar. &lt;br&gt;
"lütfen bize söyle" diye yalvarırlar. İyi peri sana ne dedi?&lt;br&gt;
sevimli yaşlı kadın gülümser ve "bana söyle söyledi" der:"ne kadar güvende,ne kadar yaşlı ya da genç, zengin ya da fakir olursa olsun herkesin sana ihtiyacı var"&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
mutluluğun sırları...&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
yürüyüşe çıkın, temiz hava iyi gelebilir.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
avaz avaz şarkı söyleyin :)&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
evde kediniz veya köpeğiniz varsa, onu kucağınıza alıp okşayın, sevin&lt;br&gt;
dertleşin.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
birisini mutlu edecek bir şeyler düşünün ve hemen yapın.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
yaşamınızın mutlu anılarını ani defterinize yazın.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
Çok sevdiğiniz biriyle güzel bir yerde buluşun.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
yaşamınızda sizi mutsuz eden korku ve öfkelerden kurtulmaya karar verin.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
birine armağan verin, sevdiklerinizi sürprizlerle mutlu edin.&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
mutluluk nerededir öyleyse?&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
mutluluk; cana can katanımla bir yaz denizinin karşısında, bir ağaç&lt;br&gt;
gölgesindedir. tedirgin edilmeden uyunan bir toprak parçasındadır. bir bahar sabahında çıplak ayakla koşulan ıslak çimenlerdedir. sıcak bir günün bitimine doğru birdenbire esiveren serin bir yeldedir. güvenli bir düşüncenin aydınlığında, sıcacık bir omuzun, dizlerin yumuşaklığında sevi'sinde, uygun bir sesin titreşimindedir. İstekle ısırılan bir peynir diliminde, yanarak içilen bir yudum suda, özlemle aranan bir fincan kahvededir. bakkaldan alınan bir paketi taşırken dergilerden yapılmış kese kâğıdında göz ucuyla okunuveren güzel bir sözdedir. günün ilk aydınlığında, gecenin son aranlığındadır. Özlenen can tadının meyve çiçeği tadına&lt;br&gt;
dönüşümündedir, renk renk duyguların oluşumunda bilinmeyen renklerin&lt;br&gt;
şekillenmesindedir, yüreğin dudaklarındadır. bir annenin okşayışında, bir babanın bakışında, çocuğun gülüşündedir. bir ayrılışta dudaklara can ateşiyle konan öpücüktedir. o can sesini duymaktadır. yarınları istemektedir......</description>
</item><item>
<title>KAHVE FABRİKASI !</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/KAHVE_FABRIKASI_!.html</link>
<description>bizim meşhur nam-ı kemal almanyada bir bara gider orada almanların konuğu olur ve bira teklif ederler içmesi için oda memnuniyetle kabul eder.hani almanlar pek türkleri sevmez ya bira yerine içine ç.ş yapıp doldurdukları bardağı verirler bizimkine.tabi nam-ı kemal içindekinin bira olmadığını anında anlar ama hiç bozuntuya vermeden içer ve almanlara misafirperverliklerinden çok memnun kaldığını bunu karşılıksız bırakmak istemediğini söyler ve ülkesine yani türkiyeye davet ederek memleketine geri döner.&lt;br&gt;
almanlar bi süre sonra türkiyeye geleceklerini nam-ı kemale haber verirler,bunun üzerine başlar bizimkisi harıl harıl hazırlıklara önce bir kabın içine s.ç..r,onu alır güneşe bırakır,sonra alıp bir güzel öğütür ve kuru kahve haline getirir.&lt;br&gt;
nihayetinde almanlar nam-ı kemalin evine gelirler hemen bizimki kuru kahve haline getirdiği b.ktan misafirlerine kahve yapar ve almanlara sunar.&lt;br&gt;
almanlar kahveyi içerler ve tadına doyamazlar &lt;br&gt;
-nefis bir kahve bu,nekadar leziz bir tat !&lt;br&gt;
bu kahvenin fabrikası nerede söylermisiniz.&lt;br&gt;
bizimki hemen cevap verir;&lt;br&gt;
-sizin bira fabrikanızın İkİ parmak ötesinde..</description>
</item><item>
<title>karabasan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/karabasan.html</link>
<description>bir gün evde tek başıma yemek yiyordum komşudan ekmek istemeye gittim.eve döndüğümde kabkara giyisili birisini gördüm ve dedimki:ne yapıyorsun onlar benim yemeğim dedim.bana öyle bir baktıki vucudum o anda buza kesildi ve oradan hemen kaçtım.ertesi gün öğrendimki o bir karabasanmış.</description>
</item><item>
<title>sözlü</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sozlu.html</link>
<description>hoca sözlü yapıyormuş.öğrencinin birini tahtaya kaldırmış ve sormuş.otobüste gidiyorsun,içerisi çok sıcak ne yaparsın."camı açarım" demiş öğrenci.hoca "camdan giren havanın sürtünme katsayısı kaç"diye sorar.öğrenci cevap veremez."otur sıfır"der hoca.bir iki öğrenciden sonra sıra temele gelir.hava sıcak ne yaparsın."ceketimi çıkarırım".ama çok sıcak."gömleğimi çıkarırım.oğlum çok sıcak.temel"hocam anamı ziksen o camı açmam"der</description>
</item><item>
<title>şempanze</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sempanze.html</link>
<description>amerikadan japonyaya havalanan uçak japon semalarına girer girmez bilinmeyen nedenden dolayı düşer ve kurtulan olmaz geride sadece bir şempanze kalır japon bilim adamı hemen şempanzeyi himayesine alır ve basın toplantısı düzenleyerek şempanzenin tam bir sene sonra yapacağı eğitimden olayın nasıl meydana geldiğini anlatacağını açıklar.tüm gözler japonyadadıraradan bir sene geçer ve gazete ordusu basın toplantısı için hazır vaziyette beklemektedir..&lt;br&gt;
bilim adamı küçük bir konuşmanın ardından şempanzeye sorar :&lt;br&gt;
_olay anında pilot ve hostesler ne yapıyordu&lt;br&gt;
**şempanze ellerini yumruk yapıp ileri geri hareket eder ve zevk çığlığı atar**&lt;br&gt;
_peki bu esnada yolcular ne yapıyordu&lt;br&gt;
**şempanze bu defa omzunda video kamera var gibi bir hareket edip hiç ses çıkarmaz**&lt;br&gt;
_peki bu esnada sen nerde ve ne yapıyıordun&lt;br&gt;
**maymun bu defa elleriyle direksion tutuyormuş gibi yapıp vuuuuv vuuuuv der**</description>
</item><item>
<title>eşheduenla</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/esheduenla.html</link>
<description>temel plottur bir uçusunda motorun biri arızalanır temel yolcular motorun biri durdu diğerleri ile devam edıyoruz korkulacak bir sey yok 2 dakka sonra bir motor daha arızalanır temel korkulacak bir sey yok bir motor sağlam yola devam ediyoruz derken o motorda susar temel soğukkanlılıkla sayın yolcular motor kalmadı hep beraber eşhedu ellailahe</description>
</item><item>
<title>Boşalma</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bosalma.html</link>
<description>boşalma yarışması yapılır. İngiliz fransız ve doğal olarak nam-kemal. İngiliz gelip çeker. spiker sayar: 1kova, 2 kova, 3 kova tıkandı. fransız çeker: 5 kova, 6 kova, 7 kova nam-ı kemal çeker: 10 kova, 11 kova, 12 kova 1.tribün, 2. tribün, 3.tribün, 4. tribün glugluglu.</description>
</item><item>
<title>sıra onlarda</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sira_onlarda.html</link>
<description>imam efendi vaaz ediyormuş sohbetin konusu ise erkekler ve kadınların die ne göre nasıl olmaları ve nasıl davranmaları konusunda imiş &lt;br&gt;
fakat imam sürekli erkek dine göre şunu yapmalı bunu yapmalı sadece erkeklerden bahsettikçe dinleyenlerden biri dayanamayıp:&lt;br&gt;
_hocam yeter artık biraz da kadınlardan bahsedin deyince&lt;br&gt;
imam gözlüklerinin üstünden bakıp sayfayı çevirmeye başlamış:&lt;br&gt;
_sıra onlarda şimdi onların *mına koyacağım demiş</description>
</item><item>
<title>Gerçek Dostluk</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gercek_Dostluk.html</link>
<description>adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi..&lt;br&gt;
gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar..&lt;br&gt;
adam çok susamıştı..&lt;br&gt;
biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular..&lt;br&gt;
rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı, ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın..&lt;br&gt;
adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu:&lt;br&gt;
"affedersiniz.burası neresi?&lt;br&gt;
kadın ona gülümsedi: &lt;br&gt;
"burası cennet, efendim" &lt;br&gt;
adam bunun üzerine sevinçle "harika...!!!" dedi&lt;br&gt;
"peki bana biraz su verebilir misiniz? gerçekten çok susadım"....&lt;br&gt;
kadın cevap verdi: "tabi efendim, içeri girin..İçeride dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz....."&lt;br&gt;
böylece adam köpeğine döndü, "hadi oğlum içeri giriyoruz" diyerek kapıya yürüdü...ama kadın onu birden durdurdu:&lt;br&gt;
"Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez,hayvanları içeri almıyoruz..."&lt;br&gt;
bunun üzerine adam bir an durdu.. düşündü.. ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular....&lt;br&gt;
bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı...&lt;br&gt;
adam sordu:"affedersiniz.... bana biraz su verebilir misiniz??" dede "İçeri gel" dedi."kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir çeşme var..."&lt;br&gt;
adam sordu: &lt;br&gt;
"peki arkadaşım da benimle gelip oradan içebilir mi?" &lt;br&gt;
dede " tabii..."dedi.."çeşmenin yanında köpeğinin de su içebileceği bir kase bulacaksın..."&lt;br&gt;
bunun üzerine adam kapıdan girdi... biraz yürüdükten sonra sağ tarafta çeşmeyi buldu.. adam çeşmeden köpek de oracıktaki kaseden doya doya içerek susuzluklarını giderdiler....&lt;br&gt;
derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu:&lt;br&gt;
"su için çok teşekkür ederim... peki burası neresi..?" &lt;br&gt;
dede "burası cennet" dedi.&lt;br&gt;
bunu duyan adam şaşırdı:&lt;br&gt;
"ama nasıl olur..? az önce burası gibi kırık dökük olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da cennet olduğunu söylediler..."&lt;br&gt;
dede "şu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?" dedi, ama orası cehennem.."&lt;br&gt;
adam iyice şaşırmıştı: &lt;br&gt;
"peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor diye hiç kızmıyor musunuz..??"&lt;br&gt;
dede gülümsedi:&lt;br&gt;
"kızmıyoruz.....çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakanları cennet'ten uzak tutuyorlar...."&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
dostlarınızı yarı yolda bırakmayın.&lt;br&gt;
bir dostun derdine herkes üzülebilir, bu çok kolaydır.&lt;br&gt;
bir dostun başarısına sevinebilmek ise sağlam bir karakter gerektirir..</description>
</item><item>
<title>permatik</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/permatik.html</link>
<description>adamın biri bir sabah yüksek binalarla dolu bir caddede işine doğru gidiyormuş.bir bakmış üçünçü katta kızın biri cam siliyor.eteği açılmış içinde donu bile yok.bir süre seyretmiş ve kıza aşağı gelmesi için seslenmiş.kız koşarak adamın yanına gelmiş.adam al kızım şu 20 ytl yi al bakalım demiş.kız şaşırmış ve sevinerek evine koşmuş.&lt;br&gt;
ablasına durumu anlatmış hemen.ertesi gün bu kez ablası adamın yoldan geçtiği saatte kilotsuz bir şekilde bol bir etekle başlamış cam silmeye.yine aynı adam bir bakmış bu kez başka bir kız ve aynı halde.kızım gelsene aşağıya biraz diye selenmiş.kız sırıtarak geliyorum amca diyerek aşağıya koşmuş.al kızım sanada 40 ytl demiş.kız sevinerek koşmuş kardeşinin yanına.anaları bir bakmış kızların keyfi yerinde .zorla konuşturmuş kızlarını ve kendi kendine düşünmüş hınzırca,bu adan bu kızlara bu parayı veriyorsa benim gibi bir kadına iyi para verir herhalde en iyisi yarında ben çıkayım cama da adamın gözleri gerçek bir kadın görsün demiş.&lt;br&gt;
yine aynı saatte adam yoldan geçerken bir bakmış kadının biri aynı camda cam siler.hanımefendi bir saniye aşağı kadar gelebilirmisin,demiş&lt;br&gt;
adın oşarak adamın yanına gelmiş&lt;br&gt;
al şu 1 ytl yi git endine bir permtek al!.. demiş...</description>
</item><item>
<title>osman</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/osman.html</link>
<description>biliyor musunuz erkeklik organına almanlar kibarca ne dermiş?&lt;br&gt;
perde...&lt;br&gt;
Çünkü oyun bittiğinde inermiş.&lt;br&gt;
ya İngilizler?&lt;br&gt;
centilmen...&lt;br&gt;
kadınları görünce ayağa kalktığı için.&lt;br&gt;
fransızlar da şarkı diyorlarmış. ağızdan ağıza dolaştığı için...&lt;br&gt;
İranlılara göre kibarcası, kalleş...hep arkadan saldırdığından ötürü...&lt;br&gt;
eskiden ruslar da, partizan diyorlarmış...&lt;br&gt;
ne zaman sertleşeceği belli olmadığı için.&lt;br&gt;
listede türkler'in bulunmaması yüreğime dokundu. onu da ben ekledim.&lt;br&gt;
türklere de sormuşlar:&lt;br&gt;
-erkek organına kibarca ne derler sizde?&lt;br&gt;
-Şef...&lt;br&gt;
-neden?&lt;br&gt;
-hepimizi o yönettiği için...&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>KARI KOCA</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/KARI_KOCA.html</link>
<description>adam İŞten eve gelİr.karisi ÇirilÇiplak yatakta uzanmaktadir.adamin,sİkİ kalkar ve karisinin meme uÇlariyla oynamaya baŞlar.kadin uyanir ve kocasına;kocacım ne yapıyon,kocası;karıcım kısa dalgadan suruç radyosunu ayarlamaya çalışıyom karısı;kocacım sana kaç kez dicem,fişi prize takmadan ayarlayamazsın ki ah kocacım hadi tak ve ayarla</description>
</item><item>
<title>TRAFİK POLİSİ</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/TRAFIK_POLISI_.html</link>
<description>gÜnÜn bİrİnde fazlasiyla yorgun trafİk polİsİ arabayi Çevİrİr : &lt;br&gt;
- beyefendİ ehlİyet ve ruhsat  lÜtfen!!  der ŞofÖr hata yapmadiĞi dÜŞÜncesİ İle ve ŞaŞkinlikla : &lt;br&gt;
- memur bey bİ hatam olmadi ama ?buyrun. der adamcaĞiz.&lt;br&gt;
memur bakar ve ruhsatta da bİ Şey bulamiyinca sorar : &lt;br&gt;
- beyefendİ kemerİnİz !? &lt;br&gt;
- takili memur bey .&lt;br&gt;
- İlk yardim Çantaniz !?&lt;br&gt;
- İŞte tastamam yerİnde memur bey .&lt;br&gt;
bakti olacak deĞİl memur ceza kesecek ya aklina bİ hİnlİk gelİr o an memurun : &lt;br&gt;
- mezdeke kasetİn varmi?! der zavalli adama  &lt;br&gt;
- evet memur bey ? &lt;br&gt;
- Şİmdİ 3, parÇayi Çal &lt;br&gt;
- tamam memur bey . evet Şİmdİ ? &lt;br&gt;
- oldu Şİmdİ ben oynuyorum sen para yapiŞtiriyorsun hade bakİİm !!&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Ümit Taşı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/umit_Tasi.html</link>
<description>küçük çocuk,deniz kenarında gördüğü yassı bir taşın güzelliğine      hayran olmuştu.mutlaka bir mücevherdi bulduğu. Şekli de bir insan kalbi gibiydi.Üstelik de parıl parıl parlamaktaydı.&lt;br&gt;
Çocuk, taşı avuçlayıp evine koştu. ve onu büyük bir heyecanla babasına uzattı.&lt;br&gt;
adam, yavrusunun soğuktan morarmış avucundaki taşın,birbirine sürtüldüğünde kıvılcım çıkartan bir çakmak taşı olduğunu hemen   anladı.fakat bunu ona söyleyemedi.&lt;br&gt;
küçük çocuk, rüyalarını süsleyen bisiklete kavuşmak için elindeki taşı satmak istiyor ve o paranın bir bölümüyle, bir de top alacağına inanıyordu.fakat babası buna yanaşmıyordu. &lt;br&gt;
Çocuk, işin kendisine düştüğünü anladığında, tatilde simit sattığı çarşıya gitti.kuyumcu vitrinleri, göz kamaştıran ışıkların aydınlattığı altın kolyelerle doluydu. bir de, elindeki taşın çok daha küçük olanlarıyla süslenen pahalı yüzüklerle.&lt;br&gt;
Çocuk,en gösterişli mağazayı gözüne kestirdikten sonra, bir süre vitrin önünde bekledi.İçeride, dükkan sahibi olduğu anlaşılan bir adam vardı. müşteri olarak da, kürk mantolu bir hanım. &lt;br&gt;
küçük çocuk, biraz sonra içeri girdi. ve cebinden çıkardığı taşı dükkan sahibine uzatarak bu pırlantayı deniz kenarında buldum efendim! dedi. eğer isterseniz size satarım.&lt;br&gt;
adam, taşa uzaktan bir göz atıp o sadece basit bir çakmak taşı, dedi. bütün sahil o taşlarla doludur.&lt;br&gt;
hayır, diye atıldı küçük çocuk. İsterseniz ıslatın. ne kadar      parladığını göreceksiniz. &lt;br&gt;
dükkan sahibi, zengin müşterisini kaçırmaktan korkuyor ve çocuğu kolundan tutup atmayı planlıyordu.&lt;br&gt;
kadın, onun niyetini sezmişti.Çocuğun taşına yakından bakıp;&lt;br&gt;
tam istediğim şey! diye gülümsedi. onu bana satar mısın? &lt;br&gt;
küçük çocuk, taşının gerçek değerini anlayan biriyle karşılaşmış   olmaktan son derece mutluydu. &lt;br&gt;
kadının cebine doldurduğu paralar ise, aklını başından almıştı. defalarca teşekkür ettikten sonra, koşarak uzaklaştı.&lt;br&gt;
kadın, elindeki taşı kuyumcuya vererek ona bir zincir takmasını istedi.belli ki, mücevher gibi taşıyacaktı.&lt;br&gt;
dükkan sahibi, yapmış olduğu ikazı anlamadığı için,kadının aldandığını düşünüyordu. bu yüzden de "söylemiştim ama tekrar edeyim!"dedi. satın aldığınız şey basit bir taştır. &lt;br&gt;
kadın, önce pırlanta kolyesine, daha sonra da yüzüğüne bakarak zannetmiyorum!.. dedi.o taş bence bunlardan çok değerli.Çünkü küçük bir çocuğun ümidini taşıyor. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>kafanı kullanacaksın</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kafani_kullanacaksin.html</link>
<description>nam-ı kemal iş için bir şehre gitmiş. orada kendine 2 arkadaş edinmiş. biri ingiliz biri alman. bakmış bunlar çok ukala davranıyorlar "sizinle bir iddaya girelim"demiş. diğerleride kabul etmiş. İddaa ise "kadını en çok kim bağırtacak". doğru bir otele gidip bir kadın bulmuşlar ve başlamışlar işe. İlk önce ingiliz girmiş içerden  ses yok. İkinci olarak alman girmiş onda da ses yok. son olarak bizim kemal girmiş ve içerden bağırtılar, inlemeler, çığlıklar gelmeye başlamış. nam-ı kemal çıkmış içerden ve hepsi büyük bir şaşkınlıkla sormuş: ya nasıl yaptın bunu. biz ikimizde kadından ses çıkarmayı beceremedik diye. nam-ı kemal hemen cevap vermiş: kafanı kullanacaksın!</description>
</item><item>
<title>sallama</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sallama.html</link>
<description>sürekli vanpirlerin gittigi bir barda vanpirler  oturmuş ve içkilerini söylemeye başlamış.birinçi bir kadeh b grubu kan istemiş.ikinçiside bir kadeh a grubu kan istemiş.sıra üçünçüye gelmiş ve o sadace bir bardak sıcık su istemiş.hersez şaşırmış ve adama dönüp sormuşlar:&lt;br&gt;
"abi sen neden sıcak su içiyorsunda kan içmiyorsun?" diye.adam hemen cebindeki orkidi çıkarmış ve cevap vermiş:&lt;br&gt;
"ben bugün sallama içecegim!!!"</description>
</item><item>
<title>8 numaralı kut</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/8_numarali_kut.html</link>
<description>doktorun biri yeni bir muayene açmış. kapıya yazmış...&lt;br&gt;
"vizite ücreti 100 dolar. İyileştirmediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz..."&lt;br&gt;
vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor... &lt;br&gt;
her gelen hasta iyileşip gidiyor... &lt;br&gt;
doktorun ünü her geçen gün artıyormuş... &lt;br&gt;
uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı geri alacak ya, kapıyı çalmış... &lt;br&gt;
"doktor! ağzımın tadı hiç yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum..."&lt;br&gt;
doktor... adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş:"&lt;br&gt;
hemşire hanım! sekiz numaralı kutuyu getirin"&lt;br&gt;
hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş ve anında tükürmüş...&lt;br&gt;
"ama bu bok!!!!!" &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
doktor sakin, "evet! İyileştiniz. tad alıyorsunuz artık.." &lt;br&gt;
adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş... &lt;br&gt;
aradan birkaç ay geçmiş. büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı... herşeyi unutuyorum...!"&lt;br&gt;
doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş, "kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?" demiş. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
adam, hemen itiraz etmiş, "ama, o kutuda bok var!"...&lt;br&gt;
doktor, "doğru! bakın, hafızanız da yerine geldi!...." &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı...&lt;br&gt;
kurmuş da kurmuş intikam planlarını... birkaç ay sonra.."&lt;br&gt;
doktor! ben de iktidarsızlık başladı... durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum..." &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, "hemşire hanım sekiz numaralı kutuyu getirir misin" diye seslenince, adam, tüm hırsıyla, &lt;br&gt;
"s.kecem, seni de sekiz numaralı kutunu da..." diye bağırmış.. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
doktor gayet sakin, "geçmiş olsun! artık yapabiliyorsunuz!!!!!!!!!"&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>KARICALAR</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/KARICALAR.html</link>
<description>ggggg&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>papagan ve ahmet</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/papagan_ve_ahmet.html</link>
<description>ev sahibi evine yeni kiraci alir, kiracinin bir de papagani vardir.fakat papagan cok küfürcüdür bundan evsahibinin haberi yoktur.ev sahibi ahmet bey ise giderken  papagan pencere kenarindan baslar ahmet beye küfür etme.ahmet bey aksam isten geldigi zaman kiracisina derki papagani biraz sikistir cok küfür ediyor der.oda tam der,fakat papagan bildiginden sasmaz.bunun üzerine ev sahibi papagani mahkemeye verir vemahkemede hakim papagana derki birdaha böyle bir sey yaparsan  bütün basindaki tüyleri kopartiririmder. tabi papagan korkudan okeyler.ve ertesi sabah olur ahmet bey yine ise gidiyor  yukari bakar papagan orda vesevinir oh derpapagandan kurtuldum derken  papagan asagiya ahmaet beye cagirir.ahmet bey..a....anlarsinya der.</description>
</item><item>
<title>Selam</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Selam.html</link>
<description>ali mısır'da okuyan bir öğrenci. sınavlar bitmiş ve yaz tatiline girecekler.. babası ali'ye telefon eder ve sınavların nasıl geçtiğini sorar. ali de bilmediği halde &lt;br&gt;
- "çok iyi geçti" &lt;br&gt;
der ve bunu üzerine babası onu İstanbul'a işlerinde yardım etmesi için çağırır. ali gidecektir İstanbul'a ve arkadaşına son olarak şöyle der; &lt;br&gt;
- "ahmet sen notlarımı öğrenirsin ve beni ararsın. eğer telefona babam çıkarsa muhammed'in ali'ye selamı var dersin; ben anlarım bir tane zayıfım olduğunu."&lt;br&gt;
ahmet notları öğrenir ve arar. telefona babası çıkar ve ahmet şöyle der: &lt;br&gt;
- "amcacım ali'ye söyle ona bütün Ümmed-i muhammed'in selamı var...&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Geç Kalmayalım</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gec_Kalmayalim.html</link>
<description>10.sinif  ingilizce dersinde yanimda bir kiz oturuyordu onun için benim en iyi arkadasim diyordum...ama ben onun ipek gibi saçlarina bakip benim olmasini istiyordum...ama o bana benim ona baktigim gibi bakmiyordu bunu biliyordum,dersten sonra kalkti ve geçen gün sinifta olmadigi için günün notlarini istedi ve ona notlari verirken bana tesekkür etti ve yanagımdan öptü onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyordum ama çok utaniyordum.. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
11.sinif &lt;br&gt;
telefonum çaldi,arayan oydu ve agliyordu bana askin nasil kalbini kirdigini anlatti,beni evine çagirdi,yalniz kalmak istemedigini söyledi, bende tabi ki gittim,koltuga,onun yanina oturdum,güzel gözlerine bakmaya basladim ve onun benim olmasini diledim,2 saat sonra drew barrymore'un bir filmi basladi ve onu izledik filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi, bana her sey için tesekkür etti ve beni yanagimdan öptü. onu arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum,onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
son sinif &lt;br&gt;
mezuniyet balosundan bir gün önce yanima geldi ve çiktigi çocuk hasta ve partiye gelemeyecek dedi, benimde çiktigim biri yoktu ve 7.sinifta birbirimize söz vermistik eger çiktigi biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, "en iyi arkadas" olarak.ve partiye birlikte gittik,o aksam çok güzeldi, her sey yolunda gitti, partiden sonra onu evinin kapisinin önüne kadar biraktim, kapinin önünde ona baktim o da bana güzel gözleriyle bana gülümseyerek bakti.onun benim olmasini istiyordum...ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum, bana "hayatimin en güzel zamanini geçirdigini" söyledi ve yanagimdan öptü... onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum... günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çatti.. sürekli onu izledim onun mükemmel vücudunu seyrettim.diplomasini almak için sahneye çikarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi.onun benim olmasini istiyordum...ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum.herkes evine gitmeden önce yanima geldi ve aglayarak bana sarildi sonra basini omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadasimsin,tesekkürler" deyip yanagimdan öptü.onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utaniyordum... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
aradan yillar geÇti &lt;br&gt;
bir kilisedeydim ve o kizin nikahini izliyorum..evet artik evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum"demesini,yeni hayatina girmesini izledim, baska bir adamla evli olarak. onun beni olmasini istiyordum..ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum.yeni hayatina girmeden önce yanima geldi ve "nikahima geldin tesekkürler" deyip yanagimdan öptü. onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyordum ama çok utaniyordum... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
yillar Çabuk geÇti &lt;br&gt;
su an benim bir zamanlar en iyi arkadasim olan kizin tabutuna bakiyorum,esyalari toplanirken lise yillarinda yazdigi günlügü ortaya çikti... hemen günlügünü aldim ve günlükte okudugum satirlar söyleydi... "onun gözlerine bakarak onun benim olmasini diledim...ama o bana benim ona baktigim gözle bakmiyordu bunu biliyordum.onu sadece arkadas olarak istemedigimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama sÖyleyemiyordum.nedenini bilmiyordum ama çok utaniyordum. keske bana sevdigini sÖyleseydi.</description>
</item><item>
<title>ben yıllardır bakıyorum</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ben_yillardir_bakiyorum.html</link>
<description>manisa akıl hastanesinde yatmakta olan bir hasta devamlı kapı deliğinden dışarıyı izlermiş. doktorlar iyice meraklanmış, birgün aralarından bir doktoru seçerek deliye terapi uygulamasını istemişler. deli herzamanki gibi deliğe bakarken bulan doktor: oğlum dur bir de ben bakayım, neye bakıyorsun böyle merak ettim demiş. deli geri çekilmiş doktor eğilip delikte ne olup olmadığına bakmış. sonra da arkasına dönüp: oğlum ben burada hiçbirşey göremiyorum demiş.deli de: doktor amca ben yıllardır bakıyorum bişey göremiyorum sen beş dakika bakmayla mı göreceğini sanıyosun demiş:)</description>
</item><item>
<title>Kaçış</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kacis.html</link>
<description>üç deli hasteneden kaçmaya karar vermişler.hastahane duvarı büyükse tünel kazacak eğer küçükse üstünden atlayacaklar.duvara bakmak için birini gönderirler.adam geldiğinde &lt;br&gt;
-hastahaneden kaçamayacağız.duvar yerinde yok.</description>
</item><item>
<title>mahkeme</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/mahkeme.html</link>
<description>idam cezasına çarptırılan adamı mahkemeye çıkarırlar hakim sana üç soru soracağım der soruları bilirsen seni idam etmeyeceğim der.hakim sorar karada gider cuf cuf ses çıkarır nedir der mahkum tren der hakim tren olduğunu bildin ama kara treni olduğunu bilemedin.öbür soruya geçer denizde gider cuf cuf ses çıkarır der mahkum gemi der hakim gemi olduğunu bildin ama deniz gemisi olduğunu bilemedin der.son soruyu sorar havada gider cuf cufses çıkarır der mahkum uçak der hakim uçak olduğunu bildin ama hava uçağı olduğunu bilemedin der emir verir asın bunu der.mahkum tam gidecek hakimim bir soruda ben sana sorabilirmiyim der.hakim sor der.kızların bacaklarının arasında bulunur kıllı kıllıdır ne der.hakim cevap verir am der.mahkum derki am olduğunu bildin ama ananın amı olduğunu bilemedin der.</description>
</item><item>
<title>Isim degisikligi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Isim_degisikligi.html</link>
<description>adamin biri ismini degistirmek icin konsolosluga basvurur. masa basindaki memur sorar:&lt;br&gt;
- adiniz beyefendi?&lt;br&gt;
adam:&lt;br&gt;
- erkeklerden hoslanan delikanli&lt;br&gt;
memur:&lt;br&gt;
- isminiz ne olsun?&lt;br&gt;
adam:&lt;br&gt;
- top</description>
</item><item>
<title>estetik</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/estetik.html</link>
<description>bir gün bir kadın estetik ameliyatı için doktora gitmis doktor kadına uygun bir ameliyat sekli bulduktan sonra ameliyat yapılmıs.&lt;br&gt;
doktor ameliyattan sonra kadına&lt;br&gt;
size yeni bir teknik uyguladım yüzünüz sarkınca kulağınızın arkasındaki vidaları cevirin demis&lt;br&gt;
2-3 sene sonra kadının yüzü sarktığında vidalari cekmis ve yüzü gerilmis kadın yüzü sarkınca tekrar çekmeye baslamıs ve 10 yıl sonra tekrar doktora gitmis ve &lt;br&gt;
doktor bey bu yüzümün altındaki sislikler bir türlü geçmiyor demis&lt;br&gt;
doktorda kadına hanımefendi o sislikler sizin göğüsünüz yakındada sakalınız çıkcak demiş.</description>
</item><item>
<title>Yolda Gİderken</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yolda_GIderken.html</link>
<description>temel bir sabah yürüyüşe çıkar. yürüdükten birkaç dakika sonra adımını tam atacakken yolda sarı rekte anlayamadığı birşey görür. eğilir ve parmağına sürdüğü şeyi yalar ve şöyle der:uyy daaa az kalsİn boka basacayduuumm...</description>
</item><item>
<title>flört ne demek</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/flort_ne_demek.html</link>
<description>küçük çocuk annesine:     &lt;br&gt;
anneciğim flört ne demek?anne:bak evladım akşam ablanın erkek arkadaşı gelecek onları izle öğren.akşam çocuk gizlenerek ablasıyla erkek arkadaşını izler.ertesi gün annesi sorar:anlat bakalım flört neymiş öğredin mi?  Çocuk anlatmaya başlar:ablam ve arkadaşı bir süre oturup konuştular.sonra ablam fenalaştı ve arkadaşı elini ablamın kazağının altına sokarak kalbini kontrol etti.ablamın ateşi çıkmış olmalıki arkadaşı ablamın üstünü çıkarmak zorunda kaldı.sonra ablamın hastalığı ona da bulaşmış olmalı ki,o da soyunmak zorunda kaldı.sonra soyunup öpüştüler.arkadaşının önünde birden bire bir yılan çıktı.ablam ısırıp yılanı öldürmeye çalıştı.uzun bir süre uğraştıktan sonra yılanı öldürdü.Çok yorulmuşlardı bir süre dinlendiler.ama yıln tekrar dirildi.demek ki ölmemişti.sonra ablam yılanın ütüne oturarak onu tekrar öldürmek için uğraştı en sonunda öldürmeyi başardı.bu defa öldürdüğünü biliyorum çünkü arkadaşı yılanın derisini soyup tuvalete attı.         ve anne düşüp bayılır...</description>
</item><item>
<title>İhtiraslı Menekşe</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ihtirasli_Menekse_.html</link>
<description>büyük bir bahçede, diğer çiçeklerle birlikte huzur içinde yaşayan, çok güzel ve mis kokulu bir menekşe varmış. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir sabah, çiğdem tanelerinin ıslattığı başını yukarıya kaldırıp bakmış, Çok uzun ve harika bir gülün, yanında sanki bir zümrüt lamba gibi yukarıya doğru süzüldüğünü görmüş.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
mavi dudaklarını açmış ve:" ben ne kadar şanssızım, bunca çiçek arasında en zavallı durumda olan benim, doğa beni çok kısa boylu ve zayıf yaratmış, yere öylesine yakınım ki başımı kaldırıp yukarıya bakamıyorum, güller gibi yüzümü güneşe de çeviremiyorum, "demiş. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
komşusunun bu sözlerini duyan gül gülmüş ve demiş ki: " ne kadar garip konuşuyorsun?, sen çok şanslısın, ama farkında değilsin, doğa seni harika bir koku ve güzellikle ödüllendirmiş, bunları pek çok çiçeğe vermemiş, Şimdi deminki düşünceleri aklından çıkar ve elindeki değerlere şükret, unutma ki kendini küçümseyenler cezalandırılır"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
menekşe yanıtlamış: "sen, beni teselli etmeğe çalışıyorsun, Çünkü benim özlem duyduğum şeylere sen sahipsin, Üzgün birinin kalbini okşamaya çalışmak; şanslı biri için çok kolaydır, ama güçlü birininin zayıflar arasında bir öğüt verici gibi durması da çok acımasızcadır"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
doğa, menekşe ile gül arasında geçen bu konuşmayı duymuş;yaklaşmış ve demiş ki: "sana neler oluyor sevgili kızım, menekşe?sen şimdiye dek çok tatlı ve mütevaziydin, senin kalbine de aç gözlülük ve hırs girip duygularını incitti mi?"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
menekşe yalvaran bir sesle :" oh! yüce ve merhametli annem, senden tüm kalbimle rica ediyorum ; lütfen dualarımı kabul et ve bir tek gün için gül olmama izin ver"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
doğa yanıtlamış: "ne istediğini bilmiyorsun, bu, kör ihtirasının arkasında ne gibi felaketler olacağının farkında değilsin, gül olunca çok üzüleceksin ama pişmanlığının bir faydası olmayacak"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ama, menekşe ısrarlıymış, " beni bir gül yap, başımı gururla yukarıya kaldırayım,"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
doğa tekrarlamış :"sen, asi ve cahil menekşe, senin istediğini yerine getireceğim, ama başına bir felaket gelirse, asla bana şikayet etmeyeceksin, "&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sonra doğa esrarengiz ve büyülü parmağını uzatarak menekşenin yapraklarına dokunmuş, menekşe, hemen başını diğer çiçeklerin arasında dimdik tutan bir güle dönüşmüş.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
akşam olduğunda, gökyüzü siyah bulutlarla kaplanmış, ve sessizliği korkunç gök gürültüleri bozmuş, ve bardaktan boşanırcasına yağan yağmur ve şiddetli rüzgar kısa sürede bahçeyi esir almış, fırtına, bitkilerin dallarını kırmış, köklerini topraktan sökmüş ve uzun boylu olan tüm çiçeklerin gövdeleri parçalanmış, sadece toprağa çok yakın olan kısa boylu bitkiler hayatta kalabilmişler, bütün bahçe, rüzgarın ve fırtınanın gazabına uğramıştı, tüm uzun ve büyük bitkiler yerde bitkin bir halde yatıyorlarmiş, sadece bahçe duvarının dibinde küçük bir menekşe grubu hayatta kalabilmişti. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
küçük bir menekşe başını kaldırmiş ve çevresinde diğer bitkilerin yaşamış oldukları trajediyi gözden geçiririken şöyle demiş:" gördünüz mü?fırtına o yaramaz çiçeklere ne yaptı?"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
derken bir başkası: "evet, biz küçük ve toprağa yakınız, böylece gökyüzünün gazabından kurtulduk, "demiş, &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir başkası :"boyumuz kısa olduğu için fırtına bize ulaşamadı, "diye söze girmiş.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
tam o sırada menekşelerin kraliçesi, kısa bir süre önce güle dönüşmüş olan menekşeyi görmüş, zavallı, yerde çamurların içinde muhabere alanındaki sakatlanmış bir asker gibi yatıyormuş, kraliçe, onun yerde durmakta olan başını tutmuş ve hafifçe kaldırmış, sonra diğer menekşelere dönerek: "İşte evlatlarım!aç gözlülüğün ve ihtirasın bir saatliğine bir güle dönüşmüş olan menekşeye ne yaptığını gördünüz, bu görüntü sizler için ibret olmalı, "demiş.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ölmek üzere olan gül, geriye kalan son gücünü de toplayarak çok sessiz bir şeklide: "siz kanaatkar ve uysal aptallar, ben fırtınadan hiç korkmadım, dün, ben de sizler gibi halimden memnun, kanaatkar bir menekşeydim, ama bu yetinme, benim varlığımla yaşamın fırtınaları arasında bir engeldi her zaman, ben de şu anda sizin yaşadığınız yaşamı sürdürüyor olabilecektim, korku içinde toprağa tutunmuş olarak, bütün menekşelerin yaptığı gibi kışın geçmesini, karın beni sarmalamasını ve ölüme götürmesini bekleyecektim, oysa ben, şimdi mutluyum çünkü bu küçük dünyadan çıkıp evrenin esrarlı dünyasına geçtim, ama bunu siz yapamadınız henüz, ben aç gözlülüğe tepeden baktım, evet aç gözlülüğün doğası benden çok daha yüksekti ama gecenin sessizliğini dinlerken, bu dünyanın da konuşmalarını duydum, " varlığın gerisindeki tutku var oluşumuzun gerekli amacıdır, "diyordu İşte o anda ruhum baş kaldırdı ve yüreğim varlığımın sınırlarını zorlamaya başladı, ve farkettim ki;uçurum, yıldızların şarkısını duyamaz ve işte o an küçüklüğümle savaşmaya karar verdim ve içimdeki hasretin de yaratıcı bir isteğe dönüşmesine dek bu savaş sürdü, ve bizim o sonsuz düşlerimizin güçlü nesnesi olan doğa, benim isteklerimi kabul etti ve o sihirli parmaklarıyla beni bir güle dönüştürdü.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
gül, bir süre sessiz kalmış, ve sonra giderek zayıflayan bir sesle; başarı ve gurur dolu bir edayla: "bir saat de olsa çok onurlu biğr gül gibi yaşadım, bir kraliçe gibi var oldum ve dünyaya bir gülün gözleriyle baktım, yıldızlı ve parlak gök yüzünün fısıltılarını bir gülün kulakları ile işittim ve o ışıkların zerrlerine bir gülün dokunuşuyla dokundum, aranızda biyle bir şeyle onurlandırılılmış olanınız var mı?"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bunları söylediken sonra başını önüne eğmiş, öksürür gibi bir sesle devam etmiş:" Şimdi öleceğim, ama ruhum amacına ulaşmış olacak, dünyamı doğduğum o küçük delikten çok daha fazla genişlettim, bu yaşamın desenidir, ve bu varlığın sırrıdır, "&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sonra, gül titremiş, taç yapraklarını usulca kapatmış ve dudaklarında son derece mutlu bir gülümseyişle son nefesini vermiş, bu gülüş; bir zafer ve tanrı'nın ona verdiği tüm güzelliklerin gülüşüymüş... &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Yılan Temel</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yilan_Temel.html</link>
<description>yılan temel, arkadaşı yılana sormuş:&lt;br&gt;
- haçan, biz zehirli yilan miyuk?&lt;br&gt;
- heee, n'oldu ki?&lt;br&gt;
- dilimi ısırdum da... &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>çamaşır makinesi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/camasir_makinesi.html</link>
<description>adamın biri her gün eve içip gelirmiş. karısının buna morali çok bozulurmuş. kadın depresyona girmiş ve baya kilo almış. kocası eve geldiğinde kadına çamaşır makinesine döndün diyormuş. bu durum adam eve her sarhoş geldiğinde tekrarlanıyormuş. bir gün adamın parası yokmuş ve eve içemeden gelmiş. tabi ne zamandır *ikişmiyor. karısına hadi gel *ikişelim demiş. karısıda o buruşmuş şey için kocaman makineyi çalıştıramam elinle çitile demiş.</description>
</item><item>
<title>Adı neydi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Adi_neydi.html</link>
<description>genç ve güzel bir kıza bir parkta tecavüz etmişler. bir bekçide oradan geçerken bu kızı bulmuş ve başından geçenleri anlatmasını istemiş.&lt;br&gt;
kız;&lt;br&gt;
iki kişiydiler biri benim ellerimden tuttu digeri kilotumu çıkardı ,bacağımı açtı ve *ajinamın içine *ikini soktu demiş.&lt;br&gt;
bekçi kızı alıp karakola götürmüş. karakoldaki komser bekçiden olayı anlatması istenmiş, bekçi;&lt;br&gt;
işte ben ordan geçiyordum bu kızın bagırmalarını duydum onu yere yatırmışlar,kilotunu açmışlar dedikten sonra bekçi biraz duraklamış kıza dönmüş;&lt;br&gt;
 kızım *mının ismi neydi?</description>
</item><item>
<title>Fadime Tatile Gitti</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Fadime_Tatile_Gitti.html</link>
<description>temel kahveye gelmis ve arkadasi dursun'un oturdugu masaya gitmis.dursun temel'e sormus:&lt;br&gt;
-ula gönderdinmi fadime'yi tatile?&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
-heee gönderdimde bu kadin cok salak be.&lt;br&gt;
dursun:&lt;br&gt;
-hacen ne oldu.&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
-cantasini bir kutu prezervatif(condoom) koydu, ne yapaksa o kadar prezervatif'i, hacen s*k* bilen yoktur.</description>
</item><item>
<title>Bir genç çocuğun başına gelen olay</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bir_genc_cocugun_basina_gelen_olay.html</link>
<description>bir üniversiteli çocuk sabah hamama gitmeyi düşünüyormuş.&lt;br&gt;
genç yarın erkenden hamama gidimde hiç kimse gelmeden yıkanayım, demiş.hamama gitmiş birde bakmış ki hamam boş, &lt;br&gt;
bizimki ohh,çekerek göbeğe uzanmış bir 15 dakika kadar gözlerini yummuş gözlerini açtığında ne görsün bacakları kıllı ve ayakları ters yaratıklar,yavaş yavaş göbekten aşağı süzülerek inmiş ve koşa koşa dışarı çıkıp hamamın sahibini bulmuş;&lt;br&gt;
-amca içeride bacakları kıllı ayakları ters yaratıklar var demiş.&lt;br&gt;
amca ayaklarını kaldırarak &lt;br&gt;
-aynen bunun gibi miydi evlat demiş...</description>
</item><item>
<title>TIR</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/TIR.html</link>
<description>bİr Çocuk annesİ İle banyo yapmak İstemİŞ. annesİ olmaz demİŞ.ama bİr Şartim var demİŞ . oĞlu da: ne demİŞ. annesİ; sinifini takdİrle geÇersen senİnle banyo yaoarim demİŞ. Çocuk 4. sinifi takdİrle geÇmİŞ. anne hadİ banyo yapalim demİŞ.annesİ de tamam demİŞ. banyoya gİrmİŞler.İkİsİde ÇirilÇiplak. Çocuk annesİnİn *mini gÖrmÜŞ . anne o ne demİŞ . annesİ de garaj demİŞ. Çocuk kendİ *İkİne bakip pekİ bu ne demİŞ. annesİ de taksİ demİŞ. Çocok : anne benİm taksİyİ senİn garaja sokalim mi? demİŞ. annesİ de olmaz oĞlum akŞam babanin tiri gelecek demİŞ........</description>
</item><item>
<title>çipali</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/cipali.html</link>
<description>çipali bir gün evlerinde prezarvatif bulur ve annesine sorar anne bu ne diye anneside olum ofare zehiri der&lt;br&gt;
çip alide annesine anne babam fareleri sike sikemi öldürüyo der</description>
</item><item>
<title>Gözünüz Aydın</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gozunuz_Aydin.html</link>
<description>adamın biri bir trafik kazası sonucu p**isini kaybeder ve doktora gider doktara durumunu anlatır ve doktor durumu gözden geçirdikten sonra hastaya takma  p**isin takıp ta**aklarına da d*l yerine süt dollurur. adam eve gider karısı ile bir birliktelik yaşar ve karısı hamile kalır. aradan 9 ay geçer ve karısının sancıları artar adam karısını doğuma götürür doğum başarılı bir şekilde yapıldıktan sonra doktor sevinçli bir şekilde adama&lt;br&gt;
- gözünüz aydın 4 kılo 300 gram peyniriniz oldu, der</description>
</item><item>
<title>david coperfield</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/david_coperfield.html</link>
<description>adamın biri bi gun sevgilisiyle sevisiyor tam bosalacak, sevgilisi dogruluyo,"sevgiliim cocugumuz olursa adı ne olsun?" adam başlıo "hobbalaaa" tüm dikkati dagılıo bosalamıyor.bi muddet sonta tekrar sevisiolar adam yine tam bosalacak kız yine tam adam bosalırken " sevgilim cocugumuzun adı ne olsun?" adam basıyo küfürü. 3. defa tam yine  adam bosalcakken kız dogrulmaya yeltenince adam kıza bastırıo agzını kapatıo,adam rahatca bosalıo, isi bitince kızın agzını acıyo kız yorgun argın dogruluyo," sevgilim cocugumuz olursa adı ne olsun.&lt;br&gt;
adam prezervatifi cıkarıp agzını bagladıktan sonra;&lt;br&gt;
-ulan bunun içinden çıkarsa david copperfield olsun.</description>
</item><item>
<title>temel amerikada</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/temel_amerikada.html</link>
<description>temel bir gün hiç gitmediği amerikaya gitmeye karar veririr.uçağa biner...amerikada indikten sonra hotele gider ve odasına yerleşir...canı sıkılan temel sokağa çıkıp gezmeye başlar..gezerken bir tezgaha yaklaşır ve güzel olan sarışın tezgahtara yakşarak kalemlerin ne kadar olduğunu sorar kadın six beni der temelde yanlış anlarve hemen ordan uzaklaşır..bşka tezgahta ise bir adama vardır temel kalemlerin ne kadar olduğunu sorar..adam siz beni der temel:burdaki herkez azmış ular...seni dikeceğime yukardaki karıyı dikerim daha iyidir...ve sarışın kadının yanına gider ve arkasında dikini çıkarır...bunu gören kadın hemen:no fak.no fak!der.temelde:ufak mufak idare edeceksin bacım"der</description>
</item><item>
<title>penguen</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/penguen.html</link>
<description>temel ile dursun teskere almışlar ve ikiside birbirin den abaza doru genel eve gitmişler ve temel de 10 liraları varmış camın önüne geldiklerinde kadının biri penguen 10 lira demiş ama girmemişler dier camda gene kadının  biri  penguen 10 lira demiş dursun işini bitirmiş temlde napım 10 liram var demiş merak etmiş girmiş kadın hadi demiş pantolonunu yarıyakadar indir demiş temel indirmiş gidip gelmeye başlamış tam boşolacakken kadın çekilmiş ve temel penguen gibi gelburaya gel buraya demiş :))9</description>
</item><item>
<title>Düşüncesiz</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Dusuncesiz_.html</link>
<description>adamın biri doktora gitmiş.doktorcuğum sana bir soru soracağım bilirsen muayene ücreninin iki katını vereceğim,yok bilemezsen beni bedava muayene edeceksin..demiş&lt;br&gt;
  doktor kabül etmiş.doktorcuğum,neden önce başılmızdaki kıl ağarıyor da en sona s.....zin kılı ağırıyor?bil bakalım&lt;br&gt;
    doktor düşünmüş ama nafile ..tamam sen kazandın söyle bakalım nedenmiş?&lt;br&gt;
    doktor bey,bubaşnımda krk türlü düşünce var ama seyimin sadece bir tek düşüncesi var da ondan...demiş</description>
</item><item>
<title>Futbol ve seks</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Futbol_ve_seks.html</link>
<description>futbol ve seks&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- İkisinde de pozisyon zenginligi esastir.&lt;br&gt;
- İkisinde de camurlu ortam sevilmez.&lt;br&gt;
- İkisinde de motivasyon neticeyi etkiler.&lt;br&gt;
- İkisinde de cocuklar problem olur.&lt;br&gt;
- İkisi de sifreli kanaldan yayinlanir.&lt;br&gt;
- İkisini de dus paklar.&lt;br&gt;
- İkisinde de skor onemlidir.&lt;br&gt;
- İkisinin de magandasi cekilmez.&lt;br&gt;
- İkisinde de ofsayta dusulur.&lt;br&gt;
- İkisinde de 'ilk kez milli' olunur.&lt;br&gt;
- İkisinde de frikik vardir.&lt;br&gt;
- İkisinin icrasi icin de tesis gereklidir.&lt;br&gt;
- İkisi de nadiren ertelenir.&lt;br&gt;
- İkisinin de profesyoneli kose olur!!&lt;br&gt;
- İkisinde de belli bir yastan sonra jubile gereklidir.&lt;br&gt;
- İkisi de isinma hareketleri gerektirir.&lt;br&gt;
- İkisinin de parali yapilaninda menajerlik sistemi vardir.&lt;br&gt;
- İkisinde de sakatlik riski vardir.&lt;br&gt;
- İkisinde de arkadan mudahele ceza gerektirir.&lt;br&gt;
- İkisinde de deplasman korkusu yasanir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
tek bir farkla , futbolda elle oynamak yasaktir , digerinde serbest.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>kimse yokmu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kimse_yokmu.html</link>
<description>o gece arkadaşlarla egleniyorduk bütün ışıkları kapatıp mum ışıgında oturuyorduk  mısırlar çerzler bittikten sonra ruh çagırmaya karar verdik çagırmamız biraz zor oldu ama o çoktan gelmişti istedigimiz bütün soruları sorduk ama o bize yazı yazarak cevaplıyordu daha sonra bu ruhlar çogalmaya başladı kovmak istedik ama bize bi şartla dedei birinizin bacagının kılını yakmam gerekir dedi ben zaten gözlerimi açamıyardum açsam bili zaten görünmüyordu neyseki arkadaşımın bacagının kılını yaktılar gidin dedigimizde biz gidiyoruz arkamızdan siyahlar geliyo diye kagıda yazdılar  herşey şimdi başlıyodu yüzleri güzükmeyen ama oldukça karaya bürünmüş bir kişi vardı hepimizin arkadaşlarımın ve benim ne zaman ölecegimi söyledi ve gitti 2 ay önce idil arkadaşımızı kaybettik  ve onun dedigi doru çıktı ve  ben şimdi çok korkuyorum ailelerimizi bu duruma inandıramıyoruz  arkadaşlar dualarınız bizde olsun</description>
</item><item>
<title>10 EURO</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/10_EURO.html</link>
<description>ecevİt yurtdiŞi gezİsİ İÇİn parİse gİtmİŞ.akŞam kaldiĞi otelde cani bİrİyle yatmak İsteyİnce Şanzelİze meydanina Çikip,kÖŞebaŞinda duran Çok gÜzel bİr fahİŞeye sormuŞ:bİr gecelİk aŞk ne kadar dİye.kadin 100 euro demİŞ.ecevİt pahali bulmuŞ.kadinda: yolun sonuna doĞru daha ucuza hatta 10 euro'ya bİle bulabİlİrsİn demİŞ.hakkattende yolun sinunu doĞru her sorduĞu kadin bİr Öncekİnde daha az bİr fİyat sÖylÜyormuŞ.en sonunda gerÇekten de 10 euro'ya bİrİnİ bulmuŞ ama Çİrkİnmİ Çİrkİn.yahu bu da bİr baŞbakana yakiŞmaz demİŞ kednİ kendİne.vazgeÇİp otele dÖnmÜŞ.sabah rahŞan hanimla otelde kahvalti yaparken,lobİden İÇerİ o 100 euro İsteyen kadin gİrmİŞ.ecevİt kulaĞina eĞİlİp demİŞkİ:ben sana demedİm mİ 10 euro'ya bİle buluesun dİye!</description>
</item><item>
<title>TURİST</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/TURIST.html</link>
<description>turİstİn bİrİ kapaliÇarŞidakİ bİr hali dÜkkanina gİrmİŞ.saticiyla beraber ÇÖmelİp yerdekİ ufak bİr kİlİmİn fİyatini sormuŞ.satici 50 dolar demİŞ.adam ayaĞa kalkarken osuruvermİŞ.satici da baŞlamiŞ gÜlmeye.turİst buna Çok bozulmuŞ ve aÇiĞini kapatmak İÇİn duvarda duran el dokumasinin fİyatini sormuŞ.satica:o Çok pahali alamazsiniz demİŞ.turİst:sanane kardeŞİm para benİm deĞİlmİ alacaĞim demİŞ.satici:ufak kİlİme 50 dolar dedİm osurdunuz,halinin fİyatini sÖylesem altina siÇarsin demİŞ.</description>
</item><item>
<title>FARELER</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/FARELER.html</link>
<description>bİr gÜn kÜÇÜk bİr Çocuk babasinin prezervatİfİnİ gÖrÜr ve annesİne bu nedİr ?dİye sorar&lt;br&gt;
annesİ de oĞluna baban bununla farelerİ ÖldÜrÜyorder Çocuk annesİne der kİ :anne babam farelerİ sİ..ek mİ ÖldÜrÜyor???</description>
</item><item>
<title>fıkra</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/fikra.html</link>
<description>amale inşaat firmasında çalışmaktaymış.bir gün tuvalet olayından dolayı viziteye çıkar.doktora haftalardır tuvalete çıkamadığını söyler.doktor muayene edip ,soyun yüz üstü sedyeye uzan demiş.amele  denileni yapar.doktor sert bir cisimle g....nün ortasına sertçe biriki indirir.sonra kalk git tuvalete demiş.amele denileni yapar tuvalete gider ve rahatlamış olarak geri döner.bu arada doktor bey her zaman böyle rahatlamak için ne yapmam lazım der.doktor bir şey yapman gerek miyor.sadece çimento torbasıyla g....nü silme yeter.</description>
</item><item>
<title>Akrep</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Akrep.html</link>
<description>evlenmek üzere olan genç çift aralarında konuşuyorlarmış, genç kız:&lt;br&gt;
- benim saçlarım kızıl ve kısa, ben siyah ve uzun kıvırcık saçlarım olmasının istiyorum. düğünümüzde saçlarıma peruk taktırmak istiyorum demiş. genç adam:&lt;br&gt;
- sen nasıl istersen hayatım diye cevap vermiş. ben o kadar mutluyum ki diyormuş. genç kız:&lt;br&gt;
- hayatım lütfen öyle söyleme, ben ne zaman çok mutlu olsam hep sonunda kötü bir şeyler oluyor demiş.&lt;br&gt;
düğün günü gelmiş çatmış, kız kuaförde saçlarını yaptırıyormuş. kuaförcü kızın isteği üzerine kızın saçına siyah uzun ve kıvırcık peruk takmış. kız çok güzel olmuş. kuaförden çıkınca da genç adam kıza bir daha hayran kalmış. arabada düğün salonuna giderken kızın başına bir sancı girmiş, genç adam hastaneye gitmek için ısrar etmiş ama kız birşeyim yok hayatım birazdan geçer diye hastaneye gitmek istememiş. düğünün yapılacağı yere gelmişler, herşey hazırmış, nikah kıyılırken kız nikah masasında fenalaşmış ve bayılmış, hemen hastaneye kaldırmışlar ama kurtaramamışlar kız ölmüş. doktorlar da bir şey anlayamamış, kız son defa evine getirilmiş, salonun ortasında yere yatırmışlar, birden kızın arkadaşının aklına peruk gelmiş. kızın annesine:&lt;br&gt;
- teyzeciğim gül'ü perukla gömemeyiz, peruğunu çıkarmamız lazım demiş. kzın annesi:&lt;br&gt;
- tamam haklısın çıkaralım demiş.&lt;br&gt;
kızın saçından peruğu çıkarırken bir de ne görsünler, peruğun içinde akrep varmış. akrep peruğun içine yuva yapmış ve kızı tam beyninden sokmuş. mutlulukla başlayan aşk böyle acı bir sonla bitmiş. &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Bir Daha Asla Sevmem</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bir_Daha_Asla_Sevmem.html</link>
<description>evliliğinin üçüncü yılında kocası barry'yi motosiklet kazasında yitiren sharon dünyaya küsmüş, hele hele aşktan elini eteğini iyice çekmiş. büyük bir kozmetik firmasında çalışıyor. 25 yaşındaki sharon, çok sevdiği barry'nin olmadığı bir hayata henüz hazır değil.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: barry'nin ölümünden bu yana bir yıl geçti. ancak bir türlü onu unutamadım. acaba son saatlerini hangi duygularla geçirmişti? neler hissetmişti? kazadan sonra kendime "yeni yaşamıma" çabucak uyum göstermem gerek diye düşündüğümü biliyorum. ancak bunu başardığımı söyleyemem. her şey anlamını yitirmiş gibi. sanırım tekrar başka biriyle ilişki kuramayacağım. tabii ki ciddi bir ilişkiden sözediyorum. başka birini öpme ve onunla aşk yapma düşüncesi dayanılmaz geliyor bana. hele hele evlenmek düşüncesi öyle uzak ki. ancak diğer yandan da yaşamımın geri kalanını yalnız geçirme düşüncesi de korkutuyor. Öyle yalnızım ki. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: belki de "ciddi" ilişki için daha çok erken, belki de henüz hazır değilsin. ne dersin? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: evet sanırım öyle. ancak belki de bir kez daha hiç sevmeyeceğim diye korkuyorum. ne dersiniz?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: ben bir daha sevmeyeceksin gibi bir sonucun geçerli olmasını gösteren herhangi bir şey görmüyorum. ancak sanırım öncelikle çözmen gereken bazı sorunlar var. son yılda çok ağladın mı?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: hayır, pek değil. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: peki nedenini biliyor musun? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: tüm yaşamınızı ağlayarak geçiremezsiniz, değil mi? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: görünürde bu kötü deneyi büyük bir cesaretle karşılamışsın. ancak endişen tekrar ilişkiye geçemeyeceğin konusunda. kendini serbestmiş gibi hissedemiyorsun. Çünkü içinde ifade edemediğin büyük bir üzüntü var. ağlaman çok normal. böyle duygularla yüklü olman da normal. daha önce ailenden birinin ölümünü gördün mü? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: evet, babam ben 16 yaşındayken ölmüştü. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: sen ve ailen yas tuttunuz mu? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: hepimiz babamı çok severdik. elbette çok üzüldük. ancak duygularımızı pek açığa vurmadık. annem çok cesurdu. eğer üzüntüsünü belli ederse bunun bizi üzmekten başka bir sonuç vermeyeceğini düşünüyordu. erkek kardeşim ise 12 yaşındaydı. ve olayı tam olarak anlamıyordu. annem sırf bizim için kendini cesur olmaya zorluyordu. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: sen de barry'yi yitirdiğinde annen gibi cesur olman gerektiğini mi hissettin? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: evet. ancak bunu annem kadar iyi başardığımı sanıyorum. kendimi çaresiz hissediyorum. anneme büyük bir umutsuzlukla doluyken nasıl bu kadar cesur görünebildiğini sormak istedim. ancak onunla bu konu hakkında konuşamadım. annemle gerçi çok görüşüyoruz. barry öldüğünden beri çoğu haftasonlarını annemle geçiriyorum. ancak duygularımız hakkında pek konuşmuyoruz. ben bu konulardan annemin önünde söz etmekten özellikle kaçınıyorum. ona kötü anılarını tekrar anımsatmak istemiyorum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: sanırım birbirinize açılmaya alışmalısınız... barry'nin ölümünden sonra yine aynı evde mi kalmaya devam ettiniz? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: evet. başka bir yere taşınmayı hiç düşünmedim. oturduğumuz daireyi evlenmeden hemen önce almıştık. bir yıldır çıkıyorduk. ve daireyi almak için bayağı uğraştık. balayımızı bile bu dairede geçirdik. başka bir yere gitmeye gücümüz yetmiyordu. ancak balayımız çok güzeldi. burası bizim, sadece ikimizin yeriydi. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: boş zamanlarında neler yapıyorsunuz? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: fazla boş zamanım olmuyor. büyük bir kozmetik şirketinde müdürün özel asistanıyım. bu nedenle çok çalışmam gerekiyor. İtiraf etmeliyim bu da benim işime geliyor. beni meşgul ediyor. ve üzülmeye fırsat bulamıyorum. eve geç geliyorum. birşeyler yedikten sonra, ya biraz televizyon seyrediyor ya da duş alıyor ve yatağa gidiyorum. daha iyi birşeyler yapmak için pek zamanım yok. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: olay olduktan sonra işe gitmemezlik ettin mi? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: birkaç gün. daha fazla gitmemek beraber çalıştığım arkadaşlarıma karşı haksızlık olurdu. zaten evde ne yapacaktım? evde hep kendimi kederli hissedecektim. ben de işe döndüm. herkes bana karşı çok nazikti. onlarla birlikte olmayı istiyordum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: arkadaşların sana yardımcı oldu mu? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: evet, ellerinden geldiğince. ancak beni anlayabildiklerini sanmıyorum. bana yeni başlangıç yapmam gerektiğini söylüyorlar. ancak söylemek yapmaktan daha kolay. arkadaşlarımın çoğu evli çiftler. beni bekar erkeklerle tanıştırmaya çalışıyorlar. ancak bu beni daha da kötüleştirmekten başka birşeye yaramıyor. bilmiyorlar ki hiçbiri barry gibi olamaz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: ya hafta sonları? sadece anneni mi görüyorsun? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: Çoğunlukla annemi görüyorum. bazen barry'nin ailesini de görmeye gidiyorum. barry onların tek çocuğuydu. barry'nin ölümü onları elbette çok etkiledi. onları hep sevdim ve onları görmekten çok mutluyum. onlarla barry hakkında konuşabiliyorum. barry'nin babası tıpkı barry gibi. ve bundan hoşlanıyorum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: İdeal olarak nasıl yaşamak isterdin? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: sorun bu. barry'siz bir yaşam çok zor. kendimi başka biriyle düşünemiyorum. annemin babamın ölümünden sonra neden bir daha evlenmediğini merak etmişimdir. gerçi babamı yitirdiğinde benim barry'i yitirdiğim yaştan daha yaşlıydı. ancak hala çok çekiciydi. Şimdi onun neden tekrar evlenmediğini anlayabiliyorum. bir bebeğim olmadığı için gerçekten büyük bir pişmanlık duyuyorum. hep istedik. ama çok gençtik. ve önümüzde çocuk sahibi olmak için uzun yıllar olduğunu düşünüyorduk. eğer bir bebeğim olsaydı, ondan bir parçam olmuş olacaktı. ancak insan gençken kendini sanki ölümsüz sanıyor. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: barry neden özel biriydi? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: o sevdiğim tek erkekti. Önceden birkaç erkek arkadaşım olmuştu. ancak barry benim tüm yaşamımdı. bazen onun ölümünde benim de suçum varmış gibi hissediyorum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: barry'nin ölümünden neden kendini suçluyorsun? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: barry ne zamandır bir motosiklet almak istiyordu. ben de iş arkaşdaşlarımdan birinin motosikletini sattığını ona söyledim. bunu söylemeseydim belki de barry hala hayatta olacaktı. ve hala akşamları evde beni bekliyor olacaktı. bu beni kahrediyor. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: böylesi bir olayı yaşayanlar genellikle "ah olmasaydı" diyerek kendilerini suçlarlar. ancak tabii ki gerçekte böyle bir suçluluk duygusu mantıksızdır. Şimdi biraz zor bir soru soracağım. Öldükten sonra barry'nin bedenini gördün mü? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: hayır. ne ben ne de ailesi buna daynamadı. amcam onu teşhis etti. sonraları keşke onu son bir kez görüp "elveda" diyebilseydim diye hayıflandığım oldu. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Özetle &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue gooderhem: &lt;br&gt;
"sharon çok sevdiği barry'nin kaybıyla unufak olmuştu. acısını bu denli arttıran nedenlerden biri de, babasının ölümünde de kederini dışa vuramamaktı. birlikte birçok seans yaptık. Şimdi kendisine yeniden aşık olabilecek cesareti buluyor"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"toplum ölüm olayına bir tabu gibi yaklaşır. her şey hakkında konuşulabilir. ancak bu konuda konuşmak pek iyi karşılanmaz.barry'nin ki gibi ani ve kötü bir yokoluştu. sharon, bu ölümü kabullenmekte gerçekten büyük zorluklar çekti. uzun süren bir hastalık, kişiyi ölüme hazırlaması için zaman verir. ama ani ölüm bir şansı vermez.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Üç adımda ölüm...&lt;br&gt;
sevdiğini yitiren kişinin duygusal yaşamı üç aşamada farklılıklar gösterir. Öncelikle ölümü kabul etme durumunda kalır. o artık yoktur. İkincisi büyük bir üzüntü: gözyaşları, öfke ve suçluluk duygusu... ve üçüncüsü olarak yeni bir kimlik arayışı: onsuz yeni bir yaşama başlamak...bu aşamalar sevilenin ölümü ya da bir ilişkinin bitiminden sonra yaşanan duygulardır. ve sağlıklı bir başlangıç için bu aşamalardan geçilir. sharon'a barry'nin bedenini öldükten sonra görüp görmediğini sordum. Çünkü görseydi, bu ona gerçeği kabullemede yardımcı olacaktı. anlaşılan nedenlerle akrabalar cesedi yaralar içinde görmekten çekinirler. ancak ceset onların görebileceği gibi hazırlanırsa girmelerinde bir sakınca yoktur. Ölü bedeni görmek psikolojik açıdan faydalıdır. aksi takdirde her an geri dönebileceği takıntısından kurtulmak zor olur. sharon da barry'inn öldüğünü tam anlamıyla kabullenmiş değildi.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kederiyle yaşamak&lt;br&gt;
sharon üzüntüsüne ifade etmekten büyük oranda kaçınıyor. Çünkü kendisini annesi gibi cesur davranmak zorunda hissediyor. bu nedenle annesiyle duyguları hakkında konuşmuyor. Öte yandan arkadaşları da ona bu konuda pek yardımcı olmuyor. oysa sorunlarını çözmeden cesur bir yüz takınmanın pek faydası yok. kendisini barry'nin motosiklet almasına ön ayak olduğu için suçlu hissediyor. eğer biraz konu hakkında daha akılcı düşünürse barry'nin istedikten sonra başka bir yerden motosiklet satın alabileceğini anlayabilir. Öte yandan, ağlayabilmek, duygularını kontrol altında tutmadan açığa vurabilmek için birini onu cesaretlendirmesini bekliyor. duygularını içine atmadan bunları biriyle paylaşmayı denemek sorunun büyük bir bölümünü çözecektir. Çünkü bastırılmış duygular ciddi bir depresyon nedeni olabilir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
gelecek var mı?&lt;br&gt;
sharon'un acısını daha zorlu ve derin yapan nedenlerden biri de kaybetmeyi ilk kez yaşadığı babasının ölümünde de kederini tam anlamıyla dışa vuramadığındandır.birkaç seans sonunda sharon geleceğe daha olumlu bir yaklaşım içine girdi. hatta kendisini yeni bir ilişkiye girebilecek ve aşık olabilecek kadar serbest bile hissedebilirdi. barry'i asla unutamayacak. ve unutmayı da istemiyor. ancak onun için artık şu olasılık geçerlidir: yeni bir evde, yeni bir erkekle, yeni bir yaşam.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Tam da yeri</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Tam_da_yeri.html</link>
<description>Çocuk ablasının *mcığını görmüş ve sormuş&lt;br&gt;
- able bu ne? diye&lt;br&gt;
ablası da hiç bozuntuya vermeden&lt;br&gt;
- yara kardeşim küçükken balta düştü yara oldu demiş.&lt;br&gt;
kardeşi de hemen&lt;br&gt;
- vay be balta da tam *mına düşmüş ha demiş......</description>
</item><item>
<title>ali ve babası</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ali_ve_babasi.html</link>
<description>ali ve babası birgün ava çıkmışlar.akşama kadar birşey avlayamamıs ve tam eve dönüyorlarmışki ne görsünler. çalının ileri ve geri sallandığını görmüşler.babası tüfeğin dipçiği ile çalıyı kenara çekmiş. o da ne iki tavşan allah ne verdiyse ....  . ali babasına sormuş baba bunler ne yapıyorlar diye babası yine utanarak sıkılarak;&lt;br&gt;
-ne yapacaklar oğlum, şakalaşıyorlar. demiş.&lt;br&gt;
-ali babasına dönerek;&lt;br&gt;
-baba şaka maka üstteki iyi si...yor.</description>
</item><item>
<title>fıkra</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/fikra.html</link>
<description>amale inşaat firmasında çalışmaktaymış.bir gün tuvalet olayından dolayı viziteye çıkar.doktora haftalardır tuvalete çıkamadığını söyler.doktor muayene edip ,soyun yüz üstü sedyeye uzan demiş.amele  denileni yapar.doktor sert bir cisimle g....nün ortasına sertçe biriki indirir.sonra kalk git tuvalete demiş.amele denileni yapar tuvalete gider ve rahatlamış olarak geri döner.bu arada doktor bey her zaman böyle rahatlamak için ne yapmam lazım der.doktor bir şey yapman gerek miyor.sadece çimento torbasıyla g....nü silme yeter.</description>
</item><item>
<title>Akrep</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Akrep.html</link>
<description>evlenmek üzere olan genç çift aralarında konuşuyorlarmış, genç kız:&lt;br&gt;
- benim saçlarım kızıl ve kısa, ben siyah ve uzun kıvırcık saçlarım olmasının istiyorum. düğünümüzde saçlarıma peruk taktırmak istiyorum demiş. genç adam:&lt;br&gt;
- sen nasıl istersen hayatım diye cevap vermiş. ben o kadar mutluyum ki diyormuş. genç kız:&lt;br&gt;
- hayatım lütfen öyle söyleme, ben ne zaman çok mutlu olsam hep sonunda kötü bir şeyler oluyor demiş.&lt;br&gt;
düğün günü gelmiş çatmış, kız kuaförde saçlarını yaptırıyormuş. kuaförcü kızın isteği üzerine kızın saçına siyah uzun ve kıvırcık peruk takmış. kız çok güzel olmuş. kuaförden çıkınca da genç adam kıza bir daha hayran kalmış. arabada düğün salonuna giderken kızın başına bir sancı girmiş, genç adam hastaneye gitmek için ısrar etmiş ama kız birşeyim yok hayatım birazdan geçer diye hastaneye gitmek istememiş. düğünün yapılacağı yere gelmişler, herşey hazırmış, nikah kıyılırken kız nikah masasında fenalaşmış ve bayılmış, hemen hastaneye kaldırmışlar ama kurtaramamışlar kız ölmüş. doktorlar da bir şey anlayamamış, kız son defa evine getirilmiş, salonun ortasında yere yatırmışlar, birden kızın arkadaşının aklına peruk gelmiş. kızın annesine:&lt;br&gt;
- teyzeciğim gül'ü perukla gömemeyiz, peruğunu çıkarmamız lazım demiş. kzın annesi:&lt;br&gt;
- tamam haklısın çıkaralım demiş.&lt;br&gt;
kızın saçından peruğu çıkarırken bir de ne görsünler, peruğun içinde akrep varmış. akrep peruğun içine yuva yapmış ve kızı tam beyninden sokmuş. mutlulukla başlayan aşk böyle acı bir sonla bitmiş. &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Bir Daha Asla Sevmem</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bir_Daha_Asla_Sevmem.html</link>
<description>evliliğinin üçüncü yılında kocası barry'yi motosiklet kazasında yitiren sharon dünyaya küsmüş, hele hele aşktan elini eteğini iyice çekmiş. büyük bir kozmetik firmasında çalışıyor. 25 yaşındaki sharon, çok sevdiği barry'nin olmadığı bir hayata henüz hazır değil.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: barry'nin ölümünden bu yana bir yıl geçti. ancak bir türlü onu unutamadım. acaba son saatlerini hangi duygularla geçirmişti? neler hissetmişti? kazadan sonra kendime "yeni yaşamıma" çabucak uyum göstermem gerek diye düşündüğümü biliyorum. ancak bunu başardığımı söyleyemem. her şey anlamını yitirmiş gibi. sanırım tekrar başka biriyle ilişki kuramayacağım. tabii ki ciddi bir ilişkiden sözediyorum. başka birini öpme ve onunla aşk yapma düşüncesi dayanılmaz geliyor bana. hele hele evlenmek düşüncesi öyle uzak ki. ancak diğer yandan da yaşamımın geri kalanını yalnız geçirme düşüncesi de korkutuyor. Öyle yalnızım ki. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: belki de "ciddi" ilişki için daha çok erken, belki de henüz hazır değilsin. ne dersin? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: evet sanırım öyle. ancak belki de bir kez daha hiç sevmeyeceğim diye korkuyorum. ne dersiniz?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: ben bir daha sevmeyeceksin gibi bir sonucun geçerli olmasını gösteren herhangi bir şey görmüyorum. ancak sanırım öncelikle çözmen gereken bazı sorunlar var. son yılda çok ağladın mı?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: hayır, pek değil. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: peki nedenini biliyor musun? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: tüm yaşamınızı ağlayarak geçiremezsiniz, değil mi? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: görünürde bu kötü deneyi büyük bir cesaretle karşılamışsın. ancak endişen tekrar ilişkiye geçemeyeceğin konusunda. kendini serbestmiş gibi hissedemiyorsun. Çünkü içinde ifade edemediğin büyük bir üzüntü var. ağlaman çok normal. böyle duygularla yüklü olman da normal. daha önce ailenden birinin ölümünü gördün mü? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: evet, babam ben 16 yaşındayken ölmüştü. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: sen ve ailen yas tuttunuz mu? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: hepimiz babamı çok severdik. elbette çok üzüldük. ancak duygularımızı pek açığa vurmadık. annem çok cesurdu. eğer üzüntüsünü belli ederse bunun bizi üzmekten başka bir sonuç vermeyeceğini düşünüyordu. erkek kardeşim ise 12 yaşındaydı. ve olayı tam olarak anlamıyordu. annem sırf bizim için kendini cesur olmaya zorluyordu. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: sen de barry'yi yitirdiğinde annen gibi cesur olman gerektiğini mi hissettin? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: evet. ancak bunu annem kadar iyi başardığımı sanıyorum. kendimi çaresiz hissediyorum. anneme büyük bir umutsuzlukla doluyken nasıl bu kadar cesur görünebildiğini sormak istedim. ancak onunla bu konu hakkında konuşamadım. annemle gerçi çok görüşüyoruz. barry öldüğünden beri çoğu haftasonlarını annemle geçiriyorum. ancak duygularımız hakkında pek konuşmuyoruz. ben bu konulardan annemin önünde söz etmekten özellikle kaçınıyorum. ona kötü anılarını tekrar anımsatmak istemiyorum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: sanırım birbirinize açılmaya alışmalısınız... barry'nin ölümünden sonra yine aynı evde mi kalmaya devam ettiniz? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: evet. başka bir yere taşınmayı hiç düşünmedim. oturduğumuz daireyi evlenmeden hemen önce almıştık. bir yıldır çıkıyorduk. ve daireyi almak için bayağı uğraştık. balayımızı bile bu dairede geçirdik. başka bir yere gitmeye gücümüz yetmiyordu. ancak balayımız çok güzeldi. burası bizim, sadece ikimizin yeriydi. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: boş zamanlarında neler yapıyorsunuz? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: fazla boş zamanım olmuyor. büyük bir kozmetik şirketinde müdürün özel asistanıyım. bu nedenle çok çalışmam gerekiyor. İtiraf etmeliyim bu da benim işime geliyor. beni meşgul ediyor. ve üzülmeye fırsat bulamıyorum. eve geç geliyorum. birşeyler yedikten sonra, ya biraz televizyon seyrediyor ya da duş alıyor ve yatağa gidiyorum. daha iyi birşeyler yapmak için pek zamanım yok. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: olay olduktan sonra işe gitmemezlik ettin mi? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: birkaç gün. daha fazla gitmemek beraber çalıştığım arkadaşlarıma karşı haksızlık olurdu. zaten evde ne yapacaktım? evde hep kendimi kederli hissedecektim. ben de işe döndüm. herkes bana karşı çok nazikti. onlarla birlikte olmayı istiyordum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: arkadaşların sana yardımcı oldu mu? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: evet, ellerinden geldiğince. ancak beni anlayabildiklerini sanmıyorum. bana yeni başlangıç yapmam gerektiğini söylüyorlar. ancak söylemek yapmaktan daha kolay. arkadaşlarımın çoğu evli çiftler. beni bekar erkeklerle tanıştırmaya çalışıyorlar. ancak bu beni daha da kötüleştirmekten başka birşeye yaramıyor. bilmiyorlar ki hiçbiri barry gibi olamaz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: ya hafta sonları? sadece anneni mi görüyorsun? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: Çoğunlukla annemi görüyorum. bazen barry'nin ailesini de görmeye gidiyorum. barry onların tek çocuğuydu. barry'nin ölümü onları elbette çok etkiledi. onları hep sevdim ve onları görmekten çok mutluyum. onlarla barry hakkında konuşabiliyorum. barry'nin babası tıpkı barry gibi. ve bundan hoşlanıyorum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: İdeal olarak nasıl yaşamak isterdin? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: sorun bu. barry'siz bir yaşam çok zor. kendimi başka biriyle düşünemiyorum. annemin babamın ölümünden sonra neden bir daha evlenmediğini merak etmişimdir. gerçi babamı yitirdiğinde benim barry'i yitirdiğim yaştan daha yaşlıydı. ancak hala çok çekiciydi. Şimdi onun neden tekrar evlenmediğini anlayabiliyorum. bir bebeğim olmadığı için gerçekten büyük bir pişmanlık duyuyorum. hep istedik. ama çok gençtik. ve önümüzde çocuk sahibi olmak için uzun yıllar olduğunu düşünüyorduk. eğer bir bebeğim olsaydı, ondan bir parçam olmuş olacaktı. ancak insan gençken kendini sanki ölümsüz sanıyor. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: barry neden özel biriydi? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: o sevdiğim tek erkekti. Önceden birkaç erkek arkadaşım olmuştu. ancak barry benim tüm yaşamımdı. bazen onun ölümünde benim de suçum varmış gibi hissediyorum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: barry'nin ölümünden neden kendini suçluyorsun? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: barry ne zamandır bir motosiklet almak istiyordu. ben de iş arkaşdaşlarımdan birinin motosikletini sattığını ona söyledim. bunu söylemeseydim belki de barry hala hayatta olacaktı. ve hala akşamları evde beni bekliyor olacaktı. bu beni kahrediyor. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue: böylesi bir olayı yaşayanlar genellikle "ah olmasaydı" diyerek kendilerini suçlarlar. ancak tabii ki gerçekte böyle bir suçluluk duygusu mantıksızdır. Şimdi biraz zor bir soru soracağım. Öldükten sonra barry'nin bedenini gördün mü? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sharon: hayır. ne ben ne de ailesi buna daynamadı. amcam onu teşhis etti. sonraları keşke onu son bir kez görüp "elveda" diyebilseydim diye hayıflandığım oldu. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Özetle &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sue gooderhem: &lt;br&gt;
"sharon çok sevdiği barry'nin kaybıyla unufak olmuştu. acısını bu denli arttıran nedenlerden biri de, babasının ölümünde de kederini dışa vuramamaktı. birlikte birçok seans yaptık. Şimdi kendisine yeniden aşık olabilecek cesareti buluyor"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"toplum ölüm olayına bir tabu gibi yaklaşır. her şey hakkında konuşulabilir. ancak bu konuda konuşmak pek iyi karşılanmaz.barry'nin ki gibi ani ve kötü bir yokoluştu. sharon, bu ölümü kabullenmekte gerçekten büyük zorluklar çekti. uzun süren bir hastalık, kişiyi ölüme hazırlaması için zaman verir. ama ani ölüm bir şansı vermez.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Üç adımda ölüm...&lt;br&gt;
sevdiğini yitiren kişinin duygusal yaşamı üç aşamada farklılıklar gösterir. Öncelikle ölümü kabul etme durumunda kalır. o artık yoktur. İkincisi büyük bir üzüntü: gözyaşları, öfke ve suçluluk duygusu... ve üçüncüsü olarak yeni bir kimlik arayışı: onsuz yeni bir yaşama başlamak...bu aşamalar sevilenin ölümü ya da bir ilişkinin bitiminden sonra yaşanan duygulardır. ve sağlıklı bir başlangıç için bu aşamalardan geçilir. sharon'a barry'nin bedenini öldükten sonra görüp görmediğini sordum. Çünkü görseydi, bu ona gerçeği kabullemede yardımcı olacaktı. anlaşılan nedenlerle akrabalar cesedi yaralar içinde görmekten çekinirler. ancak ceset onların görebileceği gibi hazırlanırsa girmelerinde bir sakınca yoktur. Ölü bedeni görmek psikolojik açıdan faydalıdır. aksi takdirde her an geri dönebileceği takıntısından kurtulmak zor olur. sharon da barry'inn öldüğünü tam anlamıyla kabullenmiş değildi.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kederiyle yaşamak&lt;br&gt;
sharon üzüntüsüne ifade etmekten büyük oranda kaçınıyor. Çünkü kendisini annesi gibi cesur davranmak zorunda hissediyor. bu nedenle annesiyle duyguları hakkında konuşmuyor. Öte yandan arkadaşları da ona bu konuda pek yardımcı olmuyor. oysa sorunlarını çözmeden cesur bir yüz takınmanın pek faydası yok. kendisini barry'nin motosiklet almasına ön ayak olduğu için suçlu hissediyor. eğer biraz konu hakkında daha akılcı düşünürse barry'nin istedikten sonra başka bir yerden motosiklet satın alabileceğini anlayabilir. Öte yandan, ağlayabilmek, duygularını kontrol altında tutmadan açığa vurabilmek için birini onu cesaretlendirmesini bekliyor. duygularını içine atmadan bunları biriyle paylaşmayı denemek sorunun büyük bir bölümünü çözecektir. Çünkü bastırılmış duygular ciddi bir depresyon nedeni olabilir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
gelecek var mı?&lt;br&gt;
sharon'un acısını daha zorlu ve derin yapan nedenlerden biri de kaybetmeyi ilk kez yaşadığı babasının ölümünde de kederini tam anlamıyla dışa vuramadığındandır.birkaç seans sonunda sharon geleceğe daha olumlu bir yaklaşım içine girdi. hatta kendisini yeni bir ilişkiye girebilecek ve aşık olabilecek kadar serbest bile hissedebilirdi. barry'i asla unutamayacak. ve unutmayı da istemiyor. ancak onun için artık şu olasılık geçerlidir: yeni bir evde, yeni bir erkekle, yeni bir yaşam.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>MİT ile zurafa</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/MIT_ile_zurafa.html</link>
<description>bİr gÜn tÜm Ülkelerdekİ polİsler bİrleŞmİŞler tÜrkİyedende ''mİt'' gİtmİŞ derken aralarinda bİr yariŞma dÜzenlemİŞler. ormana bİr fİl birakacaz en Çabuk kİm bulup getİrecek dİyerek yariŞma baŞlamiŞ. İlk fbi ÇikmiŞ ortaya ellerİnde bİlgİsayarlar radarlar ve buna benzer aletlerle fİlİ ormandan 2 dakİkada ÇikarmiŞlar. derken sira  dİĞerİne gelmİŞ 5 dakİkada ÇikarmiŞlar. dİĞerİ 10 dakİka sÜrmÜŞ. sira gelmİŞ mİt' e bİzİmkİlerİn ellerİnde zİncİr, sopa, akÜ, bakir tel ÇikmiŞlar ormana dogru neyse aradan 1 saat geÇmİŞ gelen gİden yok. 2 saat geÇmİŞ yİne kİmse yok.artik tam mİllet toplanmiŞ gİdİyorlar bİzİmkİler ufuktan gÖrÜnÜyo neyse bunlarin yaninda zavalli bİr zurafa ama boynu bÜkÜk ayaklari topalliya tapalliya gelİyor. ordakİler soruyo ya nerde kaldiniz bİzİmkİler cevap verİyo ya ancak yakaladik. ama dİyolar ya kardeŞİm bu zurafa fİl deĞİlkİ. bİzİmkİler dİyokİ İstersen sor bakalim zurafami fİlmİ?&lt;br&gt;
soruyolar hayvana sen zurafamisin fİlmİsİn?&lt;br&gt;
zurafa baŞliyo abİ bokunuzu yİyeyİm artik dÖvmeyİn ben fİlİm valla fİlİm...!</description>
</item><item>
<title>hocam bilir</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/hocam_bilir.html</link>
<description>köyün birinde bir cami hocası varmış. bu hoca köyde bir hatuna tutulmuşki nasıl ederde ben bu mala atlarım düşüncesindeymiş. tüm cesaretini toplayıp kadını yolda durdurmuş. bak demiş yabana bi kere verirsin yada seni köye rezil ederim. bunun üzerine kadın veririm ama senden üç isteğim olur yaparsan baş üstüne yapmassan avcunu yalarsın der.hoca üç isteği sorar. kadın cevaplar 1 cemaatin karşısında içki içicen 2 cemaaitin karşısında saz çalıcan 3 cemaate açıp s*k*ini göstereceksin der. hoca bunları kabul eder. cuma namazında cemaat toplanır tabi. hoca eline alır sazı tıngır mıngır calar ve ardından içkiyi içer derki ey cemaati müslimin bizler böyle yaptıkça açar s*k*ni allah bizi s*k*mi gönderir cennete der. tabi millet o sıra ya bu hoca herşeyi biliyor derler. tabi kadının  kocasıda camidedir ogün eve gelir ve karısına hoca nın yaptıklarını anlatır valla bu hoca herşeyi biliyor der. hoca gider kadının yanına ve hadi ver der. kadın veririm ama beni kocamın gözünün önünde s*keceksin der. hoca bunuda kabul eder. cıkar minareye tam ezan okuyacak bakarki kadın kocasıyla balkonda çay içiyorlar bağırmaya başlar lan yapmayın utanmazlar ayıptır günahtır filan osıra kadının kocası atlar ya hocam bildiğin gibi değil sadece çay içiyoruz. s*k*şmiyoruz der .hocada burdan öyle görünüyor inanmazsan gelde bak der . tabi adam çıkar minareye hoca başlar kadına basmaya adam derki harbidende öyle görünüyor ya bu hoca herşeyi biliyor der.</description>
</item><item>
<title>fren sistemi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/fren_sistemi.html</link>
<description>ingiliz, alman ve türk arbalarının frenlerini denemeye karar vermişler.bir duvar örmüşler ve &lt;br&gt;
ingilizle alman duvarın önünde durmuşlar.ama türk duvara çarpmış.hepsi fren sistemlerini söylemişler.&lt;br&gt;
ingiliz ve alman:'abs' demişler.&lt;br&gt;
türk de:'asd' demiş.&lt;br&gt;
o nasıl fren sistemi diye sorduklarında.&lt;br&gt;
türk:'anasını s*ksen durmaz' demiş.</description>
</item><item>
<title>kekeç ile terzi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kekec_ile_terzi.html</link>
<description>kekeç terziye çeket diktirmeye gider.teteterzi der bababana bibibir çeçeçeket dididikeceksin fifiyakalı ololacak der .terzide tamam kardeşim der.kekeç tekrar teteterzi bababana bibibir çeçeket dikdikeceksin yayayakaları fiyakalı olaolacak der .terzide tamam der.kekeç tekrar teteterzi bababana bir çeçeçeket dikeceksin düdüdügmeleri derken terzi dayanamayıp atlar yaragımın kafası gibimi olsun der.kekeç hic bozuntuya vermeden olololsun olsunda ilililikleleri anayın amı gibi ololsun der</description>
</item><item>
<title>Delik</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Delik.html</link>
<description>bir gün üç tane deli,hastahanenin duvarında bulunan bir deliğe bakıyorlarmış.doktor bunları görmüş ve,"o deliğe niye bakıyorsunuz?"demiş.merak ettiği için yanlarına gidip deliğe bakmış.delikte birşey göremeyince,"ben burada hiç birşey göremiyorum."demiş.delilerden biri ise,"biz bir yıldır birşey göremiyoruz.sen bir bakışta mı göreceksin?"demiş.</description>
</item><item>
<title>küçük joo</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kucuk_joo.html</link>
<description>adamın birinin oğlu ölecekmiş. oğlu ölmeden önce her isteklerini yapıyorlar.adam banyoya girmiş çocuk babasıyla birlikte banyo yapmak istemiş.adam kabul etmiş.adamın şeyini görünce baba bu ne demiş adam joo demiş gece yatmışlar.çocuk joo yu merak etmiş gitmiş sevmiş . adam o sırada işemiş çocuğun yüzüne çocuk sinirlenmiş.adamın şeyini kesmiş adam uyandığında ağrıyomuş orası karısına sormuş cevap yok çocuk lafa karışmış ve joo yüzüme tükürdü bende ağzını kestim.</description>
</item><item>
<title>atla da gör....</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/atla_da_gor.....html</link>
<description>adamın biri çatıya çıkmış intihar edicek tabi herkes toplanmış; atlama hiçbir şey için deymez falan. sormuşlar derdin nedir hani adam,"ben hayatımda hiç am görmedim diyomuş başkada bişey demiyomuş.o arada durumu farkeden mahallenin delikanlısı haydar hemen duruma müdahale etmiş ne oluyo falan adam ben hayatımda  hiç am görmedim illada atlıycam diyomuşhaydar ne yapıp edip vaz geçiremeyince en sonundademişki: ulan atlada gör ananın amını.....</description>
</item><item>
<title>organize olalim</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/organize_olalim.html</link>
<description>temel uzun bir avarelikten sonra yurt disina cikmaya karar verir, ve nihayetinde hollandaya gider ...orada uzun suren is hayati ve yeni yasami boyunca bir cok yabanci arkadas edinir. tamamen avrupaya adapte olmustur ..&lt;br&gt;
   bir gun arkadaslariyla barda otururlarken ,arkadaslarindan biri  ortaya bir laf atar .."hadi arkadaslar temelin evinde toplu sex yapalim  ".. der digerleri bunu cazip karsilar ve yer icin temelin evinin uygun olduguna karar verirler..ve temelin eve varirilar kisa bir icki muhabbetinden sonra herkes soyunup salona gecer.  isiklari karartip baslarlar ikismeye..aradan on dakika gecer temel kalkip isiklari yakar ve soyle der "arkadaslar organize olalim "..digerleri bozma keyfimizi yat asagi der ve malum temel tekrar yataraktan devam eder aradan on dakika gecer ve tekrar kalkar " arkadaslar organize olalim olmuyor boyle der".digerleri tekrar yat asagi der ..isteksiz bir sekilde yatar temel ..en sonunda dayanamaz ve kalkar ''aaa  yeter artik organize olalim mina kodugum yerinde sabahtan beri emdigimiz bir meme bir got yedigimiz arragin haddi hesabi yok der&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>GOFRET</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/GOFRET.html</link>
<description>temel fadimeye ihanet edip aldatmış,&lt;br&gt;
fadime sabaha karşı temelin aleti keser eline verir.&lt;br&gt;
temel koşmaca hastane yolunda acıkır,&lt;br&gt;
cebinden çıkardığı gofreti yer, telaşlı telaşlı doktorun yanına girip,&lt;br&gt;
-ha puni buraya acele dikin der.&lt;br&gt;
doktor bunun üzerine;&lt;br&gt;
-elinizdekini mi?  der&lt;br&gt;
temel;&lt;br&gt;
-evet&lt;br&gt;
-ama elinizdeki gofret&lt;br&gt;
-desene pen y.arağı yedim</description>
</item><item>
<title>Dilek</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Dilek.html</link>
<description>bir gun alman,ingiliz ve turk yuzmeye gider. yuzmede baya bir yuzdukten sonra, bakarlarki karsilarinda bir melek duruyor, ve onlara diyor ki &lt;br&gt;
- suya hoplamadan önce bir dilek dileyin der.&lt;br&gt;
alman hoplar ve -kola der  havuz,kolaya döner bol bol icer.&lt;br&gt;
ingiliz hoplar ve -icki der, su ickiyle dolar ve bol bol icer.&lt;br&gt;
turke gelince tam hoplayacaginda aya kayar ve -shitt der. havuz bokla dolar.</description>
</item><item>
<title>fakir köylü</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/fakir_koylu.html</link>
<description>köy köy gezen fakir biri varmış. köyleri gezer ne bulursa yer yasar gidermiş. bir gün bunun yolu doğuda bir köye düşmüş.bakkala gitmiş,cebindeki 25 kuruşu bakkala uzatıp bana bir ekmek ve biraz peynir ver demiş: bakkal bir adama birde elindeki paraya bakmış:.bu paraya bir ekmek bile alamazsın  al şu peynirle ekmeği ye benden olsun demiş...   fakir köylü almış ekmeği peyniri arasına koymuş bakkalın köşeye oturup yemeye baslamış.      o sırada köyde ağa kızını everiyormuş , davul zurna sesleri bakkala kadar geliyormuş .    köylü sormuş ne oluyor diye bakkal ağa kızını evlendiriyor demiş.tam o sırada  30 yada 40 atlı gelmiş bakkalın kapısına, hemen biri inip eğilmiş ağa da onun sırtına basıp inmiş atından.:...  bakkal  bakkal diye seslenmiş ağa . ordan 30 cuval şeker 40 cuval un 50 teneke yağ ..... bakkalda ne varsa hepsinden haddinde fazla istemiş.... bu olayı gören bizim fakir köylü dayanamamış ağanın yanına gitmiş::: ağam hayırdır ne yapacan bu kadar yiyeceği demiş....    ağa sakin bir şekilde: ne demek demiş kızım evleniyor damatıma alıyoyorum aclık yüzü görmesin ii *ikişsenler diye alıyorum demiş. bizim köylü hemen atılmış ağam ağam ne gerek var sen bana bir ekmek arası peynir söle ben senin tüm sülaleni *ikerim demiş</description>
</item><item>
<title>iki sosili iki sade</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/iki_sosili_iki_sade.html</link>
<description>bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar. bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. fakat doktor, bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir; İtalya'ya gitmesini ve çocuk doğana kadar orada kalmasını ister.&lt;br&gt;
hemşire, &lt;br&gt;
- bebeğin doğdugunu sana nasıl haber vereceğim? diye sorar. &lt;br&gt;
doktor da; &lt;br&gt;
- bana hemen bir kart gönder ve arkasına "spagetti" diye yaz. ben durumu anlarım. başka bir açıklama yapmana gerek yok der. &lt;br&gt;
hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya'ya gider... altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora: &lt;br&gt;
- sevgilim, bugun postadan senin adına İtalya'dan postalanmış ilginç bir kart geldi. fakat ne anlama geldiğini anlayamadım... der. &lt;br&gt;
- peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım der doktor ve telefonu kapatır. &lt;br&gt;
o akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. acil yardım ve tibbi mudahelelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra acildeki doktorlar adamın elinde hala sıkı sıkıya tuttuğu kartı alır ve okurlar... "spagetti, spagetti, spagetti, spagetti... İkisi sosisli; ikisi sade!"</description>
</item><item>
<title>JET SKİ</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/JET_SKI.html</link>
<description>temel sahilde guneşlenirken;yanına hızla yaklaşan kız&lt;br&gt;
-pardon burdan geçen jet-skiciyi gördünüz mü?&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
-cörmedim ama isterseniz ben yavaş yavaş yaparim</description>
</item><item>
<title>Rize'nin Kurtuluşu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Rizenin_Kurtulusu.html</link>
<description>milletvekilleri, vali, garnizon komutanı, emniyet müdürü ile bütün devlet erkanının hazır bulunduğu ve her zamanki gibi büyük bir kalabalığın katıldığı rize'nin kurtuş merasiminde; bu kurtuluşa tanık olup hayatta kalan tek gazi olan temel'i rize'yi nasıl kurtardıklarını anlatması için kürsüye davet etmişler.&lt;br&gt;
       temel de kürsüye çıkmış ve başlamış anlatmaya: "uşaklar, bir baktuk çi aşaktan moskof celiyi, ula bir kaçayruk ordan, bir kaçayruk ordan çi sorma citsun. ula çim tutacakti bizi rize'ye".....!!! &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
(temel'in uzun yaşamasının sırrı)</description>
</item><item>
<title>yaşlı teyza</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/yasli_teyza.html</link>
<description>adamın biri, 'hapisten çıkar çıkmaz karşıma çıkan ilk kişinin ağzında kaç tane diş varsa onu o kadar sikecem demiş' derken günler geçmiş ve adam hapisten çıkmış. karşısına çok yaşlı bir kadın çıkmış. adam ' teyze kusura bakma yeminim var hapisten yeni çıktım karşıma çıkan ilk kişiyi agzında kaç diş varsa o kadar sikecem' demiş yaşlı kadın ' aman evladım ayıptır günaha girersin ben yaşlıyım hem ben o konuları geçtim anlamam artık' adam ısrarla 'imkanı yok teyze yapacam'demiş kadın 'ama benim sadece önde bir dişim var başkada yok'demiş adam kabul etmiş çaresiz kadın  adamla gider adam onu bir mağaraya götürür. ve onu bir güzel siker.sonra adam ' bitti teyze kalkabilirsin kusura bakma' demiş.yaşlı kadın büyük bir şevhetle ' aman dur evladım giyinme bak arkada da bir dişim var'......</description>
</item><item>
<title>Kaçanları Yiyelim</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kacanlari_Yiyelim.html</link>
<description>akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş.&lt;br&gt;
doktorlar kendi aralarında &lt;br&gt;
- Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi? demişler. &lt;br&gt;
bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve: &lt;br&gt;
- buyrun beyler, yiyiniz. demişler. delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, öteki araya girmiş: &lt;br&gt;
- Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!</description>
</item><item>
<title>ucak macerasi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ucak_macerasi.html</link>
<description>bigün alman fransız ve İngiliz ucakta gidiyormuş. alman almanya'nın üzerindeyken  'bırakın ben atlayacam' demiş. arkadaşları onu tutmuş neden diye sorduklarında benım annem bı orospu ben bı orospucocuğuyum demıs neyse onu tutmuslar ikna etmısler freansanın ustunde fransız demıs bende atlayacam bende bi orospu cocugum demıs onuda tutmuslar turkıye nın ustune gelınce turk demıskı ben atlayacam demış sormuslar neoldu sende mı orospu cocuğusun demımısler yok demıs ben bukadar orospucocugunun arasında duramam demiş&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>jean claun van damme</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/jean_claun_van_damme.html</link>
<description>temel bir otele yerleşmiş yan odadan acayip gürültüler geliyor uykusu kaçmış duvara yanaşmış kim var orada diye bagırmış yan odadan jean claun van damme diye yanıt gelmiş temel sinirli bir sesle oraya gelirsem dördünüzünde *mına koyarım demiş</description>
</item><item>
<title>Pardon</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Pardon.html</link>
<description>adam evine telefon açar, telefonu yabancı bir bayan açar. adam karşıdaki sesi duyunca şaşırır - "sen kimsin?" kız cevaplar: - "evin hizmetçisiyim." - "iyi de bizim hizmetçimiz yok ki!" - "evin hanımı beni bu sabah işe aldı." - "ya. Öyle mi? ben de evin beyiyim. hanımı cağırır mısın?" - "hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber." adam şaşırır, sinirlenerek, - "elli bin dolar kazanmak istermisin?" kız, - "tabii ki isterim.kim istemez..." - "o zaman çekmeçedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadı ile o sümsük herifi vur!" once ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. hizmetçi telefona geri gelir: - "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?" adam, - "cesetleri havuza at." kadın duraklar: - "ama burada havuz yok ki?" adam bir süre düşünür ve cevap verir: - "orasi 112 43 44 değil mi? - "hayır!!!!! - "pardon! yanlış numarayı aramışım!!!!!"&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>posta</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/posta.html</link>
<description>orta yaslı kadının biri gazeteci cocuga yaklasmıs&lt;br&gt;
- evladım bana bir sabah birde akşam verebilirmisin?&lt;br&gt;
çocuk gülerek;&lt;br&gt;
-teyzeciğim sen yaşlısın sana günde bir posta yeter demiş.</description>
</item><item>
<title>ah şu temel</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ah_su_temel.html</link>
<description>temel bir gün anadan üryan çırılçıplak  bacaklarının arasına magazin dergisi almış oturuyor. arkadaşları ne yaptığını soruyor. bizimkinde çıt yok yalvarıyorlar en sonunda dayanamıyor "medya herşeyi çok büyütüyor diyorlar bende büyütmesini bekliyorum".</description>
</item><item>
<title>orp çocuğu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/orp_cocugu.html</link>
<description>bir gün temel ile dursun banka soyarken yakalanmışlar ve başlamışlar koşmaya arkadan polis"kaçmayın lan orp çocukları"diye bağırmış.&lt;br&gt;
temel dursuna:beni tanidular sen kaç"</description>
</item><item>
<title>çin işkencesi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/cin_iskencesi.html</link>
<description>ormanda yolunu kaybeden çapkın genç sonunda küçük bir kulubenin ışıklarının yandığını görür ve hemen o tarafa yönelip kapıyı çalar.kapıda beliren yaşlı adam çinlidir.genç adam yalvarmaya başlar :&lt;br&gt;
-ne olur bu akşam beni konuk edin,bir kenarda kıvrılır yatarım, ormanda yolumu kaybettim ve çok korkuyorum.&lt;br&gt;
yaşlı adam biraz düşündükten sonra delikanlıya evinde misafir edebileceğini ama evde kızı ile beraber kaldığını eğer ona yaklaşırsa akla gelmez çin işkenceleri yapacağını söyler delikanlı söz verir ve eve girer.&lt;br&gt;
yaşlı adamın kızı afet ve erkek görmediği için azgındır.yaşlı adam erkenden yatar.delikanlı ve kız da fırsattan istifade birlikte olurlar.&lt;br&gt;
genç adam sabah uyandığında karnının üzerine konmuş bir kaya parçası ile uyanır ve üzerinde bir not vardır:&lt;br&gt;
"1.kurbanın karnına taş konur"&lt;br&gt;
delikanlı tebessümle kayayı pencereden aşağı atar.bu arada pencereye iliştirilmiş bir not daha görür:&lt;br&gt;
"2.kurbanın sol testisi kayaya bağlıdır."&lt;br&gt;
bunun üzerine genç hiç  düşünmeden pencereden aşağı atlar.aşağı doğru inerken duvarda bir not daha vardır:&lt;br&gt;
"3.kurbanın sağ testiside yatağa bağlı..."&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>fizik teorisi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/fizik_teorisi.html</link>
<description>orta halli çalışkan bir öğrenci ne kadar çalışsa da bir tür türlü fizik formüllerini aklında tutamaz ve yazılı sınavlar da düşük notlar alır .Öğetmeni çocuğun gayretlerini gördüğü için sınıfta bırakmayı istemez:&lt;br&gt;
_oğlum haftaya çalış gel seni sözlü yapacağım, der&lt;br&gt;
çocuk zehir gibi çalışmıştır.günler geçer ve ders saati gelir.Öğretmen çocuğu tahtaya kaldırır ve sorar:&lt;br&gt;
_oğlum havanın çok sıcak olduğu bir yaz günü otobüsle yolculuk etmek üzere otobüse bindin ve cam kenerına oturdun.otobüs hareket etti ne yaparsın.&lt;br&gt;
_camı açarım öğretmenim.&lt;br&gt;
_peki evladım otobüs 30 km hızla gidiyorsa yüzüne çarpan rüzgarın ivmesi kaçtır.&lt;br&gt;
Öğrenci bu soru karşısında tıkanır kalır ve tabi cevaplayamaz.sınıfta kalır&lt;br&gt;
sene tekrarına devam eder ama fizik dersine aynı hoca gelmekte ve çocuk gene başarılı olamamaktadır.hocası ona son bir şans vermek için hazırlanmasını sözlü olacağını söyler.&lt;br&gt;
ders gelir öğrenci tahtaya kalkar ama hep aklında aynı şey vardır.acaba öğretmen aynı soruyu sorarsa ne cevap verecek.&lt;br&gt;
Öğretmen söze başlar:&lt;br&gt;
_oğlum bir yaz günü otobüse bindin,&lt;br&gt;
çocuk içinden:&lt;br&gt;
_ayvayı yedik diye geçirir&lt;br&gt;
_otobüs hareket etti ve hava çok sıcak ne yaparsın?&lt;br&gt;
_ceketimi çıkarır, kravatımı çözerim hocam.&lt;br&gt;
_havanın sıcaklığı yetmiyor trafik çok sıkışık çok yavaş gidiyorsunuz ne yaparsın.&lt;br&gt;
_gömleğimi ve pantolonumu &lt;br&gt;
_...?&lt;br&gt;
_atletimi, çorabımı&lt;br&gt;
_oğlum bak hava zaten sıcak sen oturmuşsun cam kenarına açsana camı&lt;br&gt;
_hocam kusura bakma donumu indirir, *ötümüde *iktiririm yine de o camı açmam...</description>
</item><item>
<title>agzin doluyken konusma!!!!</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/agzin_doluyken_konusma!!!!.html</link>
<description>kadinin 3 kizi varmis.bunlarin ücününde dügününü ayni gün yapmis.tabi ücüde ayni gün gerdege girecekmis.dügün bitmis aksam olmus kadin kizlari odalarina cikar cikmaz kapilarini dinlemeye baslamis.1.kizdan zevk cigliklari geliyormus.2.kizinin kapisia gitmis ondan da aci aci cigliklar geliyor  fakat 3. kiza gitmis cit yok.sabah olmus kizlari toplamis 1. ve 2. kiza aferin demis 3.kizada söyle bakim senden ses gelmiyordu sebebi nedir.kiz cevap verir anne sen hep demezmiydin agziniz doluyken konusmayin</description>
</item><item>
<title>hocam bilir</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/hocam_bilir.html</link>
<description>köyün birinde bir cami hocası varmış. bu hoca köyde bir hatuna tutulmuşki nasıl ederde ben bu mala atlarım düşüncesindeymiş. tüm cesaretini toplayıp kadını yolda durdurmuş. bak demiş yabana bi kere verirsin yada seni köye rezil ederim. bunun üzerine kadın veririm ama senden üç isteğim olur yaparsan baş üstüne yapmassan avcunu yalarsın der.hoca üç isteği sorar. kadın cevaplar 1 cemaatin karşısında içki içicen 2 cemaaitin karşısında saz çalıcan 3 cemaate açıp s*k*ini göstereceksin der. hoca bunları kabul eder. cuma namazında cemaat toplanır tabi. hoca eline alır sazı tıngır mıngır calar ve ardından içkiyi içer derki ey cemaati müslimin bizler böyle yaptıkça açar s*k*ni allah bizi s*k*mi gönderir cennete der. tabi millet o sıra ya bu hoca herşeyi biliyor derler. tabi kadının  kocasıda camidedir ogün eve gelir ve karısına hoca nın yaptıklarını anlatır valla bu hoca herşeyi biliyor der. hoca gider kadının yanına ve hadi ver der. kadın veririm ama beni kocamın gözünün önünde s*keceksin der. hoca bunuda kabul eder. cıkar minareye tam ezan okuyacak bakarki kadın kocasıyla balkonda çay içiyorlar bağırmaya başlar lan yapmayın utanmazlar ayıptır günahtır filan osıra kadının kocası atlar ya hocam bildiğin gibi değil sadece çay içiyoruz. s*k*şmiyoruz der .hocada burdan öyle görünüyor inanmazsan gelde bak der . tabi adam çıkar minareye hoca başlar kadına basmaya adam derki harbidende öyle görünüyor ya bu hoca herşeyi biliyor der.</description>
</item><item>
<title>fren sistemi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/fren_sistemi.html</link>
<description>ingiliz, alman ve türk arbalarının frenlerini denemeye karar vermişler.bir duvar örmüşler ve &lt;br&gt;
ingilizle alman duvarın önünde durmuşlar.ama türk duvara çarpmış.hepsi fren sistemlerini söylemişler.&lt;br&gt;
ingiliz ve alman:'abs' demişler.&lt;br&gt;
türk de:'asd' demiş.&lt;br&gt;
o nasıl fren sistemi diye sorduklarında.&lt;br&gt;
türk:'anasını s*ksen durmaz' demiş.</description>
</item><item>
<title>kekeç ile terzi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kekec_ile_terzi.html</link>
<description>kekeç terziye çeket diktirmeye gider.teteterzi der bababana bibibir çeçeçeket dididikeceksin fifiyakalı ololacak der .terzide tamam kardeşim der.kekeç tekrar teteterzi bababana bibibir çeçeket dikdikeceksin yayayakaları fiyakalı olaolacak der .terzide tamam der.kekeç tekrar teteterzi bababana bir çeçeçeket dikeceksin düdüdügmeleri derken terzi dayanamayıp atlar yaragımın kafası gibimi olsun der.kekeç hic bozuntuya vermeden olololsun olsunda ilililikleleri anayın amı gibi ololsun der</description>
</item><item>
<title>temelle doktor</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/temelle_doktor.html</link>
<description>temel gazetedeki bir ilanda şöyle okumuş  her türlü hastalık tedavi edilir 100 dolar karşılığı tedavi edemediğim hastalara 200 dolar verilir &lt;br&gt;
temel uyanık ya &lt;br&gt;
doktora gider ve koku alamadığını söyler içindende salak benim nasıl koku alamadığımı bilecek der&lt;br&gt;
-doktor asistanına&lt;br&gt;
kızım 4 nolu kutuyla bir kaşık getir der&lt;br&gt;
doktor kutuyu alır kapağını açar ve temele elindeki kaşıkla tattırır tabi temel ağzına alır almaz tükürür ve bu ne bok gibi kokuyor &lt;br&gt;
tabi doktor koku duyunuz yerine geldi der 100 $ alır ve temeli yolcu eder temel kızmıştır &lt;br&gt;
aradan birkaç gün sonra temel yine gelir ve &lt;br&gt;
tat alamıyorum &lt;br&gt;
doktor kolay der ve temeli oturtur &lt;br&gt;
kızım ordan 4 numaralı kutuyu ve bir kaşık getir der &lt;br&gt;
tabi temel bunuda tadar tatmaz çıkartır ve &lt;br&gt;
-bok gibi tadı var &lt;br&gt;
doktor tat duyunuzda yerine geldi der ve 100$ daha alır &lt;br&gt;
temel parasını kurtarmak maksadıyla birkaç gün sonra yine gelir ve &lt;br&gt;
cinsel isteklerim yok doktor bey &lt;br&gt;
-kolay der doktor &lt;br&gt;
kızım ordan 4 nolu kutuyla bir kaşık &lt;br&gt;
tabi temel sinirlenir si...erim 4 nolu kutuyuda kızınıda senide der doktor &lt;br&gt;
bak cinsel isteklerinde nasıl yerine geldi</description>
</item><item>
<title>xxx27</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/xxx27.html</link>
<description>kadının biri bir otobüste yolculuk yaparken muavinden 1 bardak su istemiş. muavin suyu vermiş ve başka bir isteğiniz varmı demiş. kadında yok teşekkür edrim demiş. muvin bir şey değil görevivimiz *mına koyim demiş. kadın diğer muavine demiş ki sizin bu muavin bana küfür etti onu şikayet edeceğim. adamda et *mına koyim demiş. kadın sonra iki muavini de şöföre söylemiş şöför otobüsü durdurmuş ve dur ben şimi onların anasını *ikerim demiş.</description>
</item><item>
<title>çip ali</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/cip_ali.html</link>
<description>çipali bir gün nenesinin amını görmüş.nenesine sormuş nene bune diye neneside olum oraya ufakken balta saplandı demiş çip alide vay amınakoyim tamda amına saplanmış demişş</description>
</item><item>
<title>vampirler</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/vampirler.html</link>
<description>gecenin bir yarısı 3 vampir aç aç gezerken aralarından biri hadi gelin size içiçek birşeyler ısmarlayayım demiş. bu teklifin üzerine 3 arkadaş bir bara oturmuşlar. garson masaya gelip ne içersiniz diye sormuş ? biri ben brh(+) kan alayım demiş. diğeri arh(-) kan alayım duble bardakta demiş. diğer arkadaşları ise ben bir bardak sıcak su alayım demiş. arkadaşları şaşırmış biz vampiriz demiş sıcak suyu napacaksın demiş ? bunun üzerine arkadaşı cebinden kanlı bir orkid çıkarmış ben sallama içerim demiş.</description>
</item><item>
<title>horoz-temel-adam</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/horoz_temel_adam.html</link>
<description>horoza sormuşlar tavuk mu yumurtadan çıkar yoksa yumurta mı tavuktan&lt;br&gt;
horoz cevaplamış &lt;br&gt;
ben *ikerim gerisine karışmam.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
 temel arka bahçede kazı yapıyormuş &lt;br&gt;
kaz ölmüş. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
 adam sabah uyandığında karısın öldüğünü farketmiş ve bir daha onun gibi biri ile karşılaşamayacağını düşünüp onu becermiş&lt;br&gt;
aradan bir sene geçmiş yaptığından çok pişmanlık duyan adam karısını bahçeye gömmüş.</description>
</item><item>
<title>fbı adayı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/fbi_adayi.html</link>
<description>ingiliz alman ve bizim temel fbı ajanı olmak için amerikaya eğitim almaya giderler uzun süren ders aşamasından sonra elemelerin yapılacağı yüksek bir binanın üst katlarından birine götürülürler ve burada kendilerine :&lt;br&gt;
_iyi bir ajan ülkesi için her şeyi yapar diyerek ellerine birer tabanca tutuştururlar.&lt;br&gt;
_içeriki odada senin eşin var ve devletin sırlarını sattı git onu vur, diye almanı gönderirler odaya alman ağlaya sızlaya gelir yapamadığı bellidir ve elenir.sonra ingilizi gönderirler o da başarılı olamaz sıra temele gelmiştir.&lt;br&gt;
odaya hışımla dalıp kapıyı çarpar ve ardından tabanca sesleri gelmeye başlar bir süre sessizliğin ardındanda büyük bir gürültü ile cam kırılma sesleri gelir&lt;br&gt;
dışarıda bekleyen heyet hemen odaya girerler ama oda da temelden başkası yoktur ve odanın camı kırılmıştır...</description>
</item><item>
<title>Hasta Kadın</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Hasta_Kadin.html</link>
<description>Çocuk anne ve babasının önünden geçerken içeriden iniltiler duymuş. hemen dalmış odaya. &lt;br&gt;
bakmış babası annesinin üzerinde gidip geliyor.&lt;br&gt;
- baba ne yapıyorsun demiş&lt;br&gt;
baba da şaırmış ama bozuntuya vermemiş.&lt;br&gt;
- annen hastada onu iyileştiriyorum. demiş.&lt;br&gt;
Çocukta&lt;br&gt;
- hasta kadını neden *ikiyon lan demiş.</description>
</item><item>
<title>nam-ı kemal</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/nam_i_kemal.html</link>
<description>bir gün bir padişah kızını vermek için bir havuz yapar,içine insana zarar verecek tüm calıları koyar ve ahaliyi bu havuzun etrafına toplar derki;&lt;br&gt;
-bu havuzu yüzüp karşıya geçene kızımı vericem der.&lt;br&gt;
atlayan olmaz&lt;br&gt;
-hazinemin yarısını veriyorum. der&lt;br&gt;
gene atlayan yok&lt;br&gt;
-ülkemi veriyorum der.&lt;br&gt;
gene yok,en sonunda veziri;&lt;br&gt;
-padişahım bir ibne verin hemen atlarlar.&lt;br&gt;
padişah;-birde ibne veriyorum demeye kalmadan nam-ı kemal suya atlar ve yüzerek karşıya geçer.&lt;br&gt;
sudan çıktıktan sonra.&lt;br&gt;
-o ibneyi getirin bana diye bağırır.&lt;br&gt;
herkes şaşkınlıkla ona bakar ama hala&lt;br&gt;
-o ibneyi getirin bana der.&lt;br&gt;
padişah sorar;-oğlum kız var napıcan ibneyi.&lt;br&gt;
nam-ı kemal derki;&lt;br&gt;
-beni havuza iten ibneyi getirin bana der. &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Papagan ve Ahmet</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Papagan_ve_Ahmet.html</link>
<description>ev sahibi evine yeni kiraci alir, kiracinin bir de papagani vardir.fakat papagan cok küfürcüdür bundan evsahibinin haberi yoktur.ev sahibi ahmet bey ise giderken papagan pencere kenarindan baslar ahmet beye küfür etme.ahmet bey aksam isten geldigi zaman kiracisina derki papagani biraz sikistir cok küfür ediyor der.oda tam der,fakat papagan bildiginden sasmaz.bunun üzerine ev sahibi papagani mahkemeye verir vemahkemede hakim papagana derki birdaha böyle bir sey yaparsan bütün basindaki tüyleri kopartiririmder. tabi papagan korkudan okeyler.ve ertesi sabah olur ahmet bey yine ise gidiyor yukari bakar papagan orda vesevinir oh derpapagandan kurtuldum derken papagan asagiya ahmaet beye cagirir.ahmet bey..a....anlarsinya der. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>KAZANIN BÖYLESİ</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/KAZANIN_BoYLESI_.html</link>
<description>adamin birisi barda öyle üzgün üzgün etrafina bakiyormus. bu durumu farkeden barmen,hemen adamin yanina giderek konusmaya&lt;br&gt;
baslamislar...&lt;br&gt;
barmen :-derdiniz nedir bayim??&lt;br&gt;
adam : derdim çok büyük barmen bey. karim bir türlü orgazm olmuyor.&lt;br&gt;
barmen :size uygun bir çözümüm var!&lt;br&gt;
adam :nedir?&lt;br&gt;
barmen :silah alin ve yastiginizin altina koyun. kariniz tam orgazm olacaginda bir el silah atin. bakin o zaman nasil&lt;br&gt;
orgazm oluyor der....&lt;br&gt;
adam eve gider.romantik bir ortam hazirlar. derken sevisirler. adam eline silahi alir kadin orgazm olmaya yakin adama&lt;br&gt;
-hadi 69 yapalim der....&lt;br&gt;
-adam ve kadin 69 'a baslarlar adam bir el silah atar ve.....&lt;br&gt;
aradan bir kaç gün geçer.ayni adam yine barda üzgün üzgün oturmaktadir.bunu gören barmen...&lt;br&gt;
barmen : oglum bir isi beceremedin mi? yapmadin mi dedigimi? diye sorar....&lt;br&gt;
adam anlatir....&lt;br&gt;
-silahi aldim.yastigimin altina koydum. tam sikacaktim bizim kadin 69 istedi. tamam dedim. kadin tam bosalacakti bir el&lt;br&gt;
silah siktim...&lt;br&gt;
barmen : eeee... ise yaradi mi ?diye sorar barmen...&lt;br&gt;
-..iktir lan.... silahi sıktım&lt;br&gt;
1. bizim kari korkudan yüzüme siçti,&lt;br&gt;
2. mikimin 3 santimi gitti,&lt;br&gt;
3.dolaptan elleri havada çiplak bir adam çikti....&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Muhtarın Karısı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Muhtarin_Karisi.html</link>
<description>köye tayin olan cami imamı kadınlara düşkünlüğü ile hemen tanınır. amacı öncelikle muhtarın şuh karısını becermektir, ama ne yaptıysa bir türlü başaramaz. sonunda muhtarın karısının da hoşuna gider bu durum yardımcı olur imama, derki:&lt;br&gt;
- yarın tarlaya gideceğiz sen akşam vakti oralarda ol ben dönüşte traktörün ön koltuklarına torba yüklerim benim bey seni camiye yetişsin diye mutlaka alır sende ön tarafın dolu olduğunu söyleyip remorka binersin köye varana kadar birlikte oluruz.&lt;br&gt;
bu teklif imamın çok hoşuna gider, akşamüstü tarla civarındadır.&lt;br&gt;
dönüşte muhtar görür imamı karısının düşündüğü gibi alır remorka 'hoca adam becerecek değil ya' düşüncesiyle. ama içine kurt düşer ya becerirse.... ya becerirse diye düşünürken traktörü devirir, lastiklerin altında kalır ayakları. köylü olayı uzaktan görür koşar yardıma. muhtarı kurtarırlar acı içinde kıvranan muhtarın birden aklına remorktaki karısı ile imam gelir. yardıma gelenlere:&lt;br&gt;
- arkada hatun ile imam efendi vardı ses soluk çıkmıyor bir bakın der. römorkun arkasına gelen gruba iş üstünde yakalanan imam pişkin pişkin:&lt;br&gt;
- rabbim korudu.... ya gözüne kulağına filan gitseydi...  &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Kardeşlik</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kardeslik.html</link>
<description>bir zamanlar, birbirine bitisik iki çiftlikte yasayan iki erkek kardes vardi.günlerden birgün bu iki kardes arasinda bir anlasmazlik basgösterdi. iki kardes arasinda o zamana degin ilk kez görülen anlasmazlik, giderek büyüdü ve kardesler arasinda ayriliga neden oldu.iki kardes, birbirlerine yalnizca küsmekle kalmadilar, yillardir ortaklasa kullandiklari tarim makinelerine degin sahip olduklari tüm araç gereçlerini ve mal varliklarini da ayirdilar. küçük bir yanlis anlama sonucu baslayan anlasmazligi izleyen ayrilik,giderek büyüyen bir uçuruma dönüstü ve en sonunda yerini, karsilikli kullanilan hos olmayan sözlere birakti.bunun arkasindan da beklenenler oldu ve kardesler arasinda önce siddetli bir kavga, sonra da ürkütücü bir sessizlik yasanmaya basladi.bir sabah, bu iki kardesten büyügünün kapisina bir usta geldi.elinde büyük bir marangoz çantasi vardi. &lt;br&gt;
ev sahibinden geçici bir is istedi: &lt;br&gt;
-yapilacak ufak tefek bir isiniz varsa, size yardimci olmak isterim,dedi. &lt;br&gt;
-elimden hemen her is gelir. birkaç gün çalisirim, isi bitiririm.büyük kardesin aklina o an bir "is" geldi. &lt;br&gt;
-evet, sana göre bir isim var` dedi ve küçük &lt;br&gt;
kardesinin çiftligini isaret etti. &lt;br&gt;
-su derenin karsisindaki çiftlik, komsumundur. daha dogrusu,benim küçük kardesime aittir o çiftlik. geçen haftaya dek benim çiftligimle onun çiftligi arasinda bir otlak vardi.sonra &lt;br&gt;
o, buldozeriyle oraya irmak bendi &lt;br&gt;
yapti ve simdi aramizda, otlak yerine, çiftliklerimizi birbirinden ayiran bir dere var.is isteyen adam, büyük kardesin söylediklerini dikkatle dinledikten sonra sordu: &lt;br&gt;
-benden ne yapmami istiyorsunuz? dedi.büyük kardes önce kuskusunu, sonra da kararini &lt;br&gt;
açikladi:-kardesim bunu, bana aci vermek için yapmis olabilir,dedi.-fakat simdi ben, onun yaptigindan daha büyük bir sey yapacagim.bunlari söyledikten sonra adami aldi, ahirlarin oldugu yere götürdü ve duvarin dibinde yigili duran kütükleri gösterdi: -senden, bu kütükleri kullanarak, iki çiftlik arasinda üç metre yükseklikte &lt;br&gt;
bir çit yapmani istiyorum , dedi. &lt;br&gt;
-kaç gün çalisirsan çalis, nasil yaparsan yap ama bana öyle bir çit yap ki, &lt;br&gt;
gözlerim kardesimin çiftligini artik görmek zorunda kalmasin.is arayan usta, basini salladi:-sanirim durumu anladim, efendim, dedi. &lt;br&gt;
-simdi bana çivilerin, kazma küregin yerini gösterin ki hemen isime baslayayim.büyük kardes ustaya kazma, küregin ve çivilerin oldugu yeri gösterdikten &lt;br&gt;
sonra, alisveris yapmak için kasabaya gitti. usta ise, tüm gün boyunca ölçerek, keserek,çivileyerek sikı bir biçimde çalismaya koyuldu.aksam günes batarken o isini bitirmis, çiftlik sahibi büyük kardes ise alisverisini tamamlamis, kasabadan dönüyordu. Çiftlige gelir gelmez ustanin yaptiklarina bakti ve saskinliktan gözleri, yuvalarindan firlayacakmis gibi açildi. karsisinda, yapilmasini istedigi çit yoktu ama,derenin bir yakasindan öteki yakasina uzanan görkemli bir köprü vardi. biri kendi çiftliginin topragina, &lt;br&gt;
öteki küçük kardesinin çiftliginin topragina oturtulmus saglam iki ayak üzerinde,yanlarindaki &lt;br&gt;
korkuluklarina varincaya dek tüm &lt;br&gt;
ayrintilariyla yapilmis ve tam anlamiyla "ustaisi" denilecek kusursuzlukta bir köprü uzaniyordu.büyük kardes, hâlâ geçmeyen saskinligiyla bu köprüyü seyrederken,karsidan &lt;br&gt;
birinin geldigini gördü. dikkatle baktiginda gelen kisinin, komsusu, yani küçük kardesi oldugunu anladi.kardesi, kollarini iki yana açmis olarak köprünün karsi ucundan kendisine dogru yürüyordu.-benim sana karsi yaptigim bunca haksizliga ve söyledigim bunca kötü sözlere karsin sen, bu köprüyü yaptirarak ne denli iyi ve ne denli büyük bir insan oldugunu gösterdin,dedi agabeyine.-simdi bir büyüklük daha yap ve sen de kollarini açarak bana gel...köprünün iki ucundan ortaya dogru yürüyen kardesler,köprünün ortasinda bir &lt;br&gt;
araya geldiler ve özlemle kucaklastilar. büyük kardes bir ara arkasina baktiginda,çantasini toplayip, oradan ayrilmakta olan ustayi gördü. &lt;br&gt;
-gitme, dur, bekle, diye seslendi ona. &lt;br&gt;
-sana yaptiracagim birkaç is daha var, çiftligimde... &lt;br&gt;
usta gülümsedi;-ben buradaki isimi tamamladim, gitmem gerek, dedi ve ekledi:-yapmam gereken daha çok köprü var. köprüleri kurabilecek gücünüz hiç eksik olmasin,köprüleri kurduktan sonra da, yikilmamasi için sık sık bakimini yapin, yani sevdiklerinize zaman ayirin, o köprü yoluyla sık sık gönüllerini ziyaret edin." &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>iki sosili iki sade</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/iki_sosili_iki_sade.html</link>
<description>bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar. bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. fakat doktor, bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir; İtalya'ya gitmesini ve çocuk doğana kadar orada kalmasını ister.&lt;br&gt;
hemşire, &lt;br&gt;
- bebeğin doğdugunu sana nasıl haber vereceğim? diye sorar. &lt;br&gt;
doktor da; &lt;br&gt;
- bana hemen bir kart gönder ve arkasına "spagetti" diye yaz. ben durumu anlarım. başka bir açıklama yapmana gerek yok der. &lt;br&gt;
hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya'ya gider... altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora: &lt;br&gt;
- sevgilim, bugun postadan senin adına İtalya'dan postalanmış ilginç bir kart geldi. fakat ne anlama geldiğini anlayamadım... der. &lt;br&gt;
- peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım der doktor ve telefonu kapatır. &lt;br&gt;
o akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. acil yardım ve tibbi mudahelelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra acildeki doktorlar adamın elinde hala sıkı sıkıya tuttuğu kartı alır ve okurlar... "spagetti, spagetti, spagetti, spagetti... İkisi sosisli; ikisi sade!"</description>
</item><item>
<title>JET SKİ</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/JET_SKI.html</link>
<description>temel sahilde guneşlenirken;yanına hızla yaklaşan kız&lt;br&gt;
-pardon burdan geçen jet-skiciyi gördünüz mü?&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
-cörmedim ama isterseniz ben yavaş yavaş yaparim</description>
</item><item>
<title>Rize'nin Kurtuluşu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Rizenin_Kurtulusu.html</link>
<description>milletvekilleri, vali, garnizon komutanı, emniyet müdürü ile bütün devlet erkanının hazır bulunduğu ve her zamanki gibi büyük bir kalabalığın katıldığı rize'nin kurtuş merasiminde; bu kurtuluşa tanık olup hayatta kalan tek gazi olan temel'i rize'yi nasıl kurtardıklarını anlatması için kürsüye davet etmişler.&lt;br&gt;
       temel de kürsüye çıkmış ve başlamış anlatmaya: "uşaklar, bir baktuk çi aşaktan moskof celiyi, ula bir kaçayruk ordan, bir kaçayruk ordan çi sorma citsun. ula çim tutacakti bizi rize'ye".....!!! &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
(temel'in uzun yaşamasının sırrı)</description>
</item><item>
<title>Rize'nin Kurtuluşu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Rizenin_Kurtulusu.html</link>
<description>milletvekilleri, vali, garnizon komutanı, emniyet müdürü ile bütün devlet erkanının hazır bulunduğu ve her zamanki gibi büyük bir kalabalığın katıldığı rize'nin kurtuş merasiminde; bu kurtuluşa tanık olup hayatta kalan tek gazi olan temel'i rize'yi nasıl kurtardıklarını anlatması için kürsüye davet etmişler.&lt;br&gt;
       temel de kürsüye çıkmış ve başlamış anlatmaya: "uşaklar, bir baktuk çi aşaktan moskof celiyi, ula bir kaçayruk ordan, bir kaçayruk ordan çi sorma citsun. ula çim tutacakti bizi rize'ye".....!!! &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
(temel'in uzun yaşamasının sırrı)</description>
</item><item>
<title>yaşlı teyza</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/yasli_teyza.html</link>
<description>adamın biri, 'hapisten çıkar çıkmaz karşıma çıkan ilk kişinin ağzında kaç tane diş varsa onu o kadar sikecem demiş' derken günler geçmiş ve adam hapisten çıkmış. karşısına çok yaşlı bir kadın çıkmış. adam ' teyze kusura bakma yeminim var hapisten yeni çıktım karşıma çıkan ilk kişiyi agzında kaç diş varsa o kadar sikecem' demiş yaşlı kadın ' aman evladım ayıptır günaha girersin ben yaşlıyım hem ben o konuları geçtim anlamam artık' adam ısrarla 'imkanı yok teyze yapacam'demiş kadın 'ama benim sadece önde bir dişim var başkada yok'demiş adam kabul etmiş çaresiz kadın  adamla gider adam onu bir mağaraya götürür. ve onu bir güzel siker.sonra adam ' bitti teyze kalkabilirsin kusura bakma' demiş.yaşlı kadın büyük bir şevhetle ' aman dur evladım giyinme bak arkada da bir dişim var'......</description>
</item><item>
<title>2deli</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/2deli.html</link>
<description>2 deli birgün akılhastanesinden kaçmaya karar verir ve o akşam 10 tane hastanenin dışındaki dikenli  tellerden kaçmaya başlarlar.İlk deli 10 dikenli telin onunuda atlar ve arkadaşını bekler.ama arkadaşı 9. dikenli telde yorulduğunu söyleyerek 9 teli geri dönerek hastaneye geri döner</description>
</item><item>
<title>iki kafadar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/iki_kafadar.html</link>
<description>iki arkadaş varki çok zengin yidikleri önlerinde yimedikleri onlara küsüyormuş. hatunun en kıralını yer ve herzaman mal s*kerlermiş. tabi artık yaşlanıyorlar ve biri diyoki ya kanka artık bırakalım bu ayakları yaşımızda geçti gidelim hac'a bari bir bunu yapalım. bunun üzerine giderler haca dönerken şam üzerinden gelirler . şama girerlerki her yer cıvılcıvıl mal kaynıyor. biri niyeti bozar ve şamda kalmaya karar verir diğeride onu ikna edemez ve evine döner. şamda kalan hergün bir kadınla beraber olur artık iyice yaşlanır ve öleceğine yakın yanındakilere derki benim mezar taşıma dikine şu yazıyı yazın  . hacİ geldİ Şama yİdİ yİdİ doymadi *ma. tabi adam ölür bu yazıyı dikine yazarlar .iki kadın mezarlıkta gezerken birinin dikketini ceker buyazı kadında yazar hemen yanına. hacİ yazini yazmiŞlar dİkİne hayatta olsaydin kurban olmazmiydim o senİn kalin s*k*ne. &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>ibneler</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ibneler.html</link>
<description>siirt'li bir ibne ile bursa'lı bir ibne e-5'te müşteri beklerken sohbete başlamışlar.&lt;br&gt;
bursalı:&lt;br&gt;
-"sizin orda ibnelik zor olmalı"der&lt;br&gt;
siirtli&lt;br&gt;
-"valla geliyler önce dayagı atiyler, sonra daga götürüp yapacaklarını yapiyler, sonra tekrar tekrar dayak atip orada bırakiyler.&lt;br&gt;
bursalı:&lt;br&gt;
-"bu dehşet verici birşey canım." der.&lt;br&gt;
siirtli:&lt;br&gt;
-"peki bursaada nasıl bu iş."der.&lt;br&gt;
-"önce telefon açarlar, kabul edersek gelip arabayla alırlar. önce hamama gidilir, güzel kokular sürülür,oradan sonra restaurant, sonra bara, oradanda otele, işimiz bittikten sonra da evimize bırakırlar."&lt;br&gt;
siirtli dayanamaz:&lt;br&gt;
-"bu sosyal imkanlar siirtte olsa...!!! siirt'in alayı ibne olur...!!!"</description>
</item><item>
<title>GARİP İSTEK</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/GARIP_ISTEK.html</link>
<description>temel okuldan eve döner ama evde kimse onu karşılamaz.meraklanıp çevreye bakan temel bir bakar banyoda babası annesin arkasında çırılçıplak ve sürekli " erkek çocuk istiyorum , erkek çocuk istiyorum "diyo.&lt;br&gt;
bunu görürgörmez fırsatı kaçırmamak için çarçabuk soyunur ve hemen babasının arkasına geçer" bisiklet istiyorum , bisiklet istiyorum" der:))</description>
</item><item>
<title>Milyarder koca</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Milyarder_koca.html</link>
<description>adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve lasvegas'in yolunu tutar... ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır. hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine çıkar ve karısına telefon eder: * "hayatim, evde misin?" * "evet kocacığım." * "İyi. hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla. kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım." kadın sevinç dolu bir çığlık atar: * "ayyyyyyyyyyy harikasın!! hemen hazırlanıyorum.. peki ama nereye?? paris?; karayipler?; acapulco?; guney amerika?..." adam cevap verir:"umurumda değil. sadece eve döndüğümde çoktan gitmiş ol.</description>
</item><item>
<title>Meraklı Papağan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Merakli_Papagan.html</link>
<description>adamın biri sevdiği kadınla evlenmiş ve ilk geceleri. tam sevişecekler kadın demiş ki "aaa! aşkım şu papağan bize bakarken ben rahatça sevişemem. adam da hemen dönmüş papağana demiş ki: dön arkanı ve ikinci bir emre kadar sakın önüne dönme yoksa ananı ......! papağan bunun üzerine dönmüş ve rahatça sevişmişler. sabah olmuş adamla kadın balayına gitmek için bavullarını topluyorlarmış. papağanın hala arkası dönükmüş. karı-koca bavulun kapağını kapatamamış ve kadın adama demişki: sen bunu sabit tut ki oynamasın ben dolabın üstüne çıkıp üstüne atlayacam o zaman olur... bunu duyan papağan aniden önünü dönmüş ve adama demiş ki: deĞİl anami sÜlalemİ s..... bu pozİsyonu kaÇirmam...&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>toplu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/toplu.html</link>
<description>temel kaveden iceri girmis bakmıs idris oturuyor idrisin yanına gitmis  nasılsınsın idris demis sorma temel canım çok sıkılıyor temel de sorma idris bende sıkıntıdan patlıyacagım demis idris temele dönmüs ula temel toplu seks yapalımmı demis temel de heycanlanmıs yapalımda kim kim yapacagızda usagım demis idris güldükten sonra ben sen bide yenge yeter demis</description>
</item><item>
<title>ayna</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ayna.html</link>
<description>pamuk prenses &lt;br&gt;
temel reis herkül ve noturgamın kamburu bir araya gelmişler pamuk prensese sormuşlar hala dünyanın en güzel kızı senmisin pamuk prenses bilmem gidip aynaya sormam gerek demiş içeri girmiş aynaya sormuş gelmiş ve düyanın en güzel bayanının hala kendisi olduğunu söylemiş. temel reise dünyanın en komik insanı hala senmisin diye sormuşlar oda aynaya sormam gerek demiş ve gitmiş sormuş gelmiş hala dünyanın en komik insanının kendi olduğunu kendinden komik kimsenin dünyaya gelmediğini soylemiş ve herküle sormuşlar hala dünyanın en güçlü erkeği senmisin herkülde bilmediğini aynaya sorması gerektiğini soylemiş içeri girmiş sormuş gelmiş hala dunyanın engüçlü erkeğinin kendisi olduğunü kendinde güçlü birinin dünyaya gelmediğini soylemiş. noturgamın kamburuna dönmüşler hala dünyanın en çirkin insanı senmisin diye sormuşlar noturgamınkamburu bilmiyorum aynaya sormam gerek demiş içeri girmiş sinirli bir halde dışarı çıkmış ufleyip pufluyormuş ne oldu diye sormuşlar noturgamın kamburu, bu reha muhtar da kibe demiş</description>
</item><item>
<title>boğuluyordum</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/boguluyordum.html</link>
<description>bir gün evde yatağımda uzanıyordum.annem bana seslendi kalkmaya çalıştım ama kalkamadım.sanki beni biri boğuyordu.tam ölmek üzereydimki kalktım.beni boğan karabasanmış.bir arkadaşımın anneannesi karabasan boğarak öldürmüş.</description>
</item><item>
<title>Fısıltı ve Tuğla</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Fisilti_ve_Tugla__.html</link>
<description>genç ve başarılı bir yönetici, yeni jaguar'ıyla bir mahalleden hızlı bir şekilde geçiyordu. parketmiş arabaların arasından yola aniden çıkabilecek çocuklara dikkat ediyordu ve bir şey gördüğünü sanarak yavaşladı. arabayla caddeden yavasça geçerken hiç bir çocuk göremedi fakat, arabasının kapısına bir tuğla atıldığını farketti. aniden arabasını durdurarak tuğlanın fırlatıldığı yere geri döndü.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
arabadan indi, orada bulunan küçük bir çocuğu tuttu ve onu parketmiş bir arabaya doğru iterek bağırmaya başladı; "bunu neden yaptın? sen de kimsin, ne yaptığının farkında mısın?" İyice sinirlenerek devam etti: "bu yeni bir araba ve atmış olduğun bu tuğla bana çok pahalıya malolacak. bunu neden yaptın?" Çocuk yalvararak cevap verdi:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"lütfen efendim. Çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim bilmiyordum.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
eğer tuğlayı fırlatmasaydım kimse durmazdı" parketmiş bir arabanın arkasına işaret ederken çocuğun gözyaşları çenesine süzülüyordu.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"kardeşim kaldırımın kenarından yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü, ben onu kaldıramıyorum. lütfen onu tekerlekli sandalyesine oturtmam için bana yardım eder misiniz?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
benim için çok ağır." bu durumdan son derece duygulanan genç yönetici, boğazında büyüyen yumruyu zar zor da olsa yutkundu. yerdeki genci kaldırarak, tekerlekli sandalyeye geri oturttu. mendiliyle, çizik ve yaraları sildi ve adamın ciddi bir yarası olup olmadığını kontrol etti.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
küçük çocuk genç yöneticiye dönerek "teşekkür ederim efendim, tanrı sizden razı olsun" dedi. genç yönetici, küçük çocuğun,ağabeyini kaldırımdan evine doğru götürmesini izledi. bulunduğu yerden arabasına geri dönmesi oldukça uzun sürmüştü. uzun ve yavaş bir yürüyüştü.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
genç yönetici, kapıyı hiç tamir ettirmedi. kapıda oluşan çöküğü, hayatını birisinin kendisine tuğla atmasını gerektirecek kadar hızlı yaşamaması gerektiğini hatırlatması için öylece bıraktı.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
tanrı, ruhunuza fısıldar ve kalbinize konuşur. bazan, dinleyecek kadar zamanınız olmadığında ise, size bir tuğla fırlatır. İster fısıltıyı, ister tuğlayı dinleyin. tercihi siz yapın...&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Yangın</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yangin.html</link>
<description>temel ile dursun amerikada itfayecidir.birgün gökdelenin birinde yangın çıkar tabi temel ıle dursun`da olay yerıne gelmistir.&lt;br&gt;
dursun:&lt;br&gt;
- temel ben yukarı cıkıp sag kalanları asagı atayım demiş.</description>
</item><item>
<title>kamyoncu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kamyoncu.html</link>
<description>köyün birinde bekar bir kamyoncuya annesi evlenme zamanının geldiğini söyler ve git çeşmenin başına bir kız beyen der kamyoncu çeşmenin başına gider ve ayşeyi beyenir.annesine söyler ve kız istenir.düğünden önce ayşe çeşmenin başında konuşulanları duyar koşarak annesinin yanına gider.anne anne hasanınki çok büyükmüşder.annesi olsun kızım senin babanınkide çok büyük der ve gerdek gecesi yapacaklarını anlatır.düğün olur gerdeğe girerler ayşenin bir elinde krem bir elinde yağ habire sürer odaya giren hasan bunu görür sen ne yapıyorsun diye sorar ayşede rahat alaması için kayganlaştırıyorum diyince hasan boynundan çıkarttığı zinciri s*kine dolar ve bunca yıllık kamyoncuyum daha hiç patinaja düşmedim der</description>
</item><item>
<title>ekremmış</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ekremmis.html</link>
<description>kadının birisinin kocası yumuşakmış bu adam birgümn kahveye giderek yapması gerekeni öğrenmiş ve eve her gittiğinde karısıyla aynı yatakta olan adamınb yerine kendisinin olması gerektiğini öğrenmiş.fakat eve gittiğinde bunu nasıl yapacağını bilemeyen adam karısını taklit etmeye karar vermiş</description>
</item><item>
<title>Beyin Ne İş Yapar?</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Beyin_Ne_Is_Yapar?.html</link>
<description>apartman görevlisi rüstem'in karısı İlköğretim bitirme sınavına girer tüm derslerden başarılıdır, ama nedense fen bilgisi sınav kağıdı bir türlü bulunamaz, sonunda hatice sözlü sınava alınır.komisyondaki öğretmen sorar;&lt;br&gt;
İnsan vücudunda kaç kemik var?&lt;br&gt;
-ikiyüz yedi,&lt;br&gt;
-aferin.&lt;br&gt;
-midenin görevi nedir?&lt;br&gt;
-besinleri sindirmek.&lt;br&gt;
-aferin.&lt;br&gt;
-beyin ne iş yapar?&lt;br&gt;
-bizim sitede kapıcılık.</description>
</item><item>
<title>pahalı sex</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/pahali_sex.html</link>
<description>adam işteyken öylen vakti karısı ile sex yapmayı çeker içten izin alır eve gelir fakat oğlu evdedir oğlum der dışarda oynasana çocuk hayır der oğlum sinemaya git çocuk gene hayır der adam ın aklına bir fikir gelir mevsimlerden yazdır oğlum der kapıda otur sokakdan geçen her siyah elbiseli için sana 10 lira vereceğim onları say der çocuk peki der adam tam işe başlar çocuk kapıya vurarak seslenir baba baba  bu *ikiş sana çok pahalıya patlayacak yandaki kilisede cenaze var</description>
</item><item>
<title>taniya bildinmi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/taniya_bildinmi.html</link>
<description>kara koca  sehire giderken ormandan geciyormus, yolda haramilere denk gelmis, kari kocanin uzerini aramislar ama ise yariyacak bisey bolamamislar, haramiler kendi aralarinda kara kocayi s....meye karar vermisler , biri karisini biride kocasini s...misler, kara koca kendinden gecmis,  daha sonra kalkmis polise sikayet etmeye karar vermisler, hanimi kocasina sorar ,  bey-  eskalina iyice dikkat ettinmi? kocasi ona - ya kadin sen yuz-yuze iken tanimadiysan ben nasil taniyim beni arkamdan yapiyordu.</description>
</item><item>
<title>bir genç çocuğun başına gelen olay</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/bir_genc_cocugun_basina_gelen_olay.html</link>
<description>bir gün üniversiteli bir çocuk erkenden kalkıp hamama gitmeyi düşünüyormuş.sabeh uaynmış ve hamama gitmek için hazırlanmış.hamama gitmiş etrafta kimse yomuş.genç bir (oh) çekerek göbeğin üstüne yatmış ve 15 dakika kadar gözlerini yummuş.gözlerini açınca bakmışki etrafında bir sürü kıllı bacakları olan ve ayakları ters yaratıklar hemen yavaş yavaş göbekten inmeye başlamış.sonunda indiği gibi dışarı kaçmış.hemen hamamın sahibi olan kişiye gitmiş amcaa gördün mü içeride bacakları kıllı ayakları ters olan yaratıklar var demiş.amca kahkaha atmaya başlamış ve ayaklarını kaldırarak (aynen bunun gibi mi evlat)demiş...</description>
</item><item>
<title>Topunuzun</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Topunuzun_.html</link>
<description>topunuzun amina koyum&lt;br&gt;
   olay berlinde gecer ,türklerin yogun yasadigi mahallenin birinde herkesin tanidigi bir b.... amca var,b.... amca genellikle ögleden sonra cakir keyif aksamlarida zil zurnadir,bu b....amcanin özelligi futboldan hic hoslanmamasi,birakin seyretmeyi seyredilen yerdede hic durmaz.olayin oldugu gün televizyondada arka arkaya iki naklen mac vardir.b....amca her gün gittigi kahveye gider bir bira söyler keyifle icmeye baslar ,o siradada ilk naklen mac baslamistir,cani sikilir, gasona ben mac bitince gelirim der eline yarim sise birasini alir cikar baska bir kahvenin yolunu tutar,tabi elindeki yarim siseyle girecek deyilya yolda cabuk cabuk icer ,girer iceri ne görse iyi oradada naklen mac yayinlaniyor ,cekilir bir köseye hic bir sey icmeden gitmek olmaz der bir bira da orda söyler ,bir iki yudum aldiktan sonra cikar sokaga yine elinde yarim sise birasiyla. berlinde oturanlar bilirler hemen hemen her iki sokok arasinda bir türk kahvesi vardir.bizim b....amcamiz böyle böyle civardaki bütün kahveleri gezer,tabi gittigi yerlere ayip olmasin diyede hep bira icmistir ,aradan epeyde zaman gecmistir tabi ,bu aradada bizimkisi neredeyse erzincani yikacak ölcülere gelmistir .döne dolasa ilk gittigi kahveye salinarak girer , saskin bir sekilde televizyona dogru hafif sallanarak kafasinida öne dogru uzatarak ne lan bu yinemi top ,artik dayanamaz elinde birasiyla söyle biraz daha yalpaladiktan sonra  bütün gür sesiyle bagirir, yeter ulan be yeter ;topunuzun amina koyum der:</description>
</item><item>
<title>Damat</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Damat.html</link>
<description>bir erkek yenice aldigi karisina diyor: anneni sikmesem seni babanin evine gonderecem. kiz annesine diyor ki, ne olar damatinla birce defa yat, yatmasan eshim meni boshar. annesi razi olur. kiz damatla annelerine gider. yatma zamani gelir. evel damat, sonra kiz, sonra anne, sonra kizin abisi, sonra da baba yatar. bir azdan abi kiz kardeshi tarafdan ses eshidir. bakiyor damat kiz kardeshini becerir. eve fena kizar, sonra dushunur ki, karisi ya sikecek. bir de bakiyor ki, damat bashladi annesini sikmeye. tez babasini oyadir. baba dur, damat sike sike geliyor.</description>
</item><item>
<title>vietnam</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/vietnam.html</link>
<description>İngilizin biri vietnam'da savaşa gitmiş.gece karısına mektup yazmış.mektupta vietnam'daki kızların geceliklerinin 50 dolar olduğunu söylemiş.kadının mektuba cevabı:merhaba kocacığım oradaki kadınlarla sakın yatma çok pahalı.50 doları anca kazanabiliyorum</description>
</item><item>
<title>Baban Var mudur?</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Baban_Var_mudur?.html</link>
<description>temelin askerlik yaptığı bölükte bir gün temelin arkadaşının babası ölür. &lt;br&gt;
komutanları der bunu alıştıra alıştıra kim söler. &lt;br&gt;
birden temel akılarına gelmiş.temeli çağırmışlar. anlatmışlar durumu. &lt;br&gt;
temel hemen arkadaşı cemali yanına çağırır. &lt;br&gt;
- ula cemal senin amcan varmudur? &lt;br&gt;
vardur. &lt;br&gt;
dayin varmudur? &lt;br&gt;
vardur. &lt;br&gt;
teyzen varmudur? &lt;br&gt;
vardur. &lt;br&gt;
annen varmudur? &lt;br&gt;
vardur. &lt;br&gt;
baban varmudur? &lt;br&gt;
vardur. &lt;br&gt;
nah vardur! &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>amın ismi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/amin_ismi.html</link>
<description>erzurum ünversitesine seksi hoca atanır ve gelır daha bahçede 3 öğrenci kadını  taciz eder kadın feryat figan bekçi gelır ne oldugunu sorar kadın goğüslerimi kalçalarımı bide vajınamı ellediler der bekçi bacı gotu goğsu anladım da vajına ne kadın işte amcıgım der ve benı karakola gotur der karakola giderler kadın ağlamaktan bi şey anlatamaz komser başka kımse olayı bılıyorsa o anlatsın der  bekçi komserim bacının okulda goyunu memesını bıde neydi bacı senın amın ısmını   derrrr</description>
</item><item>
<title>Temel Uçakta</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Temel_Ucakta.html</link>
<description>temel birgün uzakdoğuya gitmek için uçağa binmiş.uzakdoğu 1 gece 2 göndüz uçuşluymuş.gün gecip gece olunca tam uyayacaktı temelin yayına bir ibne oturmuş ve temele beni bikere miksene demiş temelde yürü yaaa habuya habukadar millet var çörürler bisi demiş.&lt;br&gt;
bunun üzerine ibne yok herkes uyuyo r bak bana bi barda su verirmisiniz diye bağırmış kimsede tık çıkmadı bunun üzerene ibne tektat hadi beni bi kere miksene demiş temel yürüüü demiş belanı bulma benimle görürler demiş ibne sesini birazdaha yükseltip bana bi bardak su verirmisiniz diye bağırmış yine kimsede tık çıkmamaış bunu üzerine temel ula sen kaşundun deyip sabah kadar ibneni işini bitirmiş.&lt;br&gt;
tabi sabah olmuş hostesler sabah servisina tam başlayacakları zaman pat koridora adamın biri düşmüş bir eli kalbinde diğerindede ilaç uzanı vermiş.hoste hemen amca amca ne oldu sana diye sormuş sorma kızım gece kalbim tuttu ilaçımı içemedim demiş hosteste ahhh amca su isteseydin yaaa demiş.bunun üzerine adam biraz doğrulmuş nasıl isterim kızım arkada adamın biri su istedi diye sabaha kadar miktiler onu.</description>
</item><item>
<title>intihar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/intihar.html</link>
<description>kadının biri gökdelenin tepesinden kendini aşağı atmış.sonra pişman olup tanrıya yalvarmış.tanrım ne olur kurtar beni derken,80. kattan bir adam onu yakalamış.kadın ne olur beni içeri çek demiş.adam bir kere verirsen olur demiş.kadın hayır demiş.adam onu tekrar atmış.kadın tekrar dua ederken 50.kattan başkası yakalamış.verirsen içeri çekerim demiş.kadın hayır deyince tekrar atmış.20.katta temel yakalamış.kadın ne olur beni içeri al söz sana verecem demiş.temel kadına şöyle bakmış ve geber rospu deyip bırakmış</description>
</item><item>
<title>Dayan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Dayan.html</link>
<description>bir gün dayan'a annesi para vermiş ve demiş ki&lt;br&gt;
- oğlum misafirim gelecek kasaptan 1 kilo et al.&lt;br&gt;
dayan kasaba giderken önüne bir kadın çıkmış dayan'a demiş ki&lt;br&gt;
- o parayı bana ver beni 2 saat *ik ".&lt;br&gt;
dayan kabul etmiş.dayan eve gelmiş annesi:&lt;br&gt;
- hani et, demiş.dayan:&lt;br&gt;
- Çikolata aldım, demiş.&lt;br&gt;
bir gün annesi dayana yine para vermiş&lt;br&gt;
- git bana 5 kilo et al, demiş.&lt;br&gt;
dayanın karşısına yine aynı kadın çıkmış&lt;br&gt;
- o parayı bana ver beni 5 saat *ik, demiş.&lt;br&gt;
akşam olmuş annesi dayan'ı aramaya başlamış&lt;br&gt;
- dayan oğlum nerdesin. dayan:&lt;br&gt;
- dayanıyorum anne, demiş</description>
</item><item>
<title>Tsunami</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Tsunami.html</link>
<description>temel sungapura gezi amaclı gitmiş ve turdaki arkadaşı yaaa temel bak tsunami burayı ne hale getirmiş sizin ordada hiz tsunami oluyomu demiş;bunun üzerine temel &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bizim orda bi rusunami var memleketin amina koydu demiş.</description>
</item><item>
<title>LazEryazıcı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/LazEryazici.html</link>
<description>komutan bir gün erlerden bitanesinden çabu bana lazerjetyazıcı geti demiş er hemen fırlamın ve üç eri komutanını karşısına dikip emret komutanım diye bağırmış.komutan Üç ere bakıp bu ne lan demiş.&lt;br&gt;
komutanım laz er  yazıcı komutanım demiş.komutanda allahtan senden scaner İstemedik</description>
</item><item>
<title>GELİN ULAN BURAYA</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/GELIN_ULAN_BURAYA.html</link>
<description>temel ile dursun hapishanede yatıyorlarmış.bir gün kaçmaya karar vermişler.hapishaneden tam çıkıp kaçacaklarken arkalarından gardiyanlar bağırır:&lt;br&gt;
 "gelin lan buraya *ruspu çocukları."&lt;br&gt;
  temel dursun'a:&lt;br&gt;
   "ula  temel, sen kaç, peni tanidular."</description>
</item><item>
<title>temel ile otobüs</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/temel_ile_otobus.html</link>
<description>İkitane deli hırsızlık yapmaya karar vermişler.bir fabrikaya girmişler tam kasayı açarken ses yapışlar bunlar hemen bir yere saklanmışlar.sonra bekçi gelmiş.delinin birtanesi bekçi gelince kedi sesi çıkarmış ve bekçi kediymiş diyerek gitmiş.sonra bunlar yine ses çıkarmışlar ve saklanmışlar. bekçi tekrar sesi duyarak gelmiş.sonra öteki deli demişki:bir kedi dahaaaa.</description>
</item><item>
<title>fizik tedavi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/fizik_tedavi.html</link>
<description>bir cumartesi sabahı.. İki genç kadın golf oynuyorlar. sarışın olanı topu dikmiş.. sopayı öyle bir savurmuş ki.. top havada kurşun gibi uçmus, öbür delikte golf oynayan bir erkeğe o hızla çarpmış.. kadınlar dehşet içinde, erkeğin iki elini bacaklarının arasında kelepçeleyip iki büklüm kaldığını görmüşler. sarışın hızla oraya koşmuş ve özr dilemeye başlamış.. "lütfen izin verin size yardim edeyim.. ben bir fizik tedavi uzmanıyım ve eğer izin verirseniz çektiğiniz acıyı azaltabileceğimi biliyorum." "yooo.. yooo.. gerek yok" diye inler gibi konuşmuş adam, elleri hala bacaklarının arasında kelepçeli.. "Önemli değil.. birkaç dakika içinde düzelirim merak etmeyin.." sarışın ısrar etmiş.. Öyle ısrar etmiş ki adam "peki" demiş sonunda.. kadın çok yumuşak hareketlerle adamın ellerini birbirinden ayırıp iki yana sarkıtmış önce. sonra adami çimlere uzatmış. pantolonun kemerini gevşetmiş.. elini içeri sokmuş ve masaj yapmaya başlamış.. biraz sonra sormuş.. "Şimdi nasıl hissediyorsunuz kendinizi.." "harika" demiş adam.. "harika hissediyorum.. ama baş parmağım hala fena halde zonkluyor &lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>ordunun tek askeri</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ordunun_tek_askeri.html</link>
<description>yeni asker olan cemal'e komutanı sormuş: -"savaşta siperdesin,sağ taraftan düşman askeri geldiğini gördün. peki ne yaparsın?&lt;br&gt;
cemal heyecanla cevap vermiş:&lt;br&gt;
-hemen çevirir silahımı üzerine ateş açarım komutanım. komutan tekrar sormuş. -"peki, karşıdan geliyorsa? -karşıya ateş açarım, komutanım. -"arkadan geliyorsa?" deyince komutan, cemal dayanamamış: -"komutanım,bu ordunun bir askeri ben miyim?"</description>
</item><item>
<title>kanlı perdeler</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kanli_perdeler.html</link>
<description>bir yaz günüydü.arkadaşlarla saklambaç oynuyoduk.arkadaki yıkık evin içine saklanmaya karar verdim.içeri girdim.o da ne girmez olaydım.perdeler kan içinde .içerden sesler geliyor.çekiç sesi gibi.çığlık atmak geldi içimden ama atamadım.sesin geldiği yere doğru gittim.yüzünü tam görmediğim birşey bana döndü .öyle çığlık atmışımki arkadaşlarım geldi.ama o varlığı onlar görmemişler.ondan sonra bilmediğim yerlere gitmedim.( inanmayanlar 2001 haziran gazetelerini karıştırsınlar.)</description>
</item><item>
<title>babam öldü ne yaptığımı biliyormuyum.</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/babam_oldu_ne_yaptigimi_biliyormuyum..html</link>
<description>doğunun güzel illerinden iğdır da adamın birinin babası ölür. komşular eş dost toplanır ağlaşmalar felan derken mezar kazma hazırlıkları yapılmaya başlanır. kimileri mezarı kazmaya gider, kimileri marangozdan tahta almaya gider. bu adamada git samanlıktan biraz ot getir ( otu tahtaların üstüne dizerlerki toprak tahtaların arasından dökülmesin diye) derler. adam samanlığa ot almaya gider birde ne görsün dişi keçinin biri kuyruğunu kaldırmış ot yiyor dayanamamış keçiyi *ikmeye başlamış taktir ilahi ya samanlığın damı çökmüş komşular koşup adamı enkazın altından çıkarma gittiklerine birde ne görsünler adam keçinin üzerinde. &lt;br&gt;
-ayıp değilmi ne yapıyorsun böyle!&lt;br&gt;
adam&lt;br&gt;
- babam ölmüş ne yaptığımın farkındamıyım demiş....</description>
</item><item>
<title>benbende</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/benbende.html</link>
<description>bizim temel ingiltereden kalkan istanbul ucagina binmis ucakta her millitten insanlar varmis ucak kalkmis  belli bir sure yol aldiktan sonra ucak almanyanin uzerine gelmis bunu goren bir alman baslamis bahirmaya olmek istiyorum yasamak istemiyorum alman kapiyi acip atlamak istemis almani zor kullanarak oturtmuslar pilot gelmis almana neden olmek istedigini sormus almanda benim annem hayat kadini  bu aciyla yasamak istemiyorum demis . almani zorda olsa sakinlestirmisler. ucak  yoluna devam etmis ve italya uzerine gelmis bu seferde bir italyan bagirmaya baslamis kapilari acin olmek istiyorum bu aciyla yasayamam diye naralar atiyormus italyanida zorla oturtmuslar pilot gelmis senin derdin ne diye sormus italyanda alman gibi benim annem para karsiligi erkeklerle birlikte oluyor ben bu aciyla yasayamam demis italyanida zorla sakinlestirmisler ucak yoluna devam etmis ucak turkiye sinirlarina girmis bizim temel baslamis bagirmaya acin kapilari olmek istiyorum pilot kosa kosa gelmis bizim temele sormus senindemi annen kotu yola dustu temel hayir demis peki derdin ne kardesim demis temelde olmek istiyorum cÜnkÜ bukadar cok orospu cocuguylu  ayni yerde kalamam ben demis</description>
</item><item>
<title>Ressam çocuk</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ressam_cocuk.html</link>
<description>İlkokul 5. sinifta resim dersinde ogretmen "cocuklar&lt;br&gt;
konu serbest, hayvan&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
resimleri çizin bakayim"dedi. 10 dakika sonra küçük&lt;br&gt;
ahmet el kaldirdi.ogretmen&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
yanina geldi.resim kagidinin&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
üzerinde bir sinek duruyordu.Çocugun bu sinekten&lt;br&gt;
sikayetci oldugunu zanneden&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ögretmen eliyle sinegi kovaladi ama hayvan hiç hareket&lt;br&gt;
etmedi. biraz daha&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
dikkatli bakinca da sinegin gerçek olmadigini&lt;br&gt;
farketti. bu bir sinek resmiydi.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Ögretmen saskinlikla sordu:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-senmi yaptin oglum bu resmi?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-evet ögretmenim.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-peki bir de at resmi yap bakayim. küçük ahmet öyle&lt;br&gt;
bir at resmi çizdi ki, at, &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sanki kagittan firlayip çikacak.o kadar canli. sasiran&lt;br&gt;
ögretmen: -yavrum beni&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hemen babana götür.sen müthis bir yeteneksin. burada&lt;br&gt;
harcanmaman&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
gerekir.derhal güzel sanatlara transfer olman lazim.&lt;br&gt;
babanla konusmaliyim, dedi.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
son dersten sonra ahmetle beraber yola koyuldular. dar&lt;br&gt;
bir patikadan bir&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
gecekonduya geldiler.içerde, yatakta, dizlerini&lt;br&gt;
karnina çekmis, üzerinde yorgani&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir adam yatiyordu.ögretmen konusmaya basladi: -geçmis&lt;br&gt;
olsun efendim.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-tesekkürler.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-ben oglunuzun...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-allah kahretsin oglumu.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-aman böyle söylemeyin, yaptigi resimler...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-onun yaptigi resimler yerin dibine batsin.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-ama beyefendi böyle yetenekli bir cocugun...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-yetenegine baslatmayin simdi.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-peki ne oldu, niçin böyle kizginsiniz oglunuza?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-neden olacak, dün gece eve biraz çakirkeyif geldim.bu&lt;br&gt;
essoglu sobanin üzerine&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
çiplak kadin resmi çiziktirmis.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Kurşun</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kursun__.html</link>
<description>bir gün hamile bir kadın mağazada alışveriş yaparken, bir çatışma çıkar ve vurulur. hemen hastaneye kaldırırlar. doktor ameliyat sonrası kadına: "hanımefendi hayati tehlikeyi atlattınız. ancak iki kursunu çıkaramadık. bunlardan biri doğacak olan kız çocuğunuza diğeri ise erkek çocuğunuza isabet etmiş. Şimdi çıkarırsak ölürler. ancak üzülmeyin ileride bu kurşunları vücutlarından atarlar. kadın doğum yapmış. Çocuklar sağlıklı. aradan yıllar geçmiş. kız çocuğu bir gün bahçede oynarken "anne anne çabuk gel" diye bağırmış. annesi telaş içinde "ne oldu kızım?" diye kosmuş. "bak anne vücudumdan bir demir parçası çıktı. kadın sevinmiş: "telaşlanma. doktor amcan demişti. bak kurşunu vücudundan attın. bundan birkaç gün sonra bu kez erkek çocuk bağırmış. "anne anne çabuk gel!" kadın yine telaşla koşmuş: "ne oldu oğlum?", "anne, mastürbasyon yaparken kediyi vurdum!"  &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Şeytan'a Uydum</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/seytana_Uydum.html</link>
<description>bir gün adamın biri işten eve dönerken baya azmış kuduracak derecede.yol kenarında bir inek görmüş dayanamamış üzerine atlayıp sikmeye başlamış.tam o sırada tanrı yukarı çağırmış bunu ve sormuş:''kulum niye yaptın bunu '' diye azarlamış. adamda:''affet tanrım Şeytana uydum.'' demiş ve kurtarmış. ertesi gün iş dönüşünde gene çok fena azmış ve aynı ineği görmüş dayanamamış atlayıp başlamış sikmeye.tanrı bunu gene yanına çağırıp aynı soruyu gene sormuş:'' kulum niye yaptın bunu''. adamda:'' affet tanrım Şeytana uydum '' demiş ve gene yırtmış. ertesi gün iş dönüşü gene azıyo ve yolda aynı ineği görünce dayanamıyo gene atlayıp başlıyo sikmeye.tanrı bunu gene yanına çağırıyo ve soruyo:'' kulum niye yaptın bunu'' diye. adam gene:'' affet tanrım Şeytana uydum'' diyo.bunu duyan şeytan dayanamayıp çileden çıkıyo ve adama bağırıyo :'' ulen orospu çocuğu sikip sikip niye üstüme atıyon!!!...''</description>
</item><item>
<title>temel</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/temel.html</link>
<description>temel birgün yolda yürürken bir lambaya ayağını carpmıs.içinden birdenbire cin çıkmıs.ve;&lt;br&gt;
_dile benden ne dilersen &lt;br&gt;
demis.temel;&lt;br&gt;
_özür dilerim^^demiş.</description>
</item><item>
<title>Sinema Bileti</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Sinema_Bileti.html</link>
<description>adamın biri sinemaya gitmiş. gişeden bilet almış ve içeri girmiş. Çıkmış, tekrar almış, içeri girmiş, biraz sonra tekrar çıkmış ve bilet almak gişeye gelmiş.&lt;br&gt;
gişedeki adam dayanamayıp sonunda sormuş :&lt;br&gt;
- bu kaçıncı biletiniz beyefendi?&lt;br&gt;
adam cevap vermiş :&lt;br&gt;
- İçerde bir deli var biletimi durmadan yırtıyor!..</description>
</item><item>
<title>kamyoncu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kamyoncu.html</link>
<description>kamyon şöförlüğü yapan malafatı çok kalın bir adam hergün karısını sikmektedir.ve kadın artık dayanamaz hale gelir...bir gün komşusuna gider...komşusu bu konularda oldukça tecrübelidir! ve kamyoncunun karısna tavsiyelerde bulunur;vajina'na krem,vazalin gibi kayganlaştırıcılar sürersen canın yanmaz der.bu tavsiyeler kamyoncunun karısının ilgisini çeker ve hemen eve gidip uygulamak için hazırlıkalra başlar...işten stresli halde evine dönen kamyoncu üzerindeki stresi atmak için karısı ile ilişkiye girmek ister!!! kadını bir güzel soyduktan sonra yataga atar ve karısının vajinasına krem sürdüğünü anlar ve boynundan zincirini çekip kopartır malafatına dolar ve:&lt;br&gt;
sen 40 yıllık kamyoncuya patanaj mı çektirecen der ve yoluna devam eder....</description>
</item><item>
<title>temel</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/temel.html</link>
<description>inşağatta çalışan temel 2ci kattan düşer ve kulağı kopar hemen hastaneye ğötürürler doktor kulağı tam dikecek temel ha uşagum o kulak benim değil  benim kulağımın üstünde kalem vardı der</description>
</item><item>
<title>David Copperfield</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/David_Copperfield.html</link>
<description>bir genç kız akşam baloya gidecekmiş. Çıkarken annesi "kızım kendine sahip ol, bir erkek sana fazla yaklaşırlarsa ona çocuğumuzun adı ne olsun? diye sorarsan kötü niyetliyse korkar ve sana zarar veremez" diye uyarmış. partiye giden kıza bir süre sonra bir genç yaklaşmış, önce tanışmışlar, sonra genç kızı dansa kaldırmış, dansta elleriyle hafifçe kıza dokunmuş, kız annesinin nasihatını hatırlamış ve gence sormuş "hayatım çocuğumuzun adını ne koyalım?". bunun üzerine genç hemen uzaklaşmış. biraz sonra başka bir genç kıza yaklaşmış, dansa kaldırmış, öpmeye başlamış kız yine sormuş "hayatım çocuğumuzun adını ne koyalım?". o da uzaklaşmış. bir başka genç kıza yaklaşmış, dansa kaldırmış, kızı öpmeye başlamış kız sormuş" hayatım çocuğuzun adını ne koyalım?", genç cevap vermemiş kızın elinden tutmuş dışarıya çıkarmış, bir kenara çekmiş başlamış kızın eteğinin altında gezinmeye, kız sormuş" hayatım çocuğumuzun adını ne koyalım?", genç de yine ses yok, kızı biraz ilerideki çalıların arasına götürmüş ve kızı soyup yere yatırmış, kendi pantalonunu da çıkarmış, kız yine sormuş "hayatım çocuğumuzun adını ne koyalım?", genç de yine cevap yok, devamla kızın bacaklarını aralamış ve derinlere gömülmüş, bir süre sonra işlerini bitirmişler ve rahatlamışlar. kız mutlu bir halde gence tekrar sormuş "hayatım çocuğumuzun adını ne koyalım?". genç kıza dönmüş elinde tuttuğu prezervatife bir düğüm atmış ve "buradan çıkabilirse david copperfield olsun..."</description>
</item><item>
<title>Doğum Günü</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Dogum_Gunu.html</link>
<description>gecenlerde ünv'den bır arkadaşın doğum gününe gıttık. ona muhabbet kuşu aldık. dışarda bir işimiz vardı. kuşu kutunun içinde eve bıraktık ve çıktık. geldığimizde ise ilk önce eve ben girdim ve baktım koyduğumuz yerde kuş yok. hemen arkadaşın babaannesine döndüm.&lt;br&gt;
arkadaşımın da babaannesı yaşlı; direk teyzeme yöneldim:&lt;br&gt;
 - "teyze"&lt;br&gt;
dedim:&lt;br&gt;
 - "ne yaptın kuşu?"&lt;br&gt;
 - "aa"&lt;br&gt;
dedi:&lt;br&gt;
 - "o kuş muydu. ben onu pasta sandım buzdolabına koydum"&lt;br&gt;
ben:&lt;br&gt;
  - "ne"&lt;br&gt;
dedim:&lt;br&gt;
 - "buzdoabına mı koydun?"&lt;br&gt;
direk buzdolabına koştyum kapağını açtım baktım kuş karşımda. neyse kuşu donmak üzereyken aldım. biraz daha geç kalsam kuş donarak ölecek.  her neyse kuşu alır almaz arkadaşımın evlerinin altında veteriner vardı. kuşu veterinere götürdüm. yanımda bir arkadaşım da geldı. veteriner benı kapıdan içeri girer girmez gördü:&lt;br&gt;
 - "bu ne hal?"&lt;br&gt;
dedi. ben olayı kısaca anlattım:&lt;br&gt;
 - "arkadaşın doğum günü vardı, arkadaşa doğum günü hediyesi olarak kuşu aldık"&lt;br&gt;
dedım.&lt;br&gt;
 - "kuşu masanın üstüne bıraktık, dışarıda bir işimiz vardı, onu hallettik. eve geldiğimizde kuşu masanın üstünde değil buzdolabında bulduk. arkadaşımın babaannesi yaşlı, kuşu pasta sanıp buzdolabına koymuş. ben de alır almaz getirdim. &lt;br&gt;
 - "ben de"&lt;br&gt;
dedi&lt;br&gt;
 - "benzın var alın şu benzini kuşun gagasını açın bir damla damlatın bişi kalmaz"&lt;br&gt;
neyse benzini aldık kuşu eve götürdük. daha sonra eve geldik kuşun gagasını açtık, bir kac damla benzin damlattık, benzin damlatır damlatmaz kuş kutunun içinden bir fırladı, evin içinde 4 dönüyoo. Şanssızlık işte balkon kapısıda açık kalmış. kus balkon kapısından bır kactı o hızla karsıdada apt duvarı var kuş o hızla giderken apartman duvarına bır çarptı:(( &lt;br&gt;
 - "sence ne olmuştur?&lt;br&gt;
 - "oldu mu?&lt;br&gt;
dediğinizi duyar gibiyim.&lt;br&gt;
 - "Ölmedi, benzin bitti be yaww walla.."</description>
</item><item>
<title>UZAYLI</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/UZAYLI.html</link>
<description>temel bİr gÜn arabasini sÜrerken radyoyu aÇmiŞ bİ de ne duysun spİker Çiglik atarak duyuru yapiyor&lt;br&gt;
-sayin dİnleeyİcİlerİm;Şu anda dÜnyamizi uzaylilar basmiŞtir &lt;br&gt;
eĞer yere ÇÖmelmŞ ellerİ dİzİnde bİrİnİ gÖrÜrsenİz hemen ayni pozİİsyona geÇİn ve onunla kelİmelerİ tek tek konuŞun&lt;br&gt;
aksİ taktİrde Ölumle karŞi karŞiya kalacaksiniz.&lt;br&gt;
temel bu anovsu duyar duyaz Çok dİkkatlİ     &lt;br&gt;
bİr Şekİlde aracini kullanmaya baŞlar ve bu anda yolun hemen kenarinda tam tarİfe uygun  bİr yaratik gÖrÜr&lt;br&gt;
arabasini kenara Çekerek hemen yaratiĞin yaninda ayni pozİsyonu alan temel kelİmelerİnİ oldukÇa dİkkatlİ ve anlaŞilir Şekİlde konuŞmaya ÇaliŞarak&lt;br&gt;
-merrhaba benİm     adim      temel     senİn          adin      nedİr?     burada     ne        yapiyosun?&lt;br&gt;
-benİm       adim      dursun     burada    siÇiyorum</description>
</item><item>
<title>PORNO</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/PORNO.html</link>
<description>bir gun bir adam askere gitmek zorunda kalmis adam evliymis ve karisi evde  tek basina birakip asker gitmis karisi hasretine dayanamamis ve evinin yanindaki askeriyedeki askerlere kendi siktiriyormus izne gelen kocasi farketmis ve karisi uyurken caktirmadan *mna jilet koymus ve ertesigun askeriyeye sex icin giden kari askerleri altina teker yatmis ve askerlerin hepsini siki kesilmis temelde bunlarin arasindaymis fakat o sikmek yerine yalamis vedilini kestirmis herkez komutanin karsisinda sikini tutarak dururken temel du bir vaziyette duruyormus ve temele komutani sorar sen kadinla birlikte olmadimi  oda dilini kestirdigi icin *ababaaababa demis............</description>
</item><item>
<title>coni</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/coni.html</link>
<description>temel bir kurt köpeği almış ve çok iyi eğitmiş. adı coni'ymiş. coni temel'in her söylediğini anlıyormuş. hatta telefona bile bakabiliyormuş. telefon çaldığında ayağı ile handsfree tuşuna dokunup temel'in söylediklerini cevaplayabiliyormuş. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir gün temel evi aramış. coni telefonu açmış "hav" demiş.&lt;br&gt;
"ula coni sen musun?"&lt;br&gt;
"hav"&lt;br&gt;
"fadime evde mi?"&lt;br&gt;
"hav"&lt;br&gt;
"başka kimse var mi?"&lt;br&gt;
"hav"&lt;br&gt;
"ula kaç kişi var?"&lt;br&gt;
"hav hav"&lt;br&gt;
"ne yapiyiler?"&lt;br&gt;
"he he he he he"&lt;br&gt;
"ula ne zamandan beri yapiyiler?"&lt;br&gt;
"uuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuu"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>GENERAL</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/GENERAL.html</link>
<description>general karargah garajına telefon açar: &lt;br&gt;
- "zırrr zarrr..." &lt;br&gt;
- "aluuu" &lt;br&gt;
- "Şu anda garajda kaç tane araç var?" &lt;br&gt;
- "Şu anda i*ne generalin jipinden başka bi poh yok!" &lt;br&gt;
- "ulan sen kiminle konuştuğunu biliyor musun? ben o generalim!" &lt;br&gt;
- "yaa öyle mi? eee peki siz kiminle konuştuğunuzu biliyor musunuz?" &lt;br&gt;
- "yooo..." &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- "o zaman bay bay **ına godumun generali!"&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>miki miki</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/miki_miki.html</link>
<description>bir köylünün hayatı adamın biri ev halidir  her gün banyo yapar evin küçük kızı bunu merak eder bir gün kendisine sorar acaba ne yapıyor bu bobam bunu izleyecem der fakat fırsatını kollar nihayet bobasını banyo yaparken  yakalar fakat anahtar deliginden içeriyi izler bobası banyoda bir o yana bir bu yana sallanan aletini görür cahil olan kız hemen elini önüne atar fakat o aletin kendinde olmadıgını fark eder bu ne der kendine bende olmayan şeyinne oldugunu merak eder bu konuyu bobasına açar bobasıda utanara şey der  kızıda ney der şey işte der kızı olumlu cevap alamadıgını anlar bir daha sorar bobasına dayanamaz ısrarına bak kızım onun adına miki derler tabiki zamanı gelince anlarsın der kızına  kızın aklında hep miki olarak kalır kız bir gün evlenir karı koca gerdege girerken soyunma faslı başlar cahil olan kızda soyunur fakat erkek çıplak biriyle karşılaşınca miki kalkar kızda miki görünce hemen başlar bagırmaya  aha miki der adamın birşeyden haberi olmadıgı için adam bıraz korkar acaba karı delirdimi der başlar kaçmaya o kaçar kız aha miki diyerek koşar adam şaşırır bu olaya birden karıya  iki tokat patlatır ne mikisi der o  kocanın s..i der karıda şaşırır</description>
</item><item>
<title>fıkra</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/fikra.html</link>
<description>temel istambula gelmiş avel avel etrafa bakıyordu iki tane zabıta temeli görünce şaka yapmaya karar vermişler temelin yanına varıp ula temel sana soru soracagız bilirsen seni zabıta yapacagız derler temel ha uşagım sorun ozaman havada uçar kanatları var temel  bunu bilmeyen kim var kuştur zabıtalar kuş kuşta hangi kuş bunun kargası var serçesi bilemedin temel bir daha sorun der zabıtalar denizde yaşar yüzgeçleri var temel bildim balık der zabıtalar balık balıkta hangisi hamsimi çinekokmu temel zabıtaların kendisiyle kafa bulduklarını anlar ve birde ben sorayım der zabıtalar sor bakalım ikitane bacagı var ikidene memesi bacagının arasında  ne var der zabıtalar tabiki a. var derler temel a. a.da kimin a.mı bacıyın mı karıyın mı ananınmı der</description>
</item><item>
<title>Fırtınada Uyuyabilmek</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Firtinada_Uyuyabilmek.html</link>
<description>genç bir adam amerika'nın batısındaki bir çiftliğe iş başvurusunda bulunmuştu. Çiftliğin sahibi ona özelliklerini sorduğunda adam kendine güvenen bir edayla şöyle cevap vermişti:&lt;br&gt;
"rüzgar estiğinde dahi uyuyabilirim.."&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bu söz yaşlı çiftlik sahibinin kafasını çok karıştırmıştı, fakat bu zeki genç adamdan da çok hoşlanmıştı; bu yüzden onu işe aldı. birkaç gün sonra yaşlı çiftlik sahibi ile karisi gece yarısı çok sert ve şiddetli bir rüzgarla uykularından fırladılar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir sorun çıkma ihtimaline karşı her yeri kontrol etmeye başladılar. pencere ve kapıdaki kepenklerin sıkıca kapatılıp kancalarının yerlerine takıldığını gördüler. kalın ağaç kütükleri sıra sıra şöminenin yanına dizilmişti. tarım araçları güvenli bir şekilde hangara yerleştirilmişti. traktör garajdaydı. ahırın kapısı düzgün bir şekilde kapatılmış ve kilitlenmişti. hatta içerideki tüm hayvanlar da oldukça sakindiler.&lt;br&gt;
genç adam ise hemen ilerdeki kulübesinde huzurlu bir şekilde uyuyordu.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
İşte o anda yaşlı çiftlik sahibi genç adamın o gün ona ne demek istediğini anlamıştı:&lt;br&gt;
&lt;b&gt;rüzgar eserken dahi uyuyabilirim...&lt;/b&gt;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Çünkü genç adam fırtınasız güzel günlerde bir gün şiddetli bir fırtına ile çiftlikteki her şeylerini kaybedebilecekleri düşünerek işlerini o kadar bağlılıkla ve düzgün bir şekilde yapmıştı ki, en sert, en şiddetli fırtına dahi esse yatağında huzurla uyuyabilirdi.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
yapabildikleriniz değil, gerçekten yapabilecekken ertelediğiniz şeyler güneş battığında size baş ağrısı verir.</description>
</item><item>
<title>Çok Büyüttün</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/cok_Buyuttun.html</link>
<description>temelle dursun bir gün 5000 metreden atlamaya karar vermişler&lt;br&gt;
yere 2000 metre kala dursun sormuş&lt;br&gt;
- açalım mı paraşütleri&lt;br&gt;
- uyy dur bekle biraz da&lt;br&gt;
yere 1000 metre kala dursun yine sormuş&lt;br&gt;
- açalım mı paraşütleri&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
- uy bekle biraz daaa&lt;br&gt;
yere 500 metre kala dursun iyice sabırsızlanarak yine sormus&lt;br&gt;
- açalım mı paraşütleri&lt;br&gt;
- uyy amma büyüttün daa geldik zaten hemen şurasıdır &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>EVELLALLAH ANASINI BİLE</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/EVELLALLAH_ANASINI_BILE.html</link>
<description>Çocukla annesi, birgün plaja gitmişler. annesi güneşlenirken çocuk, sürekli annesini üzerine kum serpiyormuş. annesi, çocuğa ne kadar kızsa da, çocuk, devam ediyormuş. bu sırada yanlarına bir kıro gelmiş. kıronun geldiğini duyan kadın, kıroya: &lt;br&gt;
-"amcası, bu çocuk yaramazlık yaparsa döversin, değil mi?"&lt;br&gt;
kıro pala bıyıklarını sıvazlayarak&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-"anasını bile *ikerim..."&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Cilgin papagan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Cilgin_papagan.html</link>
<description>adamin biri birgün eve bir papagan almaya karar verir ve gider carsıya almaya dükkana girer papaganiniz var mi beyefendi diye adam var ama size yarar mi bilmem adam neden beyefendi alınca görürsün der adam da tamam alayım der papagani eve götürür aksam olur adam karısına sikiselim mi der kadin da evet der adam kadini soymaya baslar papagan bu sirada onlari izler adam bundan rahatsiz olur sabah papagani götürür sahibine geri verir adam bu ne bicim bir papagan karimla iliskiye giremeyecekmiyim der sahibi sana demistim bu papaganin özelligi bu ne zaman sizi izlerse deki anani sikerim ha arkani dön o dönecektir adam papagani alir geri eve gider deneme olarak karisinina sikiselim der papagan onlara gene bakar adam anani sikerim ha arkani dön der papagan arkasini döner bu böyle 1 2 ay devam eder adam birgün telas icinde eve girer ve karisina karicim yeni bir pozisyon ögrendim sen burada yerde yatacan ben dolabin üzerine cikacam ve üzerine atlayacam der kadin yatar bu sirada papagan gene onlara bakar adam anani sikerim ha arkani dön der papagan da derki vallaha anami degil 77 sulalemi siksen ben bu pozisyonu kacirmam</description>
</item><item>
<title>kemence</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kemence.html</link>
<description>temel kemence calarken aparati kalkiyormus,doktora gitmis .doktor demis.ben kemenceciyim calarken mal kalkiyor,doktor cal demis,bu sefer doktorunki kalkmis.temel sormus ne oldi doktor,ne olacak demis sen böyle amcik gibi calarsan tabi kalkar.</description>
</item><item>
<title>Yoğurt</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yogurt.html</link>
<description>uzun bir seyahatten dönen temel, karısı fadimeyi çok özlemiş. ne yapıp edip bir an önce fadime'yle birlikte olmak istiyor, ancak evde  İdris ve cemal adındaki çocukları da varmış. fadimeyle bir plan yapmışlar. temel banyoya girer, fadime de çocukları öğlen yemeğine oturtur ve çocuklar yemek yerken fadime bir bahaneyle masadaki yoğurdu üstüne döker ve çocuklara; "çocuklar üstüme yoğurt döküldü, ben banyoya giriyorum, siz yemeğinizi yemeye devam edin, ben hemen gelirim" der ve o da banyoya girer.&lt;br&gt;
       doğal olarak fadime banyodan bir türlü çıkamayınca da evin çocukları haklı olarak mereklanmışlar ve evin küçük oğlu İdris gidip banyonun anahtar deliğinden içeri bakmış ve koşarak abisi cemal'ın yanına gelerek "abi abi sakın üstüne yoğurdu dökme! yoksa babam yoğurdu üstüne dökeni *ikiyor"</description>
</item><item>
<title>BÜTÜN SUC KALBIMDE</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/BuTuN_SUC_KALBIMDE.html</link>
<description>belli senin aklinin ucundan bile gecmiordur sana gecler boyu siir yazdimi ama o yazdigim an da sen kendi hayal ettigin erkegini gÖrÜyordun ama benim sucum yok biricigim cÜnkÜ bu benim elimde degil elimde olsa hemen atartim ama su inatci kalbime sÖz gecirmiom anca babamin dediklerini anliyom bana sÖyle derdi: oglum sana sÖz geciremiom dedigimi yapmiorsun ayni olay simdi bende kalbime sÖz geciremiom  yani melegim bana kizma o kalp ben degilim o olsadim hemen atardim hala seni ; unut gitsin</description>
</item><item>
<title>Hıyar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Hiyar.html</link>
<description>bir hıyarın bir erkekten daha iyi olma nedenleri&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar en az 15 cm boyundadir. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlar bir hafta boyunca sert kalirlar. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar "büyüklük önemli degildir" demez. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlar asla asiri heyecanlanmazlar. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlari eve girmeden önce markette elleyip ne kadar saglam ve sert olduklarina bakabilirsiniz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar sabahleyin de size hep saygi duyacaktir. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyarla hem sinemaya gidebilir, hem de filmi görebilirsiniz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
arabali sinemada ön koltukta oturabilirsiniz. hiyar siz eve dönene kadar bekler. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar "ben ilk miyim?" diye sormaz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar diger hiyarlara sizin artik bir bakire olmadiginizi söylemez. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar sizin bakire olup olmadiginizla hiç ilgilenmez bile. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlar acayip kiyafetler giymenizi veya yataga çizmelerinizle girmenizi istemez. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
istediginiz kadar hiyariniz olabilir. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
eger caniniz isterse hiyarlari yiyebilirsiniz de.. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlar sizin kadin doktorunuzu, kayak hocanizi veya kuaförünüzü kiskanmazlar. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlar anlamli konusmalar yapmaya merakli degillerdir. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar, buzdolabinda baska hiyarlar var diye hadise çikarmaz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kaç yasinda olursaniz olun, hep taze hiyar bulabilirsiniz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ayin hangi dönemi oldugu bir hiyarin hiç umurunda degildir. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiç bir zaman bir hiyardan özür dilemek zorunda degilsinizdir. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyarin sakallari tahris etmez, gögsünüzde uyuyakalmaz veya yastiga salyasi akmaz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlar bütün bir gece boyu uyanik kalabilirler ve siz de islak yerde yatmak zorunda kalmazsiniz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyarla hiç bir ay boyunca merakta kalmazsiniz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlar telefona cevap vermez veya arabanizi ödünç almazlar. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar tüm yiyecek veya içkilerinizi bitirmez. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlar yerlerde kirli sortlarini birakmazlar. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyarla klozet kapagini hep biraktiginiz gibi bulursunuz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar hiç bir zaman; a. bir baska kadin b. bir baska erkek, veya c. bir baska hiyar için sizi terk etmez. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarinizin nereye gittigini hep anlarsiniz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarinizin sonradan a. evli oldugunu, b. penisilin almakta oldugunu, veya c. sizden hoslandigini ama erkek kardesinize asik oldugunu ortaya çikarmazsiniz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarinizla konusmak için devre arasini beklemeniz gerekmez. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlar sizden küçük hiyarlar dogurmanizi beklemezler. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyari terk etmek kolaydir. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar yatakta bisküvi yemez. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlar agzinizda tuhaf bir tat birakmazlar. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar, aksam baska hiyarlarla çikip içtikten sonra eve sarhos gelmez. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarinizin homoseksüel olma tehlikesi yoktur. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hiyarlar bütün yorgani üzerlerine çekmezler ve sabaha kadar sizinle kalirlar. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
nasil dilimlerseniz dilimleyin pastanin hepsini siz yiyebilirsiniz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyar rugby oynamaz. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir hiyarla düz veya pütürüklü cinsi siz seçersiniz.</description>
</item><item>
<title>Canlı porno</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Canli_porno.html</link>
<description>iki horoz bir gün bir eve girerler. evin mutfak kısmına giderler. horozlardan biri tezgaha çıkar ve öteki horoz bu arada mutfakta dolaşır. tezgahtaki horoz fırına doğru yaklaşırken bir dergi görür. derginin üstünde 'yumurta yapmanin 1001 tÜrlÜ yolu' yazdığını gören horoz aşağıdaki horoza seslenir; koş lan koş burda canlı porno buldum.</description>
</item><item>
<title>Türklere Özgün Hastalıklar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Turklere_ozgun_Hastaliklar.html</link>
<description>01-kardan adama tekme atma veya bozmaya calisma hastaligi,&lt;br&gt;
     02-yeni atilmis bir betona basma ve isim yazma hastaligi,&lt;br&gt;
     03-gazete ve dergilerdeki resimlere sakal, biyik ve gözlük yapma hastaligi,&lt;br&gt;
     04-en iyi arabayi ben kullaniyorum zannetme hastaligi,&lt;br&gt;
     05-kar topunun içine buz koyma hastaligi,&lt;br&gt;
     06-cep telefonu kullaniminin yasak oldugu ortamlarda illede görüsme yapma hastaligi,&lt;br&gt;
     07-belediyenin duraklara koydugu saatlerin yelkovan ve akrebini sökme hastaligi,&lt;br&gt;
     08-kumsalda deve güresi yapma hastaligi,&lt;br&gt;
     09-sahin marka arabayi, dogan görünümlü yapma hastaligi,&lt;br&gt;
     10-agaçlara ve parktaki banklara kalp ve isim bas harfi kazima hastaligi,&lt;br&gt;
     11-derslerini çalisip sinifini geçenleri inek sanma hastaligi,&lt;br&gt;
     12-meslegimizdeki ünvanimizi ingilizce olarak söyleme hastaligi,&lt;br&gt;
     13-tiki olan insanlarin tikleri ile ugrasma hastaligi,&lt;br&gt;
     14-iskambil kagitlarindan kule yapan birinin kulesini bozmaya çalisma hastaligi,&lt;br&gt;
     15-cep telefonu ile bagira bagira konusma hastaligi,&lt;br&gt;
     16-reklam için duvarlara veya panolara yapistirilan afisleri yirtma hastaligi,&lt;br&gt;
     17-tuvalet duvarlarini defter sanma hastaligi,&lt;br&gt;
     18-otobüs duraklarina "atesli sevisirim beni ara" yazma hastaligi,&lt;br&gt;
     19-trafikte bizi geçen bir araçi mutlaka yakalayip onu geçmeyi ilke sayma hastaligi,&lt;br&gt;
     20-sinyal verir vermez serit degistirip, kazaya sebebiyet verdigimizde sinyal verdik görmüyonmu deme hastaligi,&lt;br&gt;
     21-ara yollardan ana yola çikacak araca yol vermeme hastaligi,&lt;br&gt;
     22-Ünlü birini gördügümüzde ona el sallama hastaligi,&lt;br&gt;
     23-Ünlü birini gördügümüzde onunla fotoraf çektirip çok samimiyiz havasi verme hastaligi,&lt;br&gt;
     24-yasamadigimiz bir seyi yasamis gibi anlatip ona kendimizi inandirma hastaligi,&lt;br&gt;
     25-otobüs duraga yanastiginda illede ön kapidan inmeye çalisma hastaligi,&lt;br&gt;
     26-otobüs koltuklarini yirtma ve üzerlerine acayip acayip yazilar yazma hastaligi,&lt;br&gt;
     27-minibüs soföriyseniz begenmeseniz bile mutlaka kral fm dinleme hastaligi,&lt;br&gt;
     28-trafikte kirmizi isikta dururken, yesil isik yanar yanmaz tornaya basma hastaligi,&lt;br&gt;
     29-trafikte kirmizi isikta dururken burun karistirma hastaligi,&lt;br&gt;
     30-kimsenin herhangi bir konu hakkinda bilgisi olmadigini anladigimiz anda o konu hakkinda atip tutma hastaligi,&lt;br&gt;
     31-elektrik,su,dogalgaz,vergi,trafik cezasi vb.. faturalari son gününde ödeme hastaligi,&lt;br&gt;
     32-kar yagdiginda eve bolca ekmek alma hastaligi,&lt;br&gt;
     33-grup halinde bir meydana konan güvercinlerin üzerine kosup onlari kaçirmaya çalisma hastaligi,&lt;br&gt;
     34-evli olanlarin bekarlara sakin ha evlenme demesi hastaligi,&lt;br&gt;
     35-ayni filme giden insanlarin filmden çiktiktan sonra filmi birbirlerine anlatmalari hastaligi,&lt;br&gt;
     36-18 yasina geldigi gün bara gitme hastaligi,&lt;br&gt;
     37-eline silah geçen birinin hemen o silahla saka yapma ihtiyaci duymasi hastaligi,&lt;br&gt;
     38-arabayla yolda giderken tanidik birini görünce arabayi sakadan onun üzerine dogru sürme hastaligi,&lt;br&gt;
     39-takim elbise giyince elini cebe sokma hastaligi,&lt;br&gt;
     40-tuttugu takim galip gelince havaya silah sikma hastaligi,&lt;br&gt;
     41-meslek arkadaslarina mesleki sakalar yapma hastaligi&lt;br&gt;
     &lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Bilgisayar nasıl bozulur</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bilgisayar_nasil_bozulur.html</link>
<description>bilgisayarınızı, direkt güneş ışığı alabilecek bir yerde kullanın. &lt;br&gt;
yakınlarda kalorifer veya benzeri bir ısıtma cihazı da bulunursa iyi olur. ortamın nemli olması, olaya ayrı bir anlam katacaktır. &lt;br&gt;
:)) &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bilgisayarınız kilitlendiği zaman, "reset" tuşuyla filan uğraşmayın.&lt;br&gt;
power tuşuyla kapatın ve birkaç saniye bile geçmeden hemen açın. :) &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
elektrikler kesildiğinde, bilgisayarınızı kapatmayın.&lt;br&gt;
elektrik geldiğinde yaşanacak ani voltaj değişiminin, monitörünüzde oluşturacağı görüntü ile sabit diskinizden gelecek garip seslerin senfonik uyumu size ilginç bile gelebilir. :)) &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bilgisayar masanızı sabitlemeyin. böylece her tuşa &lt;br&gt;
bastığınızda sallanan bilgisayar, size ''interaktif'' bir his verecektir. :))) &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bilgisayarınızın kasasını, havalandırma delikleri kapanacak şekilde bir duvara yaslayın. böylece işlemcinizin soğuması için gereken hava &lt;br&gt;
dolaşımını ve ısı kaybını önleyebilir, bilgisayarınızla ''sıcak'' ilişkiler kurabilirsiniz. :)))))) &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bilgisayar monitörünüzde sabit bir görüntüyü saatlerce tutun. böylece, monitörünüzün fosfor tabakasında oluşacak zedelenme sonucu, monitorünüz kapalı iken bile o görüntünün siluetini görebilirsiniz. :))) &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bilgisayarınızın fişini topraksız bir prize takın.&lt;br&gt;
aynı prizden diğer elektronik cihazların da güç sağlaması, &lt;br&gt;
bilgisayarınıza giden akımda hoş değişiklikler yapacaktır. :)) &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
küçük kardesinizin veya çocuğunuzun bilgisayarınızın &lt;br&gt;
disket sürücüsüne bozuk para ve benzeri şeyleri sokmasına aldırmayın. bilgisayarınızın içinde birikecek bozuk paralar, ona tasarruf alışkanlığı, bilgisayar tamircinize de para kazandıracaktır. :))) &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
eğer modem kartı, ses kartı ve benzeri kartları çok sık takip &lt;br&gt;
çıkartıyorsanız, her seferinde bilgisayarınızın kasasındaki o vidaları açmak büyük dert haline gelebilir. :)) hele bir de yildiz &lt;br&gt;
tornavidaniz yoksa, bu iş bir eziyet halini alabilir. bu kadar &lt;br&gt;
uğrasacağınıza, birakın bilgisayarınızın kasası sürekli açık kalsın. annenize de söyleyin, sehpanın tozunu alırken bilgisayarınızın devrelerine de bir el atsın. :)))))) &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
tüm bunlari yaptığınız halde, bilgisayarınız hala çalışmakta ısrar ediyorsa, en etkili ve son çare olarak kaldiırıp pencereden atabilirsiniz. &lt;br&gt;
:))))</description>
</item><item>
<title>Fossuruk</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Fossuruk.html</link>
<description>temel'in kötü huylarindan biri de her sabah uyanir uyanmaz, gökgürültüsü&lt;br&gt;
       kadar yüksek sesle gaz çıkartmakmış. karisi fadime de bu densizliğe&lt;br&gt;
 pek içerler, "cözü çikasu heruf, ha pir sabah poyle osururken, tüm  pagursaklarun donuna dökülsun da cör cünunu" dermis. derken, kurban bayramının ikinci sabahı, fadime mutfakta kurban etlerini ayıklarken ve temel hâlâ uyurken, temel'i yola getirme niyetiyle, bir gün önce kurban olarak kestikleri koçun barsaklarini toparlayıp bir güzelce temel'in donunun içine koymuş! az sonra temel uyanınca, adeti üzere, keyifle ve gök gümbürtüsü timsali,gaz atınca bir de bakmış ki tüm barsakları donunun içinde. Şaşkınlık ve korku ile rengi benzi atmış akli uçup gitmiş. temel, bir müddet sonra kendine gelmiş kalkıp tuvalete gitmiş epey zaman sonra, sararmış yüzünden soğuk terler damlayarak bitap yorgun bir halde mutfağa gelen temel; -"haçan dedigun oldi be fadime, osururken tüm pagirsaklarum donuma döküldu da" dediğinde,fadime: -"oh olsun, ama pagirsaklarun çikarken canun da pek yanmistur be temel'im" diyerekten gönlünü almaya çalisirken; temel yanıtlamış hemen :-"yok be fadime, ha çıkarken acumadi da, geri sokarken az kalsun ceberidummm.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Türk genleri</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Turk_genleri.html</link>
<description>bundan bir kaç yıl önce dr. oktar babuna isimli bir kişi, lösemili olduğunu ileri sürerek türkiye'de kan Örneği bağışı kampanyası başlatmıştır.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bu kampanya dahilinde binlerce türk'ten kan alınmış ve bu kanlar amerika'ya gönderilmiştir.daha sonra sağlık bakanlığı olaya el koymuş fakat verilen kanlar bir türlü türkiye'ye geri getirilememiştir. o zaman gazetelerde bu kanlardan türk ırkının genetik şifresinin çözülebileceği ve gelecekte sadece türkleri yok eden bir biyolojik bombanın yapılabileceği konusunda yazılar çıkmıştır.bu miktarda ayni milliyete sahip farklı insanlardan alınan kan örnekleri amerika'da gen bilimcilerin dikkatini çekmiş ve bu kanlar İncelemeye alınmıştır.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sonuçları da national american ocak 2004 sayısında dr. b.stone imzasıyla yayımlanmıştır. dr. stone olayı özetle su şekilde anlatmaktadır:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"ayni millete sahip binlerce kan numunesinin inceleme fikri bende büyük bir heyecan yaratmıştır.Çünkü insanlık tarihinde böyle bir inceleme ilk defa yapılacaktı. bu benim için insan oğlunun aya ayak basmasından daha önemli bir olaydı.türklerden alınan kan örnekleri ilk defa bir milletin gen haritasının çıkarılması ve türklerin genel olarak kültür ve karakterleri hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayacaktı. daha da önemlisi ilk insan hakkında bilgi sahibi olabilecektik. ve çalışmalarımıza heyecanlı bir şekilde başladık. &lt;br&gt;
bunun yani sıra türklerin tarihini de okumayı ihmal etmiyorduk. Çalışmalar ilerledikçe heyecanımız da artmaya başlamıştı. Çünkü türkler bir çok farklı milliyete sahip bir coğrafyada yaşadığı için kız alıp vermelerle gen yapısı çok zengin ve anlaşılması zor bir hale gelmişti.&lt;br&gt;
ama türk tarihinde de olduğu gibi savaşmayı ve fetih arzusunu sağlayan b45 genine kanların % 33 ünde bulunmuştur. misafirperverlik genine (gr785) bu kanların % 52 sinde rastlanmıştır.&lt;br&gt;
ama, bunlar bu makalenin yazılması için asil neden değildir. tip ve insanlık tarihinde bugüne kadar hiç olmamış ve bir daha olamayacak bir durumla karsılaştık. tüm türklerde bulunan ortak bir gen vardı. bjk1903 geni...&lt;br&gt;
bu gen sayesinde tüm türkler beşiktaşlı doğmaktaydı."</description>
</item><item>
<title>Ev Ödevi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ev_odevi.html</link>
<description>bir çocuk babasına sormuş:&lt;br&gt;-baba! İnsanları yapmadığı bir şey için suçlamak dorumu. babası:&lt;br&gt;-elbette hayır! demiş. Çocuk kararlı bir şekilde şunu demiş: &lt;br&gt;-İyi o zaman ben ödevimi yapmadım</description>
</item><item>
<title>Kıtlık mı Var?</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kitlik_mi_Var?.html</link>
<description>İngiliz kralı, vergileri çok da ağırlaştırdığı bir dönemde, gizli bir yolculuk yapmak zorunda kalmış. elinden geldiğince kılık değiştirmiş ve yolculuğun ilk gecesinde bir handa kalmış. sabah kahvaltısında 3 yumurtalı bir omlet yedikten sonra, ücretin ne kadar olduğunu sormuş. hancı:&lt;br&gt;
-"15 altın!" demiş. kral afallamış, çünkü bu para büyük bir paraymış:&lt;br&gt;
-o ne yahu? yumurta kıtlığı mı var bu yörede?&lt;br&gt;
daha geceden kralı tanımış olan hancı, gülümseyerek cevap vermiş:&lt;br&gt;
-yok efendim, yumurta kıtlığı yok da, adam gibi kral kıtlığı var</description>
</item><item>
<title>Arslanın Ayak İzi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Arslanin_Ayak_Izi.html</link>
<description>bir avcı ormanda bir oduncuya rastlayıp sordu:&lt;br&gt;- arslanın ayak izini gösterebilir misin bana? avlayacağım da.&lt;br&gt;- buralarda bir arslan gördüm. Çabuk ol, yetişirsin ona.&lt;br&gt;zavallı avcının rengi uçtu yüzünden; titremeye başladı:&lt;br&gt;- ben arslanın ayak izini sordum ; arslanı değil!</description>
</item><item>
<title>Öze Bak</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/oze_Bak.html</link>
<description>adam, dostunu evine davet edip önüne bir tas süt koydu.&lt;br&gt;- buyrun. yoğurt, peynir, tereyağı sütten yapılır zaten.&lt;br&gt;zavallı konuk sesini çıkarmadı. sütü içip gitti. bu kez o davet etti arkadaşını. Önüne bir asma dalı koydu.&lt;br&gt;- buyrun. pekmez, helva, şıra asmadan yapılır zaten!</description>
</item><item>
<title>Horasanlının Eşeği</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Horasanlinin_Esegi.html</link>
<description>horasanlı biri kervanda eşeğini kaybedince, başka bir eşek bulup yükünü yükledi. ama  asıl sahibi çıkıp eşeği yularından tuttu ve horasanlının yükünü yere attı. horasanlı eşeğin sahibiyle kavgaya tutuştu. etraftan yetişenler horasanlıya sordular:&lt;br&gt;
- senin eşek erkek miydi dişi miydi?&lt;br&gt;
- erkekti.&lt;br&gt;
- baksana bu eşek dişi!&lt;br&gt;
- canım erkek dedikse, o kadar da erkek değildi!</description>
</item><item>
<title>Gübre Çekmeye</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gubre_cekmeye.html</link>
<description>nadir Şah bir gün zayıf bir şiir söyledi ve şair mirza mehdi han'a sordu:&lt;br&gt;-nasıl buldun bu şiiri?&lt;br&gt;- zayıf bir şiir.&lt;br&gt;sen misin bu lafı söyleyen; hiddetlendi nadir Şah:&lt;br&gt;- atın şunu ahıra; gübre çeksin!&lt;br&gt;bir süre sonra nadir Şah yine bir şiir söyleyip mirza mehdi han'a tasdik ettirmek istedi. Şair hiçbir şey söylemeden kapıya yönelmişti ki nadir Şah sordu:&lt;br&gt;-nereye gidiyorsun?&lt;br&gt;- ahıra, gübre çekmeye!</description>
</item><item>
<title>Gökyüzüne bak</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gokyuzune_bak.html</link>
<description>hamdi ve halil adında iki profesör arkadaş varmış.bunlar araştırma için dağa çıkmışlar,çadırlarına kurp uyuyorlarken hamdi seslenmiş,&lt;br&gt;
sakin bir sesle:&lt;br&gt;
- halil gökyüzüne bak ve bana ne gördüğünü söyle&lt;br&gt;
- yıldızlar net gözüküyor bu demek oluyor ki bulut yok ve yarın hava güzel olacak.bu bizim için iyi ve ayrıca yıldızlar çok büyük ve parlak buda demek oluyor ki bu dağ en az 100 m.&lt;br&gt;
hamdi sinirli bir şekilde yanıt verir:&lt;br&gt;
- ulan halİl birak Şİmdİ bİlİmsel aÇiklamalari gÖrmÜyor musun ÜstÜmÜzden Çadiri ÇalmiŞlar!</description>
</item><item>
<title>EROTİK</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/EROTIK.html</link>
<description></description>
</item><item>
<title>Balık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Balik.html</link>
<description>adamla kadın evlenmişler. kadının canı bir gün balık istemiş. adamda işten eve dönerken almış bir kilo balık ile tam eve dönecek, kaynanası görmüş&lt;br&gt;
- ''elindeki ney damat'' diye sormuş. &lt;br&gt;
adam kibarca balık anneciğim demiş. kaynana;&lt;br&gt;
- ''gel sana bir soru sorayım bilirsen yarın ben sana balık alacağım bilemezsen balık benim olur'' demiş.&lt;br&gt;
adam;&lt;br&gt;
- ''tabii ki'' kırmamış ve ''sor'' demiş.&lt;br&gt;
kaynana sormuş;&lt;br&gt;
- ''sen benim *mımın yerini biliyormusun'' adam demiş;&lt;br&gt;
- ''önde'' &lt;br&gt;
kadın bir domalmış;&lt;br&gt;
- ''bak nerede?'' demiş ertesi gün yine adam balığı almış tam eve dönecekken kaynana;&lt;br&gt;
- ''gel demiş sana bir soru sorayım bilirsen sana yarın ben balık alacağım bilemezsen bunu ben alırım'' demiş adamda;&lt;br&gt;
- ''sor anasını satayım'' der kaynana sorar;&lt;br&gt;
- ''benim *mım nerede'' adam dünden tecrübeli;&lt;br&gt;
- ''arkanda'' diye cevap verir. kaynana;&lt;br&gt;
- ''bir körü kurar ve bak bakalım nerede'' der. adam çaresiz balıkları kaynanasına verir eve döner karısı adama sorar;&lt;br&gt;
- ''ya kocacığım balık alacaktın unuttun'mu'' adam hiddetle kadına cevap verir; &lt;br&gt;
- ''senin ananın *mı yerinde durmazsa biz bu balığı zor yeriz''...</description>
</item><item>
<title>piç ali</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/pic_ali.html</link>
<description>alinin babannesi banyo yaparken ali babannesini kapının arasından kolluyor.bunu gören babannesi aliye kızar ve gitmesini söyler.bunun üstüne ali  sana birşey soracagım babanne bu nedir diyerek bacaklarının arasını gösterir babanneside küçükken balta düşmüştüde o yarmıştı. buna karşılık ali bombayı patlatır::: bu  *ikim baltaydı *mının ortasınımı yardı.</description>
</item><item>
<title>Yeşilçam da Dövüş Kuralları</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yesilcam_da_Dovus_Kurallari.html</link>
<description>1)kavga sahnelerinde,eger ortalikta bir havuz gorunuyorsa,grup ne kadar kalabalik olursa olsun,&lt;br&gt;
kavga butun kotu adamlar havuza atilana kadar surer...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
2)havuzun gercekten de kotu adamlar uzerınde nihai bir&lt;br&gt;
etkisi vardir.havuz yakininda kalabalik bir dogus&lt;br&gt;
cereyan ettiginde,kotu adamlar kahramanimiz tarafindan&lt;br&gt;
defalarca yere serilseler bile kalkip yeniden&lt;br&gt;
saldirirlar.ancak havuza atilan asla havuzdan cikip&lt;br&gt;
tekrar saldirmaz.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
3)tabancali catismalarda ;kurtulmak icin fotr sapka&lt;br&gt;
giymek yeterlidir.bu kesin bir tabudur:fotr sapka&lt;br&gt;
takan birinin,sapkasi vurulur...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
4)ormanda dogus sahnelerinde ,polis tam iyi adam kotu&lt;br&gt;
adamlarin hepsini alt eder etmez gelir.kahramanimiz&lt;br&gt;
son yumrugu atınca,birden bire orman yolunun ortasında&lt;br&gt;
arka arkaya dizili iki ya da uc polis arabası belirir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
5)polis baskinlarinda,kac polis arabasi olursa&lt;br&gt;
olsun,hepsinin kapilari ayni anda acilir.ondeki&lt;br&gt;
arabadan iki tane pardesulu ve fotr sapkali sivil&lt;br&gt;
polisle iki tane uniformali polis,arkadaki araba ya da&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
arabalardan da dorder tane uniformali polis cikar...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
6)silahli catisma sahnelerinde,en kotu yer&lt;br&gt;
tavandir.tavanlarda kotu adamlar durur ve hepsi tek&lt;br&gt;
tek vurulup asagıya duser.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
7)tavandaki adamin yapabilecegi en kotu sey,arkası&lt;br&gt;
donuk olan kahramanimiza nisan almaktir.cunku tam o&lt;br&gt;
anda,kahramanimizin arkadasi tarafindan vurulur...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
8)eger kotu adamin elinde bastan bicak varsa korkuya&lt;br&gt;
gerek yoktur.cunku bu durumda,kahramanimiz kotu adamin&lt;br&gt;
kolunu bukerek bicagi elinden dusurur.ancak elinde&lt;br&gt;
bicak gorunmeyen adamlar tehlikelidir,cunku son anda&lt;br&gt;
cikarip esas kiz ya da esas oglanin karnina&lt;br&gt;
saplayabilir...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
9)yerde kum varsa,kotu adam ne yapar eder bir avuc&lt;br&gt;
alip kahramanimizin gozune atar...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
10)kalabalık kavgalarda filmin kahramanini yenmenin en&lt;br&gt;
pratik yolu,kafasina bir cuval gecirip,cuvalin&lt;br&gt;
etrafini iple sarip,dort bir yandan sopayla&lt;br&gt;
vurmaktir...</description>
</item><item>
<title>Uçmayı Biliyon mu?</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ucmayi_Biliyon_mu?.html</link>
<description>bir uçakta yolculuk eden adam papağanın birinin sürekli hostese laf atarak hostesi kızdırdığını görmüş ve  &lt;br&gt;
-"birde ben şu hostese laf atayım"&lt;br&gt;
 demiş. tam ordan geçerken hostese &lt;br&gt;
-"yavrum hepsi senin mi"&lt;br&gt;
 demiş.  hostes gidip durumu pilota bildirmiş pilot da &lt;br&gt;
-"at ikisinide dışarı"&lt;br&gt;
 demiş. hostes adam ve papağanı  dışarı atmış. adam hızla aşağı düşerken papağan adamın omzuna konarak gagasıyla adama vurmuş adam papağana baktığında papağan: &lt;br&gt;
-"sen uçmayı biliyon mu" &lt;br&gt;
demiş.</description>
</item><item>
<title>Loto</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Loto.html</link>
<description>brandi adında sarışın bir iş kadınının işleri çok kötü gidiyormuş. İflas edince yardım için tanrıya başvurmaya karar vermiş. gece yatmadan başlamış duaya;&lt;br&gt;
- ''tanrım, iflas ettim ve işyerimi kaybettim eğer yakın zamanda elime para geçmezse evimi'de kaybedeceğim lütfen lotoyu kazanmamı sağla''. &lt;br&gt;
ertesi gün o haftanın loto çekilişi yapılmış ve başka biri kazanmış. yine bir loto çekilişi öncesinde kadın yine dua etmiş;&lt;br&gt;
- ''tanrım, işyerimi kaybettim, evim, kaybettim, eğer yakın zamanda elime para geçmezse arabamı da kaybedeceğim lüften yarın'ki lotoyu kazanmamı sağla''. &lt;br&gt;
ertesi gün lotoyu yine bir başkası kazanmış. sonraki loto arefesinde kadın yine dua etmeye başlamış;&lt;br&gt;
- ''tanrım, beni neden unuttun? işyerimi, evimi, arabamı kaybettim, çok zor durumdayım, lütfen, lütfen bu sefer'ki lotoyu kazanmamı sağla işlerimi yoluna koyayım''. &lt;br&gt;
birdenbire ortalık ilahi bir beyaz ışıkla aydınlanırken gök aralanmış ve tanrı seslenmiş; &lt;br&gt;
- ''brandi kızım, lotoyu kazanmak için önce loto bileti alman lazım''...</description>
</item><item>
<title>Yakin Lan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yakin_Lan.html</link>
<description>kars tren garında İstanbul'a hareket etmek üzere doğu ekspresi hazır beklemektedir. &lt;br&gt;
kayseri'li iş için geldigi kars'tan dönmek üzere trene biner ve kompartımanını bulur. &lt;br&gt;
İçeride iki tane 45-50 yaşlarında adam ve birde 20 yaşlarında genç vardır.&lt;br&gt;
-"selamün aleyküm" &lt;br&gt;
diyerek kayseri'li içeri girer.İçerdekiler;&lt;br&gt;
-"aleyküm selam" derler. &lt;br&gt;
kayseri'li yerine oturur ve bir süre sonra tren hareket eder.yolculuğun başında hiç kimse konuşmamaktadır.yalnız genç çocuk biraz sıkıntılıdır.orta yaşlılardan birisi çocuğun bu halini görür ve laf atar.&lt;br&gt;
-"hayrola genç senin bir derdin mi var?" &lt;br&gt;
Çocuk dayanamaz başlar anlatmaya:&lt;br&gt;
-"ya abi ben İstanbul Üniversitesinde öğrenciyim.yarı yıl tatili için köyüme geldim. zavallı anam beni okutabilmek için kötü yola düşmüş. kadını o halde görünce çok canım sıkıldı. Üzüldüm" der. bu sefer soruyu soran adam çocuğu teselli etmek için söze başlar. &lt;br&gt;
-"bak aslanım ananla iftihar et kadıncağız seni okutabilmek için nelere katlanıyor. ben falanca yerin genel müdürüyüm. anacığım beni okutabilmek için her gece pavyonlarda konsomatrislik yapardı. Üzülme" der.bu sefer öteki orta yaslı adam lafa karışır.&lt;br&gt;
-"yavrum gördün işte analık hakkı ödenmez. beyefendi doğru söylüyor ben ki filanca şirketin patronuyum anam beni okutabilmek için her gece kendini satardı. boşver" &lt;br&gt;
der. &lt;br&gt;
tabiki kayseri'linin de konuşması lazım. elini cebine atar ve bir uzun samsun paketi çıkartır. diğerlerine ikram ederek şöyle der: &lt;br&gt;
-"yakın lan oxxxpu cocukları birer tane...."&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Aslan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Aslan.html</link>
<description>bir gün aslan ile boga bara gitmisler bir iki tek attiktan sonra aslan&lt;br&gt;
müsade istemis. boga bununla dalga geçmis:&lt;br&gt;
- koskoca aslansin. ormanlar kralisin. saat daha sekiz. hiç yakisir mi sana&lt;br&gt;
kilibiklik...&lt;br&gt;
aslan kükremis :&lt;br&gt;
- eee beni evde bir aslan bekliyor, seninki gibi bir inek degil...</description>
</item><item>
<title>20 Dakika</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/20_Dakika.html</link>
<description>karanlik ve issiz parkta devriye gezen polis memuru bir agacin altinda park etmis olan arabayi görür ve sessizce yaklasir. ancak bu kez alismis oldugu manzara ile karsilasmaz. gerçi, çogu zaman oldugu gibi, arabada genç bir kiz ve oglan vardir; ancak polisin düsündügü seyi yapmamaktadirlar. oglan ayisiginda gazete okumaya çalismakta; kiz ise örgü örmektedir.&lt;br&gt;
düsündüklerinden dolayi utanan polis memuru, muhabbet olsun diye cama vurur ve arabaya girip konusmaya baslar:&lt;br&gt;
- "gençler, ne güzel bir gece, degil mi?. siz de ne güzel, iki kardes oturuyorsunuz..."&lt;br&gt;
- "evet polis bey...gerçekten güzel bi gece...ama biz kardes degiliz ki..."&lt;br&gt;
polis killanir...&lt;br&gt;
-"kardes degil misiniz...&lt;br&gt;
sonra oglana sorar:&lt;br&gt;
- "sen kaç yasindasin bakiyim?..."&lt;br&gt;
oglan cevaplar:&lt;br&gt;
- "19..."&lt;br&gt;
polis bu kez kizi isaret eder ve sorar:&lt;br&gt;
- "pekiii.... o kaç yasinda?..."&lt;br&gt;
oglan, sinsice siritarak cevap verir:&lt;br&gt;
- "20 dakka sonra 18 yasinda olacak...."&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Ayna</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ayna.html</link>
<description>temel ile dursun yanyana oturup konusurken;temel elindeki aynaya uzun uzun bakip dursun'a "ya dursunum ben aynadaku ha bu usagi tanirum ama cikartamirum cimdur".dursun aynayi eline alip "a be salak usagim tabi tanirsun,ha bu benimdir da".</description>
</item><item>
<title>çine bok yagdı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/cine_bok_yagdi.html</link>
<description>bir gün uluslar arası en uzun sıçma yarışması düzenlenir.türklerin temsilcesi olarak temel seçilir.finale 3 kişi kalır.ingiliz fransız ve bizim temel.ingiliz piste cıkar ve 20cm sıcar.fransız piste cıkar ve 24cm sıcar.sıra temele gelir.temel piste cıkar ve cok büyük kürültü büyük ışık cıkar herkez oraya bakar ve hiçbir bok parçası bulamazlar.fransız birinci olur.temel ertesi gün gazete alır ve fransızın birincilik sevincini görür.moreli bozulan temel hemen ikinci sayfayı çevirir ve ne görür ''olay olay çine bok yagdı''</description>
</item><item>
<title>Sanane 2</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Sanane_2.html</link>
<description>adamın biri bir gün caminin avlusunda oturan hoca*nın yanına koşa koşa gelerek:müjde hocam oğlun oldu.hoca istifini hiç bozmadan müjde parası vermemek için oğlum olduysa allaha şükrederim senin böyle telaşlandığına şaştım.</description>
</item><item>
<title>Yüzük</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yuzuk.html</link>
<description>bir gün hoca yüzüğünü düşürür.dışarıya aramaya çıkar.yoldan geçen birisi sorar &lt;br&gt;
-hoca ne arıyorsun. &lt;br&gt;
hoca; &lt;br&gt;
-yüzüğümü düşürdüm onu arıyorum,der. &lt;br&gt;
adam; &lt;br&gt;
-nerede düşürdün,diye sorar. &lt;br&gt;
hoca; &lt;br&gt;
-damın içersinde düşürdüğünü söyler. &lt;br&gt;
-neden burada aradığını,sorar. &lt;br&gt;
hoca; &lt;br&gt;
-dam karanlık olduğu için burada arıyorum.</description>
</item><item>
<title>Peçete</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Pecete.html</link>
<description>nasrettin hoca büsbüyük bir ev yaptırmış ama tuvalet yaptırmayı unutmuş nasrettin hoca çok sıkışmış ve peçeteye yapmış peçeteyi camdan atmış turistin ağızına gelmiş turist: &lt;br&gt;
-lokum lokum &lt;br&gt;
nasrettin hoca: &lt;br&gt;
-hayır o benim bokum</description>
</item><item>
<title>Zidane ve cimboomm</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Zidane_ve_cimboomm.html</link>
<description>bir gün real madrid, galatasaray ile maç yapmak için istanbul'a gelecekmiş. binmişler uçağa, real madrid'li oyuncular çok üzgün. zidane kaptan olarak sormuş tabi &lt;br&gt;
- ne o çocuklar yüzünüzden düşen bin parça?&lt;br&gt;
raul demiş ki:&lt;br&gt;
- ya abi cimbomla oynamayı hiç istemiyoz.&lt;br&gt;
stata gelmişler. hala millet surat yapıyor. zidane arkadaşlarina; &lt;br&gt;
- siz gidin İstanbul'u gezin, ben onlarla tek basima maç yaparım. demiş. &lt;br&gt;
bunu duyan arkadaşlari sevinçten havalara uçmuşlar. hemen dalmışlar İstanbul gecelerine. maç başlamış. devre arası real madrid'li futbolcular stata gelmişler ve skorboarda bakmislar real madrid 1:0 önde. demişler bi laila yapalım gelelim bari. maçın sonunda geri gelmişler. bi bakmışlar skor 1:1. gitmişler soyunma odasına zidane'yi kutlamaya, ancak zidane almış başını iki elinin arasına ağlıyor.&lt;br&gt;
- niye ağlıyorsun, sen bütün takıma karşı tek başına oynadın ve maç berabere bitti. bu mükemmel bi şey.&lt;br&gt;
zidane cevap vermiş; &lt;br&gt;
- eğer maçın 60. dakikasında kırmızı kart görmeseydim, farka gidecektim. ben ona üzülüyorum..............................</description>
</item><item>
<title>Müslim</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Muslim.html</link>
<description>yine bir gün televizyonda müslüm baba bir kaç parçadan sonra şöyle dedi evet sayın izleyicilerim şimdi biraz coşuyoruz.&lt;br&gt;
Şu daĞlarda kar olsaydim.</description>
</item><item>
<title>Suyun Sıcaklığı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Suyun_Sicakligi.html</link>
<description>Öğretmeni ayşe'ye sordu. bebek banyosunda suyun sıcaklığını nasıl ölçersin. ayşe : önce bebeği suya koyarım .bebek kırmızı renk aldıysa su sıcak eğer mor renk aldıysa su soğuk beyaz bir renk alırsa bebeğin bir daha banyo yapmasına gerek yoktur.</description>
</item><item>
<title>Eldiven</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Eldiven.html</link>
<description>temel'in eldivenle yazı yazdığını görenler sormuş:&lt;br&gt;
- niye eldivenli yazıyorsun zor olmuyor mu? &lt;br&gt;
- zorluğuna zor ama el yazımın tanınmasını istemeyrum.</description>
</item><item>
<title>Tabanca</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Tabanca.html</link>
<description>temel bir silahçı dükkanına girer ve satıcıya seslenir:&lt;br&gt;
-ha pen pi tapanca almak isteyrum. satıcı sorar : &lt;br&gt;
-nasıl bir tabanca? &lt;br&gt;
temel : &lt;br&gt;
-peş kişiluk...</description>
</item><item>
<title>Yemin</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yemin.html</link>
<description>sait çok yemin eden ve yalan söyleyen suat'ı öğretmene şikayet eder.&lt;br&gt;
Öğretmen suat'a sorar: &lt;br&gt;
- suat sen çok mu yemin ediyorsun?&lt;br&gt;
suat:&lt;br&gt;
vallahi öğretmenim hiçbir zaman etmem.</description>
</item><item>
<title>Ayakkabı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ayakkabi.html</link>
<description>temel işe girmek için sözlü sınava giriyor. Çok heyecanlı, bir önceki adaya soruyor :  &lt;br&gt;- ne sorayiler?  &lt;br&gt;- ayakkabı.  &lt;br&gt;temel'in sırası geliyor, bilsin diye kolay soruyorlar :  &lt;br&gt;- dört ayaklıdır, miyav miyav der.  &lt;br&gt;temel soruyor :  &lt;br&gt;- bağcıkli midur?</description>
</item><item>
<title>En Şanslı İnsan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/En_sansli_Insan.html</link>
<description>gazetecİ temel'e sorar..&lt;br&gt;
-en Şansli İnsan kİmdİr?&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
-adem babamuzdur...&lt;br&gt;
gazetecİ:&lt;br&gt;
-nİÇİn?&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
-Çunkİ kaynanasİ yoktur....</description>
</item><item>
<title>Kılçık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kilcik.html</link>
<description>sınıfta öğretmen, insan iskeletini göstererek sordu: -bunun ne olduğunu söyleyebilir misin salim? dedi. karadenizli salim hemen cevapladı: -İnsan kılçiğidur öğretmenim...</description>
</item><item>
<title>Kitaptaki Yanlışlar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kitaptaki_Yanlislar.html</link>
<description>akşehir'e tayin edilen bir kadı halkın silah satmasını yasak etmiş. küçük bir çakı taşımak bile suç sayılır olmuş. görevli memurlar sıkı bir takibe ve kontrole başlamışlar. bir gün nasreddin hoca'nın üstünü başını aramışlar. kuşağın arasından kocaman bir bıçak çıkınca şaşırmışlar: &lt;br&gt;- bu da nedir hoca ? sen silah taşımanın yasak olduğunu bilmiyormusun ? demişler. &lt;br&gt;- evet demiş, biliyorum. fakat bu silah değildir. kitaplarda bir takım yanlışlar görünce bunun ucuyla kazıyorum.&lt;br&gt;- olur mu hocam demişler, kocaman bir bıçakla kitaptaki yanlışlar kazınır mı?&lt;br&gt;- olur, olur demiş hoca. siz bilmiyorsunuz ama bazı kitaplarda o kadar büyük yanlışlar var ki bu bıçak bile küçük kalıyor?</description>
</item><item>
<title>Kanatlı Develer</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kanatli_Develer.html</link>
<description>günlerden bir gün, nasrettin hoca camide vaaz verirken:&lt;br&gt;-"ey cemaat", der. "allah, deveyi kanatlı yaratmadığı için hepimiz durmaksızın, sürekli şükredelim. yoksa damlarımız çoktan başımıza yıkılmıştı..."</description>
</item><item>
<title>sarışınlara satmıyoruz..</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sarisinlara_satmiyoruz...html</link>
<description>genç ve güzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:&lt;br&gt;
"su küçük televizyonu almayi düsünüyorum, fiyati nedir ?"&lt;br&gt;
"kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"&lt;br&gt;
genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gün magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:&lt;br&gt;
- "su küçük televizyonu satin almak istiyorum." der&lt;br&gt;
- "kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"&lt;br&gt;
kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaforde alir, bu defa köklü bir degisiklik yapar, hatta makyajindan, göz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir ertesi gun:&lt;br&gt;
"su küçük sevimli beyaz renlki televizyon ne kadar ???" - "kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz" - "inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, üç gündür kendimi esmere cevirmek icin yapmadigim kalmadi!"&lt;br&gt;
"hanimefendi 3 gündür satinalmaya calistiginiz sey mikrodalga&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
 &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>zengin çocuğu...</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/zengin_cocugu....html</link>
<description>adamın biri 85 yaşında....ama parası da  var mı  var  hani...karısı ölmüş..tutturmuş yeniden evleneceğim diye..çocukları yeni gelecek kadının mirastan pay almasını istemezler...bu yüzden babalarına:babacığım;yaşın 85 oldu.artık bu  saatten sonra evllilik niye?senin bu  saatten sonra ne ateşin  yanar ne de  bacan tüter....baba dinler mi?..karışmayın benim işime...evleneceğim de evleneceğimm...ve  baba  evlenmiş..sekreterine:bak  evleneli yaklaşık 9 ay oldu;bu günlerde eşim doğum yapacak...sana haber  verecekler...ben toplantıda da olsam hemen bana haber  ver...doğum anında eşimin yanında olmak istiyorum...ve birgün sekreter:efendim eşiniz falanca  hastanede doğum yapıyor  der...adam hastanenin yolunu tutar...doğumhanenin kapısında  beklemeye  başlar...biraz  bekledikten sonra içerden bir ebe çıkar...adam sevinçle sorar..kızım mı oğlum mu oldu?ebe:nur topu gibi bir oğlunuz oldu...adam:görüyorsunuz ya ebe hanım..çocuklarm bana :evlenme  baba;senin bu  yaştan sonra ne ateşin yanar ne de bacan tüter deyip evlenmemi istemediler....işte ateşimde  yanıyor pacamda tütüyor...ebe büyük bir soğukkanlılıkla:efendİm,pacalari kontrol ettİrsenİz İyİ olur,ÇÜnkÜ Çocuk zencİ derrr:)))))</description>
</item><item>
<title>Hangisi iyi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Hangisi_iyi.html</link>
<description>iki tane *rospu tartışıyormuş biri demiş;&lt;br&gt;
- ''*arağın uzun incesi iyidir'' demiş &lt;br&gt;
ötekiside;&lt;br&gt;
- ''kalın kısası iyidir'' demiş. &lt;br&gt;
aralarında tartışma çıkmış. olay mahkemeye intikal etmiş. &lt;br&gt;
hakim sormuş;&lt;br&gt;
- ''nedir derdiniz''. &lt;br&gt;
*rospulardan biri cevaplamış;&lt;br&gt;
- ''hakim bey ben diyorum'ki *arağın uzun incesi iyidir bu diyor, kalın kısası iyidir siz ne dersiniz bu işe''. &lt;br&gt;
hakim cevap verememiş ve mahkemeyi ertelemiş. akşam eve giden hakim karısına sormuş;&lt;br&gt;
- ''hanım *arrağın uzun incesimi yoksa kalın kısasımı iyidir''. karısı iç çekerek;&lt;br&gt;
- ''ah kocacığım *arağın iyisi beli geç gelenidir'' demiş. &lt;br&gt;
mahkemeye giden hakim;&lt;br&gt;
- ''siz ikinizde haksızsınız *arrağın beli geç geleni iyidir'' demiş. *rospulardan biri;&lt;br&gt;
- ''ah hakim bey ah.. 20 yıldır *rospuyumda sana bunu söyleyen *rospuyu tanımıyorum''...</description>
</item><item>
<title>mehmet akif</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/mehmet_akif.html</link>
<description>İnşaat amelesi viziteye çıkıp haftalardır tuvalete çıkamadığını söylemiş.. doktor muayene edip, amelenin külotunu indirip masaya yatmasını istemiş, adam denileni yapınca doktor içeriden getirdigi beyzbol sopasını 3-4 kere sertçe indirmiş amelenin kıçının tam ortasına, &lt;br&gt;
- tamam &lt;br&gt;
demiş. sonra,&lt;br&gt;
- Şimdi tuvalete gidin&lt;br&gt;
birkaç dakika sonra tuvaletten rahatlamış olarak çıkan amele&lt;br&gt;
- sağol doktor bey..&lt;br&gt;
demiş.&lt;br&gt;
- hep böyle olabilmek için ne yapmalıyım?&lt;br&gt;
- birşey yapmana gerek yok..&lt;br&gt;
demiş doktor,&lt;br&gt;
- tuvaletini yaptıktan sonra k**ını çimento torbasıyla silme yeter...!&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Temelin Kamyoneti</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Temelin_Kamyoneti.html</link>
<description>temelin eski bir bmc kamyonu vardir. &lt;br&gt;
yolda giderken kirmizi isik yanar ve frene basar. kamyon durmaz önünde giden son model bmw ye carpar. temel hemen atlar söföre yalvarir &lt;br&gt;
-aman abi affet sen zengin adamsin seni etkilemez ama ben ömür boyu calissam ödeyemem-. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
adam temele acir ve affeder. yollarina devam ederler. &lt;br&gt;
ileride yine kirmizi isik yanar. temel kamyonu yine durduramaz bmw yi hurdaya cevirir. yine atlayip yalvarmaya baslar &lt;br&gt;
-aman abi benim cocuklarim var affet. zaten arabana carpmistim hasar biraz daha büyüdü sadece-. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
adam -tamam gözüme görünme, bas git-der. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
yollarina devam ederler. yine kirmizi isik yanar. temel bmw ye yine gömer. bu sefer kafasini camdan cikarip bagirir &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-benim abi devam et-.&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Dirgen</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Dirgen.html</link>
<description>birgün genç bir adam uzun süreden beri görmediği memleketine gitmeye karar vermiş.memlekette emmi,dayı,ar akraba hep bu genci bekkliyorlarmış köye geldiğinde artisitik birbiçimde onu bunu gösterip sormaya başlamış &lt;br&gt;
bu ne?&lt;br&gt;
bu ne?&lt;br&gt;
emmi dayı biryere kadar sabretmiş ama sonra kafaları atmış çünkü bildiği şeyleri tam bir şehirli havasına bürünüp bilmemezlikten gelmeye başlamış.&lt;br&gt;
en son bu gencin bir derse ihtiyacı olduğunu düşünen emmi dayı gencin en son  sorduğu bu ne? sorusuna  üstüne basarsan ismini sana söyler demişler &lt;br&gt;
ucuna yallah basınca &lt;br&gt;
ananı avradını dirgen demiş&lt;br&gt;
 sen toprağını unutursan götü boklu dirgen bile sana kim olduğunu hatırlattı.&lt;br&gt;
sen dua et sana o ucu sivri olan kazıklar kim olduklarını hatırlatmadılar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>faks</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/faks.html</link>
<description>bir gün temel,alman bide fransız hamama gitmişler.alman osurmuş çaktırmamak için&lt;br&gt;
- aaa...cep telefonuma mesaj geldi demiş.&lt;br&gt;
fransız osurmuş oda çaktırmamak için&lt;br&gt;
- aaa...benimde telefonum çalıyor demiş.&lt;br&gt;
bizim temelin cep telefonu yokmuş tuvalete gidip bütün tuvalet kağıtlarını g..üne sokmuş.osurdukça tuvalet kağıtları uçuşmaya başlamış.temelde&lt;br&gt;
-aaa...banada faks geliyo!demiş.</description>
</item><item>
<title>kangalım tırnakları</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kangalim_tirnaklari.html</link>
<description>veterinerin bekleme salonunda bir kangal ile bir kaniş bekliyorlardı kaniş tirtir titriyordu kangal merak ederek hayrola kardeş çok korkuyorsun hayırdır diye sorar kaniş anlatmaya başlar dün evin kedisi banyodan çıktı kuyrugunu da havaya kaldırmış dayanamadım oracıkta *iktim bu işe sahibem çok kızdı *ikimi kestirmek için getirdi.peki demiş sen neden geldin kangal anlatmaya başlamış benimde sahibem dün banyodan çıktı yürürken havlusu düştü onu almak için egildiğinde dayanamadım bir güzel *iktim kaniş hemen sormuş e seninde *ikini mi kestirecek hayır demiş kangal tırnaklarımı</description>
</item><item>
<title>Ortadoğu'da Barış</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ortadoguda_Baris.html</link>
<description>kadının biri maldivlerda bir kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, kadın lambayı kumların içinden çıkarmış, ovalamış lambayı, . lambadan cin çıkmış. kadın hemen "Üç hakkım var değilmi?" diye sormuş&lt;br&gt;
 "tamam, tamam. beni lambadan kurtardin vs vs vs... ama yüksek enflasyon, iç piyasadaki daralma ,üçüncü dünya ülkelerindeki düşük maaş oranları ve güneydoğu asya'daki tsunami felaketi yüzünden sadece sana bir dilek hakkı verbilirim!" der. &lt;br&gt;
"evet söyle! nedir dileğin?" kadın hiç terddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak "orta doğu'da barış isityorum. bu haritada ki ülkeleri görüyormusun? bu ülkelerin birbiriyle savaşmayı bırakmasını barışın tesis edilmesini diliyorum" cin haritaya bakmış ve dehşetle "tanrı aşkına kadın! bu ülkeler  binlerce yıldır savaşıyorlar. tamam İşimde iyiyim ama o kadar da değil! bunun yapılabileceğini sanmıyorum. başka bir dilekte bulun" &lt;br&gt;
kadın birkaç dakika düşünür ve "hayatım boyunca doğru erkeği bulamadım, bilirsin hem düşünceli hem eğlenceli biri, mutfağı sevecek, ev işlerinde yardım edecek, yatakta kaplan, annemin yanında kuzu olacak, sürekli futbol izlemeyecek ve sadık olacak bir erkek diliyorum." der.&lt;br&gt;
cin derin bir iç çeker ve &lt;br&gt;
-"uzat şu kahrolası haritayı"&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Cok Yasa</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Cok_Yasa.html</link>
<description>hasan biri askerlikten cok korkarmis nedeni ise babasinin anlattigi askerlik anilariymis. &lt;br&gt;
babasi hep diyormuski askerlikte komutanlar cok sinirli, bir sey yapsan hep dovuyorlar,s*kiyorlar hatta olduruyorlar demis.&lt;br&gt;
gun gelmis hasan askere gidecekmis, korkudan ne yapacagini bilemiyormus. neyse mecburen gitmis, askerler siraya dizilmis,komutan gelmis, hasan'in korkudan dizleri titriyormus ve hapsurmus.  buna duyan komutan yuksek sesle ve sinirli bir sekilde "kim hapsurdu" diye sormus. kimseden ses yok. komutan tekrar sormus "bir daha soruyorum kim hapsurdu". kimseden ses cikmayinca cok sinirlenmis ve demiski soldaki butun askerleri bayilana kadar dovun. sonra tekrar sormus"bak bi daha soruyorum kim hapsurdu"diye. yine ses yok. komutan dahada sinirlenmis ve demiski ortadaki butun askerleri kursuna dizin. son sirya dogru gitmis ve demiski"eger demezseniz kimin hapsurdugunu hepinizi gotten sikecem demis". hasan artik korkudan ne olursa olsun demis ve "komutana dogru donmus ve ben hapsurdum komutanim"demis. komutan buna dogru donmus ve sinirli bir bakislar demiski:&lt;br&gt;
"cok yasa".</description>
</item><item>
<title>kürd asker</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kurd_asker.html</link>
<description>birgün köylünün biri askere gitmiş.türkçe'yi fazla bilmediği için hep kelimeleri anlamakta zorlanırmış.konuşa konuşa türkçe'yi yarımyamalak öğrenmiş.teskeresini alacağı gün çavuşu onu çağırmış;                                                                   -asker. köylü buna aldırış etmemiş.çavuşu ona aynı şeyi tekrar deyince köylü;                                                                      -sen bana asılacak ker(kürtçede eşşek)diyorsun.sen kendine bak sen de götü yanan çavdarsın demiş.(çav=çavdar uş=yanan göt.)                                                                       evine gelen  köylü kapıyı çalar.karısı kiye(kimo)der.köylü de bendir bendirbendir ben senin merindir(erkeğin) askerden gelmiştir tirki (türkçe)öğrenmiştir.demiş</description>
</item><item>
<title>hiç değişmemiş</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/hic_degismemis.html</link>
<description>temel merak eder ve köyün imamına gider ve sorar  : ya hocam ben ölünce ne olacam. hoca cevap verir: sen ölecen ben gelip seni yıkıyacam namazını kılacam seni gömecez köyün mezarına toprak olacan bahar gelince ot olacan yukarı çıkacan bende mezarına gelecem diyecemki: ey gidi temel hiç değişmemissin dünyada ot gibiydin öbür taraftada ot olmuşsun... temel sinirlenir hocaya sorar bende bileyimmi hoca senin ne olacağını der hocada söyle der temel anlatır : sen ölecen seni yıkayacaklar namazını kılacaz götürecez köyün mezarına gömecez toprak olacan bahar gelecek ot olup çıkacan bizim köyün siğirları seni yiyecek sonrada mezarına sıçcak bende gelip mezarına bakacam :uy hocam hiç değişmemissin dünyada da boktandin öbür taraftada bok olmişsin....</description>
</item><item>
<title>Başçavuş</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bascavus.html</link>
<description>albay, binbaşıya: &lt;br&gt;
-yarın güneş tutulacak. bu her zaman görülen bir şey değildir. erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. o zaman erleri, üstü kapalı talimgaha g**ürürsün. binbaşı, yüzbaşıya: -albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş tutulacak. bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. yüzbaşı, teğmene: -albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. teğmen, başçavuşa: -yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. basçavuş, askere: -yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta albayı tutacağız. sabah hepiniz talim teçhizat ile hazır olun. askerler kendi aralarında: -yarın sabah bizim başçavus albayı tutuklayacakmış.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>TEMEL</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/TEMEL.html</link>
<description>bir gun temel,ali ve dursun agacin altinda sohbet ediyorlarmis ama o da ne birden azrail gozuku vermis ve soylemis.bana yapamayacagim bir sey soyleyin bende caninizi almayayim.ali soylemis dunyanin en buyuk havuzunu yap demis azrail yapmis ve alinin canini almis sira dursuna gelmis o da soylemis dunyanin en buyuk gokdelenini yap azrail yapmis ve dursunun canida gitmis ve sira temele gelmis .temel'de bir suru delikli bir kova bulur alir onu ve icine osurarak azrail'e soyler "bil bakalim hangi delikten cikti".</description>
</item><item>
<title>kurt ağzı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kurt_agzi.html</link>
<description>köyün birinde vazifeye başlayan çapkın imam köyün en güzel kızını görünce zıvanadan çıkmış ve ne yapıp edip şu kızı bir *iksem diye düşünüp planlar yapmaya başlamış ve kafasında tasarladığı planı uygulamaya karar vermiş ve köyün çobanını işine ortak edip ona ne yapması lazım geldiğini alatmış aradan belli br zaman geçmiş ve çoban zahide kadının ineklerini kasıtlı olarak dağda bırakmış inekler eve gelmeyince  kadın merak etmiş ve küçük oğlunu çobanın evine göndermiş inekler nerede diye sormaya çobanda, haberim yok herhalde dağda kalmıştır ama siz gidin hocaya söyleyin kurt ağzı bağlattırında bişey olmasın hayvalnara demiş  tabi çocuk olanları annesine anlatmış annesi telaşlanmış bu arada hamur yapıyormuş kızına hadi kzım bi koşu gitte hocaya yaptırıver çobanın dediğini demiş.kız hocanın evine gitmiş hoca kızı kapıda görünce anlamış durumu ve kızı eve almış kız durumlarını izah etmiş ve kurt ağzı bağlatmaya geldim demiş  hocaya hoca tamam şimdi yan odayageçeceğiz ve ben okumaya başlayacağım sakın sesini çıkartma demiş ve odaya geçmişler tabi hoca heyecandan kapıyı kilitlemeyi unutmuş.hoca sesli sesli bişeyler okumaya bir taraftandan soyunmaya başlamış kızada işaret etmiş soyun diye  tamamen soyununca kızı yatırmış ve üzerine çıkmış başlamış*arağını kızın*mına sürtmeye bir taraftanda aşşağı fırt yukarı fırt zahide kızın ineklerini yimesin kurt diye sürtnmeye başlamış sürte sürte kız zzevke gelmiş ve ne aşşağı fırt ne yukarı fırt tam ortasını bulda dürt demiş hocanın beklediği fırsat zaten bu hemen geçirmiş  kıza başlamış gidip gelmeye bu arada annesi merak etmiş kızı ve küçük oğlunu göndermiş hocanın evine çocukta paldur küldür dalmış içeri iş üstünde görünce hoca bozuntuya vermeden estağfurullah deyip çekmiş aletini çocuk görünce çok kormuş ve koşa koşa eve gidip annesine anne bırak kurt ağzı bağlamayı hoca ablaım apışarasından kocaman estağfurllah çıkarttı demiş</description>
</item><item>
<title>karpuz</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/karpuz.html</link>
<description>fıransız japon ve türk muhambet ediyorlarmış fıransız demişki &lt;br&gt;
-ben bir taşımada dört karpuz taşırım demiş nasıl demişler&lt;br&gt;
-iki sağ koluma iki sol koluma alır taşırım japon &lt;br&gt;
-onda ne var ben beştane taşırım demiş nasıl demişler?&lt;br&gt;
-iki sağ koluma iki sol koluma birinide skme takar taşırım türk oda birşeymi ben dokuztane taşırım demiş hayretle nasıl demişler ?&lt;br&gt;
-çok kolay ikisini sağ koluma alırım ikisini sol koluma alırım japonuda skıme oturturum. &lt;br&gt;
 &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>"iç ali</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/"ic_ali.html</link>
<description>ali okulda, bayan öğretmeninin masasının altından şöyle bir göz gezdirir ve kırmızı yakışmış hocam der. Öğretmeni iki gün uzaklaştırma verir. daha sonraki hafta oooo beyaz hemde damtelliymiş deyince bir hafta ceza alır.  İki hafta sonra "iç ali defterlerini toplar, tam sınıfı terkedreken Öğretmen; ali nereye.  ali; hocam benim öğrencilik hayatım burada biter,</description>
</item><item>
<title>dikis makinesi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/dikis_makinesi.html</link>
<description>adamın biri ölmüs cennete gitmis,cennette otururken bir gun cehennemi gezme hakkı vermisler.adam cehenneme gidince birde bakmıs ki her kadının üstünde bir zebani var ,kimine 4 saatte bir kimine günde 2 defa igne batırıyor.sormus bunun kerametini zebaniye.neden böyle yaptıklarını,zebani ; anlatmıs olayı demis ki mesela bu 4 saatte bir igne yiyen kadın dünyada 4 saatte bir zina yapıyordu.adam merak etmis ölen karısı aklına gelmis yanına gitmis bir bakmıs ki karısına gunde 3 defa igne batırıyolar.karısına; "tuh sana , allah belanı versin "demiş kızmıs.kadın yorgun argın kafasını kaldırmıs, "sen bana ne bakıyorsun, git annene bak üstüne dikis makinası kurdular" demiş.</description>
</item><item>
<title>erkek sinek</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/erkek_sinek.html</link>
<description>çocuk camda üstüste duran iki sineğire bakarak annesine sormuş "anne sineklerin erkeği olur mu?" annesi "olur yavrum" demiş. Çocuk yine sormuş "anne sineklerin dişisi olur mu?", sorunun sebebini tahmin eden anne cevap vermiş "olmaz". Çocuk elini camdaki sineklere doğru hızla yurmuş "ibnelerrr..."</description>
</item><item>
<title>Paraşüt</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Parasut.html</link>
<description>temel askerliğini havacı olarak yapıyormuş. bir gece rahmetli annesini rüyasında görmüş. annesi "oğlum sakın yarın paraşütle atlama, paraşütün açılmayacak" demiş. ertesi gün paraşüt eğitimi için uçağa binmişler, askerler atlamış en son komutanla temel kalmış. komutan "hadi atlasana temel" demiş. temel de rüyasını anlatmış ve annesinin sözünden çıkamayacağını söylemiş. komutanın ısrarlarına rağmen temel atlamamış. komutan sonunda "bak temel sen benim paraşütü al ben seninkini alayım, bir şey olmadığını o zaman görürsün" demiş. İkna olan temel komutanın paraşütünü takmış ve atlamış. paraşüt açılmış(!) yavaş yavaş aşağıya süzülürken temel hızla bir şeyin yaklaştığını görmüş, bir de bakmış komutanı hızla aşağıya yaklaşıyor. temel sormuş "komitanum nereye da?" komutan kıpkırmızı suratla bağırarak cevap vermiş "ananı *ikmeye oğlum, ananı *ikmeye..."</description>
</item><item>
<title>Otel müşterisi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Otel_musterisi.html</link>
<description>temel, seyahate çıkmış. uzun zaman evinden ayrı kalmış. bir akşam bir kente gelip küçük bir otele inmiş.&lt;br&gt;
odasına yerleştikten sonra, aşağıya telefon etmiş. telefonu otelin sahibi açmış.&lt;br&gt;
temel, ne istediğini söylemiş:&lt;br&gt;
"bana bir fahişe bulup gönderin."&lt;br&gt;
bunu söyledikten sonra telefonu kapatmış. otelin sahibi şaşırmış. yanında duran karısına dönmüş:&lt;br&gt;
"demin gelen müşteri kadın istiyor..."&lt;br&gt;
otelin sahibinin karısı öfkeden deliye dönmüş:&lt;br&gt;
"terbiyesiz adam, ne zannediyor bizim otelimizi. hemen git o müşteriye ağzının payını ver..."&lt;br&gt;
otel sahibi, müşteriye ağzının payını verme fikrini pek tutmamış:&lt;br&gt;
"adama ne söyleyeceğim karıcım, bir terbiyesizlik eder, başım derde girer..."&lt;br&gt;
kadın çok sinirliymiş:&lt;br&gt;
"sen gitmezsen, ben gider söylerim..."&lt;br&gt;
ve, hışımla merdivenleri çıkıp temel'in ağzının payını vermeye gitmiş. kocası da aşağıda bekliyormuş. yukardan gürültüler gelmeye başlamış.&lt;br&gt;
onbeş yirmi dakika sonra temel aşağıya inmiş. Üstü başı yırtılmış, yüzü tırmıklanmış...&lt;br&gt;
otelcinin yanına gidip bir güzel çıkışmış:&lt;br&gt;
"ne biçim kadın göndermişsin be. İstemem diye tutturdu. becerene kadar anam ağladı."&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>senfoni orkestrası</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/senfoni_orkestrasi.html</link>
<description>ihtiyar amcanın biri evinin ikinci katını kiraya vermek istemiş. evi tutmak için cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası başvurmuş.adam: bey amca evi birkaç günlüğüne tutacağız iyide para veririz demiş amcada kabul etmiş.akşam olmuş üst kattan acayip sesler geliyor amca yukarı çıkmış ve kapıyı çalmış orkestra şefi kapıyı açmış.buyur bey amca, ya oğlum bu ne se bu ne gürültü, bey amca bugün prova yarın konser, peki oğlum ne yapalım artık sabrediceğiz.ertesi gün olmuş dışarıda müthiş bir yağmur var ve evden yine acayip sesler geliyor. amca gene kızmış çıkmış yukarı oğlum bu ne gürültü hani bugün konser vardı. ya amca dışarda acayip yağmur var konser ertelendi söz bugün prova yarın konser, amca tamam demiş ve ordan ayrılmış.fakat  bugün prova yarın konser daha çok devam etmiş, bir süre sonra amca dan ses çıkmamış,şef merak etmiş ya bu amcaya birşeymi oldu acaba demiş.aşağıya inip amcaya bakayım demiş,bakmış kapı aralı duruyor amca otuzbir çekiyor, hayrola amca ne yapıyorsun demiş.amca:bugün prova yapıyorum yarın ananı .ikicem demiş.</description>
</item><item>
<title>Büyütme</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Buyutme.html</link>
<description>parkta adamın birisi çırılçıplak sadece *ikinin üzerinde bir gazete kapatmış oturuyormuş etraftakiler şaşkın bir şekilde bakıyorlarmış içlerinden birisi adama yaklaşmış hayırdır delimisin nesin parkın içinde ne yapıyorsun bu şekilde demiş adamda gayet sakin bu medya her şeyi bu kadar büyütüyorda bunuda büyütebilecekmi diye bakıyorum demiş</description>
</item><item>
<title>odun</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/odun.html</link>
<description>temel bı gun otele gıder odanın anahtarını alır odasına cıkar arkasından bır çıft gelır ve aynı anahtarları alırlar kapıda bır ses duyan temel yatahın altına gırer adam karısını sıkmeye baslar adam karısına ben kackere sokarsam sen 1 2 dıye sayacan  adam baslar 1 odun 2odun 3odun 4odun 5 odun 6odun adamın cısı gelır ve tuvalete gıder temel cıkar o sıkmeye baslar 6odundan devam eder karı 12. oduna geldıhı zaman adam tuvaletten cıkar temel hemen yatahın altına gırer adam baslar gene sıkmeye 13odun 14odun adam sasırır hanım bız en son 6tı odunda kalmıstık der karısı az once geldın sıktınya der temel yatahın altından kafasını cıkarır abi ates sonmesın dıye bi kaç odunda ben attım der!!!!!!!</description>
</item><item>
<title>Harley Davidson</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Harley_Davidson.html</link>
<description>adamın çok sevdiği ve gözü gibi baktığı bir harley davidson'u varmış. birgün kız arkadaşı adama "sevgilim bugün annemlere gidelim epeydir görüşmüyoruz hem evde yemek de yok" demiş. adam da "hayatım bak hava bulutlu yağmur yağacak gibi, annenlerde de garaj yok harley'im ıslanır gitmeyelim" dermiş. kız "ya sevgilim nolur beni kırma bak yanına bir vazelin al, yağmur yağacak olursa vazelini motora sürersin yağmur damlaları motordan kayar gider, motorun da ıslanmamış olur" der. fikre aklı yatan adam vazelini alır ve cebine koyar ve sevgilisinin annesinin evine giderler. güzel bir ziyafetten sonra şişmiş bir halde hepsi salonda koltuklara çökerler. yemeğin ağır gelmesinin de etkisiyle baba karısına "hadi hanım bulaşıkları yıkayıver" der. karısı da "aman bey kız dururken bana mı düşer" der. kız da "ama anne biz misafiriz biz mi yıkayalım" deyince içlerinden birisi "öyleyse 1,2,3 tıp oyunu oynayalım mı?" der. diğerleri oyunun nasıl oynandığını sorunca " 1,2,3 tıp deyince herkes susacak kimse konuşmayacak, dayanamayıp ilk konuşan bulaşıkları yıkar" demiş. hepsi de bu fikri beğenmişler ve oyuna başlamışlar. aradan 1 saat geçmiş hala kimse konuşmuyor, bizimki sıkılmaya başlamış bu arada sevgilisiden yayılan güzel kokunun da etkisiykle sevgilisi gözüne çok çekici gelmiş. elini sevgilisinin omzuna atıp hafiften yanaşmış bakmış kimsede ses yok elini eteğinin altına sokmuş, yine kimseden ses çıkmayınca oracıkta sıkıntısını gidermiş. aradan 1 saat kadar daha geçmiş bizimkine yine daral gelmiş oflarken birden genç ve güzel olan sevgilisinin annesi dikkatini çekmiş. genç anne biraz da dikkatsiz oturunca alttan birşeyler görünmüş, bizimkinin gövdesinde bir sertlik belirmiş. yavaşça kadına yaklaşmış ve elini bacağına atmış. bakmış kimsede ses yok, ama nasıl olsun bir konuşurlarsa bulaşık yıkayacaklar. daha da ileri gitmiş külotunu çıkarmış bakmış yine kimseden ses yok, oracıkta işini bitirivermiş. İyice rahatlayan bizimki yayılmış koltuğa. biraz sonra dışarıda şimşek çakmış gök gürlemiş, aklına motoru gelen adam hemen ayağa kalkmış elini cebine atmış vazelini çıkarmış. bunu gören sevgilisinin babası ayağa kalkmış ve bağırmış "tamam, tamam bulaşıkları ben yıkarım..."</description>
</item><item>
<title>BUNAK</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/BUNAK.html</link>
<description>bunak&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bunak adamin biri evlenmeye karar vermis ama yasi 75. kiz'da 22. Çocuklari, torunlari evlenmesin diye adami ikna etmeye çalismislar; "babacim bak yasin ilerledi. kalbin dayanmaz" demis. ama adami ikna ne mümkün. kimseyi dinlememis. kizla evlenmisler. gerdek gecesi olmus, sabah olmus, derken saat ögleni bulmus, yeni evlilerden hala ses seda çikmiyormus.&lt;br&gt;
aradan birkaç saat geçtikten sonra kapi açilmis ve kiz bitkin bir vaziyette disariya çikmis. kizin dil disarda...&lt;br&gt;
 yasli adamin oglu hemen kosmus ve endise ile sormus:&lt;br&gt;
-"neler oldu? babam iyi mi?"&lt;br&gt;
"evet çok iyi idi" demis. "ben yoruldum da. biraz mola verdik..." diye ilave etmis.&lt;br&gt;
 "allah allah! 75 yasinda bir adam, nasil oluyor da bu kadar aktif olabiliyor?"&lt;br&gt;
"yok canim " demis "aktif degil, adam bunak, yapiyor unutuyor, tekrar yapiyor unutuyor, yine yapiyor!"&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>kazan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kazan.html</link>
<description>nasrettin hoca komşusuna kazanını ödünç vermiş,ertesi gün gitmiş geri almaya komşusu da:'gözün aydın hoca kazan doğurdu' demiş.nasrettin hoca da 'doğurur tabi kazanın amına koymuşsun'demiş</description>
</item><item>
<title>Tabut</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Tabut.html</link>
<description>amerika'da, müebbet cezasına çarptırılan bir adam, sabah akşam hapishaneden kaçmanın yollarını arıyormuş.bir gün bahçede votka atarken gardiyanların bir tabutu cenaze arabasına yüklediğini görünce nihayet aylardır aradığı fikri oracıkta bulmuş.burası büyük bir cezaevi olduğundan her gün 2-3 kişi tanrını rahmetine kavuşuyormuş.mahkum, gardiyanlardan birine, cenaze olduğu bir gün tabuta konularak kaçırılması karşılığında epey yüklüce para teklif etmiş.gardiyan korktuğundan mızırdanmış ama sonra paranın cazipesine kapılıp kabul etmiş.gardiyan adama tabutların olduğu anahtarı verip yatırmış.cenaze yapıldıktan sonra gardiyan gelip adamı çıkartacakmış.gardiyan dediğini yapmış, ama önünde bir sürü insan varmış çünkü hepsi gardiyanlara para verip taputa koydurtmuşlar.</description>
</item><item>
<title>prezarvatifle fare öldürmek</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/prezarvatifle_fare_oldurmek.html</link>
<description>çocuk evde oynarken yatagın altında kullanılmış prezarvatif bulur annesine göstererek anne bu ne diye sorar annesi ne söyleyecegini şaşırır başından savmak için baban onunla fareleri öldürüyor der.Çocuk allah allah sikerek fare öldürüldüğünü ilk defa babamda gördüm der.</description>
</item><item>
<title>İmam Sevince</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Imam_Sevince.html</link>
<description>İmamın biri bir gün çok güzel afet mi afet bi kıza aşık olur.gel zaman git zaman bu kızla sevgili olur ve evlenmeye karar verirler. ama kızın babası bir türlü kızını vermez.İmam içmeye başlar . içtigi bi gün minareye çıkıp : bu ezanda benden tüm sevenlere gelsin der...</description>
</item><item>
<title>LAMBANIN CİNİ</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/LAMBANIN_CINI.html</link>
<description>adam yolda giderken yerde bir lamba bulmuş. alaattin misali lambayı ovalamaya başlamış, bir de ne görsün içinden bir cin çıkmış. cin "dile benden üç şey" demiş. adam da sevinçle "erkeklik organım öyle büyük olsun ki yere değsin" demiş. cin hemen parmağını kşıklatmış, birden adamın bacakları baldırından aşağı yok olmuş. adam kızarak "ne yaptın" demiş. cin "al işte organın şimdi yere değiyor daha ne istiyorsun, hadi şimdi ikinci dileğini söyle" demiş. adam da "benim karı beni dünyadan bezdirdi, onu bir daha gözüm görmesin" demiş. cin de "hay hay hemen" demiş. hoop adamın gözleri kör olmuş. adam yine bağırmaya balşlayınca "ne bağırıyosun dediğini yaptım işte üçüncü dileği alayım" demiş. adam da "allah belanı versin senin ne istediysem zarar gördüm sonuncuyu da sen kafana göre yerine getir" demiş. cin de bu sefer tutmuş adamı becermiş. adam da "allah belanı versin sen ne biçim cinsin elalem ne iyilikler yapıyor sen neler yapıyosun?" deyince cin "konuşma be hem körsün hem topal kim *iker seni benden başka..."</description>
</item><item>
<title>pala bıyık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/pala_biyik.html</link>
<description>erzurumlunun biri istanbula gelmiş. taksim civarında gezerken karşdan gelen bir istanbul beyfendisine çarpışmış. istanbullu önüne baksana lan dangalak demiş ve yürümüş gitmiş. erzurumlu dangalağın ne manaya geldiğini bilmediğinden hemen koşarak istanbuluyu yakalamış. sen bana kötü söz demişsen sölyle dangalak ne demek yoksa furirim seni demiş.İstanbullu bakmış adam iri yarı pala bıyıklı bir vursa kesin ortadan ikiye ayırır.hemen kıvırmış dangalak pala bıyık demek kardeşim öyle kötü bir manaya gelmiyor demiş. erzurumlu öylemidir kardaş bende kötü bir şey sandım bende ki bıyıkta bir şey abimdekini  bir görsen vallah benden daha dangalak demiş.</description>
</item><item>
<title>İki Yahudi (2)</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Iki_Yahudi_(2).html</link>
<description>yakışıklı bir genç ve yaşlı bir yahudi uzun bir tren&lt;br&gt;
yolculuğunda aynı kompartımanı paylaşırlar. İhtiyar&lt;br&gt;
biner binmez, genç adam saati sorar, ancak yanıt&lt;br&gt;
almaz. tüm gece süren yolculuk boyunca da hiç&lt;br&gt;
konuşmazlar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ertesi sabah, varış¸ istasyonuna gelmeden önce,&lt;br&gt;
ihtiyar "Şimdi saat 8.30 oldu!" der. genç, şaşkınlıkla&lt;br&gt;
"niye ancak şimdi cevap verdiniz ki?" diye sorar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"bakınız, genç adam: size dün akşam saati söylemiş&lt;br&gt;
olsaydım, sohbete baslayacaktık. bana muhtemelen,&lt;br&gt;
benim de gittiğim kente yolculuk ettiginizi ve belki&lt;br&gt;
de oraya ilk kez gittiğinizi söyleyecektiniz. ben de,&lt;br&gt;
iyi bir insan olduğum için, sizi evime davet&lt;br&gt;
edecektim. orada kızım ile tanışacaktınız. Çok güzel&lt;br&gt;
bir kız olduğu için, onu kesinlikle beğenecektiniz.&lt;br&gt;
eh, siz de çirkin sayılmazsınız - o da, sizi&lt;br&gt;
beğenecekti. kuvvetle ihtimaldir ki, bu iş evliliğe&lt;br&gt;
kadar gidecekti. ben de düşündüm:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
saati bile olmayan meteliksiz bir damatla, benim ne&lt;br&gt;
işim var.</description>
</item><item>
<title>Sadık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Sadik.html</link>
<description>adamın biri hanımından çok korkarmış. yanına bile yanaşamazmış. bir gün hanımı hamile kalmış, ama hanımına çok sadıkmış. bir başka kadına bakmazmış. hanımı bir gün para vermiş git bir bayanla beraber ol demiş 5.000.000.-tl para vermiş. kiminle beraber olursan ol demiş. adamcağız kapıdan çıkar çıkmaz baldızıyla karşılaşmış. enişte nereye gidiyorsun demiş. adam bir işim var demiş. baldızı ısrar edince ablan para verdi bir bayanla beraber olacağım demiş. enişte başkasına vereceğine gel bana ver demiş. olmaz felan desede baldızının ısrarına dayanamayarak beraber olmuş. hanımı sormuş. kimle beraber oldun. demiş baldızımla başkasına gideceğine o aldı demiş. ablası vay o...... ben onun kocasına 2.500.000tl ye vermiştim demiş.</description>
</item><item>
<title>Evlenme teklifi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Evlenme_teklifi.html</link>
<description>bir gece..genc kiz evine biraz üzgün dönmüstü...&lt;br&gt;
annesine,&lt;br&gt;
"bir saat önce kemal evlenme teklif etti" dedi...&lt;br&gt;
annesi ;&lt;br&gt;
"peki neden böyle üzgün duruyorsun o zaman?" diye sordu...&lt;br&gt;
"cunku ateist oldugunu itiraf etti. anne.. cehennemin&lt;br&gt;
varligini bile inkar ediyor"...&lt;br&gt;
annesi cevap verdi...&lt;br&gt;
"sen yine de evlen kizim... ikimizin arasinda kalsin... yanildığıni&lt;br&gt;
ispatlariz biz ona".</description>
</item><item>
<title>sinekler</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sinekler.html</link>
<description>bir çocuk ve annesi masada oturup sohbet ediyorlarmış.birden çocuğun avucuna üst üste binmiş iki sinek konmuş.Çocuk sineklere bakıp annesine şunu sormuş:"anne,sineklerin erkeği dişisi olur mu?"kadın kızarmış bozarmış:"olur mu öyle şey hepsi erkektir onların" diye kızmış.Çocuk diğer elini sineklerin üstüne vurarark şunu demiş:"vay ibneler vay!"</description>
</item><item>
<title>Omlet</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Omlet.html</link>
<description>hastane acil servisine karı koca gelir. İşin ilğinç yanı her ikisindede garip yaralanmalar vardır. adamın *ikinin yarısı kopuk, kadının ise sağ omuzu yanık ve kafası yarılmış vaziyettedir. doktor her ikisininde yaralarına bakar ve gerekeni yapar. ancak durumu merak eder ve adama;&lt;br&gt;
- ''beyefendi bu yaralar nasıl oluştu?'' diye sorar.&lt;br&gt;
adam da;&lt;br&gt;
- ''efendim gece saat 11 filandı işten eve yeni gelmiştim karım bana aç olup olmadığımı sordu. bende aç olduğumu söyledim. oda mutfağa gidip bana omlet yapmaya başladı. bende bu sırada arkasına geçip oynaşmaya başladım. karımda bana tavayı verip hemen soyundu ve sakso çekmeye başladı. omleti havaya atıp çevirirken iyice kendimden geçtim. omleti karımın omuzuna düşürdüm, o acıyla *ikimi ısırdı. bende bırakması için tavayı kafasına yapıştırdım''...</description>
</item><item>
<title>Ingilizce Tercüme</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ingilizce_Tercume.html</link>
<description>ingilizce dersinde ögretmeni çocuga sordu,&lt;br&gt;
- oglum, sana türkçe bir cümle verecegim, sen bunu ingilizceye çevireceksin...&lt;br&gt;
Çevirecegin cümle, "Çocuk, kostu kostu, denize düstü, boguldu..."&lt;br&gt;
Ögrenci yanit verdi,&lt;br&gt;
- the boy tikidik, tikidik, culup, glu, glu...</description>
</item><item>
<title>Aydınlık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Aydinlik.html</link>
<description>nasreddin hoca kapisinin önünde bir seyler araniyormus. komsulari :&lt;br&gt;
- hayrola hoca efendi, demisler, birsey mi kayip ettin?&lt;br&gt;
- mühürüm düstü de...&lt;br&gt;
- nerede düsürdün? söyle, biz de bakiverelim...&lt;br&gt;
- içeride düsürdüm, avluda...&lt;br&gt;
- avluda kayip olan sey sokakta aranir mi be hoca?&lt;br&gt;
- avlu karanlik. burasi daha aydinlik da onun için burada ariyorum...</description>
</item><item>
<title>Korkutma Bedeli</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Korkutma_Bedeli.html</link>
<description>dişhekimi, dişçi koltuğunda oturan hastasına ;&lt;br&gt;
- bu diş çekimi için sizden iki misli daha ücret almak zorundayım hanımefendi.&lt;br&gt;
- neden, doktor bey?&lt;br&gt;
- o kadar yaygara yaptınız ki, bekleme odasındaki hastalarımdan ikisi çığlıklarınızı duyunca hemen kalkıp gittiler.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>annemi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/annemi.html</link>
<description>küçük çocuk eve geldiğinde annesiyle babasını zikişirken yakalar. hemen yukarı çıkıp babaannesini zikmeye başlar.gürültüye gelen baba kapıyı açıp bakar.çocuk babasına şu cevbı verir;anamı zikenin anazını zikerim</description>
</item><item>
<title>KAFANI KULLAN</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/KAFANI_KULLAN.html</link>
<description>bir gün bir adam çölde aç kalmış.yemek bulamayınca bir organını yemek istemiş.kolunu yemek istemiş ama düşünmüş ozaman tutunamaz.bacağını yemek istemiş ozaman da yürüyemez *ikini yemek istemiş tam kesecek yukarıdan bir ses _aklını kullan demiş tam keserken yine _ aklını kullan demiş yukarıdan gelen bir ses bu sefer adam *ikini kesmiş yukarıdan gelen bir ses ulan salak erif *ikini kaldırsan 2 porsyon yiyecektin.Şimdi 1porsyon yedin demiş</description>
</item><item>
<title>düşmuyor</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/dusmuyor.html</link>
<description>temel dursuna babam öldü der dursun nasıl öldü anlatsana babam balkondan bakarken aşağıya derken dursun demek aşağiya düştüştü der  temel hayır alt komşunun balkon demırlerıne derken dursun gene lafa girerek demek demırlere girdi öyle öldü der temel hayır ordan bakkalın şemsiyesıne düşerek yan binaya girer......saatler geçer dursun sınırlı bir şekılde temel hadı artık nasıl düştü der temel cevap verır. düşceği yoktu ipneyı bız vurduk.</description>
</item><item>
<title>hamal memet</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/hamal_memet.html</link>
<description>hamal memet&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
memet ,anadolulu yağız,saf delikanlı İstanbul?a hamallık yapmaya gelmiş.güçlü ,kuvvetli  bir delikanlı ama hayatında seksi hiç bilmiyor.arkadaşları sohbet ederken merak etmiş ,içlerinden birine usulcacık sormuş.arkadaşı da ,?çok zevklidir ,önce için süzülür gibi olur,sonra  kıçın büzülür gibi olur,sonuna gelince de ölür gibi olursun ? demiş.aradan zaman geçmiş,eşyalarını taşıdığı bir kadın bizim memeti gözüne kestirmiş,evine davet etmiş.soyunmuşlar,yatağa girmişler.memet kadının üzerinde gidip gelirken arada bir de mırıldanıyormuş.&lt;br&gt;
-İçim süzülür gibi oliiir...........&lt;br&gt;
........&lt;br&gt;
........&lt;br&gt;
-kıçım büzülür gibi oliiiir.................&lt;br&gt;
.........&lt;br&gt;
............&lt;br&gt;
.........&lt;br&gt;
..........&lt;br&gt;
-eşhedüenlailaheillallah..!</description>
</item><item>
<title>düşmuyor</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/dusmuyor.html</link>
<description>birgun temel dursuna babam öldü der. dursun yapma yaa çok üzüldüm nasıl oldu der temel babam balkondan bakarken yere düştü dursun yapma ya demek yere düştü oldu yoo der temel ordan altbalkonun demırlerıne girdı dursun çok üzüldüm demek demırlere takılıp öldü yoo der temel ordan marketın şemsıyesıne düşüp yan binaya girdı temel anlatır anlatır dursun ee nasıl öldu bu adam der yaa ipnenın düşceği yoktu biz tüfekle verduk der</description>
</item><item>
<title>ne yapsın</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ne_yapsin.html</link>
<description>namık kemal evlenmiş ve evlendigi yerde karıyı götten sikmek yasakmış namık kemal karısını götten sikmiş ilk gece sabah oldugunda karısı namık kemali mahkemeye vermiş hakim sormuş niye götten siktin namık kemalde   demişki ay karanlık göz görmez am kıllı yol vermez ittim öte kaydı göte demiş</description>
</item><item>
<title>Kaç Metre</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kac_Metre_.html</link>
<description>bir gün temel ingiliz fransız s.k ölçme yarışmasına girmişler.fransızınkini ölçmüşler 30cm ingilizinkini ölçmüşler 50 cm bakmışlar temel ortalıklarda yok birden kapı çalmış açmış bakmışlarki bir yarak ve ucunda bir not tabiki tamelden gelmiş yazıyormuş ki bir işim çıktı şu an trabzon dayım 2 gün sonra ordayım</description>
</item><item>
<title>Karşılık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Karsilik.html</link>
<description>adı İzmirli olan genç ile adı yamanlı olan kız evlenirler ve gerdeğe girerler.fakat adı İzmirli olan genç,adı&lt;br&gt;
yamanlı olan karısına"illaki ters ilişkiye&lt;br&gt;
gireceğim."diye tutturur ve istediğini yapar.aradan üç gün geçmesine rağmen adı İzmirli olan genç,adı yamanlı olan karısı ile konuşmaz.en sonunda adı yamanlı olan,dayanamaz"İzmirli,küsecek biri varsa o da benim.sen niçin benimle konuşmuyorsun?"der.İzmirli´den tek cevap:"ben,göt verenler ile konuşmam."</description>
</item><item>
<title>Günlük konuşmalar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gunluk_konusmalar.html</link>
<description>- beni seviyor musun&lt;br&gt;
- hayır şu anda gazete okuyorum&lt;br&gt;
- ne beni sevmiyor musun&lt;br&gt;
- ben öyle bir şey demedim&lt;br&gt;
- hayır dedin&lt;br&gt;
- bak yine konuşma öğretiyorum diye kızacaksın&lt;br&gt;
- ne konuşması&lt;br&gt;
- sen şimdiki zaman kullanarak "beni seviyor musun" dedin&lt;br&gt;
- eeeeee ne olmuş&lt;br&gt;
- Şimdiki zaman demek o anda yapılan işle ilgili zamandır ben gazete&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
okurken seni nasıl seveyim&lt;br&gt;
- biliyordum zaten aynı anda iki iş yapamayacağını&lt;br&gt;
- ne ilgisi var şimdi bunun gerzeklikle&lt;br&gt;
- sana gerzek mi dedim&lt;br&gt;
- İma ettin, iki işi birarada yapamaz falan gibi laf ederek&lt;br&gt;
- bunun gerzeklikle ne ilgisi var, fakat hoşuma gitti sen iki işi&lt;br&gt;
birarada yapamazsın&lt;br&gt;
- sen de doğru cümle kur&lt;br&gt;
- beni gazete okumadığın, ya da gazeteni bitirdiğin zaman sevme&lt;br&gt;
ihtimalin var mı&lt;br&gt;
- sevmekten kastın ne&lt;br&gt;
- sen adamı çatlatırsın&lt;br&gt;
- Çatlamak isteyene ben birşey yapamam, sevmekten kastın ne onu&lt;br&gt;
söyle,bir çok sevme şekli var&lt;br&gt;
- ne gibi&lt;br&gt;
- aşkla sevmek,sevgiyle sevmek,şehvetle sevmek vs.vs.vs.&lt;br&gt;
- gazeteni bitirdikten sonra beni aşkla sevme ihtimalin var mı&lt;br&gt;
- nasıl aşkla&lt;br&gt;
- onun da mı çeşitleri var&lt;br&gt;
- tabii, sevgili aşkı,ilahi aşk, karşılıksız aşk vs. vs. vs.&lt;br&gt;
- gazeteni okumayı bitirdiğinde beni sevgili aşkı ile sevme&lt;br&gt;
ihtimalin&lt;br&gt;
var mı, allah allah ben salak mıyım yahu basit bir soru nereye geldi&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
cehenneme kadar yolun var, cevap verme istemiyorum&lt;br&gt;
- peki nasıl istersen, bana bir su verir misin&lt;br&gt;
- nasıl su istiyorsun&lt;br&gt;
- bayaaa&lt;br&gt;
- biz de bayaa su yok&lt;br&gt;
- canım saçmalama&lt;br&gt;
- ne saçmalaması,önce bir bardak mı,bir şişe mi,bir maşrapa mı su&lt;br&gt;
istiyorsun onu söyle&lt;br&gt;
- bana bir bardak su verir misin&lt;br&gt;
- nasıl bardak&lt;br&gt;
- ne demek nasıl bardak&lt;br&gt;
- olur mu canım, kristal bardak var, adi cam bardak var, bira&lt;br&gt;
bardağı var&lt;br&gt;
- bana bir adi cam bardak su verir misin,mahsus yapıyorsun di mi&lt;br&gt;
- niye mahsus yapayım&lt;br&gt;
- deminkinin intikamı bu galiba&lt;br&gt;
- demin ne oldu&lt;br&gt;
- beni seviyor musun diye sormuştun ya&lt;br&gt;
- ne zaman&lt;br&gt;
- demin&lt;br&gt;
- demin ne demek,kaç zaman önce anlamına geliyor&lt;br&gt;
- ...................&lt;br&gt;
- niye sustun&lt;br&gt;
- düşünüyorum&lt;br&gt;
- ne düşünüyorsun&lt;br&gt;
- evliliğimiz niye bu hale geldi&lt;br&gt;
- ne hali&lt;br&gt;
- yalın hali değil tabii&lt;br&gt;
- niye gelmiş&lt;br&gt;
- senin espri yeteneğinin olmaması nedeniyle&lt;br&gt;
- sen de var mı&lt;br&gt;
- herkes çok esprili olduğumu söylüyor, geçen gün selma&lt;br&gt;
- selma kim,o şıllık yardımcın mı&lt;br&gt;
- o şıllık değil&lt;br&gt;
- Şıllık değil de ne sana göz süzüp gerdan kıvırıyor benim önümde&lt;br&gt;
- kadın güzel giyinip havalı görünüyor diye kıskanıyorsun&lt;br&gt;
- ben kötü mü giyiniyorum&lt;br&gt;
- Öyle demedim&lt;br&gt;
- ne dedin ya&lt;br&gt;
- off be yeter&lt;br&gt;
- off be yeter di mi&lt;br&gt;
- yeter tabii ne istiyorsun gecenin bu vakti&lt;br&gt;
- bunca yıllık evliyiz bana birkez sevdiğini söylemedin&lt;br&gt;
- söylemek şart mı&lt;br&gt;
- ne yani sessiz film oynar gibi hareketlerini mi takip edeceğim,&lt;br&gt;
söylemesen nasıl anlaşılır&lt;br&gt;
- ben senin kocanım tabii ki seni seveceğim&lt;br&gt;
- nasıl yani mecbursun diye mi&lt;br&gt;
- .......................&lt;br&gt;
- yine sustun, hep susarsın zaten,bir de cump yatak, ne konuşursun,&lt;br&gt;
ne&lt;br&gt;
bir fikir söylersin&lt;br&gt;
- ........................&lt;br&gt;
- bir başkası varsa hayatında söyle zorluk çıkarmam&lt;br&gt;
- ............&lt;br&gt;
- naci&lt;br&gt;
- .......................&lt;br&gt;
- naci, naci diyorum&lt;br&gt;
- babam uyumuş anne bağırma.</description>
</item><item>
<title>köylü kız</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/koylu_kiz.html</link>
<description>nam-ı kemal dağda geziniyormuş. birde bakmış ki ne görsün? cillop gibi, genç ve güzel bir kız koyun sürüsünü güdüyor. hemde kız sağır ve dilsizmiş. bizin namı kemal hiç dururmu! kıza 3 posta çekip tecavüz etmiş. köylüler 4. postayı çekerken namı kemali yakalar ve hakim karşısına çıkarırlar. hakim anlat olayı dediğinde namı kemal derki: valla hakim bey, benim şu kadarcık suçum yok(Şu kadarcık derken bir eli ile diğer elinin parmağının ucunu gösteriyordu) kız sağır olduğu için konuşulanları duyamıyordu ancak namı kemalin elinin ucunu göstermesini ''benim  .ikim küçüktür '' şeklinde algıladı ve heyecen ile ayağa kalkıp parmağını gösterip abububuu dedi ve hakime kol işareti yapıp ababababa diyerek namı kemalin .ikinin uzunluğunu tarif etti.</description>
</item><item>
<title>boguluyodum ...</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/boguluyodum_....html</link>
<description>birgun cinayet, gasp, tecavuz ve bunun gibi bircok suctan aranan adami yakalamislar adami yakalayan polis seni karokola goturecegiz demisler &lt;br&gt;
adam; goturun amina koyim demis&lt;br&gt;
sonra komiserin karsisina cikmis ben seninle ugrasamam seni hakime gondercez demis &lt;br&gt;
adam: gonderin amina koyim demis neyse adam hakimin karsisina cikmis &lt;br&gt;
hakim demis senin sucun cok buyuk seni ascaz adam asin amina koyim demis&lt;br&gt;
adami dar agacinin yanina getirmisler son bir istegin varmi demisler? &lt;br&gt;
yok amina koyim demis&lt;br&gt;
nesye adamin altindaki sandalyeyi itmis askerin biri &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bu sirada adam birseyler der gibi olmus ordan biri bir sey soylucek heralde demis&lt;br&gt;
adama sormuslar ne oldu diye&lt;br&gt;
adam boguluyodum amina koyim :)))))))))</description>
</item><item>
<title>Erkek ve Kadin Olmanin Avantajlari...</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Erkek_ve_Kadin_Olmanin_Avantajlari....html</link>
<description>erkek olmanin avantajlari:&lt;br&gt;
1. is toplantilariniz gece yarilarina kadar uzayabilir. ?bu iyi bir sey&lt;br&gt;
mi?? demeyin, bilenler bilir, harika bir seydir.&lt;br&gt;
2. kafanizda 40 tilki dolastirmak durumunda degilsinizdir.&lt;br&gt;
3. kaymak gibi olma zorunlulugunuz yoktur.&lt;br&gt;
4. yüzünüzün ?makyajli? ve ?makyajsiz? iki hali söz konusu olmadigindan&lt;br&gt;
kimseyi hayal kirikligina ugratmazsiniz.&lt;br&gt;
5. kiyida kösede bir findikli kurabiye tarifi bulundurmak zorunda&lt;br&gt;
degilsinizdir.&lt;br&gt;
6. istediginiz kadindan isteyebilirsiniz. isteyenin bir yüzü karadir.&lt;br&gt;
7. tip dünyasi dört koldan yatakta yüzünüzün kara çikmamasini saglamaya&lt;br&gt;
ugrasmaktadir.&lt;br&gt;
8. her zaman yaptiginizdan farkli hiçbir sey yapmadan, durdugunuz yerde&lt;br&gt;
baba olabilirsiniz.&lt;br&gt;
9. kel bir erkegin begenilme sansi, kel bir kadininkinden her zaman&lt;br&gt;
fazladir.&lt;br&gt;
10. yakisikli olarak nitelendirilmeniz için gereken sartlar,  bir&lt;br&gt;
kadinin güzel sayilabilmesi için gereken sartlarin yüzde biri kadardir.&lt;br&gt;
11. kivirarak yürümek zorunda degilsinizdir.&lt;br&gt;
12. esinizin yasça sizden küçük olmasi ádettendir.&lt;br&gt;
13. her tuvalete girisinizde pantolonunuzu, külotlu çorabinizi,&lt;br&gt;
külotunuzu indirmek ve sonra sondan baslayarak hepsini birer birer kaldirmak&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
zorunda degilsinizdir.&lt;br&gt;
14. göbek size oturakli ve güvenilir bir hava vermektedir.&lt;br&gt;
15. hayat sizi asla bir gün sarisin, bir gün esmer, bir gün kizil olmak&lt;br&gt;
durumunda birakmaz.&lt;br&gt;
16. tv?lerin sizin için yaptigi boktan gündüz programlarina mahkûm&lt;br&gt;
degilsinizdir.&lt;br&gt;
17. her evli erkek hayatinda en az bir kere paylasilmaz olmanin gururunu&lt;br&gt;
yasar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
_______________________________________________&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kadin olmanin avantajlari:&lt;br&gt;
1. Çalisip çalismamak pasa gönlünüze kalmistir. ?altinci his? olarak&lt;br&gt;
adlandirilan fazladan bir hissiniz mevcuttur.&lt;br&gt;
2. yasadiginiz sehrin en büyük mülki amiri dahil, bastan&lt;br&gt;
çikaramayacaginiz hiçbir erkek yoktur.&lt;br&gt;
3. bir erkege degil gözle, elle sarkintilik etseniz, alenen üzerine&lt;br&gt;
çiksaniz bile sizden sikáyetçi olmaz, kimse size tacizci demez.&lt;br&gt;
4. renkten renge, sekilden sekile soktugunuz saçlarinizla tekdüzeligin&lt;br&gt;
canina okuyabilirsiniz.&lt;br&gt;
5. ?kadinlar aglamaz? diye bir laf eden olmamistir, bu yüzden&lt;br&gt;
gözyaslarinizi içinize akitmaniz gerekmez.&lt;br&gt;
6. dul maasi alan bir erkek henüz hiçbir banka kuyrugunda&lt;br&gt;
görülmemistir.&lt;br&gt;
7. nerenizi teshir ederseniz edin ?sapik var!? diye bagiran olmaz.&lt;br&gt;
8. 28 yasin altinda iseniz -fiziginizin mükemmel olmasi tercih sebebi&lt;br&gt;
ama sart degil- basarili olmayacaginiz hiçbir is yoktur.  yeter ki akliniza&lt;br&gt;
koymus olun.&lt;br&gt;
9. cennetin ayaklarinizin altinda olmasi için sadece 9 ay 10 günlük bir&lt;br&gt;
süreye ihtiyaciniz vardir.&lt;br&gt;
10. tekstil sanayii; korse, popoyu kaldiran külot, takviyeli sutyen vs.&lt;br&gt;
ürünleriyle sizin için seferber olmus durumdadir.&lt;br&gt;
11. sizi mahcup edecek bir uzvunuz yoktur.</description>
</item><item>
<title>Taraftar geyikleri</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Taraftar_geyikleri.html</link>
<description>İyi ki derbi maç 6 kasım'da oynandı. ya 10 kasım'da oynansaydı. demek ki o zaman 10-0 bitecekti.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
soru: eşek ile aslan arasındaki fark nedir? cevap: eşeği her köyde, aslan'ı yalnız kadıköy'de .......&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
galatasaray'ın kuruluş yıldönümü değişiyormuş. artık 1905 değil, 1906 olacakmış..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
rtÜk Şükrü saraçoğlu stadı'nı kapatıyormuş. Çünkü fener-galatasaray karşılaşmaları cim-bom'lu çocukların ruh sağlını bozuyormuş..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
mondragon mahkemeye başvuruyormuş. adını değiştirecekmiş. yeni adı: mondragalti olacakmış.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
galatasaraylılar'a altiparmak, pangalti, konyaalti, altinşehir, altiyol, altintepsi ve altinoluk gibi semtlere giriş yasaklanmış..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
galatasaraylı taraftarlar artık 6'lı ganyan oynamayacak, 3'lü bahse takılacaklarmış.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
uzaylılar'ın fenerbahçeli olduğu kanıtlanmış. Çünkü hepsinin artık altı parmağı varmış..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
derbi maçının tekrarını veren tüm tv'lere kapatma cezası geliyormuş. Çünkü prime-time saatleri içinde erotik film (!) oynatmışlar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
galatasaray yönetimi olumsuz şeyler çağrıştırıyor diye, kanal 6'nın kapatılmasını, takvimlerden de 6 kasım'ın çıkarılmasını talep etmiş.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
galatasaraylı sporculara altin madalya verilmesi ve altin renkli forma giymesi yasaklanmış.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
gerçekleri tarih yazar, tarihi de galatasaray yazar.. ama fenerbahçe de böyle çizer..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
gerçekleri tarih yazar tarihi de galatasaray!&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
baŞlik yine 'cuk' oturdu.. hakikaten de 'gerçekleri tarih yazar, tarihi de galatasaray' diyenler, boşuna dememişler. Şimdi hiç kimse öküzün altında, buzağı aramasın. ve şu bilimsel (!) yazıyı okusun. bu yazının herhangi bir kişi ya da kurum ile alakası yoktur. hele hele alay etme (!) ile kesinlikle ilgisi yoktur. kim ne derse desin, ülkemizin 'batı'ya açılan (!) penceresi, medar-ı iftiharı, anlı, şanlı ve çarşamba gecesinden bu yana da 'kanlı' galatasarayımız yine tarih yazdı.. İsterseniz bize büyük sevinçler yaşatan bu takımımızın önceki tarihi yazılarını (!) bir hatırlayalım;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
derbi'yi, derbilikten çıkartıp, sıradan bir traş bıçağı olan 'permatik' havasına sokan ve 127'ye 107 gibi tam 180 senede kapatabilecek (!) 20 galibiyetlik bir farka ulaşmasını sağlayan dünya yüzündeki yegane takımımız...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir lig maçında ilk 2 dakikada 3 kez santra yapan (bkz; yozgatspor maçı) bir dünya markası.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir derbi karşılaşmasında, biri başlama vuruşu olmak üzere tam 7 kere santraya koşan (Çemişkezek maçı!!!!) ünlü avrupa kulübümüz..&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
10 kişilik ezeli rakibine 6-0 yenilerek 43 yıllık lig tarihinde müthiş bir rekora imza atan tek takımımız.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
Şampiyonlar ligi'ne katıldığı ilk sene, tek gol atarak tarihe geçen meeeeşşşhurrr ekibimiz...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
belçika'nın anderlecht takımından 2 maçta 10 gol yiyen ve bu alanda rekor kıran tek takımımız..</description>
</item><item>
<title>turist</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/turist.html</link>
<description>birgün temel yolda yürürken bir denize düşmüş bir  turist görmüş.turist help help diye bağırıyormuş.temel bunu görünce sinirlenmiş ve ula ingilüzce öğreneceğine yüzme öğrenseydin da demiş.</description>
</item><item>
<title>Gitme Kal Bu Şehirde</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gitme_Kal_Bu_sehirde.html</link>
<description>güz yaprakları düştü &lt;br&gt;
gazeller oldu &lt;br&gt;
bulut indi yeryüzüne &lt;br&gt;
sevdalı oldu &lt;br&gt;
bir avuntu biraz keder &lt;br&gt;
böyle bize neler oldu &lt;br&gt;
bu ayrılık bir de hasret &lt;br&gt;
Çekilmez oldu &lt;br&gt;
ay karanlık hep karanlık &lt;br&gt;
yüzün bize döner oldu &lt;br&gt;
bir ihtimal daha vardı &lt;br&gt;
felaket oldu &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
gitme gitme gitme kal bu şehirde &lt;br&gt;
gitme gitme yazık olur bize &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
geceler kör dilsiz sanki &lt;br&gt;
konuşmaz oldu &lt;br&gt;
hüzünler koyduk üstüste &lt;br&gt;
ayrılık oldu &lt;br&gt;
bir avuntu biraz keder &lt;br&gt;
böyle bize neler oldu &lt;br&gt;
bu ayrılık bir de hasret &lt;br&gt;
Çekilmez oldu &lt;br&gt;
ay karanlık hep karanlık &lt;br&gt;
yüzün bize döner oldu &lt;br&gt;
bir ihtimal dah vardı &lt;br&gt;
felaket oldu &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
gitme gitme gitme kal bu şehirde &lt;br&gt;
gitme gitme yazık olur bize &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Yemen Türküsü</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yemen_Turkusu.html</link>
<description>havada bulut yok, bu ne dumandır  &lt;br&gt;
mahlede ölen yok, bu ne figandır  &lt;br&gt;
Şu yemen elleri ne de yamandır  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
          ano yemendir / gülü çemendir  &lt;br&gt;
          giden gelmiyor / acep nedendir  &lt;br&gt;
          burası muş'tur / yolu yokuştur  &lt;br&gt;
          giden gelmiyor / acep ne iştir  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kışlanın önünde redif sesi var  &lt;br&gt;
bakın çantasında acep nesi var  &lt;br&gt;
bir çift kundurayla bir de fesi var  &lt;br&gt;
   &lt;br&gt;
          ano yemendir / gülü çemendir  &lt;br&gt;
          giden gelmiyor / acep nedendir  &lt;br&gt;
          burası muş'tur / yolu yokuştur  &lt;br&gt;
          giden gelmiyor / acep ne iştir  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
mızıka çalınır düğün mü sandın  &lt;br&gt;
al yeşil bayrağı gelin mi sandın  &lt;br&gt;
yemen'e gideni gelir mi sandın  &lt;br&gt;
dön gel ağam dön gel dayanamiram  &lt;br&gt;
uyku gaflet basmış uyanamiram  &lt;br&gt;
ağam öldüğüne inanamiram  &lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>güllü fasülye</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/gullu_fasulye.html</link>
<description>temel bir gün güllü fasülye icat ettim diye bagıra çagıra gezmeye başlamış.arkadaşları ona bu ne işe yarar deyince,temel cevap vermiş:&lt;br&gt;
neden olacak biz osturunca ortalık gül kokacak</description>
</item><item>
<title>Tükürdü</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Tukurdu.html</link>
<description>adamın biri banyodan çıkmış,bornozla salonda otururken küçük oğlu gelmiş.bir bakmış babasınınki dışarda sallanıyo.babasının yanına gelip baba bu ne demiş,adam şaşırmış oğlum o senin küçük kardeşin demiş.Çocuk heyacanla baba kardeşimle oynaya bilirmiyim demiş.adam çaresiz kabul etmiş.Çocuk oynamaya başlamış bu sırada adamonki kalmış tama zevke gelirken adam gözlerini kapatmış.gözlerini açmışki beyaz bir yerde çocuğu yanında oğlum ne oldu demiş.Çocuk :bab kardeşimle oynarken yüzüme tükürdü bende o nun kafasını ısırdım demiş.</description>
</item><item>
<title>Hakim</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Hakim.html</link>
<description>hakim temele sorar:&lt;br&gt;
niye adamın başına sandalyeyi vurdun&lt;br&gt;
temel boynu bükük birşekilde cevap verir:&lt;br&gt;
neyapayım çaresizlik efendim masayı kaldıramadımda.</description>
</item><item>
<title>kızılderili</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kizilderili.html</link>
<description>temel ile dursun aynı köyde yaşıyolarmış. dursun bir gün amerikaya gitmeye karar vermiş.. 3 ay sonra döndüğünde altında bmw bir araba yanında american kızları  temel demişki hayrola dursun bu paraları nasıl kazandın.. dursun demişki neyki oğlum dursun americada para kazanmadan kolayı neyki bi kızılderili  bulup derisini yüzüp 100 dolara satıyorum.. temel ula dursun benide oraya götür ula nolursun.. dursunla temel amerikaya giderler.. çadırı kuraralar kızılderililerin ortasına beklemeye başlarlar sonra bi tane kızılderili gelir temel işte kızılderili geldi der.. dursun da onu boşver bi tane için uğraşmaya değmez ya der.. bunlar 2-3 tane gelince yüzeriz der.. sonra çadırdan bi çıkarlar ki etrafları kızılderili dolu çadırın etrafı temel derki dursun ula kalk la paranın amına koyduk der...</description>
</item><item>
<title>Aşk Dengesizdir</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ask_Dengesizdir.html</link>
<description>aşk dengesizdir&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
aşk bütün duyguların en uç noktalarda "sallandığı" yer... yüreğin durmak bilmez "tahteravallisi"... ve bütün dengelerimizi "sarsan" bir hayat durağı... Çünkü aşk insanı mutluluktan "gökyüzüne" çıkarabilir ama kopmuş bir salıncaktan düşmüş kadar da ölümcül yaralayabilir. mutluluk "havadayken" içinizde binlerce kuş havalanır. sözleriniz çiçeklenir, sesiniz şarkılanır, bedeniniz ışıklanır. Çevreye bakışınız canlanır, geleceğe dair umutlarınız şahlanır, hayata karşı "iştahınız" açılır. mutsuzluk tarafı yukarı çıktığı zaman ise, en yakınınızı toprağa vermiş kadar kederlenirsiniz. ruhunuz sakatlanır, inançlarınız parçalanır, ölümle yüzyüze gelir ve kendinizden uzaklaşırsınız.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
aşk insanı bir depremzede gibi çaresiz, iflas etmiş bir işadamı kadar umutsuz, kanserli bir hasta misali korkulu acılar içinde bırakabilir. ama yine aşk, kişiyi bill gates kadar "mucit", churchill kadar "kıvrak düşünceli" , atatürk kadar "devrimci" yapabilir. Öyle ki, sorunlarda ürettiğin çözümlere, kavgalarda yarattığın strateji ve taktiklere ve geleceğe dair "yazdığın" programlara kendiniz bile şaşarsınız.(şahsen ben bazan şaşıyorum kendime) aşık olan insanlar içindeki gizli bir "sadistin" ortaya çıktığını görüp hayrete düşerler. karşısındakini üzmekten, ezmekten, ağlatmaktan ve yalvartmaktan keyif aldığını dehşetle farkederler. kimseye yapmadığı "işkenceleri" yapmaya başlar. meraklandırmak, kırmak, kuşku yaratmak ve kaygılandırmak gibi, başkalarından kaçırdığı nice olumsuz "fiili" sevdiğine sonsuz yaşatırlar. ve yine aşık olanlar aynı zamanda kendilerinin acı çektikçe seven ve bağlanan "mazoşist" yanıyla da karşılaşıp, irkilirler. aşkta can yakan ve canının yanmasından haz alan, kırıcı ve kırılgan olan, üzen ve üzülen aynı kişidir...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
acı çektikçe aşk daha çok beslenir, beslendikçe yaralar daha çok kanar, kanadıkça daha çok kinlenir ve kinlendikçe daha çok aşık olursunuz. bu sarsıcı duygusal çatlama ve yarılmadan "başka biri" çıkar ve kendisinin hiç tanımadığı tarafları insana tokat gibi çarpar.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
aşık biri evliyken bekar, bekarken evli olabilir. Çalışkanken tembel, tembelken iş manyağı kesilebilir. dürüstken yalancı, yalancıyken sözüne güvenilir hale dönüşebilir. serseriyken mazbut, mazbutken uçarı yaşayabilir.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
evet, aşk dengesizdir ve hep bir tarafı aşağıda bir tarafı yukarıda durur. ve insan "dengeye" dolayısıyla "huzura" ulaştığı zaman da aşk yok olur..tabi bu kişiden kişiye değişir..bana soracak olursanız benim için aşk sonsuzdur,huzuru bulsam bile aşkım ölmez...</description>
</item><item>
<title>vur vur</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/vur_vur.html</link>
<description>adam akşam iş seyatine gitmek için eve gelmiş.....&lt;br&gt;
karısına 3 günlüğüne şehir dışına çıkacağnı valizinini hazırlamasını söyler.&lt;br&gt;
akşam olup adam evden çıkınca kadın hemen dostunu arar.kocam yok gel 3 gün birlikte olalım der.&lt;br&gt;
kadın dostu ile beraberken adamda şehir dışına gitme işi daha sonraya kalır ve tekrar eve geri döner.evin kapısını çalar; tabi içerde telaş sevgilisi kadına sorar ? &lt;br&gt;
hani kimse gelmiyecekti bu kim?&lt;br&gt;
   -kadın gayet rahat kocamdır kapıyı aç bi yumruk vur zaten kaçar adam kapıyı açar açmaz kadının kocasına bir çakar daha ne olduğunu anlamadan kapıyı kapar içeri döner kadının kocasıda  allah allah yanlış eve geldim, herhalde der; sonra tekrar evine gelir.&lt;br&gt;
 gene kapıyı çalar  &lt;br&gt;
    -kadın dostuna bu sefer 2 yumruk vur bidaha gelmez der dostu gene kapıyı açar 2 yumruk vurur kapıyı kapar .&lt;br&gt;
    -adam yahu gene yanlışoldu herhalde der ve evini en iyi muhtarın bileceğini düşünerek muhtarın evine gider muhtar bey der ben kendi evimi bulamıyorum, bana bi yardım edermisin .&lt;br&gt;
    -muhtarda  işte evin şu karşı bina der adam yok ben demin gittim. adamın biri çıkıp bana vurdu, der muhtar olurmu öyle şey gelbenle deyip muhtar önde adam arkada eve doğru giderler adam devamlı muhtar o ev değil demesine karşı muhtar kapıyı çalar.&lt;br&gt;
kadının dostu hışımla yataktan kalkar. gene geldi kocan ne yapalım diye sorar &lt;br&gt;
     -kadın gayet rahat bir şekilde  temiz bir sopa çek bir daha gelmesin der.dostu kapıyı açar açmaz muhtara girişir. &lt;br&gt;
     -adam arkadan vur arkadaş vur der ben bi saattir bu ev benim deill diyorum; anlamıyo der.</description>
</item><item>
<title>Bekle Beni</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bekle_Beni.html</link>
<description>bekle beni, döneceğim ben.&lt;br&gt;
Çok çok, bıkmadan bekle!&lt;br&gt;
sarı yağmurların&lt;br&gt;
hüznü basınca,&lt;br&gt;
kar kasıp kavururken,&lt;br&gt;
kızgın sıcaklarda - bekle.&lt;br&gt;
uzak yerlerden mektuplar kesilince&lt;br&gt;
bekle beni.&lt;br&gt;
birlikte bekleyenlerin beklemekten&lt;br&gt;
usandığına bakma, bekle.&lt;br&gt;
bekle beni, döneceğim.&lt;br&gt;
unutmak zamanı geldiğini&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
ezbere bilenleri&lt;br&gt;
hayırla anma!&lt;br&gt;
varsın oğlum, anam&lt;br&gt;
hayatta olmadığıma inansın,&lt;br&gt;
dostlarım beklemekten usansın,&lt;br&gt;
ocak başında toplanıp&lt;br&gt;
acı şarapla&lt;br&gt;
yadetsinler beni.&lt;br&gt;
sen bekle. onlarla birlikte&lt;br&gt;
İçmekte acele etme.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bekle beni; döneceğim,&lt;br&gt;
bütün ölümleri çatlatmak için döneceğim!&lt;br&gt;
"Şansı varmış..." desinler,&lt;br&gt;
beklemedikleri için,&lt;br&gt;
beni bekleyerek&lt;br&gt;
düşman ateşinden nasıl&lt;br&gt;
koruduğunu anlayamazlar.&lt;br&gt;
sağ kalışımın sırrını yalnız&lt;br&gt;
senle ben bileceğiz-&lt;br&gt;
bütün sır senin&lt;br&gt;
başkalarının bilmediği gibi beklemeyi bilmende.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>köylü ve doktor</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/koylu_ve_doktor.html</link>
<description>bİr kÖyde ateŞlİ bİr hasta vardir, kasabaya doktora getİrİlİr hastayi kÖylÜler. koca devletİn koca doktoruna.doktor hastaya fİtİl verİr ve kÖye dÖndÜklerİ gİbİ hastaya fİtİlİ anÜsten vermelerİnİ sÖyler kÖylÜlere.&lt;br&gt;
kÖylÜler tabİ 'tamam dohtor bey' dİyİp kÖye gİderler. kÖydekİ&lt;br&gt;
herkese sorarlar, en bİlgelere bİle, ama kİmse anÜs ne demektİr bİlemez.bu nedenle bİr tÜrlÜ İlaci da veremezler hastaya. hastanin durumu da gİtgİde kÖtÜleŞmektedİr. bunun Üzerİne kÖylÜ, doktora, koca devletİn koca doktoruna telefon etmeye karar verİr ama kİmse buna&lt;br&gt;
yanaŞmaz. ne cÜret dİ mİ doktoru arayacak bİ kÖylÜ.neyse durumun vahametİ Üzerİne muhtar aramayi kabul eder. bÜtÜn kÖylÜ toplanir santrale, muhtar arar; &lt;br&gt;
-"bİz ne yapacaamİzİ bİlemedİk dohtor bey"&lt;br&gt;
falan der İste.karsidan doktor bİsİler sÖyler. muhtar dÖner arkasina:&lt;br&gt;
- "makattan verİn&lt;br&gt;
dedİ dohtor" der. yİne tÜm kÖye sorarlar, komŞu kÖylere bİrİlerİnİ yollayip sordururlar felan, ama makat ne bİlen yoktur yİne. hasta İse gİttİ&lt;br&gt;
gİdecek,ateŞler İÇİnde kİvranİyo baya.İhtİyar meclİsİ toplanir. son Çare, doktorun bİrkez daha aranmasina&lt;br&gt;
karar verİlİr. yİne kİmse aramaz İstemez doktoru. nİhayetİnde yİne bİrİ kandirilir, telefonun baŞina geÇer, ama bİ yandan sÖylenmektedİr: &lt;br&gt;
-"Çok kizacak dohtor Çok!!!" dİye.&lt;br&gt;
sonunda telefonu aÇar, durumu anlatir, doktor bİsİler sÖyler yİne.&lt;br&gt;
telefondakİ kÖylÜ, yÜzÜ allak bullak, arkasini dÖner:&lt;br&gt;
-"Çok kizacak demİŞtİm; gÖtÜne sokun dedİ"</description>
</item><item>
<title>haso</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/haso.html</link>
<description>İngilterede dünyanın en güçlü adamını seçme yarışı yapılacakmış. her ülke ön elemelerden sonrat temsilcilerini göndermiş. türkiyedende bizim meşhur haso seçilmiş. yarışmanın üç kriteri varmış:kurulan üç çadırın ilkinde üç şişe sek rakı,ikincisinde boz ayı,üçüncüsünde üç tane doyumsuz hatun bulunuyormuş. İlk önce alman hans birinci çadıra girmiş ilk rakıyı içmiş ve bayılmış. fransız girmiş rakıları içmiş ama çadırdan çıkınca o da bayılmış. İngiliz de ikinci çadıra kadar gitmiş ama ayıya yenilmiş. bizim haso ilk çadıra girmiş rakıları hızlı bir şekilde içtikten sonra ayının bulunduğu ikinci çadıra girmiş. İçerden acayip sesler gelmiş.İki dakika sonra haso çadırdan fermuarını çekerek( dövülecek kadınlar nerde) diyerek çıkmış.</description>
</item><item>
<title>Fenerbahçe</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Fenerbahce.html</link>
<description>kadının biri bir gün kocacı onunla hiç cinsel ilişkiye girmiyor diye komşusuna dert yanıyormuş. komşuya anlatmış " ya benim kocam beni hiç mikmiyor varı yoğu herşeyi fenerbahçe. fenerbahçe de akan sular duruyor " demiş. komşusu " sana çok güzel bir tavsiyem var : akşam bir galatasaray forması giy ve yataga yatıp kocanı bekle " demiş. kadın aynen uygulamış ve akşam kocası karısını yatakta g.s formasıyla görünce başlamış bunu deliler gibi mikmeye. fakat kadın bir süre sonra her gün her saat bu mikişten sıkılmış. komşusuna yine derdini anlatmış. komşusu : " bak sıkıldıysan eger bu sefer bir fenerbahçe forması giy ve yatakta kocanı bekle " demiş. kadın fenerbahçe formasını giymiş yatağa yatmış kocasını beklemiş. kocası akşam gelince odaya girmiş ve karısını fenerbahçe formasıyla yatakta görüşce : " İşte biz adamı böyle sike sike fenerbahçeli yaparız " demiş...</description>
</item><item>
<title>Anahtar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Anahtar.html</link>
<description>temel yillarca deliler hastanesinde kalmistir. &lt;br&gt;
doktorlar bir gün delilerin akillanip akillanmayacagini test etmek için hepsini bir araya toplarlar. doktorun biri duvara son model bir mercedes çizer ve herkese bu arabaya binmelerini söyler. &lt;br&gt;
delilerin hepsi arabaya binmeye çalisirlar ama temel hic orali olmaz. &lt;br&gt;
doktorlar merak icinde: &lt;br&gt;
- niye binmiyorsun arabaya, az sonra gitcek.&lt;br&gt;
temel: &lt;br&gt;
- o araba gidemezki.&lt;br&gt;
doktor: &lt;br&gt;
- neden gidemez?&lt;br&gt;
temel: &lt;br&gt;
- Çalismiyor da ondan.&lt;br&gt;
doktor: &lt;br&gt;
- niye çalismiyormus? &lt;br&gt;
temel: &lt;br&gt;
- Çünkü anahtari bende de ondan.</description>
</item><item>
<title>Ayıptır Oğlum</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ayiptir_Oglum.html</link>
<description>küçük çocuk yüzme bilmediği için babasının kucağında denize girer.adam biraz açılır.bir &lt;br&gt;
müddet sonra çocuk ; &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
 - ^^baba bir tane kadın çıplak denize giriyor.^^ der.&lt;br&gt;
   &lt;br&gt;
   babası;&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
-^^oğlum bakma ayıptır^^ der.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
biraz daha zaman geçer ve yine çocuk babasına ;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
 -^^baba baksana ya bu kadın bişeyler yapıyor yanına bir adam geldi^^ der.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
   babası sinirlenerek;&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
- ^^oğlum bidaha bakarsan döverim ayıptan anlamıyomusun^^ der.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
küçük çocuk bir müddet sonra babasına ürkek bir sesle; &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
  -baba benİ bİŞey kaldiriyoooo!!!</description>
</item><item>
<title>Cennet</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Cennet.html</link>
<description>hocanın biri göreve başladığı köydeki en güzel kıza aşık olur fakat kız istemez artık sıkılan kız hocaya 3 şart koşar yaparsan senin olurum der şartları şunlardır cuma namazında sigarayı içip rakıyı içip caminin ortasına atacak ve son olarak 31 çekecektir.&lt;br&gt;
hoca hutbeye çıkar ve kafire uyup;&lt;br&gt;
- ''sigara içersen'' der sigarayı içer;&lt;br&gt;
- ''şeytana uyup rakı içersen'' der rakıyı içer malı çıkarıp oynamaya başlar ve derki;&lt;br&gt;
- ''yar...mı gidersiniz siz cennete''...</description>
</item><item>
<title>2 numara</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/2_numara.html</link>
<description>delikanlı ilk defa bir seks ilişkisi yaşayacak!!. eczaneye prezervatif almaya girer. ancak kadın olan eczacı ile gözgöze gelince derhal arkasını döner ve çıkmaya çalışırken, eczacı hanım seslenerek delikanlıyı içeri buyur eder. genç çok mahçup ama eczacı ısrarla sorar; &lt;br&gt;
- "ne arzu etmiştiniz?". &lt;br&gt;
- "Şeyyy, şey istemiştim". &lt;br&gt;
- "ne istemiştiniz?". &lt;br&gt;
- "kız arkadaşımla şeyy edecektikde.. Şeyy isteyecektim". &lt;br&gt;
eczacı gayet pişkin ve tecrübeli bir eda ile sorar;&lt;br&gt;
- "kaç numara olsun?".&lt;br&gt;
- "Şeyy ben ölçü ile satıldığını bilmiyordum!". &lt;br&gt;
- "Önemli değil siz bana ölçüsü hakkında bilği verirseniz yardımcı olabilirim". &lt;br&gt;
delikanlı sol elinin baş parmağı ile işaret parmağını birleştirerek;  &lt;br&gt;
- "Şeyy zannedersem bu ebat. eczacı hanım gencin eliyle yaptığı halkaya, sağ elinin parmaklarının uçlarını birleştirip sokar. &lt;br&gt;
daha sonra elinin şeklini bozmadan kendi ağzına sokar ve; &lt;br&gt;
- "hmmm, galiba size 2 numara uyğundur!"...</description>
</item><item>
<title>Sihirli Lamba</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Sihirli_Lamba.html</link>
<description>adam kumsalda yürürken ayağı bişeye takılmış, bir de bakmış bir lamba.... "hahahaa" demiş "bu da içinden cin çıkan sihirli lambalardan olmasın??" lambayı biraz ovalamış ve birden etrafi dumanlar kaplamış, derken kocaman bir cin ortaya cikmiş &lt;br&gt;
- yine aptal bi fıkrada benim ismim gecti di mi.... pekala, çabuk 3 dileğini söyle işim gücüm var" &lt;br&gt;
adam "harİka..!!" demiş.. "ilk olarak 1 milyar dolarım olsun istiyorum...." &lt;br&gt;
cin parmaklarini şıklatmış ve poofff, kumsal baştan aşağı silme banknotlarla dolmuş... adam gözlerine inanamamış ve ikinci dileğini soylemiş: &lt;br&gt;
- hawaii'de okyanusu gören lux bir villa istiyorum...... &lt;br&gt;
cin yine parmaklarını şıklatmış ve adam birden elinde lambayla kendini hawaii'de o muhteşem evin önünde bulmuş..... &lt;br&gt;
- evet son dileğin nedir.....? &lt;br&gt;
adam düşünmüş taşınmış ve: &lt;br&gt;
- kadınlar için dayanılmaz karşı konulmaz olmak istiyorum &lt;br&gt;
cin yine parmaklarini şıklatmış ve poofff, adam bir kutu çikolataya dönüşmüş..</description>
</item><item>
<title>alican</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/alican.html</link>
<description>alican annesinin yatak odasinda prezervatif bulur ve annesine götürür ve sorar anne bu nedir?annesi saskinlikla cevap verir oglum onunla baban fare öldürüyor.alican tekrar sorar anne babam fareleri *ikeremik mi öldürüyor.</description>
</item><item>
<title>Asansör</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Asansor.html</link>
<description>temelin  biri asansöre binmiş. &lt;br&gt;
asansörde 4 kişiliktir yazıyormuş. &lt;br&gt;
temel de beklemeğe başlamış.</description>
</item><item>
<title>Diş</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Dis.html</link>
<description>Çocuğun biri evlenme çağına gelmiş ama daha hiç sex yapmamış. babasıda genelevden birini kiralamış ve kadına demiş ki;&lt;br&gt;
- ''orana takma diş tak s*ktukça zevke gelsin çocuk'' demiş. &lt;br&gt;
kadında okeylemiş bu işi. daha sonra çocuk evlenmiş ve karısının orasından kan geldiğini görünce;&lt;br&gt;
- ''seni gidi seni dişini çektirdin demi?'' demiş...</description>
</item><item>
<title>Kruşçev</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kruscev.html</link>
<description>60'lı yıllar küba'yla abd arasında füze krizi yaşanmakta. rus devlet başkanı kruşçev dost ve müttefik ülke küba'ya destek ziyaretine gidecek. küba halkında büyük sevinç. devlet erkanı toplanmış "İlk defa bir rus devlet adamı buraya geliyor ona anlamlı bir hediye verelim ki bizi hep hatırlasın" demişler. kimi puro verelim, kimi yiyecek demiş ancak hediyenin kalıcı olması ve küba'yı hatırlarması için bir resim vermeye karar vermişler. Ülkenin en büyük ressamını çağırıp dertlerini anlatmışlar. ancak ressam "valla ben bu resmi yapamam çünkü kuruşçev'i tanımam, kişiliğini yansıtamayacağımdan isteğinizi yerine getiremem" demiş. bunun üzerine ödüllü bir yarışma düzenlemişler. "kruşçev küba'da isimli resim yapılacak, ressam da ödüllendirilecek" diye. fıkra bu ya başvuranlardan birisi de bizim temel'miş. temel "ben bu resmi yaparım hem ödül de istemez 2 kutu havana purosuyla bu işi hallederim" demiş. bu durum işlerine geldiğinden yetkililer "aman temel bu iş için 2 haftamız var yetişrtirebilir misin?" demişler. temel "hiç merak etmeyin 10 güne kalmaz biter" demiş. aradan 10 gün geçmiş tüm devlet erkanı ve temel büyük bir salonda, altında bir resim olduğu belli beyaz bir örtünün yanında toplanmışlar. devlet başkanı "e temel aç da eserini görelim" demiş. herkes merak içinde temel örtüyü açmış. herkes şokta! resimde bir yatak, yatakta bir kadın, bir erkek çırılçıplak sevişiyorlar. başkan merakla sormuş "temel bu kadın kim?". temel "kruşçev'in karısı" başkan daha da merajklanmış  "e adam kim?" . temel "karının dostu". başkan daha da merakla resmi göstermiş ve sormuş" peki kruşçev nerede?". temel cevaplamış" kruşçev kÜba'da, kÜba'da..."</description>
</item><item>
<title>Kaset</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kaset.html</link>
<description>adamın biri birgün lokantaya gitmiş yemeği   fazla kaçırınca wc ye gitmiş fakat wc doluymuş.çok sıkışan adam kendini hemen dışarı atmış ve wc aramaya başlamış. bulamayınca bir eczeneye girmiş.&lt;br&gt;
-zeki mürenin kasedi var mı demiş&lt;br&gt;
-eczaneci yok deyince &lt;br&gt;
adam:siÇarim bÖyle eczanenİn İÇİne demİŞ.</description>
</item><item>
<title>Kamaşullah</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kamasullah.html</link>
<description>bi gün adamın biri hamama gitmiş karşısındada peştamallı bi amca oturuyomuş amcanın peştamalının arasından cinsel orğanı gözüküyomuş üstündede kamaşullah yazıyomuş genç tabi bunu merak etmiş kalkmış amcanın yanına gitmiş;&lt;br&gt;
- ''amca pardon ama ben bişeyi merak ettim'' demiş. &lt;br&gt;
- ''buyur söyle'' demiş. &lt;br&gt;
amcada;&lt;br&gt;
- ''demin fark ettim senin orğanında neden kamaşullah yazıyo'' demiş. amcada;&lt;br&gt;
- ''bana zamanında kahraman maraşlı abdullah derlerdi şimdi oldu kamaşullah'' demiş.</description>
</item><item>
<title>Bi posta yeter..!</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Bi_posta_yeter..!.html</link>
<description>taş gibi bi hatun, gazete almak için gittiği bakkala;&lt;br&gt;
- ''bana bi sabah, bi akşam''....&lt;br&gt;
bakkalda hatuna;&lt;br&gt;
- ''sana bi posta yeter''..!</description>
</item><item>
<title>Ramazan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ramazan.html</link>
<description>adamın biri 2 kilo kahve ile eve gelmiş. hanım.&lt;br&gt;
- niye aldın evde vardı&lt;br&gt;
- eee ramazan geliyor&lt;br&gt;
ertesi gün 1 çuval şeker ile hanım:&lt;br&gt;
- evde daha çok vardı &lt;br&gt;
- eeeeee ramazan geliyor &lt;br&gt;
kadın bir gün evde iken komşular ramazan diye bir adamdan söz etmişler kadın bütün ramazan bayramı hazırlık paketini almış vermiş ve demiş ki buyrun ramazan bey bizde bunu sizin için hazırladık.</description>
</item><item>
<title>uçak</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ucak.html</link>
<description>bir gün temel kaptan pilot olmaya heveslenmiş uçağı uçururken sağ motoru hasar almış ve düşmeye başlamış hemen telsize sarılıp &lt;br&gt;
- meydey meydey düşeyrum düşeyrum demiş.&lt;br&gt;
kuleden hemen cevap gelmiş &lt;br&gt;
- yerinizi bildirin diye &lt;br&gt;
temel'de &lt;br&gt;
- pilot kabini sol koltuk pilot kabini sol koltuk</description>
</item><item>
<title>Kilim dokuma</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kilim_dokuma.html</link>
<description>Şenkaya İlçesi'nde kilimci teyzeye kilimi nasıl dokuduğunu sormuşlar,şöyle anlatmış : &lt;br&gt;
? dÖrt asma dÖrt basma İkİ tİkme bİr sallama ? &lt;br&gt;
- İyi,iyi değmeyin ohusun!</description>
</item><item>
<title>Gugguligu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gugguligu.html</link>
<description>guggulİgu mİ der ? &lt;br&gt;
kendine kilot almak isteyen genç bir kadın çamaşırcı dükkanına girer.yaşlı &lt;br&gt;
dükkan sahibinden izin bile almadan sepetin içindeki renk renk donları uzun &lt;br&gt;
süre karıştırır,hepsini bir yana savurur ama karar veremez.dükkan sahibinin &lt;br&gt;
sabrı tükenir:- hanım sen arada ikisaatır ne arirsan,bulamadın mi? &lt;br&gt;
- pembe don ariram o da yoh ! &lt;br&gt;
- peki başka renk don geysen guguligu mu der ? &lt;br&gt;
- vışşşşş devamsız ! diyen kadın mağazayı terk eder. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
gugguligu: horoz ötüşü&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Dua</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Dua.html</link>
<description>allah bizim garıyı melek ede, iki çift ganat vere uça uca uça cennete gide de bir daha geriye gelmiye! &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- dadaş, yeni bir pehlivan töremiş, "teyo ne ki ben onu bir barmağımnan yıkarım" diyormuş&lt;br&gt;
-biz de "ola teyoya nasıl bele dersen, haydı cuma namazından sora millet bahçasındaki çayırlığa dedik"&lt;br&gt;
teyo ne desin&lt;br&gt;
-ola ey demişsiz"&lt;br&gt;
gün saat gelir çayırlığa çıkılır, hasankalanın bütün teyo tiryakileri ordadır, bir şamata bir gürültü içinde güreş başlar, ve başlaması ile birlikte, genç teyoyu bohçalayarak altına alır. herkes söz birliği halinde&lt;br&gt;
-olmadı, ısınmadan da yıkma yıkılma mı olur. isınsınlar yeniden tutsunlar.&lt;br&gt;
bu itiraz üzerine ikinci defa tutuşulur, yine teyo pehlivanın sırtı yerdedir. ama seyircilere bu sonucu kabul ettirmek ne mümkün.&lt;br&gt;
-canım çim ıslah, teyonun ayağı kaydı, bu sayılmaz, yeniden tutsunlar göreceksiz.&lt;br&gt;
böylece üçüncü tutuşma olur. genç bu sefer göstere göstere teyoyu altına alır, sırtını yere yapıştırdıktan sonra da göbeğinin üstüne çıkar oturur.&lt;br&gt;
-tamam mı pehlivan?&lt;br&gt;
teyo&lt;br&gt;
-İlk sefer de tamamdı ama bu kavatlar inanmirlar&lt;br&gt;
- İyi,iyi değmeyin ohusun!</description>
</item><item>
<title>Elma Şekeri</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Elma_sekeri.html</link>
<description>elma, elma şekerinin elbisesine hayran kalmıştır. &lt;br&gt;
-Üzerindeki kırmızı parlak elbise ne hoş! nereden aldın? &lt;br&gt;
diye sormuş. bunun üzerine elma şekeri büyük burunluluk yaparak:&lt;br&gt;
-hıh zakkodan!!! demiş.&lt;br&gt;
elma da:&lt;br&gt;
-kıçına yediğin kazıktan belli oluyor! diyerek lafı gediğine oturtmuş.</description>
</item><item>
<title>Yeterli Değil</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yeterli_Degil.html</link>
<description>Çapkının biri, plajda gözüne kestirdiği kadının yanına yaklaşarak dil dökmeye başlar;&lt;br&gt;
- ''gözlerimi sizden alamıyorum. bal rengi teniniz, simsiyah saçlarınız, yeşil gözleriniz, kırmızı dudaklarınız''...&lt;br&gt;
- ''Çok güzel konuşuyorsunuz, ama bu pembeye ulaşabilmenize yetmeyecek''....&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>harçlık</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/harclik_.html</link>
<description>kayserilinin oğlu babasından harçlık ister&lt;br&gt;
çocuk :baba bana 20 milyon verirmisin &lt;br&gt;
baba : 10 milyon mu? napacan olum 5 milyonu 3 milyon neyine yetmiyo al sana 2 milyon der ve &lt;br&gt;
1 milyon uzatır.&lt;br&gt;
çocuk : allahtan 500 bin lira bana yetiyodu der&lt;br&gt;
baba : vay şerefsiz sahte para vermesek bizi yutturacak der.</description>
</item><item>
<title>Mürettebat</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Murettebat.html</link>
<description>amerikalı'nın biri temel'e:&lt;br&gt;
- bizde teknoloji o kadar ilerledi ki, bana iki demir parçası ver, sana gemi yapayım.&lt;br&gt;
temel:&lt;br&gt;
- o da bişey mi, sen bana kız kardeşini ver, ben sana geminin mürettebatını yapayım.</description>
</item><item>
<title>Al Abdestini Ver Pabucumu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Al_Abdestini_Ver_Pabucumu_.html</link>
<description>bir gün nasrettin hoca dere kenarında abdest alırken pabucu suya düşer. su pabucu alıp gider. hoca bir kenara çekilip abdestini bozacak bir harekette bulunur ve sonra dereye dönerek ; &lt;br&gt;
-"al abdestini ver pabucumu" der.</description>
</item><item>
<title>kuyu suyu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/kuyu_suyu.html</link>
<description>bir gün bir adam uçakla yokculuk yapmaya karar vermiş yolculuk basladıktan 1 saat sonra adam çok susamış hostesten su istemiş hostes bakmışki uçakta su yok pilota gidip "pilot bey birisi su istiyour fakat uçakta su bitti ne yapalım " demiş pilot"işe ver kızım"demiş hostes işeyip adama götürmüş adam"oh dünya varmış diyip tesekkr etmiş daha sonra ayno adam bidaha susamış yine hostesi çağırıp su istemiş hostes yine pilota gidip durumu anlatmış pilot yine işe ver diyince hostes yine iseyip adama götürmüş adam yine tesekkür etmiş fakat bir süre sonra yine aynı adam su istemiş hostes gidip durumu pilota anlatmış pilot yine işe ver kızım diyince hostes "bende kalmadı efendim"demiş bu sefer pilot işemiş ve adama götürmüşler adam içmiş ama bu sefer biraz yüzünü burusturark buda iyi ama biraz önceki daha iyidi demiş o zaman hosteste"eee biraz önceki kuyu suyuydu bu boru suyu" demiş</description>
</item><item>
<title>dikkat dikkat</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/dikkat_dikkat.html</link>
<description>temel birgün seyir halinde giderken radyoyu açmış .&lt;br&gt;
bir anons duymuş:&lt;br&gt;
"dikkat dikkat!şu anda otobanda ters istikamette giden bir otomobil var!...&lt;br&gt;
temel üzerine üzerine gelen araçları görünce bağırmaya başlamış:&lt;br&gt;
"hangi bir uşağum,hangi bir..."</description>
</item><item>
<title>Buranin yöneticisi kim?</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Buranin_yoneticisi_kim?.html</link>
<description>amerika'da kucuk bir kasabada tenha bir pub.. hayli carpici bir sarisin bara dogru yaklasir ve barmene dogru egilir.. &lt;br&gt;
barmen hemen karsilik verir, o da egilir barin uzerinden sarisina dogru.. sarisinin hareketleri de, sesi de ic giciklayicidir.. elini uzatir, parmaklarini barmenin sakallarinin icine sokarken konusur: &lt;br&gt;
"buranin yoneticisi sen misin?.." &lt;br&gt;
sarisin, barmenin yuzunu iki eli ile oksarken adam yanit verir..&lt;br&gt;
"pek sayilmam.." &lt;br&gt;
kadin ellerini barmenin sakallarindan saclarina kaydirirken gene kisik sesle fisildar: &lt;br&gt;
"bana yoneticiyi cagirabilir misin hemen, ona soyleyeceklerim var.." &lt;br&gt;
adamin nefesi kesilir.. &lt;br&gt;
"su anda cagirmama imkan yok.." &lt;br&gt;
tahrik oldugu artik iyice anlasilmaktadir.. "bana soyleyin, ben yardim edebilirim belki.." &lt;br&gt;
"tabii edebilirsin" der, sarisin iyice kisiklastirdigi sesi ile.. bu sirada parmaklarini barmenin agzina uzatmis, adamin onlari emmesine de izin vermistir.. &lt;br&gt;
"tabii yardim edebilirsin hayatim.. ona de ki, bayanlar tuvaletinde, tuvalet kagidi kalmamis!.."</description>
</item><item>
<title>orangutan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/orangutan.html</link>
<description>türk bilimadamları afrikaya safariye giderler.safari sırasında nesli tükenmiş sadece bir erkek ve dişisi kalan 2 orangutan bulurlar.bunları türkiyeye getirip nesillerini çoğaltmak ve dünya çapında üne kavuşmak isterler.yolda erkek orangutan ölür.türkiyeye döndüklerinde dünyaya rezil olmadan orangutanın neslini sürdürmenin çarelerini ararlar.ve gazeteye ilan verirler.ilan aynen şöyledir.dişi orangutanımızla ilişkiye girip ondan canlı bir varlık doğurtacak kişi aranmaktadır ödül 10000 usd dir.1 hafta 2 hafta derken karstan bir talipli çıkagelir.karslı, bilimadamlarına ben bu işe talibim fakat 3 şartım var der.bilimadamları aman kardeş bak işin ucunda 10000 usd ödül var naap neet şu işi hallet derler.karslı ben onu bunu anlamam şartlarımı kabul ederseniz orangutanınızı *ikerim der.bilimadamları çaresiz kabul eder ve dinlerler.karslı 1. şartım kesinlikle dudaktan öpüşmem der.2. şartım eğer çocuk erkek olursa babamın ismini koyarım.3. şartım benim 10000 usd param yok vadeli yaparsanız ancak *ikerim der.</description>
</item><item>
<title>sosis makinesi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/sosis_makinesi.html</link>
<description>adamın birinin bir tane oğlu varmış. adam oldukça zengin vede başarılı bir iş adamıymış. tam tersine oğlu ise beceriksizin tekiymiş.babası hangi fabrikayı açsa onu batırıyor. adam bir gün sinirli bir şekilde oğlunu yanına çağırıyor ve diyor ki: oğlum bu son şansın sana yeni bir fabrika kurdum der ve fabrikayı gezdirmeye başlar. der ki bu ğördüğün makine en son teknolojiyle üretim yapıyor; arkadan sığırı makineye koyuyorsun önden sosis olarak veriyor der. oğlan da babasına dönüp; önden sosisi koyup arkadan sığır veren bir teknoloji yok mu der?&lt;br&gt;
babasıda oğluna o teknoloji sadece annen de mevcuttur der.</description>
</item><item>
<title>Yolculuk Sohbeti</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yolculuk_Sohbeti.html</link>
<description>uçağın havalanmasını beklerken adamın yanında oturan diğer yolcu, adama dönmüş ve &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- biliyor musunuz, bir yerde okumuştum eğer yolculuk esnasında yanınızdaki ile sohbet ederseniz, seyahat süresi daha kısa geliyormuş insana. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kucağındaki kitabı okumak üzere yeni açmış adam,kitabı yavaşça kapatmış ve adama; &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- hangi konuda sohbet etmek istersiniz? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- bilmem ki, nükleer enerji konusunda konuşmak istermisiniz? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- olabilir, bu ilginç bir konu olabilir ancak nükleer enerji konusuna girmeden önce size başka bir soru sorayım. bir at, bir inek ve bir keçi, üçü de ot yiyerek beslenmelerine rağmen, keçi misket şeklinde,inek sıvı şeklinde, at ise kurutulmuş ot şeklinde dışkılar. sizce neden? &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sohbet etmek isteyen adam, hayretle bakmış; &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- hiçbir şey aklıma gelmiyor, bilmiyorum. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kitabını okumak isteyen adam; &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- hiç bir bok hakkında bilgin yoksa ne demeye nükleer enerji konusunda sohbet etmek istedin?&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Türkler İnterneti Bulmuş Olsaydı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Turkler_Interneti_Bulmus_Olsaydi.html</link>
<description>bilgisayar açılış mesajları :&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- ad soyad girin &lt;br&gt;
- Şifrenizi girin &lt;br&gt;
- İkametgah girin &lt;br&gt;
- nufus sureti girin &lt;br&gt;
- annenizin genç kızlık soyadını girin&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
İnternette gideceğiniz adresi yazdıktan sonra ekrana gelen mesajlar:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- emin misiniz? &lt;br&gt;
- ciddi misiniz? &lt;br&gt;
- bak son defa soruyorum! &lt;br&gt;
- günah benden gitti, bağlıyorum.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
e-mail almak için yapılması gerekli işlemler:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
1. nüfus cüzdanı aslı ve noter tasdikli fotokopisi &lt;br&gt;
2.İkametgah senedi &lt;br&gt;
3.savcılıktan iyi hal kağıdı &lt;br&gt;
4.6 fotoğraf &lt;br&gt;
5.son 3 ay içinde alınmış isme tescilli elektrik,su,doğalgaz faturası (ödenmiş olacak) &lt;br&gt;
6.erkek kullanıcıların askerlikle ilişkileri olmadığına dair tecil belgesi veya teskere belgesinin noter tasdikli sureti. &lt;br&gt;
7.18 yaşını doldurmamış kullanıcılarda velilerinin yazılı izin belgesi... &lt;br&gt;
not: İnternet e-mail kullanım depozitosu 400$ olup aylık 50 milyon kullanım ücreti alınacaktır, faturasını ödemeyen abonenin e-maili kesilir. &lt;br&gt;
(not: İnternet işleri genel müdürlüğü hiçbir tebligat yapmadan abonenin e-mail adresini önceden haber vermeden kapatma veya değiştirme hakkına sahiptir)&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bağlanamama mesajları&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- bu siteye giriş İnternet yüksek konseyi tarafından yasaklanmıştır. &lt;br&gt;
- rtÜk bu siteyi,çocukların zihinsel gelişimini engellediğinden dolayı bir(1) gün süre ile kapatmıştır.&lt;br&gt;
- aradığınız adres anayasa'ya aykırı bulunmuştur. &lt;br&gt;
- site borcundan dolayı kapatılmıştır. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bağlanma mesajları: &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- sitemizi seçtiğiniz için teşekkür ederiz, sitemize girmekle artık sadece bizim sitemize geleceğinize ve başka hiçbir adrese gitmeyeceğinize dair bir anlaşmayı kabul etmiş oluyorsunuz. bu durumu kabul ediyorsanız "evet", etmiyorsanız "evet" tuşuna basın. İhtilaf halinde İstanbul mahkemeleri geçerli olacaktır.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hata mesajları:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
- ulaşmaya çalıştığınız bilgisayarın mahallesinde elektrikler kesik olduğundan bağlantı kurulamıyor. &lt;br&gt;
- eksik tuşa bastınız, lütfen tekrar deneyin. &lt;br&gt;
- "q" harfine bastınız, bu durumun bir yanlışlık sonucu olduğuna inanıyoruz, bir kez daha "q" harfine basmanız halinde bilgisayariniz takibe alınacaktır. &lt;br&gt;
- hatasız bilgisayar olmaz. &lt;br&gt;
- kime şikayet ederseniz edin.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Elektrik</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Elektrik.html</link>
<description>bir gün ağanın oğluna kız istetemeye giderler. kız isteklidir am oğlan huzursuz görünür. ağa kızı beğenmiş oğlunun yaptığına anlam verememiştir. oradan çıkarlar. ağa oğluna sorar:&lt;br&gt;
- oğlum kızı neden istemiyorsun? oğlu:&lt;br&gt;
- "babacığım elektrik alamadım."der. babası cevaben:&lt;br&gt;
- "bu zamane gençleri de bir tuaf." der. &lt;br&gt;
"fişi sokmadan elektrik alınır mı?"</description>
</item><item>
<title>GÖZELMİ</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/GoZELMI.html</link>
<description>lolo mıstığı kandırmaya çalışıyordu,mıstuk farkına varınca sordu:&lt;br&gt;
anan gözelmi?lolo:&lt;br&gt;
gözel olmasa bubam almaz.dedi.mıstık:&lt;br&gt;
belli,belli,bubanın oğlu değilsin.</description>
</item><item>
<title>ASKER MEKTUBU</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/ASKER_MEKTUBU.html</link>
<description>asker:&lt;br&gt;
haydi mektup varda gel,&lt;br&gt;
evden haber alda gel,&lt;br&gt;
bir idik iki olduk,&lt;br&gt;
Üç oldukmu sordagel?&lt;br&gt;
babası:&lt;br&gt;
haydi mektup çabuk git.&lt;br&gt;
oğluma haber alda git,&lt;br&gt;
tarla ürün vermedi,&lt;br&gt;
İzine gelde kazda git</description>
</item><item>
<title>CİN ÇAĞIRMA</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/CIN_cAgIRMA.html</link>
<description>ben ne yalan sÖyleyİm 9 yaŞimdayken ablamgİl ve onlarin arkadaŞlari İle evde toplandik tabİkİde anne ve baba yok evde ablamlarin arkadaŞlari bİz cİn ÇaĞirdik dedİ  bİz de ÇaĞiralim dedİk bİrİ karton aldi kartonun ÜstÜne alfabeyİ ve rakamlari yazdik daha sonra bİr fİncan aldik herkes bİr duĞa okudu(handİ duĞa olduĞunu bİlmİyorum) ve fİncani kartonun ÜstÜne koyduk  İlk baŞta atatÜtk'Ün ruhunu ÇaĞirmak İstedİk  ama gelmedİ bİz de dedİk kİ atatÜrk o kadar İŞİn arasinda bİzemİ gelecek dedİk daha  sonra baŞka bİr ruh geldİ  ey ruh geldİysen evete  gİt  dedİk ve fİncan hareket etmeye baŞladi herkes yemİn edİyordu ben hareket ettİrmİyorum dİye daha sonra ablamin arkadaŞi benİm kaÇ ÇocuĞum olcak dedİ ve cİn de olmiyacak dedİ nİÇİn dedİk ÇÜnkÜ sen bİr meleksİn dedİ  bİr ay sonrada benİm ÇocuĞum olacak mi dİyen kiz trafİk kazasinda ÖldÜ ablamlar okuldan arkadaŞlarinin cep numarasini sordu gerÇektende doĞru numaralari tek tek yazdi daha sonra korkup mutfaĞa kaÇtik  bİr cİn daha ÇaĞirmaya yukari Çiktik bu gelen cİn bİr erkektİ (cİne gİtmek İstİyor musun dedİĞİnde evet e gİderse onu birakman hayira gİderse ona bİr kaÇ soru sorman daha gerekİr o gİtmek İstemeden sen fİncani kaldirirsan cİn sana zarar verebİlİr) bİz gİtmek İstİyor musun dedİk ama o hayir dedİ bİrkaÇ soru daha sorduk o yİne hayir dedİ bİzde korkup fİncani aÇtik ve yİne mutfaĞa İndİk herkes soĞuk su İÇİyordu &lt;br&gt;
annemgİle bunlari anlattik ama İnanmadilar &lt;br&gt;
not: kİmseye cİn ÇaĞirmayi tavsİye etmem</description>
</item><item>
<title>0'dan 100'e</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/0dan_100e.html</link>
<description>Üç adam barda oturmuş konuşuyorlarmış.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
birincisi demiş ki, "karıma öyle bir hediye aldım ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor."&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
diğer kisi anlamamışlar. "ne aldın?" diye sormuşlar.&lt;br&gt;
"beyaz bir porsche aldım. Çok mutlu oldu." diye cevap vermiş.&lt;br&gt;
İkinci adam demiş li, "ben de geçen doğum gününde karıma 4 saniyede &lt;br&gt;
0'dan 100'e çıkan bişey almıştım."&lt;br&gt;
hemen anlamışlar tabi ki: "heey, yoksa ferrari mi aldın?"&lt;br&gt;
adam gülümsemiş: "evet, kıpkırmızı bir ferrari aldım. gerçekten de ona çokyakıştı." demiş.&lt;br&gt;
bu sefer üçüncü adama sormuşlar: "peki sen ne aldın karına?"&lt;br&gt;
adam demiş ki: "ben öyle bişey aldım ki; sadece 2 saniyede 0'dan 100'e çıkıyor."&lt;br&gt;
adamlar şaşırmışlar: "atıyosun!" demişer, "Öyle bir araba olmaz ki?!"&lt;br&gt;
adam cevap vermiş:"araba aldığımı kim söyledi? İşte bunu aldım" demiş ve baskül resmi göstermiş.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>seyfi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/seyfi.html</link>
<description>bir gün adamın biri kahveye sevinçli bir şekilde girer adama sorarlar niye bu kadar sevinçlisin adamda büyük olumu evlendirdim adamlarda ne var bunda olağan bi şey olurmu bizim oğlanın karısın da nah bu kadar am ben iktim büyük olum ikti ortanca oğlum ikti bizim seyfi var seyfi o bile ikti bi gün yine sevinçli gelir adam nolduğunu sorarlar ortancı oğlanı evlendirdim kahvedekiler bunun doğlal olduğunu sölerler ama adam olurmu gelinde nah böle am ben iktim büyük oğlum ikti ortanca oğlum ikti seyfi var ya seyfi o da ikti bi gün kahveye adam üzgün bi şekilde gelir niye üzgünsün derler kızımı ecvlendirdim doğal derler ama adam derki damatta nah böle arrak beni ikti büyük oğlanı ikti ortancı oğlanı ikti seyfi var seyfi öldüüüü</description>
</item><item>
<title>ıs arıyorum</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/is_ariyorum.html</link>
<description>adamın biri is arıyormus is veren soru sormuş .havada ucan araç nedir. diye sormuş adam cevap vermis .uçak. demiş. iş veren .olur mu bunun jeti var helikopteri var. demiş adam demiş ki peki ben sana soru soracam bilemezsen beni işe alacaksın. demiş kadınların bacak arasında bulunan sey nedir. demiş adam cevap vermiş .bunu bilemeyecek ne var am. adam demiş ki .olur mu abi bunun anasının amı var bacısının amı var. demiş</description>
</item><item>
<title>Marangoz</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Marangoz.html</link>
<description>yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. İşveren müteahhidine, çalıştığı konut yapım işinden ayrılarak eşi ve büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti. Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti. ne var ki emekli olması gerekiyordu. müteahhit, iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev yapmasını rica etti. marangoz, kabul etti ve işe girişti, fakat gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı. baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı. kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek ne büyük talihsizlikti!... İşini bitirdiğinde işveren, evi gözden geçirmek için geldi. dış kapının anahtarını marangoza uzattı. ?bu ev senin? dedi, ?sana benden hediye? . marangoz, şoka girdi. ne kadar utanmıştı! keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! o zaman böyle yapar mıydı hiç! bizim için de bu böyledir. gün be gün kendi hayatımızı kurarız. Çoğu zaman da, yaptığımız işe elimizden gelenden daha azını koyarız. sonra da, şoka girerek, kendi kurduğumuz evde yaşayacağımızı anlarız. eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklı yaparız. ne var ki, geriye dönemeyiz. marangoz sizsiniz. her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. ?hayat bir kendin yap, tasarımıdır? demiştir biri. bugün yaptığınız davranışlar ve seçimler, yarın yaşayacağınız evi kurar. Öyle ise onu akıllıca kurun. unutmayın... paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın. hiç incinmemiş gibi sevin. kimse izlemiyormuş gibi dans edin. ve lütfen, bu sözleri arkadaşlarınıza iletin. ben ilettim&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Herkese Sevgi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Herkese_Sevgi.html</link>
<description>vietnam'da savaştıktan sonra sonunda evine dönmekte olan bir asker hakkında bir hikaye anlatılır.san francisco'dan ailesini aradı -anne baba, eve dönüyorum, ama sizden bir şey rica ediyorum. yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum. -memnuniyetle, onunla tanışmak isteriz,diye cevapladılar.. oğulları, -bilmeniz gereken bir şey var diye devam etti. -arkadaşım savaşta ağır yaralandı. bir mayına bastı ve bir koluyla ayağını kaybetti. gidecek hiçbir yeri yok, ve onun gelip bizimle kalmasını istiyorum. -bunu duyduğuma üzüldüm oğlum. belki onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz. -hayır. anne, baba, onun bizimle yaşamasını istiyorum. -oğlum, dedi babası, -bizden ne istediğini bilmiyorsun. onun gibi özürlü biri bize korkunç bir yük olur. bizim kendi hayatimiz var, ve bunun gibi bir şeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz. bence bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. o kendi başının çaresine bakacaktır. oğlu o anda telefonu kapattı. ailesi ondan bir süre haber alamadı. ama birkaç gün sonra, san francisco polisinden bir telefon geldi. oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrendiler. polis bunun intihar olduğuna inanıyordu. Üzüntü dolu anne-baba hemen san francisco'ysa uçtular ve oğullarının cesedini tespit etmek için şehir morguna götürüldüler. onu tanıdılar, ve bilmedikleri bir şey daha öğrenince dehşete düştüler: oğullarının sadece bir kolu ve bir bacağı vardı. bu hikayedeki aile de bir çoğumuz gibi. güzel olan yada birlikte olmaktan zevk aldığımız insanları sevmek bizim için çok kolay, ama bize rahatsızlık veren yada yanlarında kendimizi rahatsız hissettiğimiz insanları sevmiyoruz. bizim kadar sağlıklı, güzel yada akilli olmayan insanların yanından uzak durmayı tercih ediyoruz. ney seki, bize bu şekilde davranmayan biri var. biz ne kadar bozulmuş olursak olalım, bizi sonsuz ailesinin yanına çağıran şartsız sevgiyle seven biri. bu gece, uyumadan önce, insanları olduğu gibi kabul edebilmemiz ve bizden farklı olanlara karşı daha anlayışlı olabilmemiz için gereken gücü vermesi için allah'a kısa bir dua edelim.&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>götürülen deve</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/goturulen_deve.html</link>
<description>adamın biri çölde devesiyle gidiyormuş.adam azmış ve deveyi sikmeye karar vermiş.devenin arkasına bir yükseklik koymuş ve devenin üstüne çıkmış.tam geçirecek deve ileri gidiyormuş ve adam düşüyormuş bir iki derken yapamamış.o sırada oradan çok mu?çok güzel bir bayan geliyormuş.bayan demiş ki:&lt;br&gt;
-bana bir bardak su ver ne istersen yaparım demiş.adam kabul etmiş.bayan suyu içtikten sonra adama  ne istediğini sormuş?&lt;br&gt;
adam:&lt;br&gt;
-yardım ette şu deveyi bir götüreyim demiş.</description>
</item><item>
<title>Modern Hapishane</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Modern_Hapishane.html</link>
<description>modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çığlıkların geldiği bir odanın önünde durdu: "bu çığlık da ne?"...&lt;br&gt;
hapishane yetkilisi:&lt;br&gt;
"burası elektirikli sandalye odası.&lt;br&gt;
bir zenciyi idam ediyoruz."&lt;br&gt;
-peki niye çığlık atıyor&lt;br&gt;
-eletirikler kesildide mumla idare ediyoruz</description>
</item><item>
<title>papağan</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/papagan.html</link>
<description>kadının biri bir hayvan dükkanınıa girmiş.papağanlardan birini çok beğenmiş ve tezgahtara fiyatını sormuş.adamda "10 milyon ama size o hayvanı önermem çünkü bize de genelevden geldi.ağzı çok bozuktur." demiş.kadın boşver deyip papağanı satın almış,eve getirmiş.papağan başlamış "oooo..yeni ev,yeni mama.." kadın bozuntuya vermemiş.sonra evin kızları gelmiş.papağan "ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye.." demiş.kadın biraz bozulmuş.sonra kadının erkek çocukları gelmiş.papağan "ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..yeni müşteriler" demiş.kadın bu sefer bayağı bozulmuş.sonra kadının kocası gelmiş.papağan yine başlamış"ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..yeni müşteriler..vee..ooo..mehmet abİ hoŞgeldİn!!" &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>duh</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/duh.html</link>
<description>adamın biri bara girmiş, masaya çıkarak bağırmış; &lt;br&gt;
 "ey ahali ben adamın cinsel organını dah deyince kaldırır, duh deyince indiririm." &lt;br&gt;
 herkes gülmüş ama adam iddialı, 18 yaşında bir çocuk bulmuşlar, adam dah demiş &lt;br&gt;
çocuğun aleti dimdik, duh demiş hemen inivermiş. bu gençtir her zaman organı kalkabilir diyerek: 80 yaşında bir dedeyi ileri itmişler hadi sıkıyorsa bunu kaldır demişler. adam dah demiş dedenin aleti dimdik, dede hışımla silahını çekerek bağırmış; ?duh diyeni yakarım laaaaan!? :))</description>
</item><item>
<title>3 istek</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/3_istek.html</link>
<description>aşırı kiloları nedeni ile kadınlardan yana hiç şansı olmayan adamın karşısına çıkan melek üç istekte bulunmasını istemiş. adam da isteklerini sıralamış: "kilolarımdan kurtulayım, incecik olayım, kuş gibi hafif olayım, kadınlara çok yakın olayım" melek: "derhal" demiş ve adamı kanatlı orkid şekline sokuvermiş. &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Vampir Temel</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Vampir_Temel.html</link>
<description>temel, iki vampir arkadaşıyla uçuyormuş.İçlerinden bitanesi aşağı inmiş, ağzı burnu kanlar içinde geri gelmiş:&lt;br&gt;
-n'oldu? diye sormuş arkadaşları&lt;br&gt;
-dün gece aşağıdaki ahırın yanındaki ev vardı, gördünüz mü? &lt;br&gt;
-Çördum.&lt;br&gt;
-o evde 40 yaşında bir kadın oturuyordu, gördünüz mü?  &lt;br&gt;
-gördük.&lt;br&gt;
-İşte onun kanını emdim.&lt;br&gt;
sonra diğer vampir inmiş, geri döndüğünde yine ağız, burun aynı şekil.yine''n`oldu?'' diye sormuşlar.&lt;br&gt;
-dün akşam geçereken aşağıdaki mahlikaneyi gördünüz mü?&lt;br&gt;
-gördük.&lt;br&gt;
-orda  taze, çıtr bir kız oturuyordu gördünüz mü?&lt;br&gt;
-gördük.eee?&lt;br&gt;
-İşte onun kanını emdim.&lt;br&gt;
bu sefer bizim temel aşağı doğru sÜzÜlmÜŞ(!).buda ağız burun kanlar içinde geri dönmüş ama biraz hırpalanmış.&lt;br&gt;
-n'oldu temel?, demiş arkadaşları.&lt;br&gt;
-tün gece uçarken aşağıdaki tireği çörduniz mi?&lt;br&gt;
-gördük.&lt;br&gt;
-İşte ben onu görmedim.</description>
</item><item>
<title>Sperm Can</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Sperm_Can.html</link>
<description>adamın biri mastırbasyon yapmayı çok severmiş her zaman mastırbasyon yaparmış fakat yaptığı her mastıbasyondan sonrada üzülürmüş.tüh be bu spermde boşa gitti diye söylenirmiş.bir gün bu adamı evlendirmeye karar vermişler adamda kabul etmiş.kendi kendine gerdek gecesine kadar bari asılmayim demiş.nihayet imza töreni için vakit gelmiş.gelin ve damat salona çağrılıyor.adamda yukarı katta hazırlıkları yeni bitirmiş balkona çıkıp temiz hava almak istemiş heycanı dinsin diye.birde ne görsün karşı balkonda sarışın bir afet.dayanamamış attırmış ona bakarak.spermi aşşağıya doğru süzülürken lank diye elektrik teline yapışmış.adam yine üzülerek;vay be bİraz daha sabretseydİm sende cambaz olacaktin...</description>
</item><item>
<title>baba bak</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/baba_bak.html</link>
<description>küçük çocuk yüzme bilmediği için babasının kucağında denize girer.adam biraz açılır.bir &lt;br&gt;
müddet sonra çocuk ; &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-baba bir tane kadın çıplak denize giriyor. der.&lt;br&gt;
   &lt;br&gt;
   babası;&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
-oğlum bakma ayıptır. der.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
biraz daha zaman geçer ve yine çocuk babasına ;&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
-baba baksana ya bu kadın bişeyler yapıyor yanına bir adam geldi. der.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
   babası sinirlenerek;&lt;br&gt;
 &lt;br&gt;
-oğlum bidaha bakarsan döverim ayıptan anlamıyomusun! der.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
küçük çocuk bir müddet sonra babasına ürkek bir sesle; &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
  &lt;br&gt;
  -baba beni bişey kaldırıyooo!!!&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Ayıptır Oğlum</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Ayiptir_Oglum.html</link>
<description>küçük çocuk yüzme bilmediği için babasının kucağında denize girer. adam biraz açılır. bir &lt;br&gt;
müddet sonra çocuk ;&lt;br&gt;
- baba bir tane kadın çıplak denize giriyor, der. babası;&lt;br&gt;
- oğlum bakma ayıptır, der.&lt;br&gt;
biraz daha zaman geçer ve yine çocuk babasına ;&lt;br&gt;
- baba baksana ya bu kadın bişeyler yapıyor yanına bir adam geldi, der.&lt;br&gt;
babası sinirlenerek;&lt;br&gt;
- oğlum bir daha bakarsan döverim ayıptan anlamıyomusun, der.&lt;br&gt;
küçük çocuk bir müddet sonra babasına ürkek bir sesle;&lt;br&gt;
- baba beni bişey kaldırıyooo!!!</description>
</item><item>
<title>Kanarya</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kanarya.html</link>
<description>evde uçup duran temel'in kanaryası bir ara gözden kaybolunca fadimeye sorar:&lt;br&gt;
-fadime, penum kanarya nereye cittu? haçen şimdi senin yanuntaydı daa!&lt;br&gt;
-hiiii!az önce limonları puz dolabına koyayidum, sançi piri canliydu!!</description>
</item><item>
<title>birazda tavla at</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/birazda_tavla_at.html</link>
<description>çocuğun biri her gün keraneye gitmeye başlamış.hergünde babasından para istiyormuş.adam şüphelenmiş ve 'şunu bir takip edeyim ne yapıyor nerelere gidiyor'diye.adam oğlunun keraneye gittiğini görür ve eve döner.akşam oğluna sorar:'oğlum her gün benden para istiyorsun bu kadar parayı ne yapıyorsun:'demiş oğluda'bilardoya gidiyorum babacığım demiş.'adam bir kaç gün birsey dememiş.bir gün oğlu yine:'babacığım para verirmisin'demiş.adamın artık sabrı tükenir ve:'oĞlum hergÜn bİlardoya gİdeceĞİne bİrazda tavla at(otuzbir çek anlamında).'diye cevabı yapıştırır.</description>
</item><item>
<title>taksi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/taksi.html</link>
<description>bi bayan bi gün alışverişe gidecekmiş köpeğinide yanına alması gerekmiş köpeğinin adıda *m mış. taksiyi durdurmuş şöför bey ..mıda yanıma alabilirmiyim demiş şöför hanıefendi lutfen binin demiş kadın ısrarla..mıda yanıma alabilirmiyim demiş şoför dayanamıyarak biz...ikimizi ..aşamızı evde bırakıp mı geliyoruz demişşş</description>
</item><item>
<title>tanıyamadım</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/taniyamadim.html</link>
<description>40 yaşlarındaki kadın kalp krizi nedeniyle hastaneye yatırılmıştı.kendinden &lt;br&gt;
geçmis durumdaydı. doktorlar kurtarmak için çilgınlar gibi &lt;br&gt;
uğraşıyordu..tam bu&lt;br&gt;
sırada tanrı kadına göründü.&lt;br&gt;
-"yanına geliyorum tanrım," diye inledi kadın.&lt;br&gt;
-"hayır," diye cevap geldi yücelerden,"daha önünde 35 yıl, 2 ay, 8 gün &lt;br&gt;
var..."&lt;br&gt;
kadın nihayet kendine gelmişti. doktorlar mutluydu. kadın daha da mutluydu. &lt;br&gt;
biraz iyileşince kesenin ağzını açtı. yüzünü gerdirdi. liposuction &lt;br&gt;
yaptırdı.göğüslerini silikonla dikleşirildi. kadının ısrarlarına dayanamayan &lt;br&gt;
hastane yönetimi bir kuaförün gelip saçlarını&lt;br&gt;
platine boyamasına izin vermişti.artık bomba gibiydi kadın. kendini çok iyi &lt;br&gt;
hissediyordu. hayatının kalan bölümünü mutlu bir biçimde geçirmeye &lt;br&gt;
hazırdı.nihayet&lt;br&gt;
taburcu oldu. dışarıya çıkıp temiz havayı içine çekti.&lt;br&gt;
taksiye binmek üzere caddenin karşısına geçerken bir ambulans çarptı &lt;br&gt;
kadına. vahimdi durumu. derin karanlığa doğru kayarken sordu:&lt;br&gt;
-"ulu tanrım, sen her şeyi daha iyi bilirsin, ama hani önümde daha 35 yıl &lt;br&gt;
vardı?"&lt;br&gt;
tanrı'nin cevabı şöyle oldu:&lt;br&gt;
-"tanıyamadım..."</description>
</item><item>
<title>Kumar</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kumar.html</link>
<description>adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve lasvegas'in yolunu tutar... ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır. hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine çıkar ve karısına telefon eder: * "hayatim, evde misin?" * "evet kocacığım." * "İyi. hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla. kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım." kadın sevinç dolu bir çığlık atar: * "ayyyyyyyyyyy harikasın!! hemen hazırlanıyorum.. peki ama nereye?? paris?; karayipler?; acapulco?; guney amerika?..." adam cevap verir:"umurumda değil. sadece eve döndüğümde çoktan gitmiş ol."</description>
</item><item>
<title>hu</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/hu.html</link>
<description>bu kadar sevebilir misiniz? fıkra no: 4033&lt;br&gt;
bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. o ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. gençtiler, çok genç... birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden&lt;br&gt;
çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf&lt;br&gt;
ettiler bir süre sonra...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
okullarını bitirince hemen evlendiler. mutluydular hem de çok mutlu... bazen işsiz,bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için yada tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... tek&lt;br&gt;
eksikleri çocuklarının olmamasıydı. zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur" diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler... "senin için ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adam: "hayır, ben senin için ölürüm" diye yanıt verirdi hep...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, "bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak...." kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu, "mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma" mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı.. aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten....&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan. "ne dersin, bu evi alalım mı?" dedi adama. "bu viraneyi yıktırır, harika&lt;br&gt;
bir ev yaparız. projeyi kafamda çizdim bile. kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..." "sen istersin de ben hiç hayır diyebilir miyim?" diye yanıt verdi adam. "amerika'daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... kaç para olursa olsun, burası bizimdir artık...."&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam&lt;br&gt;
amerika'ya giderken. her gün, her saat konuştular telefonla. gözyaşları içinde&lt;br&gt;
kucaklaştılar havaalanında. fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu&lt;br&gt;
fark etti kadın. eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. onu&lt;br&gt;
neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç&lt;br&gt;
beklemediği bir cevap aldı: "canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. sen en iyisi o evi unut..."&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. derdini söylemesi için yalvardı adama, "senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat" diye dil döktü boş yere... yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, "artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım" diye sözünü kesti arkadaşı. "o, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor her öğlen. sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...."&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları" diye bağırdı kadın. onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı.... ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı... kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi adam. zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden. kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak isterim seni" diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle...&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
İlk celsede boşandılar... modern bir aşk hikayesinin böyle son bulmasına kimse inanamadı. arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. adamın, sevgilisiyle birlikte amerika'ya yerleştiğini öğrendi. bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için dua ediyordu.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
aradan bir yıl geçti... her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı. bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. "sen, buraya ne yüzle geliyorsun" diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. "lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor" dedi genç kadın. kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: "hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. geçen yıl&lt;br&gt;
amerika'daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. ailesine de haber vermedi. birlikte amerika'ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev&lt;br&gt;
tutmuştu. tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. sana bu kutuyu vermemi istedi..." gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. hemen oracıkta ölmek istiyordu. eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk kağıtta, "lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem" diyordu... sırayla okudu; "seni çok sevdim", "seni sevmekten&lt;br&gt;
hiç vazgeçmedim", "senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim." "fakat benim için ölmeni istemedim" "Şimdi bana söz vermeni istiyorum." "benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?" son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... ve son kağıtta şunlar yazılıydı:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
"sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. kocaman terasta martılarla&lt;br&gt;
kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım...."</description>
</item><item>
<title>Adileşiyorsun</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Adilesiyorsun.html</link>
<description>bir gece iki adam barda oturup içiyorlarmış. daha yeni tanışmışlar. ama ikiside birbirinden sarhoşmuş. sohbet ederken biri diyerine demişki;&lt;br&gt;
-şu karşıdaki gökdelenin çatısından atlarsan 14. katında hava akımı vardır durursun demiş. diğeride tabiki olurmu öyle şey saçmalama demiş. en sonunda 100 dolarına iddiaya girmişler. 1. adam çıkmış atlamış, gerçektende 14. kata gelince pat diye durmuş, bir kuş gibi pervaza konmuş. diğeri bunu görünce çok şaşırmış bende atlıyım bari demiş ve atlamış ama o durmamış ve yere çakılmış ölmüş. 1. adam içinden keşke 100 doları verdikten sonra yapsaydın bu aptallığı deyip bara geri dönmüş. olanları gören barmen adama dönmüş ve demişki; &lt;br&gt;
- içince çok adileşiyorsun süpermen.</description>
</item><item>
<title>Yollar kaç şeritliydi</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yollar_kac_seritliydi.html</link>
<description>bir minibüs şöförü kaza yapar. farı kırılır. fardan bir cin çıkar. cin:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
dile benden ne dilersen..............&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
şöför:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bütün yollar 4 şeritli olsun&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
cin: buçok zor başka bir şey söyle&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
şöför:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
cimbom şampiyon olsun&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
cin:&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
yollar kaç şeritli olsun demiştin.</description>
</item><item>
<title>Gulen Ceset</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Gulen_Ceset.html</link>
<description>kadinin biri artik kocasindan bikmis ve ondan kurtulip onun parasinin ustunu oturmak icin onu oldurmeye calisiyormus. ne yaptiysa becerememis. bu arada adamin dukkanina bir adam gelmis ve is ariyormus. dukkan sahibi olan adam sormus:&lt;br&gt;
- nerden geliyorsun? kimsin?&lt;br&gt;
adam cevap vermis, ama soylediklerinin yaridan cogu yalanmis. adam bunu ise almis, sonra dukkan sahibi olan adamin bir arkadasi gelmis ve ise yeni giren adami gormus ve hemen:&lt;br&gt;
- bu adami neden ise aldin? o adam bir katil, demis.&lt;br&gt;
dukkan sahibi hemen adama gitmis ver sormus:&lt;br&gt;
- neden yalan soyledin?&lt;br&gt;
adam:&lt;br&gt;
- gercekleri soyleseydim beni ise alirmiydin? zaten bende artik burda durmam, bana katil demenizi istemem, demis.&lt;br&gt;
ama dukkan sahibi:&lt;br&gt;
- bosver, sikma canini. hic bir yere gitmiyorsun, demis.&lt;br&gt;
adam orda calismaya baslamis. sonra dukkan sahibi bu adami eve yemege davet etmis, eve geldiklerinde adamin kocasi bu adamdan hoslanmis. adamla sik sik bulusuyorlarmis. ama artik tereddut etmeye baslamis:&lt;br&gt;
- kocan yakalarsa, diye.&lt;br&gt;
kadin:&lt;br&gt;
- birak o adami, zaten ondan kurtulmak istiyorum.&lt;br&gt;
sonra kadinin aklina bir fikir gelmis ve adama:&lt;br&gt;
- ben olduremiyorum, sen oldursene?&lt;br&gt;
adam:&lt;br&gt;
- olmaz, yapamam.&lt;br&gt;
kadin:&lt;br&gt;
- neden? daha onceden yaptin ya.&lt;br&gt;
sonra kadin adami ikna etmis, cok parasi felan var diye. ayrilmislar ve dukkan sahibi, adami yine eve yemege davet etmis. ickiyi iyice icmis kadinin kocasi, obur adam katil olan, tuvalete gidiyorum diye obur odayi gecmistir ve hazirliklarini yapmistir. geldiginde hemen adamin ustune gidip ve onu bogmus. kadin ile adam hemen ceseti yok etmek icin hemen adami arabinin bagajina koymuslar. bagaja koyarken, kadin cesetin yuzune bakmis ve ceset gulmus. sonra hemen adama demis. adam bakmis bir sey yok ve:&lt;br&gt;
- hadi hadi, cabuk olda sundan kurtulalim, demis.&lt;br&gt;
arabaya binmisler ve giderlerken polisler bunlari durdurmuslar. arabayi ariyorlarmis ve bagaja bakmislar ve ceseti bulmus. sonra kadin cesetin yuzune bakmis ve ceset tekrar gulmus. sonra polislere felan demis, fakat polisler hic dinlememis. polis arabasina giderken tekrar bakmis ve ceset tekrar gulmus......&lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>Kova Burcu (21 Ocak- 19 Şubat)</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Kova_Burcu_(21_Ocak_19_subat)_.html</link>
<description>değişiklik, aniden bağlanmak en belirgin özellikleridir.    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
bu özellikler tam bana uyuyor.Çünkü ben bir kovayım.&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
haftada bir evin tüm dekorasyonunu değiştiren ev hanımları; "hayatım çok monoton, bugün bir değişiklik yapıp intihar edeyim" diyen muhteremler; "şu demokrasi fazla baydı yarın sabah dört başı mamur bir darbe yapayım da değişiklik olsun" diyen generaller; "70 senedir götürdük ama artık sıkmaya başladı, bari bu sene iflas edeyim" diyen fabrikatörler ve tüccarlar; çeyrek finali rüyalarında görse hayra yormayacaklardan, birden bire dünya kupası hedefine kitlenenler, bu burcu temsil özelliğine sahiptirler.    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
aniden bağlanma özellikleri ise, yıldırım aşklarda onlara baş rolü vermeye yeter de artar bile. yerli filmlerde gözlemleyebildiğiniz; saniyesinde aşık olan erkek ve hatunlar hiç tereddütsüz kova burcundandır. bir görüşte aşk diye bildiğimiz olgu aslında bir kova aşk' tır.    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kova burcu, oğlak ile balık arasında kalır. oğlak kovaya uzanıp içinden su içmeye çalışırken, balık kovanın içine girip yüzmeye ve serinlemeye çalışır. daha sonra oğlak kovaya bir tekme atar, kova devrilir ve balık da attaya gider.    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kovanın en büyük emeli, ilerlemeyi sağlayacak imkanlar yaratmaktır. bu özellikleri bilindiği için umumiyetle otomobil, tren, vapur, bisiklet, kay kay, tramvay imalatında istihdam edilirler. ek iş olarak da akrep, yelkovan ve saniye görevlerini üstlenip, bu kez zamanın ilerlemesini sağlamaya çalışırlar.    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
kova burcunun mensupları çok hoştur doğrusu. hem yükselmek, hem de başkalarına yardım etmek gibi dürtüleri vardır. ama nedense, başkalarına yardım ederek yükselmenin mümkün olmadığını bilmez görünürler. bilindiği üzere başkalarına yardım edenlerin sonu genellikle toprağın bir metre altıdır.    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
burcun yenmesi gereken özelliği ihmalcilik ve paraya değer vermemektir. İhmalciliği, genellikle içindeki suyu bitince sahibine haber vermemekte kendisini gösterir. yangın kovalarına mahsus olarak da, lazım olduklarında asla dolu olmamalarıdır.    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
paraya değer vermeme konusuna gelince; bunlar hayatları boyunca mirasyedi gibi kova kova para harcadıklarından çok zor durumlara düşerler. İşte bu huyları yüzünden bu huylarını 5- 0 yenmeleri lazımdır.    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
uğurlu günü : suların aktığı her hangi bir gün    &lt;br&gt;
uğursuz günü : tabanının delindiği gün    &lt;br&gt;
uğurlu nesneleri : su ve buz    &lt;br&gt;
sevdiği türkü : kova kova indirdiler yazıya aman aman    &lt;br&gt;
sevdiği müzik : bateri, darbuka, dümbelek, davul gibi ritm sazlarla icra edilen eserler    &lt;br&gt;
sevdiği renk : favori bir rengi yoktur    &lt;br&gt;
sevdiği sayı : asal sayılar    &lt;br&gt;
sevdiği geometrik şekil : İkiz kenar yamuk    &lt;br&gt;
cümle içinde aldığı roller : kova cimbom, kova fener, kova beşik gibi nitelemeler    &lt;br&gt;
sevdiği belgesel dizi : eski zaman kovaları    &lt;br&gt;
muhtemel rahatsızlıklar ı : romatizma, çivi deliği, çekiç eziği    &lt;br&gt;
sevdiği film : kovaların sessizliği    &lt;br&gt;
Çağrıştırdığı hususlar : bakraç, bidon, arı kova' nı, kova' lamaca oyunu, nova, süpernova, navratilova...    &lt;br&gt;
&lt;br&gt;
2005 yilinda sİzİn aÇinizdan neler olacak: yılın ilk altı ayını boş olarak geçiren kovalar, umutlarını yılın ikinci yarısına taşıyacaklar. buna mukabil ilk yarıyı dolu olarak geçiren kovalar ise, beraberliğe yatacaklar...  &lt;br&gt;</description>
</item><item>
<title>süpürge hastalığı</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/supurge_hastaligi.html</link>
<description>daha yeni yeni ergenlik çağına giren bir genç kız ev süpürme hastasıymış devamlı elinde süpürge evi süpürürmüş.bir gün bir komşusu gelip kıza:&lt;br&gt;
_''bak kızım sen evi çok fazla süpürüyorsun bir gün süpürge hastalığına yakalanacaksın söyleyim sana'' demiş.&lt;br&gt;
kız umursamamış kadının dediklerini.&lt;br&gt;
aradan bikaç ay geçmiş.kızın belirliyerlerinde tüyler çıkmaya başlamış.bu bölgeler koltukaltı back gibi bölgeler.genç kız doktora gitmiş.genç kız doktora:&lt;br&gt;
_''doktor bey benim her tarafımda tüyler çıkıyor süpürge hastalığına yakalandım galiba.''demiş.&lt;br&gt;
doktor gülmüş ve:&lt;br&gt;
_''kızım bu döneme ergenlik döneme denir.belirli bi yaştan sonra erkek ve bayanlarda böyle tüyler çıkar.''demiş ve çıkarmış kendi şeyini göstermiş.&lt;br&gt;
bunu gören genç kız:&lt;br&gt;
_''anaaaaaaaaaaam'' der.&lt;br&gt;
_''neyseki bende süpürge var sizde süpürgenin sapı da var'' demiş.</description>
</item><item>
<title>parmak</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/parmak.html</link>
<description>temel bir gün doktora gider doktara doktor bey nereye dokunursam dokunuyum orası ağrıyor cok hastayım cok der doktor bir temele birde parmağına bakarak şöyle der;olum senin parmağın kırık</description>
</item><item>
<title>Orkid ultra</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Orkid_ultra.html</link>
<description>Üç tane vanpir bir bara gitmiş.vampirler garsonu çağırıp tek tek siparişleri vermişler.&lt;br&gt;
İlk vanpir bir büyük bardak kan istemiş, ikincisi orta boy, üçüncüsü ise büyük bardak dolusu sıcak su istemiş.&lt;br&gt;
garson ve vanpir arkadaşları sıcak suyu duyunca çok şaşrmış neyse garson getirmiş ve daha fazla dayanamayıp sormuş:&lt;br&gt;
-pardon ama sıcak suyu napıcaksınız vanpirler kan içer demiş.&lt;br&gt;
vanpirde cebinden orkidi çıkarıp:&lt;br&gt;
- orkid ultra demiş</description>
</item><item>
<title>öleceksin</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/oleceksin.html</link>
<description>bu olay 1 sene önce lgs sınavına hazırlanırken başımıza geldi.bir gün dershane çıkışı deneme sınavı çözmek için en yakın arkadaşımla bize gelmiştik.ben içecek birşeyler hazırlamaya mutfağa gittim.arkadaşım da içerde çalışacağımız kitapları hazırlıyordu.telefon çaldı we ben salona gittim telefonu açtım biri öleceksin diyordu, ama ses tanıdık gelmişti ve aldırmadım tekrar mutfağa döndüm.ardından tekrar telefon çaldı artık sinirlenmeye başlamıştım söylenerek salona girdim, bu arada arkadaşım da telefonun susmamasına sinirlenmeye başlamıştı konsantre olamadığını söylüyorduki sesinde bi değişme oldu ve kesildi ben şaka yaptığını düşündüm ve telefonu açmaya gittim. açtığımda yine aynı ses ölüceksin diyordu ve bende gülerek telefonu kapatım ve arkadaşımı azarlamak için odama doğru yöneldim.İçeri girdiğimde arkadaşımın kafası çalışma masasına düşmüştü bende bunu da şakanın bir parçası sanarak yanına gittim ve kafasını kaldırdım o an gördüklerim dün gibi aklımda değişik bir yüz ifadesi vardı çok korkmuşa benziyordu ve nefes almıyordu.Çok korktum ne yapmam gerektiğini bilmiyordum annemi aramak için telefona koştum ama telefon meşgul sesi veriyordu giderek telaşlanmaya başlamıştım tekrar odama arkadaşımın yanına döndüm ama odada yoktu.defterler ve kitaplar darmadağın olmuştu korkmaya başlamıştım çığlık attım ama sesim çıkmıyordu çıldırmak üzereydim ve ter içinde yataktan kalktım ışığı yaktım ve odama bir göz gezdirdim herşey yerli yerindeydi saat 3 tü korkunç bir kabus görmüştüm ve telefon çaldı sıçradım ama sonuçta herşey bir rüyaydı diyerek telefona gittim arayan arkadaşımdı çok berbat bir rüya gördüğünü ve hala etkisinde olduğunu söyledi.anlattığı rüya tıpkı benim gördüğüm gibiydi o anda tüylerim diken diken oldu.bu ne anlama geliyordu?....</description>
</item><item>
<title>Yolumuzdaki Engeller</title>
<link>http://fikra.onlinetim.com/Fikra/Yolumuzdaki_Engeller.html</link>
<description>eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. bakalım neler olacaktı?. Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. pek çoğu kralı yüksek s